Soru 11 Eylül Saldırısı Mantıklı mıdır?

et-Türki

Yeni Üye
İslam-TR Üyesi
Şeyh Usame bin Ladin(r.aleyh), için bazıları; "Eğer 11 eylül olmasaydı, Afganistanın işgali gerçekleşmezdi" diyorlar. O sıra yer yüzündeki tek İslam devleti olan Afganistan'ın işgaline sebebiyet vermiş Şeyh Usame.
"Elbette Amerikada bu olaydan çok zarar gördü ama yer o sıralar Müslümanların güç bela oluşturabildikleri tek darül islam olan bu İmaretin bu duruma gelmesi daha büyük bir zarardır" diyorlar.
Gerçektende doğru Amerika ekonomisini bir kaç sene içinde toparladı ve 2009 krizinden sonra ciddi bir problemi kalmadı. Ama Afganistanda hala daha İslami otorite yeterince tesis edemedi.
Şeyh Usame gibi ferasetli bir insanın bunu görmesi beklenirdi normalde neden böyle bir şey yaptıki?
@İmam Malik diye bir kardeş, Şeyhin saldırıyı üstlenmeme sebebini sormuş. @Abdulmuizz Fida hoca ona "Doluyu tarlaya çekmeye gerek yok" demiş. Genelde, El Kaide gibi gerilla tipi yapılar tarafından bu tarz saldırılar dikkat çekmek ve düşmana güç göstermek amacı ile yaparlar ve üstlenirler. Elbetteki, Şeyh Usamenin yapmadığı bir şeyi üstlendiğini düşünmüyorum ama buna karşın "verilen zarar alınan zarardan büyük oldu" şübhesi benimde aklıma geliyor. Bu şübhelere bir cevab verirmisiniz?
 

AhmedElTurki

Üye
İslam-TR Üyesi
Şeyh Usame bu saldırıyı bilerek zaten Amerikayı Afganistan ve Iraka çekmek için yaptı.Sovyetler Birliği Afganistan'a girdi ancak 10 yıl savaştıktan sonra savaşın ekonomik ve askeri yükünden dolayı yıkıldı.Şeyh Usame Sovyetler gibi bir süpergücü yıkabildiysek Amerikayıda yıkabiliriz diye düşündü.Bunun için 11 Eylülü düzenledi.Zaten mantıklı düşününce Şeyhin Amerikanın vereceği karşılığı hesaplayamamasına imkan yok.Saldırıyı yaptıktan sonra Molla Ömerin ricası ve isteği üzerine saldırıları üstlenmedi.Ancak Amerika Sovyetlerden dirençli çıktı.Kaybedilen 30 binden fazla asker ve harcanan 7 trilyon dolardan fazla paraya rağmen yıkılmadı.Ancak verilen zarar alınan zarardan büyük oldu demek yanlıştır.Amerikanın bu saldırılar ve sonrasında gelen savaşlar sebebiyle bugün faizlerle birlikte 20 trilyon dolardan fazla borcu vardır.Dünya kamuoyunda Amerikanın dokunulmazlığı ve yenilmezliği algısı yerle bir oldu.
Geldiğimiz noktada Afganistanın yarısını hala müslümanlar kontrol ediyor.Irakta da hakeza direniş sürüyor.Amerika savaşlar için harcadığı 7 trilyon doları aşkın paranın üzerine her yıl yüz milyarlarca dolar faiz eklenmesiyle 20 trilyondan fazla borca battı ve bu borç sürekli artıyor.Evet Amerika yıkılmadı ancak Şeyh Usame'nin planı bir ölçüde işe yaradı.Amerika girdiği ortadoğu bataklığından bunca zarara karşılık hala çıkamadı.2001'de başlayan Küresel Cihad ne zaman zayıflatılsa eskisindende güçlü bir şekilde yeniden diriliyor.Amerika Şeyh Usame'nin tuzağına düştüğünü anladı ama iş işten çoktan geçmişti.
Bugün komplo teorisyeni dangalaklar dışında Amerikanın Irak ve Afganistanda zafer kazandığını iddia eden hiçkimse yok.Amerika Irak ve Afganistan'a saldırmakla Allah'ın lanetini üzerine çekmekten başka hiçbirşey kazanamadı.2008 dünya ekonomik buhranı 2017 Katrina kasırgası ve Koronavirüs salgını işte hep bu lanetin eseridir.Allah'ın mücahid kullarını desteklemek için bir lütfu olan bu salgın yüzünden Amerika'da 500 binden fazla kişi öldü.Bu tüm dünyadan fazla bir ölüm oranı.Eğer Amerika müslümanlarla savaşmaya devam ederse daha nice felaketler onları bulacaktır.
Ne zaman küfür orduları müslümanların üzerine hucüm etseler salgın hastalıklar onları vurmuştur.Bu Allah'ın değişmeyen davranışlarından birisidir.Tarihe bakan herkes bunu rahatlıkla görebilir.Yahudi-Roma savaşlarından sonra Veba salgınları Roma İmparatorluğunun yarısını öldürdü.Haçlı seferlerinin ardından Veba Salgını Avrupa nüfusunun yarısını öldürdü.1. Dünya Savaşında Osmanlı Halifeliği yıkıldıktan sonra İspanyol Gribi Avrupayı ve Amerikayı tarumar etti.Ve şimdi son olarak Irak Suriye ve Afganistan'da müslümanlar tam yenildiler derken Koronavirüs tüm dünyayı tarumar ediyor ve kafirler kendi dertlerinden mücahidlerle savaşı unuttular.
 
