Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Cemaatle namaz kılarken, namaza duruken / başlarken safların tesviyesi, düzeltilmesi gerekli olduğundan bunu da en düzgün, ve kontollü yapılabilmesi için Rasulullah'ın (s.a.v.) de bildirdiği gibi bunu saftakilerle omuz ve ayak topuk (aşık) kemiklerini birbirine hizalayarak yapılabilir.
Enesرضي الله عنه şöyle dedi:
“Rasulullah ﷺ şöyle buyurdu: ‘Saflarınızı düzeltin; çünkü ben sizi arkamdan da görüyorum.’ Bizden biri, omzunu arkadaşının omzuna ve ayağını arkadaşının ayağına yapıştırırdı.” (el-Buhârî, es-Sahîh, Kitâbu'l-Ezân, Bâbu ilzâki'l-menkib bil-menkib ve'l-kadem bil-kadem fi's-saff, Hadis no: 725; Ebû Dâvûd, 662; İbn Hibbân, es-Sahîh, 2176. Elbânî hadisi sahih kabul etmiştir.) Buradaki يُلْزِقُ (yulziqu), 'yapıştırmak, bitiştirmek' anlamındadır. Dolayısıyla hadis, ayağın yanındaki kişinin ayağıyla temas ettirilmesini açıkça anlatıyor.
“Rasulullah ﷺ yüzünü insanlara çevirdi ve 3 defa: ‘Saflarınızı düzeltin! Vallahi ya saflarınızı düzelteceksiniz yahut Allah kalblerinizin arasını birbirine muhalif kılacaktır.’ buyurdu.
Nûmân dedi ki: ‘Bunun üzerine adamın, omzunu arkadaşının omzuna, dizini arkadaşının dizine ve topuğunu arkadaşının topuğuna yapıştırdığını gördüm.’” (Ebû Dâvûd, es-Sunen, Kitâbu's-Salât, Hadis 662; Ahmed, el-Musned, 18430; İbn Huzeyme, es-Sahîh, 1/275) Hadisin isnadı sahih kabul edilmiştir.
Burada ifade özellikle وَكَعْبَهُ بِكَعْبِهِ : 'Topuğunu, arkadaşının topuğuna.' şeklindedir. Dolayısıyla 'Topukların birbirine temas ettirilmesinin hadiste hiçbir delili yoktur' demek doğru değildir. Bilakis sahih rivayette doğrudan geçmektedir.
İmam Buhârî, Enes hadisini koyduğu babın adını بَابُ إِلْزَاقِ الْمَنْكِبِ بِالْمَنْكِبِ وَالْقَدَمِ بِالْقَدَمِ فِي الصَّفِّ 'Safta omuzun omuza, ayağın ayağa yapıştırılması bâbı.' şeklinde özellikle atmıştır.
'Topukları Birleştirmek' Ne Demektir? Sahâbe'nin topukları birbirine değdirdiğine dair sahih rivayet vardır; fakat âlimler bunun "namaz boyunca topukları fiziksel olarak sürekli birbirine bastırmak" mı, yoksa "safı topuklardan hizalamak ve boşluğu kapatmak" mı olduğu konusunda farklı açıklamalar yapmışlardır.
Burada iki farklı uygulamayı birbirinden ayırmak gerekiyor;
Sünnete uygun olan Safın durumu Saf düzgün olacak.
Omuzlar birbirine hizalanacak.
Ayaklar aynı hizada olacak.
Yanındaki kişinin ayağıyla arada açıklık bırakılmayacak.
Topuklar da aynı hizada olacak ve gerektiğinde temas edecek.
Amaç safın boşluklarını kapatmak ve safta düzgün hizalanmaktır.
Sünnetin maksadı olmayan şey Ayakları aşırı açmak,
Yanındakinin ayağına sürekli baskı yapmak,
Namaz boyunca topukları zorla birbirine bastırmak,
Yanındakini rahatsız edecek şekilde ayağıyla mucâdele etmek.
