Abdulmuizz Fida Kardeşime

emirha_K

Yeni Üye
İslam-TR Üyesi
Kardeşim tevhidi medreseler konusundaki son mesajınızı okudum yaptığım hatadan dolayı özür dilerim Allah hepimize feraset derinliği versin.
 

Abdulmuizz Fida

فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ
Admin
Allah cumle muslumanları afvfetsin.
İslami harekete zarar gelmemesi için, Bizler içinde bulunduğumuz ortam ve şeraitin tüm olumsuzlukları ve küfür rejiminin muslumanlara olan tavrını her zaman aklımızda tutmalı, İslami hareket metodunun hareket dinamiklerini sürekli canlı ve diri tutmak zorunda olduğumuzu unutmamalıyız. Mekke'nin fethi sırasında musluman olan Ebu Sufyan, Rasulullah (s.a.v.)'in tevhidi medresesinin Erkam'ın evi olduğunu çok daha sonra şaşırarak öğrenebilmişti.
Bu arada muslumanlar birbirlerini Erkam'ın evindeki tevhid dersine usûlunce davet ediyor, yine gereği gibi girip çıkıyorlardı.
 

ahmet meydani

Üyeliği İptal Edildi
Banned
Abdulmuiz haklı. İnternet aleminde atılan her adımdan haberdar olunuyor. Yakın zamanda derdest edilen biri olarak aynel yakın biliyorum. Ayrıca sineğin kanadından yağ çıkarılmaya çalışılıyor. Fiemanillah.
 

Ebukutub

Aktif Üye
İslam-TR Üyesi
E ahmet abi madem böyle tecrübeleriniz oldu Allah razı olsun bizlerlede paylaşınki bizde daha özenli davranalım.başına bir takım olaylar geldiyse bizlerle paylaşın inşaAllah.En azından bizde '' aa bak bu şahsın başına bundan dolayı bu şeyler gelmiş '' der ve daha temkinli oluruz.Bu kaanatteyim.
 

İmam Malik

Üye
İslam-TR Üyesi
Allah cumle muslumanları avfetsin.
İslami harekete zarar gelmemesi için, Bizler içinde bulunduğumuz ortam ve şeraitin tüm olumsuzlukları ve kufur rejiminin muslumanlara olan tavrını her zaman aklımızda tutmalı, İslami hareket metodunun hareket dinamiklerini sürekli canlı ve diri tutmak zorunda olduğumuzu unutmamalıyız. Mekke'nin fethi sırasında musluman olan Ebu Sufyan, Rasulullah (s.a.v.) in tevhidi medresesinin Erkam'ın evi olduğunu çok daha sonra şaşırarak öğrenebilmişti.
Bu arada muslumanlar birbirlerini Erkamın evindeki tevhid dersine usulunce davet ediyor, yine gereği gibi girip çıkıyorlardı.
Aklıma takılan bir iey var burada:
Ömer'in(r.a) Müslüman olması hadisesinde, Hz Ömer direk Rasulullah'ın Erkamın evine geliyor. Peki, daha Müslüman olmayan hz Ömer, darül Erkamı nasıl biliyor?
 

Abdulmuizz Fida

فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ
Admin
Ummu Abdullah şöyle rivayet etti:

- "Allah'a and olsun! Biz Habeş topraklarına göç ediyorduk. Amir bazı ihtiyaçlarımızı temin etmek için gittiği zaman Ömer b. el-Hattab yanımıza geldi. Daha müslüman olmamıştı.
Umm-u Seleme dedi ki: - "Bize yaptığı eziyet ve çıkarttığı zorluklarla karşılaşıyorduk."

Ummu Abdullah sözüne devam etti; bunun üzerine Ömer bana şöyle dedi: - "Ey Ummu Abdullah! Çıkmak için mi bu hazırlık?"
Dedim ki: - "Evet. Vallahi Allah'ın arzına çıkacağız. Ta ki Allah bize bir kolaylık yaratsın...Siz bize eziyet veriyorsunuz. Bizi zorluyorsunuz."

Ummu Abdullah sözüne devam ederek:

Bunun üzerine Ömer: "Allah sizinle beraber olsun" dedi. Onda şimdiye kadar görmediğim bir incelik gördüm. Sonra ayrılıp gitti. Anladığıma göre bizim çıkışımız onu üzmüştü."