Son düzenleme:

et-Türki

Yeni Üye
İslam-TR Üyesi
Şeyh Usame bu saldırıyı bilerek zaten Amerikayı Afganistan ve Iraka çekmek için yaptı.Sovyetler Birliği Afganistan'a girdi ancak 10 yıl savaştıktan sonra savaşın ekonomik ve askeri yükünden dolayı yıkıldı.Şeyh Usame Sovyetler gibi bir süpergücü yıkabildiysek Amerikayıda yıkabiliriz diye düşündü.Bunun için 11 Eylülü düzenledi.Zaten mantıklı düşününce Şeyhin Amerikanın vereceği karşılığı hesaplayamamasına imkan yok.Saldırıyı yaptıktan sonra Molla Ömerin ricası ve isteği üzerine saldırıları üstlenmedi.Ancak Amerika Sovyetlerden dirençli çıktı.Kaybedilen 30 binden fazla asker ve harcanan 7 trilyon dolardan fazla paraya rağmen yıkılmadı.Ancak verilen zarar alınan zarardan büyük oldu demek yanlıştır.Amerikanın bu saldırılar ve sonrasında gelen savaşlar sebebiyle bugün faizlerle birlikte 20 trilyon dolardan fazla borcu vardır.Dünya kamuoyunda Amerikanın dokunulmazlığı ve yenilmezliği algısı yerle bir oldu.
Geldiğimiz noktada Afganistanın yarısını hala müslümanlar kontrol ediyor.Irakta da hakeza direniş sürüyor.Amerika savaşlar için harcadığı 7 trilyon doları aşkın paranın üzerine her yıl yüz milyarlarca dolar faiz eklenmesiyle 20 trilyondan fazla borca battı ve bu borç sürekli artıyor.Evet Amerika yıkılmadı ancak Şeyh Usame'nin planı bir ölçüde işe yaradı.Amerika girdiği ortadoğu bataklığından bunca zarara karşılık hala çıkamadı.2001'de başlayan Küresel Cihad ne zaman zayıflatılsa eskisindende güçlü bir şekilde yeniden diriliyor.Amerika Şeyh Usame'nin tuzağına düştüğünü anladı ama iş işten çoktan geçmişti.
Bugün komplo teorisyeni dangalaklar dışında Amerikanın Irak ve Afganistanda zafer kazandığını iddia eden hiçkimse yok.Amerika Irak ve Afganistan'a saldırmakla Allah'ın lanetini üzerine çekmekten başka hiçbirşey kazanamadı.2008 dünya ekonomik buhranı 2017 Katrina kasırgası ve Koronavirüs salgını işte hep bu lanetin eseridir.Allah'ın mücahid kullarını desteklemek için bir lütfu olan bu salgın yüzünden Amerika'da 500 binden fazla kişi öldü.Bu tüm dünyadan fazla bir ölüm oranı.Eğer Amerika müslümanlarla savaşmaya devam ederse daha nice felaketler onları bulacaktır.
Ne zaman küfür orduları müslümanların üzerine hucüm etseler salgın hastalıklar onları vurmuştur.Bu Allah'ın değişmeyen davranışlarından birisidir.Tarihe bakan herkes bunu rahatlıkla görebilir.Yahudi-Roma savaşlarından sonra Veba salgınları Roma İmparatorluğunun yarısını öldürdü.Haçlı seferlerinin ardından Veba Salgını Avrupa nüfusunun yarısını öldürdü.1. Dünya Savaşında Osmanlı Halifeliği yıkıldıktan sonra İspanyol Gribi Avrupayı ve Amerikayı tarumar etti.Ve şimdi son olarak Irak Suriye ve Afganistan'da müslümanlar tam yenildiler derken Koronavirüs tüm dünyayı tarumar ediyor ve kafirler kendi dertlerinden mücahidlerle savaşı unuttular.
Allah razı olsun abi, gerçekren içimi rahatlattın; Ama Irakta hala Cihadın devam ettiğini yazmışsın. DEAŞ olayından sonra orada cihad kaldımı? kaldıysa kimler cihad ediyor?
 