"Amaç boşlukları kapatmak, eziyet etmek değildir." Ayrıca esas alınacak noktanın ayakların uzunluklarının farklı olabileceği için topukların hizası olduğunu belirtmiştir. (İbn Bâz, Buhârî 725'i açıklarken)
İbn Receb'in açıklaması
İbn Receb el-Hanbelî de Buhârî'nin bu bâbını açıklarken Enes رضي الله عنه hadisinin فَرَأَيْتُ الرَّجُلَ يُلْزِقُ مَنْكِبَهُ بِمَنْكِبِ صَاحِبِهِ، وَرُكْبَتَهُ بِرُكْبَةِ صَاحِبِهِ، وَكَعْبَهُ بِكَعْبِهِ : 'Safların düzeltilmesinin omuzların ve ayakların hizalanması' anlamına geldiğini açıkça söyler. Ardından Nûmân hadisini zikreder (İbn Receb, Fethu'l-Bârî, 4/262)
İbn Hâcer'in açıklaması
Buhârî'nin باب إلزاق المنكب بالمنكب والقدم بالقدم في الصف "Saf içerisinde omuzun omuza, ayağın ayağa bitiştirilmesi bâbı" başlığını açıklıyor ve Nûʿmân b. Beşîr'in rivayetini zikrediyor: رأيت الرجل منا يلزق كعبه بكعب صاحبه "Bizden bir adamın topuğunu arkadaşının topuğuna bitiştirdiğini gördü"
İbn Hâcer ayrıca bu rivayetin Ebû Dâvûd ve İbn Huzeyme tarafından mevsûl olarak getirildiğini belirtir.
Fakat İbn Hâcer'in başka bir yerde yaptığı önemli açıklama var; المراد بذلك المبالغة في تعديل الصف وسد خلله “Bundan maksad, safı iyice düzeltmek ve ondaki boşlukları kapatmak hususunda mubalağa etmektir.”
Yani İbn Hâcer açısından hadisin maksadı, insanların birbirlerinin ayaklarını sürekli sıkıştırması değil; safın düzgün ve boşluksuz hale getirilmesidir.
İbn Bâz'in açıklaması
Burada İbn Bâz'ın ifadeleri özellikle önemli; çünkü hem topuk hizasını hem de teması kabul ediyor.
Kendisine 'Topuğun topuğa yapıştırılması şart mıdır?' diye sorulduğunda;
Cevabı: سدّ الخلل، سدّ الفُرَج 'Boşluğu kapatmak, aralığı kapatmak.' Sonra;
هذا معناه: إلصاق الرِّجْل بالرِّجْل حتى يسدّوا الخلل، لكن ما هو معناه المحاككة أنه يُؤذيه، لا يُؤذيه
"Bunun anlamı, boşluğu kapatmak için ayağın ayağa bitiştirilmesidir. Fakat bunun anlamı, birbirlerine sürtüp eziyet etmeleri değildir; Ona eziyet etmez"
Ve "Topuk topuğa?" sorusuna: معناه: سدّ الخلل “Anlamı: "boşluğu kapatmaktır." diye cevab veriyor.
(ومنها) أي من شروط الصلاة: (النية) وبها تمَّت الشروط. وهي لغةً: القصد، وهو عزم القلب على الشيء. وشرعًا:
binbaz.org.sa
Başka bir dersinde ise; المقصود بالكعب؟
ج: لأن الرِّجْل تطول وتقصر، تختلف الأرجل، فالعمدة بالكعب، مُساواة الكعب بالكعب “Topuktan maksad nedir?”
“Çünkü ayaklar uzunluk bakımından farklıdır. Esas olan topuktur; topuğun topukla hizalanmasıdır.”
Dolayısıyla İbn Bâz'ın yaklaşımını şöyle özetleyebiliriz;
Topuk = hizalama noktası.
Temas = boşluğu kapatmanın bir yolu.
Eziyet etmek = sünnetin maksadı değil.
