Çözüldü Bir Mezhebe Tabii Olan Biri Başka Mezhebi Taklit Edebilir mi?

M Çevrimdışı

Multezem

Yeni Üye
İslam-TR Üyesi
Selamunaleykum kardeşler. Şafii meshebinde kadınlara dokunmak abdesti bozan bir haldir. Fakat hac/umre tavafı esnasında abdesti muhafaza etmek zor. Çünkü kadın erkek karışık ve sıkışık bir şekilde tavaf yapılıyor. Burada şafiilerin abdestin bozulmaması için diğer mesheblerin görüşlerini taklit etmeleri uygun olur mu?
 
Abdulmuizz Fida Çevrimiçi

Abdulmuizz Fida

فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ
Admin
Âleykum selam we rahmetullahi we berakatuh kardeşim;
Mezhebe tâbi bir mukallid, duruma göre diğer mezhebleri de taklid edebilir. Hac gibi sakınılması imkansıza yakın olan zarûri durumlarda diğer mezheblerin içtihadlarından istifade edilir. Bunun için mezheb değiştirmeye gerek de yoktur.


 
İsl4mist Çevrimdışı

İsl4mist

لِلّٰهِ🏴
İslam-TR Üyesi
Hocam selamun aleyküm,
Hz. Peygamberimizin namaz kılarken Aişe annemizin ayağına değmesi sonra abdest almaya gerek duymadan namaz kıldığını okumuştum, İmam şafiiye bu hadis ulaşmadığı için Kur'an daki birbirinze dokunursanız abdest alın tarzı bir ayete göre hüküm verdiğini biliyorum ( yanlış değilsem). Bu durumda tüm şafilerin bu uygulamadan vazgeçmesi gerekmiyor mu? Aynı şekil Hanefi mezhebindeki boyunu mesh etme durumu içinde soruyorum.
 
Abdulmuizz Fida Çevrimiçi

Abdulmuizz Fida

فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ
Admin
Âleykum selam we rahmetullahi we berakatuh kardeşim;

Soru: “Bir mezheb imamına ulaşmayan bir delil daha sonra ortaya çıkınca, o mezhebin bütün mensubları görüşü değiştirmek zorunda mıdır?”
Cevab: Hayır. Mecbur değildirler.


Şâfiî Mezhebinde 'Kadınlara Dokunmuşsanız ' Âyeti ve Aişe (r.anha) Hadisi

....... أَوْ جَاءَ أَحَدٌ مِنْكُمْ مِنَ الْغَائِطِ أَوْ لَامَسْتُمُ النِّسَاءَ .....
“… veya kadınlara dokunmuşsanız (cima etmişseniz), su bulamazsanız, o zaman temiz bir toprağa teyemmum edin…” (Maide 6)


لَامَسْتُمُ : Dokunmak, temas etmek.
Arabcada 'mulâmese' mecazen cinsel temas/cima anlamında da kullanılır.
Hanefî ve Hanbelîlere göre “Cima” demektir.
Şafiîlere göre: “Derinlemesine temas , çıplak tene dokunmak” hükmündedir; abdesti bozar.

Âişe
(r.anhâ) Hadisi: Namazda Ayağa Temas Meselesi
كان رسولُ اللهِ صلَّى اللهُ عليه وسلَّم يُصَلِّي وأنا مُعترضةٌ بينَه وبينَ القِبْلَةِ، فإذا أراد أن يَسْجُدَ غَمَزَ رِجْلِي فَقَبَضْتُ رِجْلِي، فَسَجَدَ​
“Rasûlullah (s.a.v.) namaz kılardı; Ben de kıble ile kendisi arasında uzanmış olurdum. Secde etmek istediğinde ayağıma dokunur (ittenir) ve ben ayağımı çeker, O da secde ederdi.”
(Sahîh-i Buhârî, Kitâbu’s-Salât, Bâb: Sallî ve kavmuhu ezvâcuhu, Hadis no: 513 - Fethu’l-Bârî tahkikiyle)

كان النَّبيُّ صلَّى اللهُ عليه وسلَّم يُصَلِّي باللَّيْلِ وأنا إلى جَنْبِهِ، فإِذا سَجَدَ مَسَّنِي بثَوْبِهِ​
“Peygamber (s.a.v.) gece namazı kılardı; ben de yanında yatardım. Secdeye vardığında elbiseleri bana dokunurdu.”
(Sahîh-i Muslim, Kitâbu’s-Salât, Hadis no: 512)

​

Hadis, İmam Şâfiî’ye Ulaşmış mıdır?​

Zannedildiği gibi bu hadis İmam Şâfiî’ye ulaşmamıştır diye bir bilgi doğru değildir. Şâfiî (rahimehullah) bu rivayeti biliyor, hatta eserlerinde zikrediyor. Fakat hadisi delil olmaya elverişli görmemiştir veya ayetle karşılaştırıldığında ayetin zahirini tercih etmiştir.
Bu dört mezhebte de çok yaygın bir usûldür: 'Hadisin sıhhati başka, istidlale uygunluğu başkadır.'


