Çözüldü Cuma Hutbesinde Hulefa-i Râşidîne, Kolluk Kuvvetlerine Dua Etmek Sunnete Uygun mu?

E Çevrimdışı

Ebu SILA

İslam-tr Mudâvimi
İslam-TR Üyesi
Selamünaleyküm hocam
Cuma hutbesinde hulefa-i râşidîn (Hz. Ebu Bekir, Ömer, Osman ve Ali r.a.) için dua edilmesi, devlet başkanı, asker ve polis için dua edilmesi dinen bidat midir.?

Böyle bir uygulama dört halife döneminde var mıydı.?
 
Abdulmuizz Fida Çevrimdışı

Abdulmuizz Fida

فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ
Admin
Âleykum selam we rahmetullahi we berakatuh kardeşim;

Cumua hutbesinde yapılması gerekli olanlar;
Allah’a hamd , Peygambere salât, Takva tavsiyesi, Kur’an ayeti okumak, Mûminlere duadır.


: حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَابْنُ بَشَّارٍ، قَالَا: حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ سِمَاكِ بْنِ حَرْبٍ، عَنْ جَابِرِ بْنِ سَمُرَةَ قَالَ
. كَانَتْ خُطْبَةُ النَّبِيِّ ﷺ يَوْمَ الْجُمُعَةِ قَصْدًا، وَصَلَاتُهُ قَصْدًا
​
Muhammed b. el-Musennâ ve İbn Beşşâr bize rivayet etti; dediler ki: Muhammed b. Câ‘fer rivayet etti; Şû‘be rivayet etti; Simâk b. Harb’den; O da Câbir b. Semure’den rivayet etti:
Rasûlullah’ın
ﷺ Cumua günü hutbesi orta uzunlukta olurdu, namazı da orta uzunlukta olurdu.
(Sahih-i Muslim, Kitâbu’l-Cumua, Hadis no: 866)

: حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ عُقَيْلٍ، عَنْ الزُّهْرِيِّ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ قَالَ
. كَانَ النَّبِيُّ ﷺ إِذَا خَطَبَ احْمَرَّتْ عَيْنَاهُ وَعَلَا صَوْتُهُ وَاشْتَدَّ غَضَبُهُ كَأَنَّهُ مُنْذِرُ جَيْشٍ
​
Kuteybe b. Saîd rivayet etti; Leys rivayet etti; Ukayl’den; O da Zuhrî’den; O da Câbir b. Abdullah’tan:
Peygamber
ﷺ hutbe verdiği zaman gözleri kızarır, sesi yükselir ve sanki bir orduyu uyaran kimse gibi konuşurdu.
(Sahih-i Muslim, Kitâbu’l-Cumua, Hadis no: 867)

: حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ قَالَ
. قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ﷺ : دَعْوَةُ الْمُسْلِمِ لأَخِيهِ بِظَهْرِ الْغَيْبِ مُسْتَجَابَةٌ
​
Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti; Ebû Muâviye rivayet etti; A‘meş’ten; O da Ebû Salih’ten; O da Ebû Hurayra’den:
Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu: Bir Müslümanın kardeşi için gıyabında yaptığı dua kabul edilir.
(Sahih-i Muslim, Kitâbu’z-Zikr ve’d-Duâ, Hadis no: 2732)
Hadis kitablarında ve ehl-i sunnetin mûteber eserlerinde
Peygamber ﷺ veya 4 halife döneminde hutbede “Ebu Bekir, Ömer, Osman, Ali (r.anhum) için dua edilirdi” şeklinde bir rivayet bulunmamaktadır. Dolayısıyla alimler nezdinde bu uygulama sünnet olarak sabit değildir.
İbn Teymiyye (rahimehullah) şöyle demiştir:

وَالدُّعَاءُ لِلْأَئِمَّةِ فِي الْخُطَبِ لَيْسَ مِنَ السُّنَّةِ الرَّاتِبَةِ​
Hutbelerde yöneticiler için dua etmek düzenli bir sünnet değildir. (İbn Teymiyye, Mecmûʿu’l-Fetâvâ, C. 24, Sf: 252)

Peygamber
ﷺ ve dört halife döneminde Hutbede Allah’a hamd, Peygambere salât, Nasihat, Kur’an okunması, Mûminlere dua vardı.

