Soru Ateizm ve Deizm Bir Tür Şirk midir?

Y Çevrimdışı

yalandunya1990

Üye
İslam-TR Üyesi
Ateist ve Deistliğin bir tür şirk olduğunu söyleyenler var. Bu konuda deliller var mı?
Kur'anda Furkan süresi 43. Ayette arzuların ilah edinilmesinden bahsedildiği bunun da aynı ateistlerin inanacina uygun olduğu haliyle bununda bir tür şirk olduğuna delil gösterilmiş.

Yine Kur'an'da bazı ayetlerde ortak koşanların özelliklerinden bahsedilirken bu kişilerin ahireti inkar eden kişiler olduğundan da bahsedilmiş olduğu için yine Ateist ve deistlerin de aslında şirk koşan oldukları söylenmiş.

Deistlerin bir yaratıcı olduğuna inanıp hüküm koyma, yönetme,kaderi tayin etme özelliklerini yok saymasinin da şirk koşmak olduğunu yine eklemişler.

Bu noktada getirilen deliller ateistleri ve deistleri şirk koşan sınıfına ekler mı?
 
Bin Yusuf Çevrimdışı

Bin Yusuf

İslam-tr Sakini
İslam-TR Üyesi
Ateizm ulûhiyette ve rubûbiyette inkardır yani küfürdür.
Deizm ulûhiyette inkar rubûbiyette ise eksik ve bozulmuş tevhid anlayışıdır aynı şekilde küfürdür.
Şirk ise Allah’ı kabul edip O’na ortak koşmaktır yani müşrikler ulûhiyette ve rubûbiyette inkarcı değiller ama ulûhiyette ortak koşuyorlar. Bazen rubûbiyette de ortak koşanlar vardır.

Furkan Suresi 43. Ayet ise akaidî yada hukukî sınıflandırma yapmaz.
“Müşrik”, “kâfir” gibi terimleri açıkça kullanmaz
Ahlakî ve zihinsel bir sapmayı eleştirir.
 
Y Çevrimdışı

yalandunya1990

Üye
İslam-TR Üyesi
Ateizm ulûhiyette ve rubûbiyette inkardır yani küfürdür.
Deizm ulûhiyette inkar rubûbiyette ise eksik ve bozulmuş tevhid anlayışıdır aynı şekilde küfürdür.
Şirk ise Allah’ı kabul edip O’na ortak koşmaktır yani müşrikler ulûhiyette ve rubûbiyette inkarcı değiller ama ulûhiyette ortak koşuyorlar. Bazen rubûbiyette de ortak koşanlar vardır.

Furkan Suresi 43. Ayet ise akaidî yada hukukî sınıflandırma yapmaz.
“Müşrik”, “kâfir” gibi terimleri açıkça kullanmaz
Ahlakî ve zihinsel bir sapmayı eleştirir.
Açıklama için teşekkür ederim.
Biliyorsunuzdur belki ateist ve deistlerin Allah sadece ortak koşmayı affetmeyeceğini bu sebeple kendilerinin (ateistler biz inanmıyoruz ama siz müslümanlar inanıyorsunuz madem bir Allah var o zaman bizi cennete alacaktır sizin kitabınıza göre. diyor) cehennemde bulunup bulunmayacağını kendi deyişleri ile 'Tanri'nın (ateistler müslümanların Allah'ın varlığına inanıyor oluşunu esas alarak söylüyor) inisiyatifinde olduğunu söylüyorlar.
Kısaca bu konuda bizim çeliştiğimizi belirtiyorlar.
Bu konuda araştırma yaparken yukarıda yazdığım şekilde deliller getirilmiş. O sebeple sormak istedim .
Başka ayetlerde inkarcilardan bahsedilse dahi Allah'ın müşrik dışında kimseyi sonsuz cehenneme atmayacağına muslumanlarin imam ettiğini ısrarla belirtip esasen kafa karıştırmaya çalışmışlar. Öğrenciler de bu konuda kafa karışıklığı yaşayıp özellikle deizm noktasına kayıyor. Son 2 senedir inanmadığını belirten müslüman çocukları geliyor odama. Anladım ki bu konu onların kafasını karıştırmış.
 
