kâtib
Tepkime Puanı
2,105

Profil mesajları Son aktivite Gönderiler Hakkında

  • "Birkaç günlük ömre aldanıp, yarın ALLAH'ın huzurunda mahçup olmayın."
    -Hz. Ebu Bekir (radıyallahu anh)
    "İslâm, kişiyi dünyanın darlığından kurtarır."
    -Şeyh Enver el-Evlaki (rahmetullahi aleyh)
    "Süfyan b. Uyeyne der ki: Osman b. Affan:
    'Şayet kalpleriniz temiz olsaydı ALLAH'ın kelamına doymazdı. ALLAH'ın kelamına (mushafa) bakmadan tek bir gündüz ile gecemin geçmesini istemem' dedi."

    Süfyân b. Uyeyne der ki: "Hayrı çok az olduğu için tartışmayı bırakın!"
    (Hilyetu'l Evliya)
    "İnsanların ayıplarını görmezden gelen ve açığa çıkmasından hoşnut olmadıkları durumları araştırma hususunda dilini tutan kimsenin dini ve ırzı selamette olur."
    -İmam İbnu's Sâdi (rahmetullahi aleyh)
    "Dünya bir leştir, aslanlar dönüp o leşe bakmazlar."
    -İbn Kayyım (rahmetullahi aleyh)
    "Kalbe günahın düşmesi, tıpkı elbiseye yağın damlaması gibidir. Eğer onu hızlı bir şekilde temizlemezsen, yayılır gider."
    -İbn'ul Cevzi (rahmetullahi aleyh)
    "Gece uzundur, uykun ile kısaltma; gündüz aydınlıktır, günahınla karartma."
    -Yahya bin Muaz (rahmetullahi aleyh)
    "Kim ALLAH'tan başka bir şeye güvenirse, ALLAH o şeyi çile çekmesinin ve akıbetinin sebebi yapar."
    -Şeyh Abdulaziz et-Tarifi
    "Cihada ve şehadete arzulu bir genç geliyor. Sahaya indiğinde gurbet hasreti çekiyor, farklı bir dil, farkı gelenek ve görenekler, farklı bir iklim ve hava durumuyla karşılaşıyor, titretici soğuk ve tipiyi görüyor, silah sesleri ve jetlerin sortilerini duyuyor.
    kâtib
    kâtib
    Bunların üzerine Sultan âlimlerinin bahanelerini sunmaya başlıyor; 'Annem hasta, anneme baskı var, annem şeker hastası, annem kalp hastası, annem kanser'

    Tüm bu bahaneler, Cihad sahasından zillet hayatına geri dönmenin bahaneleridir. Zihin bunları o an makine gibi hatırlatıyor. Annesinin hastalığını cihada gelmeden önce bilmiyor muydu?
    kâtib
    kâtib
    Bu tür inlemelerle bazıları, ALLAH'ın sadık kullarını da kendi efkarlarına yaklaştırmaya çalışmaktadırlar. Ancak bilmiyorlar ki ALLAH'ın sadık kullarını, her ne kadar çabalasalar da Cihad topraklarından alıkoyamayacaklardır."
    -Şehid Şeyh Abdullah Azzam (rahmetullahi aleyh)
    "Kim sadece ALLAH için sever ve ALLAH için buğzeder; sevgisi ALLAH için, nefreti de ALLAH için olursa ve sadece ALLAH için verir sadece ALLAH için kısarsa işte bu durum ALLAH'ın dostlarından öncü olan kimselerin hâlidir. Kişi, ALLAH'ın düşmanlarına karşı düşmanlık göstermedikçe ve onları inkâr etmedikçe ALLAH'ın velîsi olamaz. Onlara karşı düşmanlık göstermek ve onları inkâr etmek; dostluğun yerine gelmesi ve bu dostluğun geçerli olabilmesinin şartlarındandır."
    -İbn Teymiyye (rahmetullahi aleyh)
    "Erkeğin, ailesinin arasında çocuk gibi olmasından ve dışarıda kendisinden ciddiyet istendiğinde adam gibi ciddi olması hoşuma gidiyor."
    -Ömer bin Hattab (rahmetullahi aleyh)
    RAŞİD HALİFELERDEN SONRA ÜMMET KİMLERLE BİRLİKTE CİHAD ETTİ?

