Makale Amerikan Halkına Mektup (Şeyh Eymen Ez-Zevahiri)

Ercüment Akıncı

Üye
İslam-TR Üyesi
Üye
Bu yazı Şeyh Eymen Ez-Zevahiri'nin Inspire dergisinde yayınlanan "Letter To The American People" adlı makalesinin Türkçe'ye tercüme edilmesiyle hazırlanmıştır.

24710

Amerikan Halkına Mektup
SİZİNLE NEDEN SAVAŞIYORUZ?

Bu soruya cevap vermek kolay. Sizinle savaşıyoruz çünkü bize saldırdınız ve buna devam ediyorsunuz. 80 yıldan fazladır işgal altında ezilen Filistin’de bize saldırdınız. İngilizler sizin desteğiniz ile Filistin’i, yarım asırdır orada baskı, saldırı, cinayet, sürgün ve yıkım uygulayan Yahudilere verdi. Eğer İsrail’in kurulması ve varlığını devam ettirmesi bir suçsa, o halde siz bu suçun baş faillerisiniz. Çünkü öyle inanıyorum ki, Amerika’nın İsrail’e verdiği destek ispat gerektiren bir mesele değildir. İsrail bir suçtur ve yok edilmesi gerekir. Bu suçta parmağı olan herkes bunun bedelini ödemelidir. Kutsal topraklarda dökülen Filistinli kanı yerde kalmamalı ve Filistin halkının yalnız başına ağlamadığından ve ölüme gitmediğinden emin olunmalıdır.

Somali’de bize saldırdınız, Çeçenistan ve Keşmir’de bize karşı Rusları ve Hindistan’ı, Lübnan’da ise Yahudileri desteklediniz. Bu sırada topraklarımızı yöneten kukla rejimler, sizin gözetim ve talimatınız altında her gün bize saldırdı. Zor kullanarak halkımızın İslam hukuku ile yönetilmesini engelledi, bizi aşağıladı ve bizi büyük bir korku ve baskı hapishanesine tıktı. Kaynaklarımızı çalarak düşük bir menfaat karşılığında size verdi. Ve Filistin’in büyük bir bölümünü Yahudilere teslim etti, onların varlığını resmen tanıdı. Bu rejimlerin ortadan kaldırılması İslami bir yükümlülük ve Müslüman ümmetin özgürlüğüne, İslam Şeriatı’nın uygulanmasına ve Filistin’in kurtulmasına giden yolda bir adımdır. Bu nedenle bu rejimlerle olan savaşımız sizinle olan savaşımızdan ayrı düşünülemez.

Siz donanma ve ordularınızı kullanarak petrolümüzü ve diğer kaynaklarımızı çalıyor ve insanlık tarihinde görülen en büyük hırsızlığa imza atıyorsunuz. Yahudilerin güvenliğini sağlamak ve zenginliklerimizin devamlı olarak yağmalandığından emin olmak için topraklarımızı işgal ediyor, üsler kuruyor ve kutsal mekanlarımızı kuşatıyorsunuz. Siz Müslüman Irak halkına ambargo uyguladınız. O ambargoda bir buçuk milyon Iraklı çocuk öldü ve siz gözünüzü bile kırpmadınız, ancak sizden 3000 kişi öldüğünde tüm dünya ayağa kalkar ve bir daha da oturmaz.

Bu trajedi ve felaketler bize uyguladığınız saldırganlıklardan birkaçı. Hem hukuk hem de akıl şunu kabul eder ki, kurban, saldırgana karşı kendini koruma hakkına sahiptir. O halde bizden Cihad, direniş ve intikamdan başka bir şey beklememelisiniz. Amerika’nın bize 50 yıldan fazladır saldırması karşılığında, bizim de onun huzur ve güven içinde yaşamasına izin vermemiz düşünülebilir mi?


Bu saldırıları finanse eden Amerikan halkıdır. Çünkü seçilmiş temsilcileri             aracılığıyla ödedikleri vergilerin nasıl kullanıldığını izliyor ve yönetiyorlar.
Yukarıdakilerin hiçbiri herhangi bir suça karışmamış sivillerin öldürülmesini meşru kılmaz diyebilirsiniz. Ancak böyle bir argüman, sizin sürekli özgürlükler ülkesi olduğunuz ve dünyada özgürlüğün başını çektiğiniz nakaratına ters düşer. Nitekim Amerikan halkı, siyasi anlaşmalar temelinde hükümetlerini kendi özgür iradeleri ile seçerler. Bu nedenle Amerikan halkı, Amerika’nın İsrail’e verdiği desteği seçmiş ve desteklemiştir. Eğer isteselerdi hükümetlerinin politikalarını reddedebilirlerdi. Amerikan halkının ödediği vergiler, Afganistan’da bizi bombalayan uçaklara, Filistin’de evlerimizi yıkan tanklara, Arap Yarımadası’nı işgal eden orduya, Irak’ta çocuklarımızı kuşatan donanmaya ve İsrail’e gidiyor ki, böylece bize saldırmaya devam ediyor ve daha çok toprağımıza el koyuyor.

