Neler yeni
İslami Forum, Dini Forum, islami site, islami sohbet, radyo, islami bilgiler

İslam-tr.org'a hoş geldiniz! Hemen üye olun ve kendi konularınızı, düşüncelerinizi paylaşarak bu platforma katılın. Oturum açtıktan sonra, İslam dini, tarih ve güncel konularla ilgili paylaşımlarda bulunabilirsiniz.

Çözüldü Allah Rızası İçin Biri Bana Yardımcı Olsun

M Çevrimdışı

mavinur

Yeni Üye
İslam-TR Üyesi
Selamün aleyküm

Üyesi olduğum bir sitede aşşagıda ekliyecegim düşüncelere sahip bir arkadaş musallat oldu.
Benin bilgilerim bu kadar derin değil, eminimki daha yeni islamla tanışan arkadaşların kafasıda karışıyordur.Sadece yazdıklarının küçük bir kısmı.Buna cevap verebilecek biri yardımcı olursa sevinirim.

selam dua ile


NUR SURESİ 31. AYETİN GERÇEK MEALİNİ APAÇIK ANLATAN YAZIYI BİRKAÇ KEZ OKU.
SONRA İSTERSEN DERMİŞ LE KARŞILIKLI ŞİİRLER YAZAR ÜZERİNEDE HATİM İNDİRİR CENNETİN BİLETİNİ ALIRSINIZ.


NUR SURESİ 31. AYET

Ayetin tümünün ABC ile Arapça yazılımı tüm harfler birebir karşılayamaz ama anlamın özünü görebilelim diye şöyle:
24(102.) :31. Ve kul lil müminati yağdudne min ebsarihinne ve yahfazne fürucehünne ve la yübdıne zıynetehünne illa ma zahera minha vel yadrıbne bi humurihinne ala cüyubihinne ve la yübdıne zıynetehünne illa li büuletihinne ev abaihinne ev abai büuletihinne ev ebaihinne ev ebnai büuletihnne ev ıhvanihinne ev benı ıhvanihinne ev benı ehavatihınne ev nisaihinne ev ma meleket eymanühünne evit tabiıyne ğayri ülil irbeti miner ricali evit tıflillezıne lem yazheru ala avratin nisai ve la yadrıbne bi ercülihunne li yuleme ma yuhfıne min zıynetihinn ve tubu ilellahi cemıan eyyühel müminune lealleküm tüflihun.