    "Selef Haccac ile birlikte savaşmıştır. Emevilerde Haccac ve benzeri ordu komutanlarının kimler olduklarını bilir misin? Birinci asırda Kuzey Afrika Berberileri birkaç kez mürted oldu ve Ehli Sünnet mensupları bazı zamanlar sancağını Haricilerden olduğu bilinen bir komutana vermenin dışında bir seçenek bulamadı. O vakit Ehli Sünnet'ten olan Kuzey Afrika alimlerinin sloganı şöyle idi: "Kıble ehliyle birlikte kıble ehli olmayanlara karşı savaşıyoruz."
    kâtib
    kâtib
    Sonra, onların ardından Eyyubiler gelmiştir. Melik Selahaddin (ALLAH rahmet etsin) Haçlılara karşı cihad etmiştir. Onun döneminin emirlerinin çoğu Şafii ve Eş'ari idi ve o dönemin selefileri onlarla birlikte cihada karşı çıkmamış ve bugün olduğu gibi onun hakkında konuşmamış ve yalan yollu selefi salihin mezhebine intisap edenler gibi onların kusurlarını deşmemişlerdir.
    kâtib
    kâtib
    Sonra Eyyubiler gitti ve Memlukler Devleti kuruldu. İz bin Abdüsselam onları da uyarmayı sürdürdü. Peki, Moğol savaşı geldiğinde, onun tutumu ne oldu? Orduyu savaşa teşvik etti, onlarla birlikte savaşmaları için insanlar görevlendirdi ve Ayn Calut savaşı oldu. İz bin Abdüsselam'ın, zaferle sonuçlanan Ayn Calut savaşında, Mısır ordusunu Memluklerden olan Kutuz ve Baybars sancağı altında Moğollara karşı savaşa teşvik etmesi meşhurdur.
    kâtib
    kâtib
    Memlukler gitti ve Osmanlılar geldi. Peki Osmanlılar kim? Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'in müjdelediği üzere onların eliyle Rumların başkenti Kostantiniye fethedildi. Orada ezan sesleri yükseldi. Yetmiş sene öncesine kadar Müslümanların darı ve hilafetin başkenti oldu.