AhmedElTurki

Üye
İslam-TR Üyesi
Allah razı olsun abi, gerçekren içimi rahatlattın; Ama Irakta hala Cihadın devam ettiğini yazmışsın. DEAŞ olayından sonra orada cihad kaldımı? kaldıysa kimler cihad ediyor?
Kardeşim ben 8 yıldır müslümanlar arasındaki iç anlaşmazlıklara girmiyorum ve bu konuda yorum yapmıyorum.Hiçkimseyi tekfir de etmiyorum.Onun için fitne olmaması için bu konularda yorum yapmıyorum.
Ancak her akıl sahibi idrak eder ki dünyanın en kötü bir müslümanı bile dünyanın en iyi bir işgalci asli kafirine bir taş atsa o bile Allah katında kayıtlıdır.
Bu konularda Alemlerin Rabbinin huzuruna çıkana kadar asla da konuşmayacağım.
 

et-Türki

Yeni Üye
İslam-TR Üyesi
Kardeşim ben 8 yıldır müslümanlar arasındaki iç anlaşmazlıklara girmiyorum ve bu konuda yorum yapmıyorum.Hiçkimseyi tekfir de etmiyorum.Onun için fitne olmaması için bu konularda yorum yapmıyorum.
Ancak her akıl sahibi idrak eder ki dünyanın en kötü bir müslümanı bile dünyanın en iyi bir işgalci asli kafirine bir taş atsa o bile Allah katında kayıtlıdır.
Bu konularda Alemlerin Rabbinin huzuruna çıkana kadar asla da konuşmayacağım.
Yanlış anşadın Akhi benim sorduğum şey başka: Bildiğim kadarı ile oradaki hemen her Cihadi grubu IŞİD ya yoke etti yada kendine tabi kıldı. Daha sonrada IŞİD diyede bir şey kalmadı. Yani benimdediğim şey şu anda orada her hangi bir grup kaldımı cihad eden
 

AhmedElTurki

Üye
İslam-TR Üyesi
Yanlış anşadın Akhi benim sorduğum şey başka: Bildiğim kadarı ile oradaki hemen her Cihadi grubu IŞİD ya yoke etti yada kendine tabi kıldı. Daha sonrada IŞİD diyede bir şey kalmadı. Yani benimdediğim şey şu anda orada her hangi bir grup kaldımı cihad eden
Wikipediaya göre IŞİDin en az 15 bin Ensar El İslamın ise en az 500-1000 adamı var.Benim şahsi tahminimde bu sayılar aşağı yukarı doğru olabilir.Şu an çöllerde saklanıp vur-kaç yaptıkları için tek tük haberler dışında dünya ve Türkiye medyasında pek yer almıyorlar.
 