Ancak Hulefâ-i Râşidîn isimlerini sayarak dua, Devlet başkanına özel dua şeklinde sabit bir pratik yoktu. Bu uygulama sonraki dönemlerde ortaya çıkmıştır.

Diğer sualinize gelirsek; Küfür kanunlarını tatbik eden, şeriatla hükmetmeyen, Birleşmiş Milletlere bağlı laik demokratik bir devletin bekasını sağlayan asker ve polise, ve devleti sanki Dar'ul İslam'mış gibi görerek dua etmek, ettirmek caiz değildir.


وَلَا تَعَاوَنُوا عَلَى الْإِثْمِ وَالْعُدْوَانِ
“Günah ve düşmanlık üzerine yardımlaşmayın.” (Mâide 2)

: حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ نُمَيْرٍ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، عَنْ خُبَيْبِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ حَفْصِ بْنِ عَاصِمٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ قَالَ
. قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ﷺ : يُسْتَجَابُ لأَحَدِكُمْ مَا لَمْ يَدْعُ بِإِثْمٍ أَوْ قَطِيعَةِ رَحِمٍ
​
Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti; Abdullah b. Numeyr rivayet etti; Ubeydullah’tan; Hubeyb b. Abdurrahman’dan; Hafs b. Âsım’dan; Ebû Hurayra’den rivayet etti:​
Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu: “Sizden birinin duası kabul edilir; günah veya akrabalık bağını koparma için dua etmediği sürece.”
(Sahih-i Muslim, Kitâbu’z-Zikr ve’d-Duâ, Hadis no: 2735)

Selef âlimleri zalim veya günah işleyen yöneticiler için duayı 2 duruma ayırmıştır:
Hidayet ve adalet için dua Câiz,
Zulmûnün güçlenmesi için dua ise Haramdır.

İbn Teymiyye (rahimehullah) şöyle der:

وَالدُّعَاءُ لِلظَّالِمِ بِمَا يُعِينُهُ عَلَى ظُلْمِهِ لَا يَجُوزُ​
Zalim bir kimse için zulmûne yardım edecek şekilde dua etmek caiz değildir. (İbn Teymiyye, Mecmûʿu’l-Fetâvâ, C. 14, Sf: 490)


: حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ قَالَ
كَانُوا يُصَلُّونَ خَلْفَ كُلِّ بَرٍّ وَفَاجِرٍ
​
Osman b. Ebî Şeybe rivayet etti; Cerîr rivayet etti; Mansur’dan; O da İbrahim en-Nehaî’den şöyle dedi:
“Sahabe ve tabiîn, salih olsun fâsık olsun her Müslümanın arkasında namaz kılarlardı.”
(İbn Ebî Şeybe, el-Musannef, Hadis no: 3771)



الصلاة خلف الفاسق صحيحة
Fasık imamın arkasında kılınan namaz sahihtir. (İbn Kudâme, el-Muğnî, C. 2, Sf: 22)

Üstte zikredilen Fâsık imamın arkasında kılınan namazın geçerli olduğu kaidesinde zikrolunan fâsıklığı Selef ve fıkıh âlimleri 2 farklı fısk türü olduğunu bildirmişlerdir.
Peki namazın geçerli olduğu imamın fasıklığı hangi türdür?

Fısk-ı amelî (amelî günah : içki içmek, faiz almak, zulmetmek, açık günah işlemek)
Fısk-ı i‘tikādî (itikadî bidat veya küfre götüren inanç,
sapık akide, bidat inanç)

Selef ulemasının “fasık imamın arkasında namaz câizdir” sözlerinin çoğu ameli fâsık / fâcir
içindir.