Son düzenleme:
Bin Yusuf Çevrimdışı

Bin Yusuf

İslam-tr Sakini
İslam-TR Üyesi
“İnkâr edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlar ise ateş ehlidirler. Onlar orada ebedî kalacaklardır.”
(Bakara, 2/39 meali)

“Şüphesiz inkâr edenler ve kâfir olarak ölenler var ya, işte Allah’ın, meleklerin ve bütün insanların laneti onların üzerinedir.
Onlar o azapta ebedî kalacaklardır.”
(Bakara, 2/161–162 meali)

“Allah’ı ve peygamberlerini inkâr edenler, Allah ile peygamberlerinin arasını ayırmak isteyenler… işte onlar gerçek kâfirlerdir.”
(Nisa, 4/150–151 meali)
Daha pek çok ayette belirtildiği üzere küfür veya şirk üzere ölenler Cehennemde ebedî kalır.

Nisâ Suresi 48 ayet mealinde(aynı ifade 116. ayette de var)
“Şüphesiz Allah, kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz; bunun dışındakileri dilediği kimse için bağışlar.” buyuruyor yüce Allah.
“Dilediği kimse için” ifadesi burada kritik noktadır. Ayrıca bu ayet tevbe etmeden Şirk üzere ölenler içindir. Kafirler ise zaten iman etmedikleri için tevbe de etmeyeceklerdir. Aslında bu bir çelişkiden ziyade mucizedir.


Ayrıca bakınız. >>> Tövbe Meselesi Hakkında (doğrusu Allah Kendisine Şirk Koşulmasını Bağışlamaz... Nisa Sûresi, 48)
 
V Çevrimdışı

Voice of Ibn Taymiyyah

Voice of Ibn Taymiyyah
İslam-TR Üyesi
Ateist ve Deistliğin bir tür şirk olduğunu söyleyenler var. Bu konuda deliller var mı?
Kur'anda Furkan süresi 43. Ayette arzuların ilah edinilmesinden bahsedildiği bunun da aynı ateistlerin inanacina uygun olduğu haliyle bununda bir tür şirk olduğuna delil gösterilmiş.

Yine Kur'an'da bazı ayetlerde ortak koşanların özelliklerinden bahsedilirken bu kişilerin ahireti inkar eden kişiler olduğundan da bahsedilmiş olduğu için yine Ateist ve deistlerin de aslında şirk koşan oldukları söylenmiş.

Deistlerin bir yaratıcı olduğuna inanıp hüküm koyma, yönetme,kaderi tayin etme özelliklerini yok saymasinin da şirk koşmak olduğunu yine eklemişler.

Bu noktada getirilen deliller ateistleri ve deistleri şirk koşan sınıfına ekler mı?
Her ateist müşrik değildir; fakat her ateist kâfirdir. Deist ise duruma göre müşrik de olabilir.
Furkân 43’te kastedilen, her hevası olanın müşrik olması değildir; hevasını ibadet edilen mabut hâline getirenin durumudur. Heva zatı itibarıyla ilah değildir; ilah, uğruna itaat edilen ve kulluk edilendir. Bu yüzden bir kimse Allah’ı kabul ettiği hâlde, Allah’ın emrini bırakıp sevdiği şeyi tercih ederse, o noktada hevasına ibadet etmiş olur. Bu, sevgi değil itaat ve teslimiyet meselesidir.


İbn Abbas ve Said b. Cübeyr’in açıklamaları, müşriklerin daha hoşuna gideni görünce mabut değiştirdiklerini gösterir; yani heva ilahlaştırılmıştır.


Buna göre: Ateist, Allah’ı inkâr ettiği için kâfirdir, müşrik değildir. Deist ise yaratıcıyı kabul edip hüküm, emir ve ibadeti reddettiğinde, Câsiye 23 ve Furkân 43 kapsamına girer; bu da ulûhiyet ve rubûbiyette fiilî şirktir
 
Y Çevrimdışı

yalandunya1990

Üye
İslam-TR Üyesi
“İnkâr edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlar ise ateş ehlidirler. Onlar orada ebedî kalacaklardır.”
(Bakara, 2/39 meali)

“Şüphesiz inkâr edenler ve kâfir olarak ölenler var ya, işte Allah’ın, meleklerin ve bütün insanların laneti onların üzerinedir.
Onlar o azapta ebedî kalacaklardır.”
(Bakara, 2/161–162 meali)

“Allah’ı ve peygamberlerini inkâr edenler, Allah ile peygamberlerinin arasını ayırmak isteyenler… işte onlar gerçek kâfirlerdir.”
(Nisa, 4/150–151 meali)
Daha pek çok ayette belirtildiği üzere küfür veya şirk üzere ölenler Cehennemde ebedî kalır.

