Ekli dosyayı görüntüle 35665
Şeyhülislam malum rejimde dinin hayattan, siyasetten ve toplumsal düzenden soyutlanmasını eleştirirken.
O bir baska yazısında şöyle der:
Ey içimizden kurtarıcı maskesiyle ortaya çıkan cesaretli gafiller!
Müslümanları düzeltmeye ve yüceltmeye gücünüz yetmediği için, asıl görevinizdeki bu acizliğinizin intikamını İslam dininden mi almak istiyorsunuz?
(Kaynak:Şeyhülislam Mustafa Sabri, TERAKKĪ EDELİM, FAKAT MÜSLÜMAN KALMAK ŞARTIYLA – Sebilürreşad – cilt 17, sayı 431-432, tarih 24 Temmuz 1335 – 24 Temmuz 1919)
Hak Geldi, Batıl Zail Oldu: Hilafetin Şafağı ve Gafillerin Hazin Sonu
Bundan tam bir asır önce, İslam’ın izzet sancağı olan Osmanlı Hilafeti, içimizdeki "kurtarıcı maskeli gafillerin" ve dışarıdaki küfür odaklarının iş birliğiyle zahiren söndürülmeye çalışıldı. Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi’nin dediği gibi; Müslümanları yüceltmeye gücü yetmeyen acizler, intikamlarını İslam’ın ahkamından almaya kalkıştılar. Ancak unuttukları bir şey var: Nurunu tamamlayacak olan Allah’tır ve O’nun vaadi haktır.
Maskelerin Düştüğü An: Münafıkların ve Kafirlerin Hüsranı
Bugün modernizm, sekülerizm ve "dinler arası diyalog" gibi süslü ambalajlarla İslam’ı hayattan, siyasetten ve adaletten koparmaya çalışanlar, aslında kendi sonlarını hazırlayan birer figürandır. Kur'an-ı Kerim’in hükmü kesindir:
> "De ki: Hak geldi, batıl yok oldu. Şüphesiz batıl, yok olmaya mahkumdur." (İsrâ, 81)
> Müslüman görünüp küffarın değirmenine su taşıyan münafıklar ve İslam'ın adalet sancağından korkan kafirler bilsinler ki; kurduğunuz tüm tuzaklar, Allah’ın "Hayru’l-Mâkirîn" (tuzak kuranların en hayırlısı) olmasıyla başınıza çalınacaktır. Bir asırlık parantez kapanıyor.
İslam’ın Dünya Hakimiyeti: Bir Müjde, Bir Uyarı
İslam sadece vicdanlara hapsedilecek bir "inanç manzumesi" değil, bizzat hayatın kendisini tanzim eden, devletleri yöneten ve kalpleri birleştiren bir nizamdır. Çok yakın bir gelecekte, Allah’ın izniyle o şanlı sancak yeniden yükselecek ve İslam’ın nuru tüm dünyayı ihata edecektir.
Bu dirilişe karşı duranlara, "modernleşme" adı altında dini tahrif edenlere ve İslam’ın siyasi iradesini reddedenlere duyurulur:
* Hak Ettiğiniz Cezayı Göreceksiniz: Allah’ın dinine savaş açanlar, hem bu dünyada zelil olacak hem de ahirette çetin bir azapla karşılaşacaklardır.
* Oyunlarınız Bozulacak: Siyonist akıllarla, emperyalist planlarla inşa ettiğiniz o batıl düzen, müminlerin feraseti ve cihadı ile yerle bir olacaktır.
* İslam Hakim Olacak: Bu bir temenni değil, Sünnetullah’ın bir gereğidir.
Sonuç: Safını Seç!
Ey içimizdeki gafiller ve dışımızdaki zalimler! Müslümanları dönüştürebileceğinizi, onları öz benliğinden koparabileceğinizi mi sandınız? Şeyhülislam’ın bir asır önce attığı o tokat bugün hala yüzünüzde patlıyor. Bizler, Kur'an ve Sünnet'in ışığında, kaybettiğimiz o sancağı yeniden burçlara dikmek için geliyoruz.
Batıl yok olmaya, hak ise ebediyen muzaffer olmaya mahkumdur. Bu kutlu yürüyüşün önünde duran her kim varsa, tarihin çöplüğünde ve ilahi adaletin huzurunda hak ettiği karşılığı bulacaktır.
Zafer İslam’ındır!