Duada Büyük Zatları Vesile Etmek Caiz Midir?

ensarullah

Aktif Üye
Üye
Bu sebeple duada Peygamberler ve fazilet sahibi büyük kişiler, sahabeler ve veliler vesile yapılarak, Allah’tan bu zâtların hatırına bir şey istenebilir.
bu sözle alttaki verdiğin örnek birbirine zıttır çünkü hz ömer hz abbasın elini tuttuğunda malumki o yaşıyordu.ama bizde yapılan tevessül hep ölüler üzre.Allah şah damarından daha yakın bize araya aracı koymadan da ulaşılır.

bu konuyla ilgili birde yazı varmış sitede:

Câiz ve Şirk Olan Tevessul, İstiğase ve Şefaat
https://www.islam-tr.org/konu/caiz-ve-sirk-olan-tevessul-istigase-ve-sefaat.7356/
 

huzur yolu

Yeni Üye
Üye
zaten aracı koymadan sadece bu şekilde ulaşılır demiyor bu yazıda.caiz midir??sorusuna cevap veriyor..en güzeli aracı koymadan Yaradan a yalvarmaktır bence de..
 

deli

Yeni Üye
Site Emektarı
Üye
Bu tür dualar Süleyman Çele*bi’nin Mevlid'i gibi kitaplarda yer alır. Ama böyle dua olmaz. Bu konuda Hanefî alim*ler*den İbn Eb’il-İzz şöyle diyor:

“Kişinin, Allah’tan başkasını du*asının kabulüne sebep kılması ve onunla tevessülde bu*lun*ması caiz değildir... O şöyle demek ister: “Fa*lanca senin salih kullarından olduğu için duamı kabul eyle.” Onun Allah‘ın salih kulu olma*sıyla berikinin du*ası arasında ne ilgi, ne bağlantı olabilir? Bu, duada taşkınlık yapmaktır. Allah Teâlâ şöyle buyurur:

“Rabbinize için için ve yal*vararak dua edin. O, taşkınlık yapanları gerçekten sevmez.” (Araf 7/55)

Bu ve benzeri dualar, sonradan uydurul*muş*tur. Böyle bir dua ne Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sel*lemden, ne sahabeden, ne tabiînden, ne de imamların birinden ak*tarılmıştır. Allah hepsinden razı olsun. Bu, ancak cahille*rin ve bazı tarikatçıların yazdığı tılsımlarda bulunabilir. [Ali b. Muhammed b. Ebî'l-İzz ed-Dimaşkî, (öl. 792 h./1390 m.) Şerh'ül-Akîdet'it-Tahâviyye, Beyrut, 1408/1988, c.I, s.295-297.].”

Alıntı : Abdülaziz Bayındır
 

deli

Yeni Üye
Site Emektarı
Üye
Duada, Allah'a(cc) herhangi birinin yüzüsuyu hürmetini vasıta yapmak, O'nun ve Rasulü'nün bize öğrettiği bir yol değildir. Bildiğiniz gibi, Kur'an-ı Kerim bu tür anlayışlardan uzaktır. Hadislerde de bu anlayışa temel oluşturabilecek bir örnek yoktur. Duada bu yolu uygulamış olan veya bir başkasına öğreten sahabeden herhangi birisini de hatırlamıyorum. Doğrusu Alemlerin Rabbi'ne dua ederken herhangi bir kulun yüzüsuyu hürmetine referans göstermek veya filan kulun hatrı için benim istek ve ihtiyaçlarımı karşıla demek manasına gelen anlayış tarzı Müslümanlara nasıl musallat olmuş anlamakta güçlük çekiyorum. Ben böyle yapmanın yasak olduğunu söylemiyorum, sadece şu iki şeyi söylüyorum:

Birincisi; bu şekilde dua yapmak, Alemlerin Rabbinin bize öğrettiği dua yapma şekline ve metoduna aykırıdır. HzPeygamber(sas)'in doğrudan doğruya ashabına öğrettiği duya tarzına da aykırıdır. Bu sebebledir ki, bu tarz duadan uzak durulmalıdır. Zira Peygamber Efendimiz (sas) ve diğer bütün Peygamberler, Allah ile kullar arasındaki ilişkinin ve bağın doğru şeklinin ne olduğunu açıklamak için gelmişlerdir. Öyleyse onların ne uyguladıkları ne de öğrettikleri bir dua şekli olan bu tarz bir dua şeklini, herhangi bir kimse uygulamaya kalkışırsa, şüphesiz o, muteber olan bir şekli terkedip, muteber olmayan bir şekli uygulamış olur.

