ف
Çevrimdışı
"Selamun Aleyküm Hocam,
Erkeğin Şafii, kadının ise Hanefi olduğu bir evlilikte; eşlerden birinin (dinden çıkaran söz söylemesi ya da amel yapması) neticesinde, Hanefi mezhebine göre nikahın düştüğü, ancak Şafii mezhebine göre samimi tevbe ile nikahın (yeni bir akde gerek kalmaksızın) devam ettiği bir durum yaşanmıştır.
Bu çift, o anki bilgi eksiklikleri nedeniyle Hanefi mezhebinin 'tecdid-i nikah' (nikah tazeleme) şartını yerine getirmemiş; ancak tevbe ederek evliliklerine Şafii mezhebinin cevazı dairesinde devam etmişlerdir. Aylar sonra bu durumun farkına vardıklarında:
1. Hanefi olan kadının, nikahın devamı hususunda kocasının mezhebine (Şafii) tabi olması fıkhen mümkün müdür? Bu durum "amelden sonra taklit" kapsamında geçmişe dönük bir meşruiyet sağlar mı?
2. Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) Hz. Zeynep (r.a.) ve Ebu’l-As (r.a.) hadisesinde uyguladığı 'yıllar sonra bile eski nikahla birleşme' ruhsatı, bu çiftin "bilmeden" geçen aylarını vebalden kurtarmak için yeterli bir delil (nefsü'l-emir) sayılır mı?
3. Kişilerin hükmü teknik olarak bilmeseler dahi, İslam dairesindeki bir ruhsata (Şafii içtihadına ve Sünnete) uygun yaşamış olmaları, bu süreci 'şüpheli akit' kapsamına sokarak haramlığı ortadan kaldırır mı?
Erkeğin Şafii, kadının ise Hanefi olduğu bir evlilikte; eşlerden birinin (dinden çıkaran söz söylemesi ya da amel yapması) neticesinde, Hanefi mezhebine göre nikahın düştüğü, ancak Şafii mezhebine göre samimi tevbe ile nikahın (yeni bir akde gerek kalmaksızın) devam ettiği bir durum yaşanmıştır.
Bu çift, o anki bilgi eksiklikleri nedeniyle Hanefi mezhebinin 'tecdid-i nikah' (nikah tazeleme) şartını yerine getirmemiş; ancak tevbe ederek evliliklerine Şafii mezhebinin cevazı dairesinde devam etmişlerdir. Aylar sonra bu durumun farkına vardıklarında:
1. Hanefi olan kadının, nikahın devamı hususunda kocasının mezhebine (Şafii) tabi olması fıkhen mümkün müdür? Bu durum "amelden sonra taklit" kapsamında geçmişe dönük bir meşruiyet sağlar mı?
2. Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) Hz. Zeynep (r.a.) ve Ebu’l-As (r.a.) hadisesinde uyguladığı 'yıllar sonra bile eski nikahla birleşme' ruhsatı, bu çiftin "bilmeden" geçen aylarını vebalden kurtarmak için yeterli bir delil (nefsü'l-emir) sayılır mı?
3. Kişilerin hükmü teknik olarak bilmeseler dahi, İslam dairesindeki bir ruhsata (Şafii içtihadına ve Sünnete) uygun yaşamış olmaları, bu süreci 'şüpheli akit' kapsamına sokarak haramlığı ortadan kaldırır mı?