Şâfiî Mezhebi, Neden Ayetle Hüküm Verdi?​

Şâfiî mezhebi bu hadisi biliyor, ama şöyle tevil eder:
İmam eş-Şâfiî’ye göre:
“ لَامَسْتُمُ النِّسَاءَ
” ayetindeki mulâmese = çıplak tene dokunmadır.
Bu hadiste ise dokunma değil , Peygamber’in elbisesinin değmesi,
Secde ederken hafif temas,
Cinsel kastı olmayan zorunlu temas vardır.

Bu sebeble Şâfiî mezhebi şöyle der; “Bu hadisteki temas abdesti bozan çıplak ten tene temas değildir.” Dolayısıyla kendi fıkıh prensiplerine aykırılık görmezler.

Şâfiî’nin tercihi ayetin zahiridir​

أَوْ لامستم النساء ayetini Şâfiî ; “Kadına ten değmesi (cimâ değil) abdesti bozar.” şeklinde anlamıştır.
Aişe (r.anha) hadisini ise; “Bu dokunma kasıtlı değildi, hafifti veya arada bir perdeydi” şeklinde te’vil eder ve “Bu âyetin zahirini terk etmeye delalet etmez” der.

Hadis Sahihse Şâfiîler Neden Hükmü Değiştirmez?​

Mezheb, bir imamın tek hadisi bilip bilmemesine değil, kurduğu tüm metodolojiye dayanır.
Şâfiî mezhebi 1200 yıldır bir usûl, bir kıyas yapısı, bir nass istidlal sistemi, bir hadis tercih metodu hâline gelmiştir.
Bugün Şâfiî mezhebinin bir konuda hükmü değiştirebilmesi için:
delilin sıhhati, delilin delalet gücü, diğer delillerle tearuzu, mezheb içi kaideler, imamların tercihleri gibi bütün unsurların birlikte değerlendirilmesi gerekir. Dolayısıyla sadece 'hadis sahihmiş, o zaman mezheb değişsin' mantığı fıkıh usûlüne terstir.



Hanefi Mezhebinde “Enseyi mesh” meselesi

Hanefilerde ensenin mesh edilmesi sünnet değildir​

Hanefî mezhebinin mûteber kitablarında (Molla Husrev, Kâsânî, İbn Humâm, İbn Âbidîn) açıkça 'Enseyi mesh etmenin sünnet olduğuna dair sahih hadis yoktur; bu uygulama sabit değildir.' denir. Bu uygulamanın yaygın olması ise bâzı zayıf rivayetler, abdestin tertibi ve rahatlama kıyası, halk arasında yayılan alışkanlıklar sebebiyle olmuştur. Dolayısıyla Hanefilerde asıl görüş zaten ‘enseyi mesh sünnet değildir’ hükmüdür. Yani senin sorduğun mesele Hanefiler için pratikte problem değildir.

Peki, Neden Nezhebler 'hadis bulduk, o hâlde hükmü değiştirelim' Demiyor?
Bunun iki büyük sebebi vardır;

a- Fıkıhta delilin sıhhati, delilin hüküm çıkarımındaki gücü​

Bir hadis sahih olur, fakat lafzı umum ifade etmez, başka hadislerle tearuz eder, ayetin zahirini terk etmeye yetmez, bağlamı özel olabilir, sahabenin uygulaması aksi yönde olabilir. Bu sebeble mezhebler tek bir hadisle hüküm değiştirmez.

b- Mezhebler Tek Bir İmamın Fikrinden İbaret Değildir​

Mezhebler; imamın öğrencileri, sonraki muctehidler, fetva veren büyük fukaha, mezheb kaideleri, usûl prensipleri tarafından şekillenir.
Misalen Şâfiî mezhebi;
İmam Şâfiî,
İmam Remlî,
İmam Nevevî,
İmam Rafîî,
Şirbînî gibi 10 asırlık bir ilim birikimidir. Bu dev yapıyı “hadisi yeni fark ettik, hadi mezhebi değiştirelim” mantığıyla hareket ettirmezler.


 
Geri
Üst Ana Sayfa Alt