Sözüne devam ederek;

- "Amir ihtiyacımız olan şeyleri alıp geri geldiğinde ona dedim ki:

- "Ey Eba Abdullah! keşke biraz önce Ömer'i, onun yumuşaklığını ve bize karşı onun hüznünü görseydin."

Dedi ki: - "Onun müslüman olmasını umuyor musun?"

Dedim ki: "Evet."

Bunun üzerine Ebu Abdullah: - "O gördüğün var ya! Hattab'ın eşeği müslüman oluncaya kadar müslüman olmaz." dedi:

Bu, onun ümitsizliğinden dolayı söylediği bir sözdü. Çünkü Ömer'in katılığını, İslâm'a karşı kasvet ve şiddetini görmüştü." (Siyeri İbn-i Hişam)

Ömer'in kız kardeşi Fatıma bint-i el-Hattab ve kocası Said b. Zeyd Radıyallahu Anhum müslüman olmuşlardı. Bunlar müslüman olduklarını Ömer'den gizliyorlardı.

Nuaym b. Abdullah en-Nahham (Beni Adiyy b. Kâ'b'den bir kişidir) müslüman olmuştu ve bu kişi de İslâm'a girdiğini kavminden korktuğundan dolayı gizliyordu. Habbab b. el-Eret, Fatıma binti el-Hattab'a gidip geldikçe ona Kur'an okurdu.


Bir gün Ömer kılıcını kuşanarak, Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ve ashabından bazı kimselerle karşılaşıp onlarla dövüşme isteğiyle evden dışarı çıktı. Zira kendisine müslümanların Safa yanında bir evde toplandığı haber verilmişti. Toplanan müslümanlar erkek ve kadın olarak yaklaşık kırk kişi idi. Burada Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte amcası Hamza b. Abdulmuttalib, Ebu Bekr es-Sıddık, Ali b. Ebi Talib ve Müslümanlardan bir takım kişiler (Radıyallahu Anhum) bulunmakta idi. Burdakiler, Habeşistan topraklarına hicret etmeyip Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte Mekke'de kalan kimselerdendi.
Yolda Nuaym b. Abdullah Ömer'e rastladı.
Ona dedi ki:- "Ey Ömer! Nereye gidiyorsun?"

Ömer'de ona dedi ki:- "Sabii (dinini değiştiren) Muhammed'e gidiyorum. O Kurayş'in düzenini bozdu. Onların hepsini akılsızlıkla itham etti. Ve Kurayş'in dinini ayıpladı. İlahlarını kötüledi. İşte bunun için onu öldüreceğim."

Nuaym ona şöyle dedi:- "Vallahi ey Ömer! Nefsin seni kandırmıştır. Sen Muhammed'i öldürürsen Ben-i Abd-i Menafin sana yeryüzünde yaşama hakkı tanıyacağını mı zannediyorsun? Sen kendi ailene git de onları düzeltmeye bak."

Ömer ona dedi ki: - "Ailemden kimdir o kişiler?"

Nuaym dedi ki: - "Enişten ve amcanın oğlu Said b. Zeyd b. Amr ve kız kardeşin Fatıma binti el-Hattab'dır. Vallahi onlar müslüman olup Muhammed'in dinine tabi oldular. Sana düşen Muhammed'i bırakıp onlara gitmendir."

Bunun üzerine Ömer, kızkardeşi ve eniştesinin evine yöneldi. Bu sırada onların evinde Habbab b. el-Eret Radıyallahu Anhu bulunmaktaydı. Yanında ise onlara okumakta olduğu, içinde "Tâ hâ" sûresi bulunan bir sahife vardı. Dışarıdan Ömer'in ses ve hareketlerini işittikleri zaman Habbab evin küçük bir odasına saklandı. Fatıma bint-i eh Hattab sahifeyi alıp uyluğunun altına koydu. Fakat Ömer eve yaklaşırken Habbab'ın onlara okuduğu şeyi işitmişti.

Eve girdiğinde şöyle dedi: - "İşitmiş olduğum o anlaşılmayan şey nedir?"

Onlar da ona dediler ki:- "Sen bir şey işitmiş değilsin."