Bu yazılım Üçlü Kuran Meâllerinde ve internette de var. Peki başörtüsü konusunun buradaki anlamını inceleyelim bakalım doğrusu ne: Birincisi cüyûbihinne cüyûb cim,ye,be ile yazılan ceybin çoğulu, ceyb aslında yaka demek değil, kese demek, kadın için meme demek, göğüs demek ama cep anlamına da yaka anlamına da kullanılmakta.cüyûb bu anlama geliyor. vel yadrıbne bihümùruhinne alâ cüyùbihinn: en doğrusu ki, örtülerini göğüslerinden (göğüslerinin ayrımından) yükseğe vurunsunlar yadrıbne, yedribne aynı, farklı okunuşlar, söylenişler kökü darb vurmaktan geliyor, yadrıbne, yedribne vurunsunlar anlamına geliyor.
Kuran-ı Hâkîmde bir harf bile gelişigüzel rasgele değildir, İlâhî Sözün her harfi özel anlamlıdır. Bu bakımdan Kurandaki Sözün aslına bağlı kalmak ve bugüne uymayan anlamlar çıksa bile üzerinde uzun uzun düşünüp beynimizi yormamız gerekir. Bakın, niçin Türkçede sanıyorum 100 den çok meâl vardır, 10 larca da tefsir olmalı. Peki niçin bunca çok ve farklı olabiliyorlar. Çünkü müminler emin değiller, bir yerden tutturup kafalarının estiği yerlere doğru anlamları sürüklüyorlar. Aslında bir tek kişi ömrü boyunca uğraşsa kelime ve harf sadâkatiyle Kuran-ı Hâkimi tümüyle tam ve özlü olarak anlamlandırıp çeviremez. Tam anlamıyla düşünerek okuması bile yıllar alabilir. velyadrıbne bihümùrihinne alà cüyubihinn: en doğrusu ki, örtülerini göğüslerinden yükseğe vurunsunlar. Ne yana çekiyorlar, yakalarının üzerine bıraksınlarmış. yakalarının üzerine koysunlar, yakalarının üzerine salsınlar Boyunlarına sarıp elbiselerinin içine alsınlar bunlarda bunca tahrifçilik varken her anlama çekebilirler, peki iki kat sıkmabaş örtünmek anlamı nasıl çıkarılıyor. Bunlar Başörtüsünü öne çıkarmışlar, dokunmayın, inancımdır, namusumdur, Allah'ın emridir... tercihimdir... falan filan diye dayatıyorlar. Şimdi anlam tahrifine/çarpıtmaya bir bakın: alâ : yükseğe deniliyor. aşağıdaki bir şey yukarı çıkarılırsa yükseğe çıkarılmış olur. yukarıdaki bir şey aşağıya salınırsa yükseğe çıkarılmış olabilir mi? alâ - yükseğe anlamını da üzerine olarak tahrif ediyorlar. alâ üzerine de olur fakat ancak yükseğe, yukarıya, yüceye anlamlarında üzerine denilebilir fakat yükseğe, yüceye daha doğru ve yakın sözler varken, üzerine kullanılması anlamı kaypaklaştırmaktadır. Hümur başörtüsüymüş. Kadınların başörtüsüne Araplar ne diyorlar: Oysa başörtüsünün Arapçası HİMAR değil. Araplar başörtüsüne MİKNA ve NASIYF diyor. Erkeklerin başörtüsüne de kefiye denilmektedir. Kuranda Nur Sûresi 31.Âyette/belitte söyle deniliyor: vel yadrıbne bihumurihinne alâ cuyubihinn. Ve doğrulamadır; Vel en doğrusu ki anlamındadır. Önceki söyleme bu söylemi ekleme işlevi de vardır. Yadrıbne darbdan türevdir. vurunsunlar anlamındadır. Şapkayı başına vurunmak gibi.. Çünkü, insanlar, eskiden, dikişsiz olarak, dokumaları türlü biçimde üzerlerine atıp sarınarak örtünebiliyorlardı. Bu bakımdan humur herhangi bir örtü demektir. Tanımlanması, adlandırılması gereksizdir. Örtünün amacı örtünmek içindir. bihumurihinne örtüleriyle anlamındadır. Burada örtülerini oluyor. (Humr: alkollü içki bilinci örtüyor ki, soyut bir örtüdür. Hamur: Mayasına göre, işlenmekle sonradan bir şey olacak onu örtüyor. Mahmur, kişinin uykusu gözünden akıyor, bilinci tam açık değil ...) alâ âlî den türevdir ki âli yüce alâ yüksek anlamındadır. Cuyûb için Yaka diyorlar, elbise yakası.... oysa ki o zamanlarda giyinmekten, elbiseden daha genel olarak örtünme konu olduğundan yaka genel bir söylem olamaz. Şimdi bile olamaz çünkü yaka bazı giysilere özgüdür. Tüm giysilerde de yaka yoktur. O halde, buradaki cüyûb ceybin çoğuludur. ceyb kese demek, kadının göğsü, memesi o halde burada ancak ve ancak kadınların göğüsleri, göğüslerinin arası anlamındadır. Nasıl ki şimdi göğüs dekoltesi modası varsa, ve nasıl ki kadın şuram-buram güzel diye ezelden beri kendinin güzelliğini sergilemek hevesinde ve çabasında birbirleriyle yarışıyorsa, âyet vahyedildiğinde de demek ki göğüsleri görünecek halde açık saçık örtünüyorlarmış, bu da hem erkekleri tahrik edeceği ve hem de edebe/ahlâka uygun olmadığı ve hem de aklı bu gibi görüntülere takılan inanırların Rabbe/Allah'a sürekli yöneliş halleri bozulacağından vel yadrıbne bihumurihinne alâ cuyubihinn. En doğrusu ki, (kadınlar) örtülerini göğüslerinin ayrımından yükseğe vurunsunlar anlamındadır. Burada başınızı önce içten sıkmabaşlıkla bağlayıp örtünün ki, boynunuza da sarın, sırtınıza, omuzlarınıza, yakalarınızın üzerinden aşağıya doğru yayıp salın.... anlamları yoktur.

