"Bu nasıl hükümmüş?!" Sözünün nübüvvete delil olması.

عبد الرحمن

قُل آمَنتُ بِاللهِ ثُمَّ استَقِم
İslam-TR Üyesi
Allah'ın elçisi (sallallahu aleyhi ve sellem) insanları razı etmek için, onların hevâsına göre kafasından yeni ayetler hükümler uydurmamıştır. Eğer yalancı bir peygamber olsaydı her an işine geldiği gibi değiştirirdi sözlerini. Kendi elinde olduğunu farzetsek, Yahudiler alay ediyor diye kıbleyi Kabe'ye çevirmekten vazgeçerdi. Zorluk oluşturuyor diye müşriklerin bir gün senin ilahına bir gün benim ilahıma ibadet edelim teklifini kabul etmeye yanaşabilirdi. "Bize de bir makam verilecek mi? Öyleyse sana yardım ederiz" diyen Araplara "makamı verecek olan, emir sahibi Allah'tır" demeyebilirdi. Amcasını babasını cennete sokardı. Kızını torunlarını kayırırdı, halbuki onlara miras bile bırakmadı.

Araf 7:203: ayet gelmeyince bir tane uydursaydın derler
وَإِذَا لَمۡ تَأۡتِهِم بِـَٔایَةࣲ قَالُوا۟ لَوۡلَا ٱجۡتَبَیۡتَهَاۚ قُلۡ إِنَّمَاۤ أَتَّبِعُ مَا یُوحَىٰۤ إِلَیَّ مِن رَّبِّیۚ هَـٰذَا بَصَاۤىِٕرُ مِن رَّبِّكُمۡ وَهُدࣰى وَرَحۡمَةࣱ لِّقَوۡمࣲ یُؤۡمِنُونَ

Yunus 15: başka bir kitap getir yahut bunu değiştirsene derler
[ وَإِذَا تُتْلَى عَلَيْهِمْ آيَاتُنَا بَيِّنَاتٍ قَالَ الَّذِينَ لَا يَرْجُونَ لِقَاءَنَا ائْتِ بِقُرْآنٍ غَيْرِ هَذَا أَوْ بَدِّلْهُ قُلْ مَا يَكُونُ لِي أَنْ أُبَدِّلَهُ مِنْ تِلْقَاءِ نَفْسِي إِنْ أَتَّبِعُ إِلَّا مَا يُوحَى إِلَيَّ إِنِّي أَخَافُ إِنْ عَصَيْتُ رَبِّي عَذَابَ يَوْمٍ عَظِيمٍ ] -

Maide 48: onların hevalarına uyarak Allah'ın hükmünü terketme
وَأَنزَلۡنَاۤ إِلَیۡكَ ٱلۡكِتَـٰبَ بِٱلۡحَقِّ مُصَدِّقࣰا لِّمَا بَیۡنَ یَدَیۡهِ مِنَ ٱلۡكِتَـٰبِ وَمُهَیۡمِنًا عَلَیۡهِۖ فَٱحۡكُم بَیۡنَهُم بِمَاۤ أَنزَلَ ٱللَّهُۖ وَلَا تَتَّبِعۡ أَهۡوَاۤءَهُمۡ عَمَّا جَاۤءَكَ مِنَ ٱلۡحَقِّۚ لِكُلࣲّ جَعَلۡنَا مِنكُمۡ شِرۡعَةࣰ وَمِنۡهَاجࣰاۚ وَلَوۡ شَاۤءَ ٱللَّهُ لَجَعَلَكُمۡ أُمَّةࣰ وَ ٰ⁠حِدَةࣰ وَلَـٰكِن لِّیَبۡلُوَكُمۡ فِی مَاۤ ءَاتَىٰكُمۡۖ فَٱسۡتَبِقُوا۟ ٱلۡخَیۡرَ ٰ⁠تِۚ إِلَى ٱللَّهِ مَرۡجِعُكُمۡ جَمِیعࣰا فَیُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمۡ فِیهِ تَخۡتَلِفُونَ

****

Bunula birlikte şunu belirtmek lazım Allah'ın şeriatı insanların dünya ahiret maslahatını gözetir. Ateistlerin vehmettiği gibi akla sığmayan, çelişkili, manasız bir yasa değildir. Allah'ın şeriatını ancak zalimler ve fasıklar beğenmez.

Kitap ve sünette bir çelişki veya kusur gören, sağlıklı bir anlayış sahibi kimse değildir. Asıl çelişki ve kusur onun anlayışındadır (Bakillani, İnsaf)
وإذا تأملت هذا التحقيق وتدبرته وجدت بحمد الله تعالى ومنه: أن الكتاب والسنة ليس فيهما اضطراب ولا اختلاف، وإنما الاضطراب: والاختلال، والاختلاف في فهم من سمع ذلك، وليس له فهم صحيح، نعوذ بالله من ذلك
قاله القاضي الباقلاني في الإنصاف
 
Son düzenleme:

salticidae

lessismore
İslam-TR Üyesi
“mükemmellik=pürüzsüzlük” ilkesi yanlıştır. bu yazı üzerinde düşünüp tefekkür etmek için çok önemli tespitler içeriyor. mükemmellik pürüzler, köşeli uçlar, karmaşık formlar, anlaşılmazlıklar içerir. Allah kendini övdüğü gibidir. tas tamamdır.

Allah, ayaklarımızı ve istikametizi doğru yol üzere çevrisin ve sabit kılsın.
 

Şu an bu konuyu görüntüleyenler (Kullanıcı: 0, Ziyaretçi: 1)

Üst Alt