Yani, bu saldırıları finanse eden Amerikan halkıdır. Çünkü seçilmiş temsilcileri aracılığıyla ödedikleri vergilerin nasıl kullanıldığını izliyor ve yönetiyorlar. Ve bize saldıran Amerikan ordusunda Amerikalı erkek ve kadınlar görev alıyor. Bu nedenlerden dolayı, Amerika’nın ve Yahudilerin bize karşı işlediği tüm bu suçlardan Amerikan halkı masumdur diyemeyiz.


24712
Allah kısası meşru kılmıştır. Bu nedenle bize saldıranlara saldırmak, bizim şehir ve köylerimizi yıkanların şehirlerini ve köylerini yıkmak, zenginliklerimizi çalanların ekonomilerini vurmak, sivillerimizi öldürenlerin sivillerini öldürmek bizim hakkımızdır. Bugün Amerikalı gazeteci ve politikacılar şu soruya cevap vermekten kaçıyorlar: “11 Eylülde bize neden saldırdılar?”

SİZİ NEYE ÇAĞIRIYOR VE SİZDEN NE İSTİYORUZ?

BİRİNCİSİ
sizi, ibadet ve itaatte Allah’a ortak koşan putperestliğin tüm formlarını reddeden, Tevhid inancına sahip, Allah’a karşı tam bir sevgi ve boyun eğme dini olan İslam dinine, O’nun Şeriat’ına, Peygamberi Muhammed ﷺ e indirdiği vahye ters düşen tüm düşünce, felsefe ve teorileri reddetmeye davet ediyoruz. İndirilen tüm dinlerin sonuncusu olan dürüstlük, doğruluk, temizlik, merhamet ve sevgi dinine davet ediyoruz. Öyle bir din ki, insanlara ihsan eden, aralarında adaleti tesis eden, onlara haklarını veren, zulmü ve baskıyı engelleyen ve el, dil ve kalple iyiliği emredip, kötülükten alıkoyan bir din. Allah için O’nun sözü hakim oluncaya kadar Cihad eden, Allah’a itaatte birlik ve renk, ırk, dil ayrımı gözetmeksizin insanlar arasında eşitlik kuran bir din. Tüm semavi dinlerin kitapları değişikliğe uğramış ve tahrif edilmişken, kendi kitabı olan Kur’an’ın hiçbir değişikliğe uğramadan günümüze ulaştığı bir din. Kur’an öyle bir kitap ki, Allah’ın onun bir benzerini hatta onun on ayetinin benzerini yazmaları için kullarına meydan okuduğu bir kitap.

İKİNCİSİ sizden işlemiş olduğunuz bu zulmü, saldırganlığı ve suçlarınızı durdurmanızı istiyoruz. Sizi ahlaki değerlere, iffete ve temizliğe davet ediyor, zina, kumar, içki, kadın satıcılığı gibi ahlaksızlıkları da terk etmeye çağırıyoruz. Sizi bunlara çağırıyoruz ki, belki içine düştüğünüz bu çukurdan ve politikacıların bu üzücü durumunuzu sizden gizlemek için kullandıkları “büyük ulus” aldatmacasından kurtulabilirsiniz.

Üzülerek şunu belirtmek isterim ki siz insanoğlunun tarih boyunca gördüğü en berbat medeniyetsiniz. Siz ne anayasanızda ne de kanunlarınızda Allah’ın hükmüne uymayan bir milletsiniz.


ÜÇÜNCÜSÜ sizden durmanızı ve samimi bir şekilde kendinize bakmanızı -ki yapacağınızdan şüpheliyim- istiyoruz. Böylece değerleri, prensipleri yada ahlakı olmayan bir millet olduğunuzu ve kendiniz bunlara sahip değilken, başkalarının sahip olmasını beklediğinizi keşfedebilirsiniz.

DÖRDÜNCÜSÜ sizden Müslümanlara karşı savaşan İsrail, Hindistan, Rusya ve Filipinler’i desteklemeyi bırakmanızı istiyoruz.

