Ben bu Ramazan, niyet tazeleyeceğim. Neden yaşadığım, ne için yaşıyor olduğum, neyi neden ve nasıl yaptığım... hepsini gözden geçireceğim. Belki en başından çizgiler çekeceğim ve yeni bir çerçeve çizeceğim hayat yoluma. Tüm yılı Ramazan gibi yaşamak için sıvayacağım kollarımı.
Ben bu Ramazan, kendime döneceğim. Hatalarımı arayacağım ve bulacağım. Ve hatalarımı düzelterek, kendimi düzelteceğim. Olup biten her şeyde bir hikmet arayarak, hepsinden bir tecrübe de alarak, Rabbimin bana verdiği potansiyeli, her firsatta O'nun için ve O'nun istediği gibi kullanmaya niyet edeceğim. Asil ve kutsal o hedefimi yenileyeceğim.
Ben bu Ramazan, zihnimi hak için, hakikat için meşgul edeceğim. Düşüncelerimi bile israf etmeyeceğim; faydasız ve boş bütün işlerden yüz çevirircesine... Yıllar boyu beni meşgul edenleri, günlerimi işgal edenleri düşüneceğim; hepsinin muhasebesini yapacağım. İrademin gücünün farkına varacağım ve bundan böyle, yapmam gereken işleri ertelemeyerek hatta vaktinden önce bitirerek zaman sermayeme sahip çıkma kararı alacağım.
Ben bu Ramazan, her işimde kendime "Allah ne yaparsam razı olur?" sorusunu sorarak ve gereğini yaparak kulluğumu doğrultacağım. Rama- zan'ın hayatıma yeni bir sayfa açmak ve yaşamıma yeni bir yön vermek için bir fırsat olduğunu unutmayacağım....
Ben bu Ramazan, ihtilaflı tartışmalara katılmayacağım, konuşulması fayda vermeyenleri konuşmayacağım, cevaplanamayan sorulara cevap aramayacağım; soracaksam Allah Rasulü'nün izniyle, Kur'an'la yıkanmış kalbime soracağım soracaklarımı... Başkasına değil kendime bakacağım.
Ben bu Ramazan, beni hayra yöneltecek iyi insanlarla aramdaki mesafeyi yanlış insanlarla arama taşıyarak sıfıra yaklaştırırken iyi ve doğru insan olmaya gayret edeceğim, onlarla birlikte. Emrolunduğum gibi dosdoğru olacağım ve salihlerle; rükû edenlerle rükûda, secde edenlerle secdede...
Ben bu Ramazan, Allah'ın verdiklerini Allah için sarf eden bir hayat mo- deli oturtma gayretiyle infak edeceğim Rabbimin "infak et" dediklerini. Verdikçe yenilerini getiren berekete inanarak vereceğim verdiklerimi. Ömer(ra)'in Ebu Bekir(ra)'le yarışını nefsime telkin ede ede harcayaca- ğım harcadıklarımı. Rabbimin hepsini "Allah'a verilmiş bir borç" saydığını hakkel yakin ile bileceğim. Nefsimin bir köşesine saklanmış çokluk hazzını, mal hırsını emrim altına alacağım.
Ben bu Ramazan, asr-i saadette yaşarcasına, asr-i saadeti yaşatırcasına sadeleşeceğim. 'Az'la yetinmeyi öğreneceğim. İçten sade, samimi, gösterişsiz... Yemeğimle, giyimimle, davetlerimle, misafirlerimle, ikram- larımla Allah Rasulünün takvasını, ashabının zühdünü hedefleyeceğim. Ve bu Ramazan, fakirlerle, gariplerle, yetimlerle paylaşılmayan iftar sofralarının nasipsizliğini aklımdan çıkarmayacağım.
Ben bu Ramazan, ruhumu da bedenimi de sadece helâl ve temiz olanla- ra yönelerek besleyeceğim. İlk insan Âdem peygamberi cennetten çıkaran 'bir lokma'yı gözümüzde küçülten kafelere, marketlere, paketlere, ambalajlara, reklamlara aldanmayacağım. Ben bu Ramazan, sahurla kapattığım ağzımı, her şeye açmayacağım iftarla.
Ben bu Ramazan, ayağa kaldırmayan ezandan, huzursuz, huşusuz namazdan, samimi bir duada kuruyup akmayan gözyaşından uzak olaca- ğım. Hızlıca dilime doladığım dualarla, hızlıca tekrarladığım zikirlerle ruhu olmayan namazlar değil, ne dediğimi bilerek ve bunun bana ne dediğini düşünerek ruhuma dokunan namazlar kılacağım; namazlarımı yaşayacağım. Bu Ramazan, hayatıma aldığım gece kıyamlarını bir ömür yaşatmaya çabalayacağım.
Ben bu Ramazan, orucu elime, ayağıma, dilime, gözüme, kulağıma, aklıma, kalbime tutturacağım. Orucumu geçici bir aç kalış ya da sıradan bir diyet kılmaktan haya edeceğim. Her bir uzvuma tutturarak anlamına varma, hikmetini anlama derdinde olacağım.
Ben bu Ramazan, Kur'an'ı, ilk kez nazil oluyormuşcasına bir heyecanla
okuyacağım. Ben okudukça tek tek inecek ayetler kalbime.... Ben bu Ramazan, bu Ramazan'ın arınmışlardan olmak için son şans, son firsat olabileceğini ve Azrail'in her an kapıda bekliyor olabileceğini aklımdan çıkarmayacağım.