İmam Ahmed bidat ehli imamı ikiye ayırmıştır.
Küfre düşmeyen bidat ; Namaz geçerlidir.
Küfür olan bidat ; Namaz sahih değildir.

İbn Kudâme (rahimehullah) şöyle nakleder:

وَالصَّلَاةُ خَلْفَ أَهْلِ الْبِدَعِ جَائِزَةٌ مَا لَمْ تَكُنْ بِدْعَتُهُمْ مُكَفِّرَةً​
Bidati küfür seviyesine ulaşmadıkça bidat ehlinin arkasında namaz kılmak caizdir. (İbn Kudâme, el-Muğnî, C. 2, Sf: 23)

İbn Teymiyye (rahimehullah) de aynı ayrımı yapar:

الصلاة خلف المبتدع والفاسق صحيحة عند جمهور أهل السنة​
Bidat ehli ve fâsık imamın arkasında namaz, Ehl-i Sünnet âlimlerinin çoğuna göre sahihtir. (İbn Teymiyye, Mecmûʿu’l-Fetâvâ, C. 23, Sf: 351)
Ancak hemen ardından şu şartı koyar:
إِذَا لَمْ يَكُنْ كُفْرًا : Eğer bu bidat küfür değilse.


وَالصَّلَاةُ خَلْفَ كُلِّ مُسْلِمٍ بَرٍّ أَوْ فَاجِرٍ جَائِزَةٌ
Salih olsun fâsık olsun her Müslümanın arkasında namaz kılmak caizdir. (İbn Kudâme, Lummatu’l-İtikād)
Burada geçen fâsık; İslam’dan çıkmamış Müslüman demektir.


Selef uleması Fâsık İmamın arkasındaki Namazın durumunu üçe ayırır:

1- Amelî günah (fâsık - fısk) : namaz sahih


: حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ قَالَ
كَانُوا يُصَلُّونَ خَلْفَ كُلِّ بَرٍّ وَفَاجِرٍ
​
Osman b. Ebî Şeybe rivayet etti; Cerîr rivayet etti; Mansur’dan; O da İbrahim en-Nehaî’den şöyle dedi:
“Sahabe ve tabiîn, salih olsun fâsık olsun her Müslümanın arkasında namaz kılarlardı.”
(İbn Ebî Şeybe, el-Musannef, Hadis no: 3771)


2- Küfre ulaşmayan bidat : namaz sahih fakat mekruh (itikadî sapma fakat tekfir edilmeyen)
Selef uleması bu durumda namazın sahih olduğunu söylemiştir.

وَالصَّلَاةُ خَلْفَ أَهْلِ الْبِدَعِ جَائِزَةٌ مَا لَمْ تَكُنْ بِدْعَتُهُمْ مُكَفِّرَةً​
Bidatları küfür seviyesine ulaşmadıkça bidat ehlinin arkasında namaz kılmak caizdir. (İbn Kudâme, el-Muğnî, C.2, Sf: .23)

3- Küfür olan bidat : namaz sahih değildir
Selef uleması bu durumda namazın sahih olmayacağını söylemiştir.

فَإِنْ كَانَتْ بِدْعَتُهُ مُكَفِّرَةً لَمْ تُصَلَّ خَلْفَهُ​
Eğer bidatı küfür seviyesinde ise Onun arkasında namaz kılınmaz. (İbn Teymiyye, Mecmûʿu’l-Fetâvâ, C. 23, Sf: 351)

Dolayısıyla Selef ulemasının “fasık imamın arkasında namaz caizdir” sözü amelî fısk, küfre ulaşmayan bidat durumları içindir. Küfür olan (itikadı) fâsıklık için değildir.



TÜRKİYE GİBİ DAR'UL-HARB OLAN ÜLKELERDE CUMUA NAMAZI KILINMASI HAKKINDA SORULAR

Dar’ul - Harb ve Dar’ul - İslam (Kitab)

Cuma Hutbesinde Rejimsever Dua Olur mu?​

 
Geri
Üst Ana Sayfa Alt