Dava Adamı Ve Hizmet Adamı Arasındaki Fark...

Hattab Amedi

İyi Bilinen Üye
Üye
Dava adamı ve Hizmet adamı arasındaki fark...

Bir hizmet adamı bir de dava adamı vardır. Hizmet adamları belli vakitlerini belli günlerini parasının belli bir miktarını davasına ayırır. Bir halı gerekiyorsa onu alır. Talebelere erzak lazımsa o onu temin eder. Ancak hizmeti bittiği zaman artık kendi dünyasına döner. Kendi işleriyle başbaşa kalır. Dava adamları ise böyle değillerdir. Onların herşeyi davaları içindir. Mallarıyla canlarıyla davaları için kurban ederler kendilerini.




Not.Hoşuma gitmişti,yanıma not etmiştim,bana ait değil,nerden alıntı yaptığımı hatırlamıyorum...
 

Hattab Amedi

İyi Bilinen Üye
Üye
önemli bir hususa değindin kekocan,gerçekten biz hangi kategorideyiz?dava adamımıyız?yoksa hizmet adamımı?..yada hiç bir kategoride olmayıp sadece laf adamımıyız?
Eskiden dava erleri ile sık sık karşılaşırdık,onlarla içiçeydik,onların varlığı bize moral ve kuvvet verirdi...

yine bir örnek vermek istiyorum zindandan(kardeşler bakın,kimse iyiki bir orayı görmüşte arada bir bize hatırlatıyor,sanki nefs var diye düşünmeyin,Rabbim bizi korusun o hastalıklardan,ama inanın amacım şahid olduklarımı anlatıp,bundan ders almaktır,zindana düşmek maharet değil,asıl maharet ondan istifade etmek,zindanın ehlinden olabilmek,Rabbim bizleride onlardan eylesin.)

yıl 20....odada ranzada uzanmışız,dört kişiyiz.Ben üst ranzadayım ve radyoyu dinliyorum,haberleri can kulağıyla dinliyorum,çünkü müslüman kardeşlere şiddetli bir baskının ve hergün tutuklamaların olduğu bir dönem,acaba bugün ne oldu,kimi tutukladılar diye dinliyorduk,tv kullanmıyorduk,radyo tek iletişim aracıydı...Alt katımda çok sevdiğim bir büyüğüm vardı,yaşça bizden büyük,ama varlığı bize moral olan bir büyüğüm(seni lillah için özledim,doya doya sana sarılmayı ve boynumdan öpmeni özledim)zindanın piriydi...Birden radyoda bir haber geçti*güvenlk kuvvetlerinin yaptığı operasyonda adları ..........olan kişiler ölü olarak ele geçirildiler(halbuki sonradan öğrendikki aslında mazlumane vurulmuşlar,mazlumane şehid edilmişler,kabenin Rabbine yemin ederimki,onu tanıyordum, ve öylesine halim selimdiki sesini yükseltmez,fedakar ve ihlaslı bir müslümandı,asla zalimlerin itham ettiği gibi değildi)Ben haberin verdiği şaşkınlıkla ne diyeceğmi şaşırdım,ismi geçen kişi oğluydu....
Birden doğruldu ve dediki*Hattab haberde ne dedi,sanki oğlumun ismi geçti*Ben aşağı atladım ve ona sarıldım ve Abe oğlun diyebildim,boğazım düğümlendi,birden baktımki şüyle dedi*İnna lillah we inna ileyhir raciun,Allahu Ekber,demek oğlum şehadette beni geçti,o bir çok hususta beni geçti,ama ondan önce şehadete eririm sanırdım,ama demekki o benden daha layıktı,bizler sürekli şehadeti dliyorduk,şimdi kapımıza geldi,wallahi onun şehadetinden dolayı sevinçliyim,ama onu yıllardır görememiştim,keşke onu görebilseydim*dedi..bizler onun bu tavrından dolayı şaşırdık ve ona sırayla sarılıp,taziyede bulunduk,dua ettik...
işin önemli noktası bundan sonra oldu...
Bizler haberden dolayı üzüntülüydük,o değerli abemde oturmuş kuranı kerim okuyordu veya namazmı kılıyordu(tam hatırlamıyorum),bizim mahzun ve üsgün olduğumuzu görünce,yanımıza gelip*siz şehadetten dolayımı mahzunsunuz,yoksa benden dolayımı sessizsiniz?Biz şehadeti saadet biliriz,bu dava uprunda evladım,hanımım ve tüm sevdiklerim feda olsun,bizler bugünlerin bize yakın olduğunu biliyorduk ve hamd olsun hazırlıklıydık,onların kanının bereketi ilerde islamın sedasının bu coğrafyada yeşermesine sebeb olacaktır,haydi kalkın ve sevinin*dedi ve ellerimizden tutup bizi havalandırmaya çıkartıp,bize voleybol oynayın,bende oynayacağım dedi,biz şaşırdık,oğlunu kurban vermiş bizi,nasıl kalkın voleybol oynayın der,utandık ona karşı ama ALLAH şahid..onun bu tutumunun arkasındaki sebeb,bu meselenini bizi üzmesine engel olmak,ve bizim buna takılıp moralmen yıpranmamıza veya üzülmemize engel olmaktı,büylelikle dikkatimizi başka yöne kaydırıp,bizi onunla meşgul etmek istiyordu,sübhanALLAH bunu hatırlayınca mahzun oluyorum ve büyle dava adamlarının varlığıyla mutlu oluyorum..islam davasına bu şekilde teslim olmuş gerçek dava adamları var ama ne yazıkki sayıları az,buna rağmen bir kişi yüzlerceyi etkiliyor ve gerçek dava aşkını pompalıyor..
işte bizi derinden etkileyen bu dava adamını hatırladım...ilerlemiş yaşına rağmen,sabah namazından sonra yatmayıp,odayı temizleyen ve kahvaltıyı hazırlayıp,alınlarımızdan öpe öpe kaldıran ve * kalkın,yumurta var,peynir var,zeytin var*deyişi,adeta bir anne şefkatiyle kaldıran,zindandaki gençlere örnek olan,onlara hizmet etmeyi bir şeref sayan ve bizleri utandıran dava adamları.....
bu vesileyle ey değerli abem,sana şuanda öyle özlem doluyumki,seni yakalayıp,ellerini doya doya öpmek,başımı şefkatli göğsüne yaslayıp seninde başımı okşamanı ve ensemden öpmeni öyle özledimki...
 