Meâllerde, tefsirlerde anlamlar verilirken âyetler tahrif edilmektedir. Size ne, ben böyle anlıyorum, böyle inanıyorum. demek başka, Kur'an'da böyle yazıyor demek başka.
 
ikraislam Çevrimdışı

ikraislam

İyi Bilinen Üye
Site Emektarı
mavinur ' Alıntı:
Meâllerde, tefsirlerde anlamlar verilirken âyetler tahrif edilmektedir. Size ne, ben böyle anlıyorum, böyle inanıyorum. demek başka, Kur'an'da böyle yazıyor demek başka.
ben bu konuyla br kaç söz edeyim hem yazmış görüşünü hem bütün Müfesirleri yerden yere vurmuş ve bide arkasından böyle saçmalamış herkimse
Size ne, ben böyle anlıyorum, böyle inanıyorum. demek başka, Kur'an'da böyle yazıyor demek başka.
şimdi bu tür konularda hadislere bakmak gerekiyor Rasullahın hanımları örtülerini nasıl bağlıyorlardı araştırmadan ayetlere herkes yorum verebiliyor aşağıdaki hadisi inceleyin isterseniz.
Safiyye binti Şeybe şöyle anlatır: "Biz Âişe ile birlikte idik. Kureyş kadınlarından ve onların üstünlüklerinden söz ettik. Hz. Âîşe dedi ki: Şüphesiz Kureyş kadınlarının birtakım üstünlükleri vardır. Ancak ben, Allah'a yemin olsun ki, Allah'ın kitabını daha çok tasdik eden ve bu kitaba daha kuvvetle inanan Ensar kadınlarından daha faziletlisini görmedim. Nitekim Nûr sûresinde "Kadınlar başörtülerini yakalarının üstüne taksınlar..." âyeti inince, onların erkekleri bu âyetleri okuyarak eve döndüler. Bu erkekler eşlerine, kızlarına, kız kardeş ve hısımlarına bunları okudular. Bu kadınlardan her biri Allah'ın kitabını tasdik ve ona iman ederek, etek kumaşlarından başörtüsü hazırladılar. Ertesi sabah, Hz. Peygamberin arkasında başörtüleriyle sabah namazına durdular. Sanki onların başları üstünde kargalar vardı" (Buharî, Tefsîru Sûre, (Nûr Sûresi Tefsiri), 6/136; Ebû Dâvud, Libas 32, h. no: 4101)
konuyla ilgili ayet ve hadisleri Ahmed kalkan hocamızın kuran kavramları indirip tesettürle ilgili kavramı okumanızı tavsiye ediyorum selamlar


https://www.islam-tr.org/kurânı_kerîm_kitapları/kavram_tefsiri-t7316.0.html
 
M Çevrimdışı

mavinur

Yeni Üye
İslam-TR Üyesi
İlginiz için Allah razı olsun.Bu şahsı siteden attırdık bu söylediklerinizi arkadaşlar yazmışlardı.
Tavsiye ettiğiniz kitabıda okuyacağım.
 
Y Çevrimdışı

yapraka

Yeni Üye
İslam-TR Üyesi
ben bu konuyla br kaç söz edeyim hem yazmış görüşünü hem bütün Müfesirleri yerden yere vurmuş ve bide arkasından böyle saçmalamış herkimse
Size ne, ben böyle anlıyorum, böyle inanıyorum. demek başka, Kur'an'da böyle yazıyor demek başka.
şimdi bu tür konularda hadislere bakmak gerekiyor Rasullahın hanımları örtülerini nasıl bağlıyorlardı araştırmadan ayetlere herkes yorum verebiliyor aşağıdaki hadisi inceleyin isterseniz.

Ben şu siteden attırılan arkadaşa katılıyorum ama cüyubun anlamından emin değilim.Hımar'a katılıyorum,bir Arap Dil ve Edebiyatı hocasından kelimenin evrensel anlamını sorabilirsiniz.
Sınırlar;alt sınırlar ,üst sınırlar önemlidir dinde.Allah evlatlığının eşiyle evlendirdi peygamberimizi ,neden?
Kur'an ile ilgili bir yorumu açıklamak için hemen hadislere koşuyorsunuz.Peygameberim söylemişse elbette o asla yalan söylemez bunun şahidi Allah'tır. Ama ya o söylemediyse...Peygamberimiz olsa bu konuda şüpheye düştüğünde ne yapardı?Hakeme başvururdu.
Ve o Kur'an dururken başka hakem de aramazdı.
Ama elbetteki biz dil nedeniyle belli kelimelerde takılabiliriz.Takıldığımız hususlarda bilenler yok mu?
Sorun şu tek noktayı çözememekten kaynaklanıyor:Kur'an hakem değil mi?
Ama Allah kesinlikle kendinden korkanları yollarına iletecekmiş.Kafalar karışsın korkmamalı,boşalsın tüm yanlışlar yerini Allah peygamberinin kalbine indirdiği ile doldursun.
Biraz sitemli ama derin bir sevgi ile...
 