باب في ما جاء في ذمة الله وذمة نبيه وقوله: وَأَوْفُوا بِعَهْدِ اللَّهِ إِذَا عَاهَدْتُمْ
binbaz.org.sa
İbn Useymîn'in açıklaması
İbn Useymîn'e 'Safları düzeltirken topukların birbirine yapıştırılması meşru mudur?' diye soruluyor.
Cevabında الصحيح أن المعتمد في تسوية الصف محاذاة الكعبين بعضهما بعضاً لا رؤوس الأصابع “Doğru olan, safın düzeltilmesinde esas alınanın ayak parmaklarının uçları değil, topukların birbirine hizalanması olduğudur.”
Sebebini de şöyle açıklıyor;
وذلك لأن البدن مركب على الكعب، والأصابع تختلف الأقدام فيها فهناك القدم الطويل، وهناك القدم القصير فلا يمكن ضبط التساوي إلا بالكعب
“Çünkü beden topuk üzerine kuruludur. Ayak parmaklarında ayaklar farklıdır; uzun ayak vardır, kısa ayak vardır. Dolayısıyla eşitliği/hizayı ancak topukla belirlemek mümkündür.”
Sonra asıl önemli cümle; وأما إلصاق الكعبين بعضهما ببعض فلا شك أنه وارد عن الصحابة “Topukların birbirine yapıştırılmasına gelince, bunun sahâbeden geldiğinde şubhe yoktur.”
Fakat hemen ardından; فهو ليس مقصوداً لذاته لكنه مقصود لغيره "Ancak bu, bizzat kendisi amaç değildir; başka bir maksat için amaçlanmıştır."
Yâni amaç topuk - topuk teması değil - safın hizalanmasıdır.
Ve devamında; وليس معنى ذلك أن يلازم هذا الإلصاق ويبقى ملازماً له في جميع الصلاة “Bunun anlamı, kişinin bu yapıştırmayı devam ettirmesi ve namazın tamamında buna devam etmesi değildir.” (İbn Useymîn, Mecmûʿ Fetâvâ ve Resâʾil, C. 13, Sf: 51-52)
Elbânî, hadisi ve sıhhatini kabul ediyor; فلقد رأيت أحدنا يلصق كعبه بكعب صاحبه ومنكبه بمنكبه "Bizden birinin topuğunu arkadaşının topuğuna ve omzunu arkadaşının omzuna yapıştırdığını gördüm."
Fakat Elbânî, bunun namaz boyunca ayakları birbirine sıkıştırmak şeklinde anlaşılmasına şöyle diyerek itiraz ediyor; فكأن المعنى: أنه يلصقه في بداية الصلاة حتى يطمئن إلى أن جسمه موازٍ لجسمه 'Anlam sanki şudur: Kişi namazın başlangıcında, bedeninin arkadaşının bedeniyle aynı hizada olduğundan emin olmak için topuğunu Onun topuğuna bitiştiriyordu.'
Ve; فإذا اطمأننت إلى أن كعبك مساوي لكعب جارك فلا يلزم أن تتكلف إلصاقه به 'Topuğunun komşunun topuğuyla hizalı olduğundan emin olduğunda, artık onu sürekli olarak yapıştırmaya çalışmana gerek yoktur.'
Elbânî ayrıca sürekli temasın fiziksel olarak zor olduğunu ve bunun kişiyi namazdan uzaklaştırabileceğini söylüyor.
Dolayısıyla Elbânî'nin görüşü hadis sahih, sahâbe bunu yaptı, fakat hadisin maksadı sürekli fiziksel temas değildir şeklindedir.
Evet, cemaat namazında topukları yanındaki kişinin topuğuyla birleştirmenin/hizalamanın sahih sünnette delili vardır.