    Peki İslâm önderleri, Hanefi ve Sofi oldukları için onlarla birlikte cihadı terk etmiş midir? Talep ve savunma olarak düşmanla cihadı terk etmişler midir?"
    -Ebu Musab es-Suri (rahmetullahi aleyh)
    "Kur'an'ı defalarca okudum 90 yerde ALLAH'ın rızka kefil olduğunu gördüm. Sadece 1 yerde Şeytan'ın insanı fakirlikle korkuttuğunu gördüm, ve insanın Rab'binin 90 yerde ki vaadini unutup Şeytan'ın sadece 1 yerdeki yalanına kandığını gördüm."
    -Hasan-ı Basri (rahmetullahi aleyh)
    "Humeyd bin Abdirrahman bin Avf, babasından bildiriyor: Vefatına sebep olan hastalığı sırasında Ebû Bekr’in yanına girdim. Kendisine selam verdikten sonra bana: 'Dünyanın bizlere doğru yöneldiğini gördüm; ama bize henüz ulaşamadı. Fakat size gelecektir, ipekten perdeler, ipek işlemeli giysiler edinecek, yünden yataklar ve örtüler içinde yatacaksınız; ama yine de çakır dikenleri üzerindeymiş gibi olacaksınız. Vallahi birinizin haksız yere boynunun vurulması sizin için dünya nimetleri için yüzmenizden daha hayırlıdır' dedi."
    (Hilyetu'l Evliya)
    Zeyd bin Eslem der ki: "Ebû Dücâne hastayken yanına girildi ve yüzü çok nurluydu. O'na denildi ki: 'Neden yüzün bu kadar nurludur?' O da dedi ki: 'Benim güvene bileceğim iki amelim var: Bunlardan birincisi; ben beni ilgilendirmeyen hususlarda konuşmam. Diğeri de; benim kalbim Müslümanlara karşı (kötü düşünmekten yana) selîmdir."
    "Fitnelerin, fesadın ve küfrün çoğaldığı şu zamanda cihad sahibi olmayan dinini asla muhafaza edemez. Ne yaparsa yapsın muhafaza edemez. Buna hem vaka şahittir hem de nass delalet etmektedir.
    kâtib
    kâtib
    Dolayısıyla Müslümanlar fesada uğradığı zaman dinin tümü cihattan ibarettir. Dini muhafaza edecek olan ancak cihattır. Cihad ederseniz dininizi koruyabilirsiniz. Ama cihadı terk ederseniz ifsad olacaksınız.
    kâtib
    kâtib
    İmam Abdullah bin Mubarek ve Ahmed bin Hanbel ve başkaları şöyle demişlerdir: “İnsanlar bir şeyde ihtilaf ettikleri zaman Hendek ehline (yani savaş ve ribat ehline) bakın. Zira hak onlarla beraberdir. Çünkü ALLAH; “Uğrumuzda cihad edenleri elbette ki yollarımıza hidayet edeceğiz.” [Ankebut-69] buyurmaktadır."
    -Tarık Ebu Abdullah Hoca
    "Mü'minler sabredip sebat gösterdiklerinde, mutlaka batıl ehli arasındaki birlik görüntüsünün çözülmeye ve dağılmaya başladığını görür ve ardından çöküşe geçişlerine tanıklık ederler." -Seyyid Kutub (rahmetullahi aleyh)
    Kays bildiriyor: Ömer b. el-Hattâb, Şam’a geldiği zaman insanlardan bir topluluk onu karşılamaya çıktılar. Ömer devesi üzerinde gelince, onu karşılamaya çıkanlar: “Ey müminlerin emiri! İnsanların önde gelen seçkin kişileriyle karşılaşacaksın, deveden inip ata binsen nasıl olur?” dediler.
    Ömer: “Bir daha beni bu şekilde karşılamaya çıktığınızı görmeyeceğim!” dedi ve eliyle göğü işaret ederek şöyle devam etti: “Saygınlık oradan gelmektedir! Devemin önünden çekilin."
    kâtib
    kâtib
    (Hilyetu'l Evliya)
    "Sahabelerin kıssaları çocukları uyutmak için rivayet edilmiyor. Bilâkis o kıssalar yiğitleri uyandırsın diye rivayet ediliyor."
    -Şeyh Ebu Muhammed el-Makdisi
    Ebû Hureyre der ki: "Ne ekmek yer, ne de ipek giyinirdim. Açıktan karnım birbirine yapışırdı. Belki bana yemek yedirir umuduyla Kur'ân’dan bildiğim bir âyeti bilmiyormuş gibi birine sorardım. Miskinlere karşı en iyi davranan kişi de Câfer b. Ebî Tâlib idi. Evinde ne varsa biz yoksullara yedirirdi. Bazen bize yağ dolu tulumu çıkarıp verirdi. Biz de onu açıp kaşıklayarak yerdik."
    kâtib
    kâtib
    İbn Büreyde der ki: Bir adam ibn Abbâs'a hakaret etmişti, ibn Abbâs ona şöyle cevap verdi: "Sen bana hakaret ediyorsun ama benim üç özelliğim var; ALLAH’ın Kitab’ındaki her âyetle ilgili bildiklerimi bütün insanların bilmesini isterim. Müslüman hâkimlerden birinin adil bir karar vermesine; önünde muhakeme edilmeyecek olsam bile ben de sevinirim. Müslümanların topraklarına yağmur yağdığını duyduğum zaman, yağmura muhtaç sürülerim olmasa da sevinirim."
    kâtib
    kâtib
    (Hilyetu'l Evliya)
  • Yükleniyor…
  • Yükleniyor…
  • Yükleniyor…
Geri
Üst Ana Sayfa Alt