BOSNA’DAN AFGANİSTAN’A CİHADIN MAHREM HİKAYESİ
Yazar: Yahya Konuk
Kitabın Yayıncısı : Elest Yayınları
Kitabın Yayın Yılı : Mart 2007
Kitabın Basım yeri : İstanbul
Bu kitap, aralarına sokulan türlü ihtilaflardan sonra, yeniden 'ümmet olmaya çalışan’’ların hikayesidir.
Yaşadığımız dönemi yazacak olan tarihçilere bir not düşmek kaygısıyla yazdığımı gizleyecek değilim...
Bu kitapta, bundan yıllar önce çıkılmış oyculukların ve yolcuların hikayesini okuyacaksınız. Bireysel ve kollektif pekçok maraza tanık olacağınız bu okuma, cihadın duygusal kararlarla ve tavırlarla sürdürülemeyecek bir ibadet ve faaliyet olduğunun açık delilidir. Sorunlarımızın büyüklüğü, sorumluluklarımızın büyüklüğünün de göstergesidir.
Anlattığım hadiselerin mihverinde, yaşadığımız her bir sorunda kendini belli eden deruni zaaflarımızı teşhis ve tahlil endişesi vardır. Bu endişe, kimi zaman kullandığım haritanın ölçeğini azami ölçüde büyütmeme sebep olmuştur. Türkler, Boşnaklar, İranlılar, Pakiler, Afganlar ve Araplar bu endişe bölgelerinde meskun oldukları için harita kapsamına alınmışlardır.
Bu hadiseleri anlatarak düşmanların eline koz vermiş olabileceğim endişesine gelince: Şu ilkeye riayet etmeye çalıştım: Düşmanın bildiğini dosttan saklama. Düşmanın bildiğini -ki vallahi dostlardan çok daha iyi biliyorlar- dostlardan saklamanın ne manası vardır?
Yazar: Yahya Konuk

Kitabın Yayıncısı : Elest Yayınları
Kitabın Yayın Yılı : Mart 2007
Kitabın Basım yeri : İstanbul
Bu kitap, aralarına sokulan türlü ihtilaflardan sonra, yeniden 'ümmet olmaya çalışan’’ların hikayesidir.
Yaşadığımız dönemi yazacak olan tarihçilere bir not düşmek kaygısıyla yazdığımı gizleyecek değilim...
Bu kitapta, bundan yıllar önce çıkılmış oyculukların ve yolcuların hikayesini okuyacaksınız. Bireysel ve kollektif pekçok maraza tanık olacağınız bu okuma, cihadın duygusal kararlarla ve tavırlarla sürdürülemeyecek bir ibadet ve faaliyet olduğunun açık delilidir. Sorunlarımızın büyüklüğü, sorumluluklarımızın büyüklüğünün de göstergesidir.
Anlattığım hadiselerin mihverinde, yaşadığımız her bir sorunda kendini belli eden deruni zaaflarımızı teşhis ve tahlil endişesi vardır. Bu endişe, kimi zaman kullandığım haritanın ölçeğini azami ölçüde büyütmeme sebep olmuştur. Türkler, Boşnaklar, İranlılar, Pakiler, Afganlar ve Araplar bu endişe bölgelerinde meskun oldukları için harita kapsamına alınmışlardır.
Bu hadiseleri anlatarak düşmanların eline koz vermiş olabileceğim endişesine gelince: Şu ilkeye riayet etmeye çalıştım: Düşmanın bildiğini dosttan saklama. Düşmanın bildiğini -ki vallahi dostlardan çok daha iyi biliyorlar- dostlardan saklamanın ne manası vardır?