Şii mezhebi Hakkında İslam Ulemasının Görüşleri
Konuya başlamadan önce şunu belirtmekte fayda vardır:
İslam Mezhepleri Tarihi kaynaklarında, Şia’yı ifade etmek için Rafızîlik, Sünniliği ifade için ise Ehl-i Sünnet tabirleri kullanılır.
Bu nedenle, Şiilerin“Aslında burada Şia’dan değil Rafızîlerden bahsediliyor” türünden savunmaları geçersizdir. Aşağıda bazı İslam âlimlerinin görüş ve fetvalarına özet olarak yer verilmiştir.
İmam Buhari’nin görüşü
Kur’an-ı Kerim’den sonra en sağlam İslam kaynağı olan Sahih-i Buhari’nin sahibi İmam Buhari, Şia hakkında “Namazımı Şiiler ya da Hıristiyan ve Yahudiler arkasında kılmakta fark görmüyorum. Onlara selam verilmez. Hastaları ziyaret edilmez. Onlarla nikâh yapılmaz. Şahitlikleri kabul edilmez ve kestikleri yenmez” demiştir.
İmam Gazali’nin görüşü
Büyük İslam âlimi İmam Gazali, İhya-ı Ulumuddin isimli eserinde, Şia’nın sahabelere dil uzattığına işaret etmiş ve “Masum İmam Teorisi”nin yanlış olduğunu hükme bağlamıştır. Ayrıca, El-Mustazhirî / fedil’ulbatıniyye isimli eserinde Şia’nın sapkın düşüncelerini reddetmiştir: “Şiiler, Ehl-i Sünnet’i küfürle itham etmeleri ve sahih hadisleri reddetmeleri sebebiyle her iki yönden de küfre düşmüşlerdir.”
İmam-ı Azam’ın görüşü
İmam Ebu Hanife:Şia hakkında şu fetvayı vermektedir: “Şia akidesinin aslı (amacı) sahabeleri sapık olarak göstermektir.” “Hz. Hatice’den sonra âlemlerin en faziletli kadını Hz. Aişe’dir Kendisi tertemizdir ve (Peygamber eşine zina yakıştırması yapan) Şiilerin yaptığı iftiralardan beridir.”
İmam Malik’in görüşü
İmam-ı Malik:“Muhammed, Allah’ın elçisidir ve onunla birlikte olanlar da kâfirlere karşı zorlu, kendi aralarında ise merhametlidirler…” mealindeki Fetih Suresi’nin 29. ayetinden, “sahabeye düşmanlık eden kişilerin kâfir olacağı” hükmünü çıkarmıştır. İmam Malik, “Çünkü sahabeler kâfirlere nefret verirler. Kim sahabeye düşmanlık ederse bu ayete binaen kâfir olur.” demektedir.
İmam Malik’e Şia hakkında sorulduğunda şöyle cevap vermiştir: “Ne onlarla konuş, ne de onlardan (hadis) naklet; şüphesiz onlar yalancıdırlar.”
İmam Hanbel’in görüşü
Ahmed bin Hanbel:Şia hakkındaki fetvaları doğrular nitelikte şunları ifade etmiştir: “Müslümanları kendi yollarına davet eden Şiilere selam verilmez ve cenaze namazları kılınmaz.”
Ahmed bin Hanbel, Malik bin Enes’ten “Nebi’nin (sav) ashabına sövenin İslam’dan hiçbir payı ve nasibi yoktur” rivayetinde bulunmuştur
İmam Şafii’nin görüşü
İmam Şafii: Şiiler hakkında “Saptırıcıların en şerlileri” tanımlaması yapmıştır: “Eğer Şiilerin adamlarını köle olarak almak ya da evimi tamamen altınla doldurmalarını isteseydim, onlar için Ali (r.a) adına yalanlar uydururdum. Fakat ben Allah adına yemin ederim ki, O’nun adına hiç yalan uydurmadım. Sizi nefislerine uymuş saptırıcılardan sakındırırım. Onların en şerlileri de Şiilerdir.”