İkinci olarak da; bu dua şeklinin nefrete şayan bir yol olduğuna inanıyorum. Başka bir kişinin bu dua şeklini benim gördüğüm gibi görmeyip başka bir açıdan bakması ve nefrete şayan bulmaması farklı bir durum. Ben ne zaman bu dua şeklinin zararlarına dikkat etsem, gözümün önüne hemen çok mert ve çok cömert bir zat gelir: Onun kapısına gelen herhangi bir insanın arzuları anında yerine getiriliyor, feyz ve keremi herkesi kuşatıyor, her isteyen ondan dilediğini talep edebiliyor, lütfu herkese açık ve herkes ona kolaylıkla ulaşabiliyor. Böyle bir zatın karşısına bir kişinin doğrudan gelerek: "Ey kerem sahibi, cömert insan! Bana yardım et" demek yerine, "Filan kişinin hatrına benim ihtiyaçlarımı gider" demesi ne kadar uygun düşer varın siz hesap edin. Bu isteme biçiminde, o cömert kişinin merhameti ve cömertliği sebebiyle başkalarının ihtiyaçlarını gidermediği, fakat arkadaşlarının, dostlarının ve akrabalarının hatrına lütuf ve ihsanda bulunduğu su-i zannı gizlidir. Eğer bunların vasıtasıyla dua edilmezse sanki o zaman ondan hiçbir şey alamayacağınız zannıyla ümitsizliğe düşüyorsunuz. Filanın yüzüsuyu hürmetine demek; aynı zamanda, istekte bulunduğunuz zata baskı uyguladığınız manasına gelir ki, siz aslında şöyle demek istiyorsunuz: "Ben filan büyük insanın tavsiyesi ile geliyorumBenim ricamı herhangi aracısız bir insanın ricası gibi düşünerek geri çevirmemelisiniz" Eğer bu tarz dua bu söylediğim anlama gelmiyorsa, ne anlama geldiğini bana da öğretin. Böylece içimdeki sıkıntıdan kurtulacağım için memnun olurum. Fakat eğer bu tarz duanın anlamı gerçekten benim anladığım şekildeyse, o zaman Allah Teala'nın kamil sıfatları hakkında doğu bilgiye sahip bir şahsın böyle bir dua tarzını hayal edebileceğini bile düşünemiyorum. Fıkıh alimleri bu dua tarzının, bu gibi mahzurlarını dikkate alarak, mekruh olduğu kanaatine varmışlardır.Nitekim, Hanefî Fıkhı'nın meşhur kitabı Hidaye'de şöyle yazmaktadır:

"Bir kimsenin dua ederken filanın hakkı için, filanın yüzüsuyu hürmetine veya Peygamberlerin, Nebilerin hakkı için demesi mekruhturZira; yaratılanın, Yaratan üzerinde hiçbir hakkı söz konusu değildir"

Alıntı :Seyyid Ebu'l âla el-MEVDUDÎ - "Mesail ve Resail"
 

huzur yolu

Yeni Üye
Üye
bu konuyu internette araştırdığımda bi forumda buldum..burada da paylaşmak istemiştim..ama doğru deilmiş anladım..Rabbim razı olsun sizlerden öğrendim doğrusunu..
 

deli

Yeni Üye
Site Emektarı
Üye
asıl rabbim sizden razı olsun. başkaları gibi taassub sahibi değilmişsiniz. hak ile batılı ayırd edebilecek zihni bir kamil akıl sahiplerindenmişsiniz.
 

nureddin_79

Yeni Üye
Üye
bu konuyu internette araştırdığımda bi forumda buldum..burada da paylaşmak istemiştim..ama doğru deilmiş anladım..Rabbim razı olsun sizlerden öğrendim doğrusunu..
Allah ilmini arttırsın ve ayaklarını sabit kılsın...Müslüman ibadetini (duasını) sadece Allaha yapar, hiçbirşeyi aracı yapmaz buna ihtiyacımız yoktur. Allah işitendir, görendir, Allah dualara icabet edendir.
 

yusuf

Yeni Üye
Üye
bu konuyu internette araştırdığımda bi forumda buldum..burada da paylaşmak istemiştim..ama doğru deilmiş anladım..Rabbim razı olsun sizlerden öğrendim doğrusunu..

asıl rabbim sizden razı olsun. başkaları gibi taassub sahibi değilmişsiniz. hak ile batılı ayırd edebilecek zihni bir kamil akıl sahiplerindenmişsiniz.

gercektende deli ile ayni duygulari paylasiyorum Allah cumlemizden razi olsun huzur yolu .. taassub ehli olmaktan ALLAH a siginirim ..

konu hakkinda ufak bir yazi

Câhım (makamım) ile tevessül edin, çünkü cahım Allah’ın indinde büyüktür

( توسلوا بجاهي؛ فإن جاهي عند الله عظيم )

Bunun aslı yoktur.