Özellikle iki rivayet birlikte değerlendirildiğinde
Enes رضي الله عنه : 'Ayağını ayağına.' - وَقَدَمَهُ بِقَدَمِهِ Nûʿmân b. Beşîr رضي الله عنه : 'Topuğunu topuğuna.' - وَكَعْبَهُ بِكَعْبِهِ Bu nedenle topukların hizalanması ve safta temasın sağlanması sünnetin içindedir. Fakat bunu 'namaz boyunca iki kişinin topukları mutlaka sürekli birbirine basacak' şeklinde mekanik bir uygulamaya çevirmek, hadislerin asıl maksadı olan safların düzgün ve aralıksız olması ile aynı şey değildir.
Cemaat safında esas olan, omuzların ve topukların aynı hizada olması, safta boşluk bırakılmamasıdır. Sahâbenin bunu sağlamak için namazın başlangıcında topuklarını yanlarındaki kişinin topuğuna bitiştirdiğine dair sahih rivayet vardır. Ancak bunun anlamı, namazın tamamında ayakları zorla birbirine bastırmak değildir.
Özellikle İbn Useymîn'in فهو ليس مقصوداً لذاته لكنه مقصود لغيره 'Bu, bizzat kendisi amaç değildir; başka bir maksat için amaçlanmıştır.' sözü meseleyi çok güzel özetliyor.
Dolayısıyla camide bir kişi 'Ben topuğumu senin topuğuna temas ettireceğim' diye ayağını sürekli yana bastırıp diğer kişiyi rahatsız ediyorsa, Ona 'Hadiste bunun aslı var; fakat hadisin maksadı komşuya eziyet etmek değil, safı düzgün ve boşluksuz tutmaktır.' denilebilir.
Ayrıca Safın topuklardan hizalanması ile ayakların birbirine yapıştırılması aynı şey değildir. Mesela biri 41 numara, diğeri 44 numara ayakkabı giyiyorsa, parmak uçlarını aynı hizaya getirmek bedenleri aynı hizaya getirmeyebilir. Bu sebeble İbn Bâz ve İbn Useymîn özellikle topuğun hizalanmasını esas alıyorlar.
Daha kesin söylersek
Peki Safları Düzeltmek farz mı, vâcib mi, sünnet mi?
Burada âlimler arasında hüküm farklılığı vardır. Cumhur; Safların tesviyesini kuvvetli sünnet olarak değerlendirir. İbn Teymiyye ve bazı Hanbelî âlimleri Safların tesviyesinin vâcib olduğunu söylemiştir. Fakat bu, 'topukların sürekli olarak (namaz boyunca) birbirine değmesi vâcibtir' demek değildir. Dolayısıyla iki meseleyi birbirine karıştırmamak gerekir.
Namaza başlamadan önce:
Topukları aynı hizaya getirmek - sünnettir / mustehabbdır.
Topukların komşunun topuğuna temas etmesi - sahâbenin yaptığı sünnet uygulamasıdır., fakat vâcib değildir.
Fakat "Topuklar temas etmezse namaz veya saf geçersiz olur." denilemez.
Namaza başladıktan sonra:
Topukları sürekli birbirine değdirmek: Farz, Vâcib değildir. Sunnet-i muekkede olarak devam ettirilmesi de gerekli değildir.
İbn Useymîn'in ifadesiyle فهو ليس مقصوداً لذاته لكنه مقصود لغيره "Bu, bizzat kendisi amaç değildir; başka bir maksad için amaçlanmıştır."
Yani topuk teması araçtır; asıl maksad safın tesviyesidir.
Safların Tesviyesi ; Bazı âlimlere göre vâcib, cumhura göre kuvvetli - muekked sünnet.
Topukların Birbirine Teması; Sahâbeden sabit sünnet uygulaması; namaz boyunca sürekli yapılması ise gerekli değildir
Saf bozulursa ;
Safı düzeltmek ve boşluğu kapatmak - önemlidir; bazı âlimlere göre vâcib, cumhura göre kuvvetli sünnet.
Dolayısıyla "Topukları birleştirmeyen kişinin namazı geçersiz olur" kesinlikle denilemez.