İmam Şafii’nin Şia hakkında şunları demiştir:
“Ben Rafızîlerden (Şiilerden) daha çok yalancı şahitlik edeni görmedim.”
“Şia dışında herkesten ilim (alıp) nakledebilirsin; çünkü onlar hadis uydurup bunu dinlerinden kabul ederler.”
Abdülkadir El-Bağdadi’nin görüşü
Mezhepler Tarihi alanında günümüze kadar otoritesini koruyan ve “El-Fark Beyn’el Fırak (Mezhepler Arasındaki Farklar)” kitabının yazarı Abdülkadir El-Bağdadi, Şia hakkında çarpıcı bir tespitte bulunmaktadır: “Küfrün herhangi bir çeşidini duymayalım veya görmeyelim ki, illa o küfrün bir çeşidi Rafızî (Şia) mezhebinde bulunmasın… (Bu nedenle) Şiileri tekfir etmek (küfre girdiklerine hükmetmek) vaciptir.” Bağdadi burada Şiiliğin karma bir din olduğunu açık olarak ifade etmiştir.
Ahmed Ziyaeddin Gümüşhanevi’nin görüşü
Ahmed Ziyaeddin Gümüşhanevi:Şia’yı sapkın mezhepler arasında saymıştır. Gümüşhanevi “Ehl-i Sünnet İtikadı” isimli eserinde “Şiilerin tekfiri vaciptir’’ (Şiilerin kafir olarak tanımlanmaları zorunludur) demektedir.
Gümüşhanevi,söz konusu kitabında, “Hz. Ömer ve Hz. Ebu Bekir’e küfredip lanetlemeleri, ölülerin tekrar dünyaya döneceğine inanmaları, Cebrail vahyi Hz. Ali’ye getireceğine yanlışlıkla Hz. Muhammed’e getirmiştir demeleri ve 12 imam inancı”nedeniyle Şiiliği sapkın olarak saydığı mezhepler arasına almıştır.
Diğer bazı âlimlerinin görüşleri
Endülüs'ün hadis ve fıkıh otoritelerinden İbn-i Hazm, Şia hakkında şöyle demiştir: “Hıristiyanlar gibi ‘Kur’an değiştirilmiştir’ diyen Şiiler aslen Müslüman değildir. Küfür ve yalan konusunda Yahudi ve Hıristiyanları takip ederler.”
Muhammed Ali Eş-Şevkani: “Şiilerin ve davetlerinin aslı, dindar insanları aldatmak ve Müslümanların şeriatına muhalefet etmektir. Bu kişiler, bu temiz şeriatı reddetmek ve ona muhalefet etmek isteyince, onu taşıyanların şahsiyetlerine dil uzattılar. Çünkü şeriata ulaştıracak yol ancak onlardan geçer. Şeytani vesilelerle ve lanetlik bahanelerle aklı zayıf olanları yanılttılar. Onlar hayırlı halifelere küfredip lanet ederler.”
Muhammed bin Yusuf, Şia hakkında “Şiileri ancak dinsiz kimseler olarak görüyorum.” demiştir.
İmam Beyhâki de Hz. Ali’den şu rivayeti nakletmiştir: Allah Resulü’nün “Ümmetimden bazı kimseler meydana çıkacak, ashabımı kötüleyeceklerdir. Bunlar, Müslümanlıktan ayrılacaklardır” buyurduğunu işittim.
Hicri yetmişli yıllardan günümüze kadar fıkıh âlimleri, Şia’nın İslam’ın dışı olduğu ve müşrike Şii kadınlarıyla evlenmenin haram olduğu hususunda ittifak etmişlerdir.
Şiilerle ilgili, “İlim ve İman Ehlinin İcmasına Göre Şia Mecus Dinidir” gibi müstakil kitaplar da bulunmaktadır.
YAZI ALINTIDIR, (kaynaklar belirtilmemiştir)
ALİMLERDEN YAPTIĞIMIZ NAKİLLERİ İSTEYEN İNTERNET ORTAMINDA DA BULABİLİR..