عبد الرحمن

قل آمنت بالله ثم استقم
İslam-TR Üyesi
@AhmedElTurki kardeşin özetlediği gibi, Amerikayı yıpratmak El-Kaide'nin stratejisinin temelinde yatıyordu. Müslümanların cihad bayrağı etrafında toplanması da hedefleniyordu, ki Bush'un kutuplaştırıcı siyaseti bunu oldukça kolaylaştırdı. Ancak ikinci etapta küresel cihat stratejisi İsrail'in ve yerel tağuti rejimlerin zayıflamasını bekliyordu ki bu gerçekleşmedi. Ayrıca Amerika'nın egemen olduğu tek kutuplu dünya düzeni artık yerini birden fazla gücün var olduğu bir düzene bırakıyor (Amerika, Çin, Hindistan, Endonezya ve şu anda hala Rusya ve Avrupa gibi geleceğe yönelik büyük potansiyeli bulunmayan aktörler). Değilse Amerika ve Çin kutupları etrafında güçlerin taraf tuttuğu bir düzen oluşabilir.

Kanımca bu zamandan sonra büyük güçlerin arasında kalmamak için en iyi model, İran ve Kuba örneklerinde (veya daha büyük misaller verilecekse ABD/Sovyetler) olduğu gibi bir nebze istikrara sahip bir üs edinmek ve dengeleri koruyan bir siyaset vasıtasıyla davayı diğer ülkelere yaymaktır. Kuba küçük bir ülke olmasına rağmen Castro yönetiminde hem sağlık personeli hem de gerillalar ihraç etmiştir ve Latin Amerika'yla bile sınırlı kalmayarak Afrika'ya dahi savaşçı göndermiştir. İran da bugün Afrika'dan Avrupa ve Latin Amerika'ya her yerde teşkilatlanmış bulunmakta. Türkiye de aynı yola doğru ilerliyor. Kuba Sovyetler ile aynı ideolojiyi paylaşsa da müstakilliğini koruyabiliyordu. İran ise zaten müstakil.

Afganistan'ın da doksanlarda giriştiği bu yola yeniden dönülebilir. Mücahitler Özbekistan, Tacikistan ve Kırgızistan'da aktif olmalarına rağmen o dönem herhangi bir güç ciddi bir müdahalede bulunmadı. Türkistan devletleri bugün de aralarında barışık değil ve İslam bir çok ülkede yayılıyor. Hizbut Tahrir, İhvan, Selefiler gibi bir çok cemaat mevcut. Müslümanların Türkistan'da bir güç oluşturması şu anki dengeler içerisinde de müsait gözüküyor. Rusya geniş Müslüman nüfusuna binaen Çin ile taraf alabilir ancak ABD Çine karşı bu hamleyi desteklemesi muhtemeldir, yeni hükumetin şu anki hamleleri bunu yansıtmasa da.
 

et-Türki

Yeni Üye
İslam-TR Üyesi
@AhmedElTurki kardeşin özetlediği gibi, Amerikayı yıpratmak El-Kaide'nin stratejisinin temelinde yatıyordu. Müslümanların cihad bayrağı etrafında toplanması da hedefleniyordu, ki Bush'un kutuplaştırıcı siyaseti bunu oldukça kolaylaştırdı. Ancak ikinci etapta küresel cihat stratejisi İsrail'in ve yerel tağuti rejimlerin zayıflamasını bekliyordu ki bu gerçekleşmedi. Ayrıca Amerika'nın egemen olduğu tek kutuplu dünya düzeni artık yerini birden fazla gücün var olduğu bir düzene bırakıyor (Amerika, Çin, Hindistan, Endonezya ve şu anda hala Rusya ve Avrupa gibi geleceğe yönelik büyük potansiyeli bulunmayan aktörler). Değilse Amerika ve Çin kutupları etrafında güçlerin taraf tuttuğu bir düzen oluşabilir.