EBU HANİFE

İyi Bilinen Üye
Üye
Aklıma vakıa suresi geldi;

8- İşte sağın adamları (amel defterleri sağ eline verilenler)! Ne sağ adamlar (Ne mutlu onlara!)

9- İşte solun adamları (amelleri sol ellerine verilen kimseler) Hem de ne sol adamları (Ne yazık onlara!)

10- Önde olanlar (kıyamette de) öndedirler


Vakıa
Allah swt ahirette insanları 3 sınıfa ayırmıstır.1.si amel defteri sağdan verilenler. 2.si amel defteri sol tarafdan verilenler ve 3 olarak ta önde olan Sabikun....

10. ayeti kerimede ahirette onde onların Sabikun olarak belirtmiştir.Bunlar öncülerdir.Her khayrda ön safları tutup insanlara öncülük edenlerdir...Khayrların tohumu,başlangıcı ve ilk bedel odeyenleri bunlardır.Bunlar salih amellerin mihenk taşıdır...

Mücahid ve başkaları da: Bunlar herkesten önce cihada çıkan ve herkesten önce namaza giden kimselerdir,

Ali (r.a) da: Bunlar beş vakit namaza öncelikle koşanlardır

Said b. Cübeyr tevbeye ve iyilikler yapmaya etlerini çabuk tutanlardır

el-Hasen ve Katade; es-Sâbikûn (iteri geçenler) bütün ümmetler arasında öncelikle iman eden kimselerdir

demişlerdir.

Rabbinizden bir mağfirete... koşuşun." (Al-'ı İmran, 3/133)

İşte bunlar hayırlarda yarışırlar. Onlar bu işlerde ellerini çabuk tutanlardır" (el-Mu'minûn, 23/61)

kurtubi
 

Hattab Amedi

İyi Bilinen Üye
Üye
Ey dava adamı! Hiç şüphesiz bazı güzel hasletler vardır ki, her insan onlara sahip olmak ve onları kendi hayatında yaşamak ister. Sabır, kanaat, cömertlik, tevazu, fedakârlık ve cesaret gibi… Çünkü bu gibi güzel vasıflar insana, gerçekten insan olma özelliği kazandırır. "Güzel ahlâk" adı altında toplanan bu güzel vasıfları "örnek insan" olarak en mükemmel şekilde yaşayan Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’dir. Onun ahlâkı o kadar yücedir ki Allah (Subhanehu ve Tealâ) ona hitap ederek şöyle buyurur:

“Gerçekten sen yüce bir ahlak üzeresin.” (Kalem/4)

Ve yine Allah (Subhanehu ve Tealâ) şöyle buyurmuştur:

“Andolsun ki Allah'ın elçisinde sizin için, Allah'a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah'ı çokça ananlar için güzel bir örnek vardır.” (Ahzab/21)
 

Hattab Amedi

İyi Bilinen Üye
Üye
Sitedeki eski konuları raflardan indirip okurken bu konuya denk geldim.
Düşündümde yıllar önce bu konuyu açıp mesaj yazdık ve halende o dava adamlarından olamadık.yıllar yılları kovalıyor ama davasını kendine gaye edinen o dava adamlarından olabilecekmiyiz?yoksa sadece bunu arzulayıp pratiğe koyamadan bu dünyadan gidecekmiyiz ?
YaRabbim sonumuzu hayr eyle..
 

Benzer konular

Şu an bu konuyu görüntüleyenler (Kullanıcı: 0, Ziyaretçi: 1)

Üst Alt