B Çevrimdışı

benim

Üyeliği İptal Edildi
Banned
kardeşler kuranı anlamak vu uygulamak için ilk etapta konu hakkında kaçtane ayet varsa nuzul sırasına göre yazılıp besmele çekilip okunur sonra konu hakkındaki hadis ve peygamberin uygulamasına bakılır.ve olayın özü hikmetiyle açıkça ortaya çıkar çünkü Rabbimin ilminin hikmeti vardır ve bizleride bu şekilde hikmetiyle tebliğ etmemizi buyurmuştur.hikmetiyle anlatınca hem akli hem kalbi mutmainlik olur.yoksa konu hakkında on ayet varsa dokuzunu alırsak biri kalır buda yanliş anlamaya mehal verir günümüzde olan çıkmazlarda bundan kaynaklanıyor kanaatindeyim size tavsiyem giyim kuşamla ilgili bütün ayetlari bulun yazın ve nuzul (iniş)sırasına göre euzubesmele çekerek ve rabbim ilmimi artır deyip okuyup amel edin rabbim yardımcınız olur.ALLAHIN SİZE YARDIM EDECEĞİNDEN ZERRE KADAR ŞÜPHELENMEYİN BİLE..Rabbim selamete çıkarır herkonuda bunu yaparsanız inşaallah muaffak olursunuz şeytan ve dostlarından rabbimRAHMANA sığınalım..esselamun aleykum verahmetullah vebereketuhu
 
F Çevrimdışı

ferbay1

Üye
İslam-TR Üyesi
kuran ayetleri ve hadislerden anladığım kadının vücudunun tamamınınn avret olduğudur.
örtü nur suresi 31. geçiyorda diğer ayetlerle beraber bakmak lazım. Mütevatir olarak gelmiş örtüyü son dönem mealcierinden başka inkar eden olmamıştır. (Bedenin avret olan kısmı mezhepler arası ihtilaflı olsada)


Ey peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına hep söyle de cilbablarından (dış elbiselerinden) üzerlerini sımsıkı örtsünler. Bu onların tanınmamalarına, tanınıp da eziyet edilmemelerine en elverişli olandır. Bununla beraber Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir. (Ahzab 59)