Konuya başlamadan önce şunu belirtmekte fayda vardır:
İslam Mezhepleri Tarihi kaynaklarında, Şia’yı ifade etmek için Rafızîlik, Sünniliği ifade için ise Ehl-i Sünnet tabirleri kullanılır.
Bu nedenle, Şiilerin“Aslında burada Şia’dan değil Rafızîlerden bahsediliyor” türünden savunmaları geçersizdir. Aşağıda bazı İslam âlimlerinin görüş ve fetvalarına özet olarak yer verilmiştir.
İmam Buhari’nin görüşü
Kur’an-ı Kerim’den sonra en sağlam İslam kaynağı olan Sahih-i Buhari’nin sahibi İmam Buhari, Şia hakkında “Namazımı Şiiler ya da Hıristiyan ve Yahudiler arkasında kılmakta fark görmüyorum. Onlara selam verilmez. Hastaları ziyaret edilmez. Onlarla nikâh yapılmaz. Şahitlikleri kabul edilmez ve kestikleri yenmez” demiştir.
İmam Gazali’nin görüşü
Büyük İslam âlimi İmam Gazali, İhya-ı Ulumuddin isimli eserinde, Şia’nın sahabelere dil uzattığına işaret etmiş ve “Masum İmam Teorisi”nin yanlış olduğunu hükme bağlamıştır. Ayrıca, El-Mustazhirî / fedil’ulbatıniyye isimli eserinde Şia’nın sapkın düşüncelerini reddetmiştir: “Şiiler, Ehl-i Sünnet’i küfürle itham etmeleri ve sahih hadisleri reddetmeleri sebebiyle her iki yönden de küfre düşmüşlerdir.”
İmam-ı Azam’ın görüşü
İmam Ebu Hanife:Şia hakkında şu fetvayı vermektedir: “Şia akidesinin aslı (amacı) sahabeleri sapık olarak göstermektir.” “Hz. Hatice’den sonra âlemlerin en faziletli kadını Hz. Aişe’dir Kendisi tertemizdir ve (Peygamber eşine zina yakıştırması yapan) Şiilerin yaptığı iftiralardan beridir.”
İmam Malik’in görüşü
İmam-ı Malik:“Muhammed, Allah’ın elçisidir ve onunla birlikte olanlar da kâfirlere karşı zorlu, kendi aralarında ise merhametlidirler…” mealindeki Fetih Suresi’nin 29. ayetinden, “sahabeye düşmanlık eden kişilerin kâfir olacağı” hükmünü çıkarmıştır. İmam Malik, “Çünkü sahabeler kâfirlere nefret verirler. Kim sahabeye düşmanlık ederse bu ayete binaen kâfir olur.” demektedir.
İmam Malik’e Şia hakkında sorulduğunda şöyle cevap vermiştir: “Ne onlarla konuş, ne de onlardan (hadis) naklet; şüphesiz onlar yalancıdırlar.”
İmam Hanbel’in görüşü
Ahmed bin Hanbel:Şia hakkındaki fetvaları doğrular nitelikte şunları ifade etmiştir: “Müslümanları kendi yollarına davet eden Şiilere selam verilmez ve cenaze namazları kılınmaz.”
Ahmed bin Hanbel, Malik bin Enes’ten “Nebi’nin (sav) ashabına sövenin İslam’dan hiçbir payı ve nasibi yoktur” rivayetinde bulunmuştur
İmam Şafii’nin görüşü
İmam Şafii: Şiiler hakkında “Saptırıcıların en şerlileri” tanımlaması yapmıştır: “Eğer Şiilerin adamlarını köle olarak almak ya da evimi tamamen altınla doldurmalarını isteseydim, onlar için Ali (r.a) adına yalanlar uydururdum. Fakat ben Allah adına yemin ederim ki, O’nun adına hiç yalan uydurmadım. Sizi nefislerine uymuş saptırıcılardan sakındırırım. Onların en şerlileri de Şiilerdir.”
