Bu düşünceniz ya da söylediğiniz söz kesinlikle dinden çıkarmaz, imanınıza bir zarar vermez.
Dini Boyuta bakarsak; Niyet ve İtikad
İslam’da ameller niyetlere göredir. İnancımıza göre zarar ve fayda yalnız Allah’tandır; kainatta hiçbir şey Allah’ın dilemesi ve takdiri dışında gerçekleşmez. Bir insanın 'şu takım kazanır' veya 'kaybeder' demesiyle bir maçın sonucunun değişmeyeceğini Siz zaten kalben biliyor ve açıkça ifade ediyorsunuz.
Dinde sakıncalı olan uğursuzluk inancı (tiyere); bir olayın, nesnenin ya da sözün mustakil olarak (Allah’tan bağımsız bir güçle) kaderi değiştirdiğine kesin olarak inanmaktır. Sizde böyle bir inanç yok; söylediğiniz şey sadece geçmişteki tesadüflerin zihninizde oluşturduğu psikolojik bir şartlanmadan (veya halk tabiriyle mâsum bir çekinceden) ibaret. Dolayısıyla burada bir şirk ya da günah söz konusu değildir.
Psikolojik Boyutuna bakarsak; Totem ve Zihinsel Yanılsama
Futbol taraftarlarında çok yaygın olan bu 'totem' hissi, psikolojide onaylama yanlılığı (confirmation bias) olarak adlandırılır. "Galatasaray kazanır" deyip kazandığı maçları unutursunuz, ama söylediğiniz gün kaybettiklerinde bu durum zihninizde travmatik bir bağ kurar ve hafızanıza kazınır. Bu durum tamamen beynin olaylar arasında nedensellik kurma refleksidir, kaderi etkileyen metafizik bir güç değildir.
Tavsiye
Rasulullah (s.a.v.), İslam öncesinden kalan uğursuzluk vehimlerini reddetmiş ve her zaman tefe’ulu (hayra yormayı, güzel söz söylemeyi) teşvik etmiştir. Bundan sonraki süreçte zihninizi bu tür vesveselerden arındırmak için ; İçinize böyle bir çekince geldiğinde "Hayır da Şer de Allah'tandır, Benim sözümün bir hükmü yoktur" diyerek tevekkul edin.
Benzeri durumlarda fikriniz sorulduğunda totem yapma baskısına girmeden, sadece bir tahmin olarak ne düşünüyorsanız rahatça söyleyin. İçinizi kemiren bu vesveseyi büyütmeyin; vesvese üzerinde durulmadıkça kendiliğinden yok olur.