Merve EREN BURKANKULU
Ben bu Ramazan, kendime döneceğim. Hatalarımı arayacağım ve bulacağım. Ve hatalarımı düzelterek, kendimi düzelteceğim. Olup biten her şeyde bir hikmet arayarak, hepsinden bir tecrübe de alarak, Rabbimin bana verdiği potansiyeli, her firsatta O'nun için ve O'nun istediği gibi kullanmaya niyet edeceğim. Asil ve kutsal o hedefimi yenileyeceğim.
Ben bu Ramazan, zihnimi hak için, hakikat için meşgul edeceğim. Düşüncelerimi bile israf etmeyeceğim; faydasız ve boş bütün işlerden yüz çevirircesine... Yıllar boyu beni meşgul edenleri, günlerimi işgal edenleri düşüneceğim; hepsinin muhasebesini yapacağım. İrademin gücünün farkına varacağım ve bundan böyle, yapmam gereken işleri ertelemeyerek hatta vaktinden önce bitirerek zaman sermayeme sahip çıkma kararı alacağım.
Ben bu Ramazan, her işimde kendime "Allah ne yaparsam razı olur?" sorusunu sorarak ve gereğini yaparak kulluğumu doğrultacağım. Rama- zan'ın hayatıma yeni bir sayfa açmak ve yaşamıma yeni bir yön vermek için bir fırsat olduğunu unutmayacağım....
Ben bu Ramazan, ihtilaflı tartışmalara katılmayacağım, konuşulması fayda vermeyenleri konuşmayacağım, cevaplanamayan sorulara cevap aramayacağım; soracaksam Allah Rasulü'nün izniyle, Kur'an'la yıkanmış kalbime soracağım soracaklarımı... Başkasına değil kendime bakacağım.
Ben bu Ramazan, beni hayra yöneltecek iyi insanlarla aramdaki mesafeyi yanlış insanlarla arama taşıyarak sıfıra yaklaştırırken iyi ve doğru insan olmaya gayret edeceğim, onlarla birlikte. Emrolunduğum gibi dosdoğru olacağım ve salihlerle; rükû edenlerle rükûda, secde edenlerle secdede...
Ben bu Ramazan, Allah'ın verdiklerini Allah için sarf eden bir hayat mo- deli oturtma gayretiyle infak edeceğim Rabbimin "infak et" dediklerini. Verdikçe yenilerini getiren berekete inanarak vereceğim verdiklerimi. Ömer(ra)'in Ebu Bekir(ra)'le yarışını nefsime telkin ede ede harcayaca- ğım harcadıklarımı. Rabbimin hepsini "Allah'a verilmiş bir borç" saydığını hakkel yakin ile bileceğim. Nefsimin bir köşesine saklanmış çokluk hazzını, mal hırsını emrim altına alacağım.
Ben bu Ramazan, asr-i saadette yaşarcasına, asr-i saadeti yaşatırcasına sadeleşeceğim. 'Az'la yetinmeyi öğreneceğim. İçten sade, samimi, gösterişsiz... Yemeğimle, giyimimle, davetlerimle, misafirlerimle, ikram- larımla Allah Rasulünün takvasını, ashabının zühdünü hedefleyeceğim. Ve bu Ramazan, fakirlerle, gariplerle, yetimlerle paylaşılmayan iftar sofralarının nasipsizliğini aklımdan çıkarmayacağım.
Ben bu Ramazan, ruhumu da bedenimi de sadece helâl ve temiz olanla- ra yönelerek besleyeceğim. İlk insan Âdem peygamberi cennetten çıkaran 'bir lokma'yı gözümüzde küçülten kafelere, marketlere, paketlere, ambalajlara, reklamlara aldanmayacağım. Ben bu Ramazan, sahurla kapattığım ağzımı, her şeye açmayacağım iftarla.
Ben bu Ramazan, ayağa kaldırmayan ezandan, huzursuz, huşusuz namazdan, samimi bir duada kuruyup akmayan gözyaşından uzak olaca- ğım. Hızlıca dilime doladığım dualarla, hızlıca tekrarladığım zikirlerle ruhu olmayan namazlar değil, ne dediğimi bilerek ve bunun bana ne dediğini düşünerek ruhuma dokunan namazlar kılacağım; namazlarımı yaşayacağım. Bu Ramazan, hayatıma aldığım gece kıyamlarını bir ömür yaşatmaya çabalayacağım.
Ben bu Ramazan, orucu elime, ayağıma, dilime, gözüme, kulağıma, aklıma, kalbime tutturacağım. Orucumu geçici bir aç kalış ya da sıradan bir diyet kılmaktan haya edeceğim. Her bir uzvuma tutturarak anlamına varma, hikmetini anlama derdinde olacağım.
Ben bu Ramazan, Kur'an'ı, ilk kez nazil oluyormuşcasına bir heyecanla
okuyacağım. Ben okudukça tek tek inecek ayetler kalbime.... Ben bu Ramazan, bu Ramazan'ın arınmışlardan olmak için son şans, son firsat olabileceğini ve Azrail'in her an kapıda bekliyor olabileceğini aklımdan çıkarmayacağım.
Merve EREN BURKANKULU