İmam Şafii’nin Şia hakkında şunları demiştir:
“Ben Rafızîlerden (Şiilerden) daha çok yalancı şahitlik edeni görmedim.”
“Şia dışında herkesten ilim (alıp) nakledebilirsin; çünkü onlar hadis uydurup bunu dinlerinden kabul ederler.”
Abdülkadir El-Bağdadi’nin görüşü
Mezhepler Tarihi alanında günümüze kadar otoritesini koruyan ve “El-Fark Beyn’el Fırak (Mezhepler Arasındaki Farklar)” kitabının yazarı Abdülkadir El-Bağdadi, Şia hakkında çarpıcı bir tespitte bulunmaktadır: “Küfrün herhangi bir çeşidini duymayalım veya görmeyelim ki, illa o küfrün bir çeşidi Rafızî (Şia) mezhebinde bulunmasın… (Bu nedenle) Şiileri tekfir etmek (küfre girdiklerine hükmetmek) vaciptir.” Bağdadi burada Şiiliğin karma bir din olduğunu açık olarak ifade etmiştir.
Ahmed Ziyaeddin Gümüşhanevi’nin görüşü
Ahmed Ziyaeddin Gümüşhanevi:Şia’yı sapkın mezhepler arasında saymıştır. Gümüşhanevi “Ehl-i Sünnet İtikadı” isimli eserinde “Şiilerin tekfiri vaciptir’’ (Şiilerin kafir olarak tanımlanmaları zorunludur) demektedir.
Gümüşhanevi,söz konusu kitabında, “Hz. Ömer ve Hz. Ebu Bekir’e küfredip lanetlemeleri, ölülerin tekrar dünyaya döneceğine inanmaları, Cebrail vahyi Hz. Ali’ye getireceğine yanlışlıkla Hz. Muhammed’e getirmiştir demeleri ve 12 imam inancı”nedeniyle Şiiliği sapkın olarak saydığı mezhepler arasına almıştır.
Diğer bazı âlimlerinin görüşleri
Endülüs'ün hadis ve fıkıh otoritelerinden İbn-i Hazm, Şia hakkında şöyle demiştir: “Hıristiyanlar gibi ‘Kur’an değiştirilmiştir’ diyen Şiiler aslen Müslüman değildir. Küfür ve yalan konusunda Yahudi ve Hıristiyanları takip ederler.”
Muhammed Ali Eş-Şevkani: “Şiilerin ve davetlerinin aslı, dindar insanları aldatmak ve Müslümanların şeriatına muhalefet etmektir. Bu kişiler, bu temiz şeriatı reddetmek ve ona muhalefet etmek isteyince, onu taşıyanların şahsiyetlerine dil uzattılar. Çünkü şeriata ulaştıracak yol ancak onlardan geçer. Şeytani vesilelerle ve lanetlik bahanelerle aklı zayıf olanları yanılttılar. Onlar hayırlı halifelere küfredip lanet ederler.”
Muhammed bin Yusuf, Şia hakkında “Şiileri ancak dinsiz kimseler olarak görüyorum.” demiştir.
İmam Beyhâki de Hz. Ali’den şu rivayeti nakletmiştir: Allah Resulü’nün “Ümmetimden bazı kimseler meydana çıkacak, ashabımı kötüleyeceklerdir. Bunlar, Müslümanlıktan ayrılacaklardır” buyurduğunu işittim.
Hicri yetmişli yıllardan günümüze kadar fıkıh âlimleri, Şia’nın İslam’ın dışı olduğu ve müşrike Şii kadınlarıyla evlenmenin haram olduğu hususunda ittifak etmişlerdir.
Şiilerle ilgili, “İlim ve İman Ehlinin İcmasına Göre Şia Mecus Dinidir” gibi müstakil kitaplar da bulunmaktadır.
YAZI ALINTIDIR, (kaynaklar belirtilmemiştir)
ALİMLERDEN YAPTIĞIMIZ NAKİLLERİ İSTEYEN İNTERNET ORTAMINDA DA BULABİLİR..