Kanımca bu zamandan sonra büyük güçlerin arasında kalmamak için en iyi model, İran ve Kuba örneklerinde (veya daha büyük misaller verilecekse ABD/Sovyetler) olduğu gibi bir nebze istikrara sahip bir üs edinmek ve dengeleri koruyan bir siyaset vasıtasıyla davayı diğer ülkelere yaymaktır. Kuba küçük bir ülke olmasına rağmen Castro yönetiminde hem sağlık personeli hem de gerillalar ihraç etmiştir ve Latin Amerika'yla bile sınırlı kalmayarak Afrika'ya dahi savaşçı göndermiştir. İran da bugün Afrika'dan Avrupa ve Latin Amerika'ya her yerde teşkilatlanmış bulunmakta. Türkiye de aynı yola doğru ilerliyor. Kuba Sovyetler ile aynı ideolojiyi paylaşsa da müstakilliğini koruyabiliyordu. İran ise zaten müstakil.

Afganistan'ın da doksanlarda giriştiği bu yola yeniden dönülebilir. Mücahitler Özbekistan, Tacikistan ve Kırgızistan'da aktif olmalarına rağmen o dönem herhangi bir güç ciddi bir müdahalede bulunmadı. Türkistan devletleri bugün de aralarında barışık değil ve İslam bir çok ülkede yayılıyor. Hizbut Tahrir, İhvan, Selefiler gibi bir çok cemaat mevcut. Müslümanların Türkistan'da bir güç oluşturması şu anki dengeler içerisinde de müsait gözüküyor. Rusya geniş Müslüman nüfusuna binaen Çin ile taraf alabilir ancak ABD Çine karşı bu hamleyi desteklemesi muhtemeldir, yeni hükumetin şu anki hamleleri bunu yansıtmasa da.
Peki sizce Müslümanların bu üssü neresi olabilir?
 

عبد الرحمن

قل آمنت بالله ثم استقم
İslam-TR Üyesi
Peki sizce Müslümanların bu üssü neresi olabilir?
Nerede İslami yönetim kurabilirsek orada. Afganistan şu anda buna en yakın gözüküyor, ama Afganistan jeo-ekonomik olarak zayıf bir konumda (doğal zenginlikleri rant derecesinde değil, denize bağlantısı yok) olduğu için İslami yönetim Türkistan'a, Pakistan'a veya Beluçistan/Iran'a yayılmadan etkisi sınırlı kalabilir.
 
Son düzenleme:

AhmedElTurki

Üye
İslam-TR Üyesi
baştan sona izlemenizi tavsiye ederim.

Laik kafirlerin komplo teorileriyle harmanlanmış saçma sapan iddialarını buraya getirerek ne amaçlamaktasın ?
Penşir 'köpeği' Şah Mesud adındaki İslam düşmanı kafir 2001'den önce de Kuzey 'mürted' İttifakı adındaki oluşumun lideri olarak Allahın şeriatına karşı savaşmaktaydı.Birçok müslümanı sırf müslüman oldukları ve şeriat istedikleri için şehid ettirmişti.Avrupa ve tağut Orta Asya laik rejimlerinden milyonlarca dolar yardım alıyordu.Daha sonra Şeyh Usameye bağlı mücahidler tarafından Allahın lütfu ve ikramıyla hedef alınarak cehennemi boyladı.
 
Son düzenleme:

Şu an bu konuyu görüntüleyenler (Kullanıcı: 0, Ziyaretçi: 1)

Üst Alt