Ahzab 59. Ayetindeki Emrin Lugavi Tahlili:
“İdnâ” kelimesi elbise giyinmek demektir. “alâ” edatıyla muteaddi (geçişli) olmaz. Bilakis “lam”, “min” ve “ila” edatlarıyla muteaddi olur. Eğer “ala” edatıyla geçişli yapılırsa o zaman başka bir anlama delalet eder ki, o da; “irhâ”dır. İrha fiili bir şeyin üzerinden sarkıtmak demektir. Dolayısıyla ayette geçen “Cilbablarından idna etsinler” emri, başlarından yüzleri üzerine sarkıtarak örtsünler demektir. Yüzleri üzerine denmesinin sebebi; irha fiilinin ancak bir uzuv üzerine olması gerekmesindendir. Açık olarak anlaşılır ki bu ancak yüz üzerine sarkıtılmakla olur. Şayet mana alın üzerine olsaydı, bu eksik kalır ve irha fiili gerçekleşmiş olmazdı. Bunu destekleyen hususlardan birisi de şudur: İdna ile irha kastedilmesi, sadece et-tecelbüb (cilbab giyinme) fiili ile olmamış, Allah Azze ve Celle “min” kelimesini de zikretmiştir. Bu da teb’izîdir. Yani bu sarkıtma cilbabın bir parçasıyla olacaktır.
Bu yüzden “Tesettürde Ölçüler” adlı çalışmamda bir kısmını naklettiğim gibi başta lügat konusunda imam olan Zemahşeri ve Ebu Hayyan olmak üzere müfessirler ve diğer alimler bu ayete başları üzerinden yüzü örtmek anlamını vermişler, bu konuda arap dilini bilenler ihtilaf etmemişlerdir. Şeyh Safiyurrahman Mubarekfuri der ki; bu ayetin yüzü örtmek gerektiğini ifade ettiğine muhalif hiçbir müfessir bilinmemektedir.1 “İdna” genel bir ifadedir, yüzün örtülmesini de, örtülmemesini de ifade eder görüşüne gelince, şayet bu ayete yüzün açık bırakılacağı şekilde anlam verilirse, Peygamber hanımlarının da yüzünün açık olacağı anlamı çıkar ki bu görüş batıldır. Zira Peygamber hanımlarının yüzlerini örtmeleri vaciptir. Ahzab 53. Ayetini yukarıda kaydetmiştim. Şayet bu ayet, yüzün örtülmesini gerektirecek şekilde tefsir edilirse, peygamber hanımlarının yüzlerini örtmelerini emreden diğer ayete (Ahzab 53) uygun olur. Diğer bir husus, emrin “yudniyne” şeklinde muzari gelmesidir. Malumdur ki muzari emir vaciplik ifade eder ve vacip olan emri tekid eder. Ayette geçen “celabib” kelimesi, cilbabın çoğuludur. Cilbab ise hımar denen başörtüsünden daha büyük, kadının tüm bedenini örten bir örtüdür. Nitekim Ümm Atiye radıyallahu anha Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e; "Ey Allah’ın Rasulü! Olur ki birimiz tüm bedenini örten örtüyü bulamaz, bu takdirde ne olur?" diye sordu bunun üzerine;
"Ona kız kardeşi kendi cilbabından giydirsin" buyurmuştur.2 Pek çok muhakkikin de belirttiği gibi arap lügatinde cilbab; vücudun tamamını örten örtü demektir.
İbn Teymiye şöyle demiştir: “Hicab ayetinden önce kadınlar cilbabsız olarak çıkıyorlardı. Elleri ve yüzlerini erkekler görüyorlardı. O sıralarda yüzünü ve ellerini açması caiz olduğundan bunlara bakmak da caizdi. Allah Azze ve Celle hicab ayetini (Ahzab 59.) indirince kadınlar erkeklere karşı örtündü.”3 Ayetteki “zalike: bu” zamiri, üzerlerine cilbablarının bir kısmından sarkıtsınlar emrine racidir. Yani bu tanınıp eziyete uğramamaları için daha uygundur. Zira ayetin nüzul sebebi, cariyelere sataşılmasıdır. Hür kadınlardan tanınmayanlar da cariye zannedilip sataşılırdı. Sadece başın örtülmesi konuşmalardan alıkoymaz. Kadın ancak yüzünü örterse bundan korunabilir.

Bu Ayetten Sahabeler Yüzün Örtülmesi Gerektiğini Anlamıştır Abdurrazzak, Ma’mer – İbn Huseym – Safiyye bt. Şeybe – Ümm Seleme radıyallahu anha isnadıyla rivayet ediyor:
“Bu ayet (Ahzab 59) nazil olunca Ensar kadınları başlarında karga varmış gibi sükûnet içinde oldular üzerlerinde siyah çarşaflar vardı.”4
Aişe radıyallahu anha’dan gelen rivayette; “Allah ilk muhacir hanımlara rahmet eylesin. “Ey peygamber, hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına söyle…” ayeti nazil olunca elbiselerinin bir parçasını yırtarak yüzlerini örttüler. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in arkasında başlarında kargalar varmış gibi namaz kıldılar.”5
 
E Çevrimdışı

erkete123

Üyeliği İptal Edildi
Banned
1-) Kuran'da eğer birşey apaçık yazmıyorsa, bu farz değildir. Hadislerle kafa bulandırmayalım.
2-) Arkadaşla görüşleriniz tutmuyor diye siteden attırmak bir müslümana yakışır bir davranış değildir. Bizim dinimiz herkesin hakkını savunmayı ve hoşgörüyü emretmektedir.
3-) Ayette belirtilmek istenen, dönemde esir kadınların çıplak gezmesi, edep yerlerini göstermesi yüzünden, mümin kadınların iffetli giyinip kendilerini ehl-i namus şekilde tanıtacak şekilde giyinmeleri gerektiğidir.
4-) Müslümanlığın altın çağı diye adledilen dönemden sonraki bozulmalar ve emevilerin kendi ideolojilerini ve arap kültürünü yaymak için uydurdukları hurafelere kanmayalım. Bu örnek onlardan biridir.
Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve bütün mü’minlerin hanımlarına söyle: Sokağa tenlerini göstermeyen, vücut hatlarını belli etmeyen elbiselerini giyerek çıksınlar. Bu tür örtünme onların, vakar ve heybetleriyle hür kadınlar olarak tanınıp, kendilerine hürmet edilmesine; sarkıntılık yapılmamasına, incitilmemelerine en uygun bir örtünmedir. Allah çok bağışlayıcı ve engin merhamet sahibidir.
 
