İlmi Konu Abdullah B. Huzafe Es Sehmi'nin Müslüman Esirleri Kurtarması!

Abdulmuizz Fida

فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ
Admin
Ebû Rafi’den şöyle dediği rivayet edilmiştir:
“Ömer (r.anh) döneminde şöyle bir olay vuku bulmuştu:
Ebû Rafi diyor ki: “Ömer b. Hattab (radıyallahu anh) Roma İmparatorluğu ile savaşmak üzere asker gönderdi. Ordunun içinde Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in Sahâbelerinden olan Abdullah b. Huzafe es-Sehmi de bulunuyordu. Rumlar bunları esir ettiler ve Abdullah b. Huzafe’yi alıp krallarına götürdüler.
Ona: “Bu Muhammed’in arkadaşlarından biridir.” dediler.
Azgın kral, Abdullah’a: “Hristiyan ol, seni tahtıma ve tacıma ortak ederim” dedi.
Abdullah da ona: “Sen bana bütün sahib olduğun şeyleri ve Arabların sahib oldukları her şeyi versen de Muhammed (s.a.v.)’in dininden bir göz kırpma anı kadar dahi olsa dönmem” cevabını verdi.
Kral ona: “Öyleyse seni öldüreceğim” dedi.
Abdullah: “Bildiğini yap” dedi.
Kral, Abdullah’ın yüksek bir yere bağlanmasını emretti.
Okçularına: “Bunun el ve ayaklarının yanlarına oklar atın” dedi.
Durum böyle iken kral, sürekli Abdullah’a tekliflerde bulunuyordu. Abdullah bunları reddetti. Sonra kral, indirilmesini emretti. Abdullah indirildi. Kral bir kazan isteyip içine su doldurttu. Kaynayıncaya kadar altını yaktırdı. Sonra diğer Müslüman esirlerden iki kişiyi istedi. Onlardan birine Hristiyan olmasını teklif etti. Kahraman esir bunu reddetti. Sonra onu sıcak suyun içine koyup yaktı ve Abdullah’ın da o kazana atılmasını emretti. Abdullah getirilirken ağladı.
Krala: “Bu ağlıyor.” denildi.
Kral, Abdullah’ın sızlandığını zannederek: “Geri getirin” dedi.
Tekrar ona Hristiyan olmasını teklif etti. Abdullah reddetti.
Kral: “O halde niçin ağlıyorsun” dedi.
Abdullah ona şu cevabı verdi: “Beni ağlatan içimden geçirdiğim şu düşüncedir. Ben kendi kendime diyorum ki, sen bedenindeki tüyler sayısınca canının olmasını ve onları Allah yolunda vermeyi istiyordun. Hâlbuki şimdi kazana atılacak ve yok edileceksin.
Tağut kral Abdullah’a: “Benim başımı öp, seni serbest bırakayım” dedi.
Abdullah “Bütün Müslüman esirleri de serbest bırakır mısın?” diye sorunca,
Kral: “Bütün Müslüman esirleri de serbest bırakacağım” cevabını verdi.
Abdullah diyor ki: “Bu cevabdan sonra kendi kendime şöyle dedim: “Bu bir Allah düşmanı. Benim için o kadar önemli değil. Öpeyim başını da beni ve bütün Müslüman esirleri serbest bıraksın.”
Abdullah krala yaklaşıp başını öptü.
Kral bütün esirleri Abdullah’a teslim etti. Abdullah esirlerle Ömer (r.anh)’e geldi ve durumu anlattı.
Bunun üzerine Ömer: ‘Abdullah b. Huzafe’nin başını her Müslüman öpmelidir. İlk ben öpüyorum’ dedi ve kalkıp Abdullah’ın başını öptü.
(Muttakī el-Hindî, Kenzu’l-Ummal, VII, 62; İbn Hâcer, el-İsabe, II, 297; Hayatu’s-Sahâbî, I, 299-300 ;
Hâkim, Mustedrak, III, 630-631; Beyhaki ; İbn Asakir)



 

Ebu Mervah

İyi Bilinen Üye
İslam-TR Üyesi
Subhanallah...İlk defa duyduğum bir hadise. Allah razı olsun.
Bi onların imanına bakıyorum, bi de kendi imanıma bakıyorum; arada dağlar kadar fark var. Rabbim bizi o pak sahabe neslinin yolundan ayırmasın. Sahabe ile tabiin arasında bile uçurum var. Yanlış hatırlamıyorsan tabiinden olan Hasan-ı Basri diyordu, şöyle güzel bir sözü vardı o güzel insanın tabiine hitaben; "Siz sahabeyi görseniz onlara deli derdiniz. Onlar da sizi görse size Müslüman demezdi."
 

ebu_zerr

Yeni Üye
İslam-TR Üyesi
siyerlerde anlatılır ebu mervah sana denk gelmemiş demekki. habbab b.eret a.huzafe. asım b.sabit
 

ebu_zerr

Yeni Üye
İslam-TR Üyesi
Dava erlerinin imtihanı diye bir kitap var. İstersen sana yollarım
 

ebu_zerr

Yeni Üye
İslam-TR Üyesi
Bir solukta okuyacağın bir kitap rabbim anlamayı ve amel etmeyi nasip etsin
 

Şu an bu konuyu görüntüleyenler (Kullanıcı: 0, Ziyaretçi: 1)

Üst Alt