Ömer Radıyallahu Anhu dedi ki: - "Hayır Vallahi! Duydum ki, siz Muhammed ve Onun dinine tabi olmuşsunuz" der demez eniştesi Said b. Zeydi kuvvetlice yakaladı. Bunu gören kız kardeşi Fatıma bint-i el-Hattab onu kocasından uzaklaştırmak için üzerine yürüdü. Bu defa Ömer kız kardeşine vurdu ve kafasını yardı.

Bunu yapınca kız kardeşi ve eniştesi ona şöyle dediler: - "Evet müslüman olduk. Allah'a ve Rasulüne iman ettik. Elinden geleni, aklından geçeni yap."

Ömer kız kardeşinden akan kanı görünce yaptığına pişman oldu ve dedi ki: - "Biraz önce okuduğunuzu işittiğim sahifeyi bana ver de Muhammed'in getirdiği o şeye bir bakayım."

Ömer'in bu sözüne kız kardeşi şöyle cevab verdi: - "Biz senin o sahifeye bir şey yapmandan korkuyoruz."

Ömer Radıyallahu Anhu: - "Benden korkma." dedi ve o sahifeyi okuduktan sonra geri vereceğine dair ilahlarına yemin etti.

Bunu söylediğinde kız kardeşi onun İslâm'a girmesini umarak dedi ki: - "Ey kardeşim! Sen necissin. Şirk üzeresin. Oysa bu sahifeye temizlenmiş kimseden başkası el süremez."

Bunun üzerine Ömer kalktı ve gusletti. Kız kardeşi de ona sahifeyi verdi. Sûrenin baş taraflarını okuduğunda:

"Bu ne güzel ve kerim bir kelâmdır." dedi. (Siyeri İbn-i Hişam)

Sonra kız kardeşi ve eniştesine: "Nasıl müslüman olunur?" diye sordu.

Onlar da: "Allah'tan başka ibadete layık ilah olmadığına, Muhammed'in O'nun kulu ve Rasulü olduğuna şehadet edeceksin. Lat ve Uzza gibi put ve tağutları inkar edeceksin" cevabını verdiler. Bunun üzerine Ömer Radıyallahu Anhu müslüman oldu. (Siyeri İbn-i İshak)


Bu sözü Habbab işittiği zaman onun yanına çıktı ve şöyle dedi: - "Ey Ömer! Allah'a andolsun ki ben Allah nebisinin, duasında seni kasdetmiş olduğunu sanıyorum. Çünkü dün işittim. Rasûlullah şöyle dua ediyordu: - "Ey Allahım! Sen İslâm'ı Ebul Hakem b. Hişam ya da Ömer b. el-Hattab ile destekle."
- Allah'tan kork ya Ömer!"

Bunun üzerine Ömer, Habbab'a dedi ki: - "Ey Habbab! Beni Muhammed'e götürür müsün? Ona gidip müslüman olayım. "

Habbab da ona: - "O, Safa'nın yanında bir evdedir. Yanında da ashabından bir cemaat vardır" dedi.

Ömer Radıyallahu Anhu kılıcını kuşandı. Sonra Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ve Onun ashabının yanına gitmek için yola çıktı. Vardığında kapıyı çaldı. Kapı sesini işiten Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in ashabından bir kişi, kalkıp kapının atralığından baktı.
Onu kılıcını kuşanmış olarak görünce telaşlı bir şekilde Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e:
- "Ya RasulAllah! Bu, kılıcını kuşanmış olarak gelen Ömer b. el-Hattab'dır" dedi.

Hamza Radıyallahu Anhu da: - "Onun girmesine musade et ya RasulAllah! Eğer buraya hayr arzulayarak gelmişse biz ona onu veririz. Şayet şer amaçla gelmişse onu kendi kılıcı ile öldürürüz" dedi.

Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem buyurdular ki: - "Ona izin veriniz."

Sahabe ona izin verdi ve Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona doğru yöneldi ve yaklaşınca izarının bağlama yerinden tutarak şiddetli bir şekilde çekti ve ona şöyle dedi:
- "Ey İbn-ul Hattab! Sana ne oluyor? Allah'a yemin ederim ki, Allah sana ağır bir belâ indirene kadar senin vaz geçip döneceğini sanmıyorum."

Ömer
Radıyallahu Anhu de dedi ki: - "Ya RasulAllah! Sana; Allah'a, O'nun Rasulüne ve Allah katından gelen şeye iman etmek için geldim."

Bunun üzerine Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem tekbir getirdi. Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in ashabından evde bulunanlar Ömer'in müslüman olduğunu bu tekbirden anladılar.

Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in ashabı bulundukları yerden kalktı. Hamza Radıyallahu Anhu ile birlikte Ömer Radıyallahu Anhu'nun de müslüman olması onların gönüllerine bir cesaret veriyordu. Artık onlar biliyorlardı ki; bu ikisi Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i koruyacaklar ve bunlar vasıtasıyla düşmanlarından intikamlarını alacaklardı. (Siyeri İbn-i Hişam)







 

Pangea

İyi Bilinen Üye
İslam-TR Üyesi
Bir gün Ömer ibn El Hattab, Haram'ı ziyarete gitti. Orada Peygamberimizin gözleri önünde namaz kıldığını gördü. Hz.Muhammed (Sallallahu alayhi wa alihi wassalam), Haqqah (Hakka) Suresini okuyordu. Dinledikten kısa bir süre sonra, "Allah adına, Kureyşlilerin söylediği gibi şiir budur" dedi. Bunu söylediğinde; Muhammed Peygamber (Sallallahu alayhi wa alihi wassalam) okudu:
إِنَّهُ لَقَوْلُ رَسُولٍ كَرِيمٍ
وَمَا هُوَ بِقَوْلِ شَاعِرٍ قَلِيلًا مَا تُؤْمِنُونَ
"Bu gerçekten onurlu bir Elçi'nin sözü.
Bu bir şairin sözü değil, çok az inanıyorsun! " (69: 40-41)
Ayetlere şaşırarak kendi kendine "Kahin olmalı" dedi. Kureyşliler tarafından yapılan bir başka suçlama. Bunu söyler söylemez; sonraki ayetler okundu:
وَلَا بِقَوْلِ كَاهِنٍ قَلِيلًا مَا تَذَكَّرُونَ
تَنزِيلٌ مِّن رَّبِّ الْعَالَمِينَ
“Bir kahinin sözü de değil, hatırlayacağın çok az şey var!
Bu, Alemin (insanlık, cinler ve var olan her şey) Rabbinden indirilen Vahiy'dir (69: 42-43)
Hayatın ilerleyen dönemlerinde, bu andan bahsederken, 'Ömer ibn El Hattab, "İşte o zaman İslam kalbime girdi."

duygulanmamak elde değil. Allahuekber
 

Komutan Talut

Aktif Üye
İslam-TR Üyesi
Bir gün Ömer ibn El Hattab, Haram'ı ziyarete gitti. Orada Peygamberimizin gözleri önünde namaz kıldığını gördü. Hz.Muhammed (Sallallahu alayhi wa alihi wassalam), Haqqah (Hakka) Suresini okuyordu. Dinledikten kısa bir süre sonra, "Allah adına, Kureyşlilerin söylediği gibi şiir budur" dedi. Bunu söylediğinde; Muhammed Peygamber (Sallallahu alayhi wa alihi wassalam) okudu:
إِنَّهُ لَقَوْلُ رَسُولٍ كَرِيمٍ
وَمَا هُوَ بِقَوْلِ شَاعِرٍ قَلِيلًا مَا تُؤْمِنُونَ
"Bu gerçekten onurlu bir Elçi'nin sözü.
Bu bir şairin sözü değil, çok az inanıyorsun! " (69: 40-41)
Ayetlere şaşırarak kendi kendine "Kahin olmalı" dedi. Kureyşliler tarafından yapılan bir başka suçlama. Bunu söyler söylemez; sonraki ayetler okundu:
وَلَا بِقَوْلِ كَاهِنٍ قَلِيلًا مَا تَذَكَّرُونَ
تَنزِيلٌ مِّن رَّبِّ الْعَالَمِينَ
“Bir kahinin sözü de değil, hatırlayacağın çok az şey var!
Bu, Alemin (insanlık, cinler ve var olan her şey) Rabbinden indirilen Vahiy'dir (69: 42-43)
Hayatın ilerleyen dönemlerinde, bu andan bahsederken, 'Ömer ibn El Hattab, "İşte o zaman İslam kalbime girdi."

duygulanmamak elde değil. Allahuekber
Akhi Hz. Ömer bunları içinden mi geçiriyor ? Anlamadım
 

Benzer konular

Şu an bu konuyu görüntüleyenler (Kullanıcı: 0, Ziyaretçi: 1)

Üst Alt