Nisâ Suresi 48 ayet mealinde(aynı ifade 116. ayette de var)
“Şüphesiz Allah, kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz; bunun dışındakileri dilediği kimse için bağışlar.” buyuruyor yüce Allah.
“Dilediği kimse için” ifadesi burada kritik noktadır. Ayrıca bu ayet tevbe etmeden Şirk üzere ölenler içindir. Kafirler ise zaten iman etmedikleri için tevbe de etmeyeceklerdir. Aslında bu bir çelişkiden ziyade mucizedir.


Ayrıca bakınız. >>> Tövbe Meselesi Hakkında (doğrusu Allah Kendisine Şirk Koşulmasını Bağışlamaz... Nisa Sûresi, 48)
Anladığım kadarı ile nisa 48 ve 116 için Allah'a ve peygambere iman etmiş olup imanına şirk bulaştırmış kişiler için o zaman. Yani kişi Allah peygamber bilen ama ayrıca imaninda şirk barındıran kişiler. Hz. İbrahim'i, Hz. İsa'nın, Hz. Yakub'un ümmeti gibi bozulmuş tevhid inancı ile ölmek olarak anlıyorum.
Hz. Muhammed'in (sav) ümmeti içinden de yine bozulmuş bir tevhid inancı ile ölenler cehennemde bulunacaklar.
 
V Çevrimdışı

Voice of Ibn Taymiyyah

Voice of Ibn Taymiyyah
İslam-TR Üyesi
Anladığım kadarı ile nisa 48 ve 116 için Allah'a ve peygambere iman etmiş olup imanına şirk bulaştırmış kişiler için o zaman. Yani kişi Allah peygamber bilen ama ayrıca imaninda şirk barındıran kişiler. Hz. İbrahim'i, Hz. İsa'nın, Hz. Yakub'un ümmeti gibi bozulmuş tevhid inancı ile ölmek olarak anlıyorum.
Hz. Muhammed'in (sav) ümmeti içinden de yine bozulmuş bir tevhid inancı ile ölenler cehennemde bulunacaklar.
Doğru ifade ettin ancak iki nokta netleştirilmelidir.


Nisâ 48 ve 116, ALLAH-u Teâlâ’ya ve Rasûl’e iman iddiası taşıdığı hâlde imanına büyük şirk bulaştırarak ölenler hakkındadır. Yani kişi ALLAH-u Teâlâ’yı bilir, peygamberleri tanır; fakat ulûhiyette, ibadette veya hüküm koymada ömrünü şirk üzere tamamlayarak ölürse, bu kimse bağışlanmaz. Ayetlerin kesin üslubu, şirk üzere ölme şartına bağlıdır.


İbrahim aleyhisselâm, İsa aleyhisselâm ve Yakub aleyhisselâm’ın ümmetleri içinde zamanla tevhid bozulmuş, şirkle karışmış bir iman ortaya çıkmıştır. Kur’an, onların ALLAH-u Teâlâ’ya iman iddia ettikleri hâlde O’na ortak koştuklarını açıkça bildirir.


Muhammed aleyhisselâm’ın ümmeti içinde de hüküm aynıdır:
Kim tevhid üzere ölür fakat günahkâr ise, cehenneme girse bile ebedî kalmaz.
Kim ise ALLAH-u Teâlâ’yı ve Rasûl’ü bildiği hâlde ibadeti, duayı ve hükmü ALLAH-u Teâlâ’dan başkasına vererek şirk üzere ölürse, Nisâ 48–116 kapsamına girer ve cehennemde ebedî kalır.



Tevhid bilgi değil ibadettir; şirk inkâr değil kulluktur...Ümmet olmak kurtarmaz; tevhid üzere ölmek kurtarır.
 
Geri
Üst Ana Sayfa Alt