BEŞİNCİSİ sizden pılınızı pırtınızı toplayıp topraklarımızı terk etmenizi istiyoruz. Size iyi dileklerimizi iletiyoruz, bu yüzden askerlerinizi konteynırlara tıkıp gemilerle evinize göndermeye bizi mecbur bırakmayın.

ALTINCISI sizden topraklarımızı yöneten yozlaşmış yöneticileri desteklemeyi, ulusal politikalarımıza karışmayı ve eğitim kurumlarımıza müdahele etmeyi bırakmanızı istiyoruz. Ya bizi kendi halimize bırakırsınız ya da New York ve Washington’da görüşürüz.

YEDİNCİSİ sizden zorlama, yağma, işgal ve Yahudileri destekleme politikası yerine – ki bunlar size daha çok yıkım getiriyor – bizimle karşılıklı menfaat çerçevesinde etkileşim kurmanızı istiyoruz.

Eğer isteklerimize olumlu cevap vermezseniz kendinizi, Allah’ın birliğine dayanan tevhid inancına sahip, O’ndan başka hiç kimseden korkmayan bir ümmetle, İslam Ümmetiyle savaşa hazırlayın. “Korkuyor musunuz onlardan? Eğer inanıyorsanız, kendisinden korkmanıza Allah daha layıktır. Onlarla çarpışınız. Allah, onları sizin ellerinizle azablandırsın, hor ve aşağılık kılsın ve onlara karşı size zafer versin, mü'minler topluluğunun göğsünü şifaya kavuştursun. Ve kalblerindeki öfkeyi gidersin. Allah dilediğinin tevbesini kabul eder. Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.”

Şeref ve onur Ümmeti: “Oysa izzet (güç, onur ve üstünlük) Allah'ın, O'nun Resûlü'nün ve mü'minlerindir. Ancak münafıklar bilmiyorlar.”

“Gevşemeyin, üzülmeyin; eğer (gerçekten) iman etmişseniz en üstün olan sizlersiniz.”


Şehadet Ümmeti, ölümü sizin hayatı sevdiğiniz gibi seven bir Ümmet: “Allah yolunda öldürülenleri sakın 'ölüler' saymayın. Hayır, onlar, Rableri katında diridirler, rızıklanmaktadırlar. Allah'ın kendi fazlından onlara verdikleriyle sevinç içindedirler. Onlara arkalarından henüz ulaşmayanlara müjdelemeyi isterler ki onlara hiç bir korku yoktur, mahzun da olmayacaklardır. Onlar, Allah'tan bir nimeti, bir fazlı (bolluğu) ve gerçekten Allah'ın mü'minlerin ecrini boşa çıkarmadığını müjdelemektedirler.”

Allah tarafından zafer ve üstünlük ile müjdelenmiş bir Ümmet: “Müşrikler istemese de O dini (İslam'ı) bütün dinlere üstün kılmak için elçisini hidayetle ve hak dinle gönderen O'dur.”

İslam Ümmeti Allah’ın izniyle sizin gibi ne imparatorlukları çökertmiş ve mağlup etmiştir. Bu Ümmet sizin saldırganlığınızı küçük görüyor, kötülüğün sonunun geleceği günü bekliyor ve savaşmaya hazır. Ve siz, hepiniz, kibriniz yüzünden oluşan nefretin İslam Ümmeti içinde ne kadar yayıldığını biliyorsunuz.

Eğer Amerikan halkı bizim tavsiyelerimize ve hakka davetimize aldırış etmezse, Bush’un laneti yüzünden acı çekecekler. O, insanları bir haçlı seferine davet etmişti ki, atalarının bizim Mücahid atalarımız tarafından yenildiği ve aşağılandığı gibi bugün de onlar Allah’ın izniyle Mücahidler tarafından mağlup edilecektir. Eğer Amerikan halkı bunlara kulak asmazsa, Afganistan’da askeri mağlubiyet, siyasi parçalanma, ideolojik çöküş ve ekonomik iflas ile karşılaşan Sovyet’lerle aynı kaderi paylaşacaklar.

Bu Amerikalıların mektubuna karşılık bizim mektubumuzdur. Belki artık cahiliyye medeniyetine karşı neden savaştığımızı anlarlar.

Inspire Dergisi, Sayı 13

2014

Yazının PDF haline aşağıdan ulaşabilirsiniz
Amerikan Halkına Mektup PDF
 

Şu an bu konuyu görüntüleyenler (Kullanıcı: 0, Ziyaretçi: 1)

Üst Alt