!sLaM4eVeR Çevrimiçi

!sLaM4eVeR

لا اله الا الله
Admin
1-) Kuran'da eğer birşey apaçık yazmıyorsa, bu farz değildir. Hadislerle kafa bulandırmayalım.

Hadislerle delil sunmak demek kafa bulandırmak. Bu menhecde olan birini sitede tutup kafa bulandırmamak gerek değil mi. O yüzden selametle kalın.
 
Abdulmuizz Fida Çevrimdışı

Abdulmuizz Fida

فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ
Admin
"Onlar ki, o ümmî peygambere uyarlar, yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılmış bulacakları o peygambere uyup, onun izinden giderler ki, o, onlara iyiyi emreder ve onları kötülüklerden alıkoyar, temiz ve hoş şeyleri kendilerine helâl kılar, murdar ve kötü şeyleri de üzerlerine haram kılar, sırtlarından ağır yükleri indirir, üzerlerindeki bağları ve zincirleri kırar atar, işte o vakit ona iman eden, ona kuvvetle saygı gösteren, ona yardımcı olan ve onun peygamberliği ile birlikte indirilen nuru izleyen kimseler var ya, işte asıl murada eren kurtulmuşlar onlardır." (A'raf 157)


Cizyeyi verirse hakkını savunur herkein . Ama muslumansa zaten ehli sunnetten sapıtıp, HADİS İNKARCISI MUTEZİLİ olmadığından muslumanların hakkını da savunur, hoşgörülü de alır. Küfre ve sapıklığa hoş görü maskesiyle taviz verilmez.
 
yusuf Çevrimdışı

yusuf

İyi Bilinen Üye
İslam-TR Üyesi
1-) Kuran'da eğer birşey apaçık yazmıyorsa, bu farz değildir. Hadislerle kafa bulandırmayalım.
2-) Arkadaşla görüşleriniz tutmuyor diye siteden attırmak bir müslümana yakışır bir davranış değildir. Bizim dinimiz herkesin hakkını savunmayı ve hoşgörüyü emretmektedir.
3-) Ayette belirtilmek istenen, dönemde esir kadınların çıplak gezmesi, edep yerlerini göstermesi yüzünden, mümin kadınların iffetli giyinip kendilerini ehl-i namus şekilde tanıtacak şekilde giyinmeleri gerektiğidir.
4-) Müslümanlığın altın çağı diye adledilen dönemden sonraki bozulmalar ve emevilerin kendi ideolojilerini ve arap kültürünü yaymak için uydurdukları hurafelere kanmayalım. Bu örnek onlardan biridir.
Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve bütün mü’minlerin hanımlarına söyle: Sokağa tenlerini göstermeyen, vücut hatlarını belli etmeyen elbiselerini giyerek çıksınlar. Bu tür örtünme onların, vakar ve heybetleriyle hür kadınlar olarak tanınıp, kendilerine hürmet edilmesine; sarkıntılık yapılmamasına, incitilmemelerine en uygun bir örtünmedir. Allah çok bağışlayıcı ve engin merhamet sahibidir.

SANA CEVAP BU LINKTE OKU INS ... BENI YALANCI CIKARMADIN

https://www.islam-tr.org/konu/hadislerle-ilgili-cok-onemli-okuyun-lutfen.6959/
 
E Çevrimdışı

erkete1234

Üyeliği İptal Edildi
Banned
BENİ FORUMDAN ATACAĞINIZA ÖĞRETİN ÖĞRENEYİM! HADISLERIN ARASINDA DOĞRU OLANLAR VAR AMA YALAN HADISLER DE ÇOK DEMEK İSTEDİM ARKADAŞLAR...
 
SİYAHSANCAKLI Çevrimdışı

SİYAHSANCAKLI

Üyeliği İptal Edildi
Banned
evet bizler hadis ilmimi biliyoruzki şu hadis gerçek veya şu hadis mevdudur diye..elbette alimlerin kitaplarında bu konularda yazılanları aksettireceğiz..
 
K Çevrimdışı

kapsul

Yeni Üye
İslam-TR Üyesi
Mavinur adlı üyenin, alıntı yaptığı site ile bu alıntının yazarı ve eğitimini de belirtmesi gerekirdi. Tabi konu açılalı yıllar, en son cevap yazılalı da aylar olmuş ama böylesi ciddi bir konuda kimin olduğu belli olmayan tasvirleri tartışmak ne kadar doğrudur, bilinmez.
 

Benzer konular

Üst Ana Sayfa Alt