Hiç şüphesiz Allâh Rasûlû (s.a.s)’in yeri ve makamı Allah’ın indinde büyüktür. Ancak bunun ile tevessül arasında fark vardır, ikisinin karıştırılmaması gerekir. Câhı ile tevessülde bulunulup kabule daha şayan olduğu inancının akıl ile bilinmesi imkansızdır. Gaybi bir konu olduğu için delil olabilecek sahih bir nakil ile sabit olması gerekir. Bu konu hakkında da sahih bir hadis yoktur. Bilâkis Ebû Hanîfe şöyle der: « Hiç kimsenin Allah’tan başka biriyle Allah’a duâ etmesi gerekmez. Musâade edilen ve emredilmiş olunan dua, Allah’ın şu, (Allah ait güzel isimler vardır. O’nu o isimlerle çağırınız) âyetinden yararlanılarak yapılandır. »7[7]

Ebû Yusuf ise şöyle der: « Falanın hakkı için veya peygamberlerden birisinin hakkı için Harem-i Şerîf yahut Meş’ar-i Harâm hakkı için duâ edilmesini kerih görürüm. »8[8]

Tevessülle ilgili batıl bir rivâyette Şâfii şöyle der: « Ben Ebû Hanîfe ile teberrukte bulunurum, her gün kabrine gelir ve bir ihtiyacım olduğunda iki rekat namaz kılarım, böylelikle kabrin yanında Allah’tan ihtiyacımı isterim, uzun zaman geçmeden ihtiyacım giderilir » Ravilerinden olan Umer b. İbrâhîm bilinmemektedir.

Rivayetin yalan olduğu gün gibi açıktır. Çünkü Şâfii Bağdat’a geldiğinde duâ için nöbetleşe olarak ziyaret olunan hiç bir kabir yoktu. Bu hâl Şâfii döneminde bilinmezdi. Şafii, Hicâz, Yemen, Şâm ve Mısır’da bir çok sahabi ve tabiin ve daha önemlisi Medine de Peygamber (s.a.s)’in kabrini görmüştür. Şaşılacak bir haldir ki, Şâfii buralarda dua yapmamıştır.

Sonra Ebu Hanîfe’nin öğrencilerinden olan Ebû Yûsuf, Muhammed, Züfer, Hasan b. Ziyâd, ne Ebû Hanîfe’nin ne de başkasının kabrine böyle bir duâ için gitmemişlerdir.
 

bahar rehab

ben bana kendim için lazımım.
Üye
Ben İslam alimlerinin bir kısmının kitaplarını okudum ve onlar bunun caiz olduğunu söylüyorlar. Aracı koymak şirk koşmaktır diyenler günümüz bid'at ehlidir, dikkat edelim. Selametle.
 

musab99

İyi Bilinen Üye
Üye
Siz çok masal okumuşsunuz anlaşılan. Örneğin, İslam Ahlakı'nı okudum. Ayrıca Hüseyin Hilmi Işık hazretlerinin Saadeti Ebediyye isimli ilmihalini okumaktayım. İnternette pdfsi var siz de okuyabilirsiniz, iyi akşamlar.
Cevap veremedi, herkese lazim olan iman , ihlas ,Turkiye gazetesi ,Islam evliyalari kitabi vardi, bu arada Huseyin hilmi isiklar bir askerdi biliyorsun degilmi??
 

Abdulmuizz Fida

فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ
Yönetici
Admin
Frm. Yöneticisi
Siz çok masal okumuşsunuz anlaşılan. Örneğin, İslam Ahlakı'nı okudum. Ayrıca Hüseyin Hilmi Işık hazretlerinin Saadeti Ebediyye isimli ilmihalini okumaktayım. İnternette pdfsi var siz de okuyabilirsiniz, iyi akşamlar.
Kemiklerden yardım isteyen sapıkları bırakın da sahih eserler okuyun!
 

Ebu Enes EL Dadaşi

Allah'ım Kalplerimizi Cihadda Sabit Kıl Amin.
Üye
Hakikati Allah bilir diyor ve susuyorum, iyi akşamlar.
Ukhti bak Abulmuizz hoca çok nadir bu şekilde müdahil olur konulara genelde BAN'lama durumlarında müdahil oluyor :) birşey söylüyorsa bence kibir yerine söylediğinden istifade etmeye bakmak gerekir.Tanıdığım kadarı ilede ilimli ve sahih delillerle konuşan değerli bir büyüğümüzdür.
 

bahar rehab

ben bana kendim için lazımım.
Üye
Ukhti bak Abulmuizz hoca çok nadir bu şekilde müdahil olur konulara genelde BAN'lama durumlarında müdahil oluyor :) birşey söylüyorsa bence kibir yerine söylediğinden istifade etmeye bakmak gerekir.Tanıdığım kadarı ilede ilimli ve sahih delillerle konuşan değerli bir büyüğümüzdür.
Kibirli olduğumu iddia ettiğinize göre helallik alabilirsiniz, size de iyi akşamlar.
 

Ebu Enes EL Dadaşi

Allah'ım Kalplerimizi Cihadda Sabit Kıl Amin.
Üye
Kibirli olduğumu iddia ettiğinize göre helallik alabilirsiniz, size de iyi akşamlar.
:) Estağfirullah kibirlisiniz demedim kibir yerine söylediğinden istifade etmek gerekir dedim lütfen önyargısız yaklaşım olaylara Allah sizlere hayr versin İnşaAllah :) Ama eğer hakkınıza girdiysem lütfen hakkınız helal eder misiniz ?
 

Benzer konular

Üst Alt