Ekonominin gidişatı

musab99

İyi Bilinen Üye
İslam-TR Üyesi
Akp gidince bu sorunlarin bitecegini pek sanmiyorum , gecici olarak iyilesme ve yolsuzlugun ,israfin ,hirsizligin onune gecilebilir ama uzun sureli olmaz.
Turkiye nin dogu akdeniz , suriye,libya ve kurt devleti karsiti politikarina devam ettigi surece ,yurtdisi kaynakli ekonomik linc devam edecektir.
Eski Turk devlet geleneklerine biraz kafa yormus biri olarak , devletin bir sekilde buna karsi koyacak bir plani oldugunu dusunuyorum ama RTE ve gozu doymaz hirsiz avaneleri ile bu ise kalkmiyacaktir, basarili olurmu onu bilemem neticede 16 kere yikilmis bir devletten bahsediyoruz
 

Alpercan

Aktif Üye
İslam-TR Üyesi
O kadar vergi geliyor ki devlete sadece vergiyle bile devlet büyür. Tabi hiç etmeseler vergileri.
 

Pangea

Bu hesap kullanılmamaktadır.
İslam-TR Üyesi
Vergilerle ilgili şu yazdıklarımız da burada dursun madem.
Benzin fiyatları tüm dünyada yükseldi. Almanyada da herkes şikayetçi. Ama siz litresine 17 lira ödemiyorsunuzdur herhalde. Türkiyenin çarkı nasıl dönüyor gerçekten anlamıyorum. Petrolü aynı fiyattan alıyor iki ülke de ama birinin kuru diğerine on kat fark katıyor. Bence nispeten devlet çok az vergi alıyor Türkiyede. Ssk sistemi de aynı şekilde nasıl işliyor bilmiyorum aynı büyük ilaç şirketlerinden aynı paralara ilaçlar alınıyor ama Türkiyede çok daha ucuza satılıyor kıyasa girince. Ekli dosyayı görüntüle 28228
Resmi kayıtlara göre Türkiye son 20 yılda 2 trilyon 500 milyar dolar vergi topladı. Bu rakamlar bile nasıl vergi topladıklarını ve ülkeyi nasıl sömürdüklerini gösteriyor. Bu ülkenin batmamasının tek sebebi vergi toplamaları.
Steuereinnahmen alman istatistik kurumunun verilerine göre almanya 2020 yılında 739,7milyar euro vergi toplamış. Sadece bir yıldan bahsediyoruz. Türkiyenin yirmi yılda topladığını almanya 3yılda topluyor. Değerini bilmek lazım. Bence devlet değil Türkiyedeki halk devleti sömürüyor. Sigortasız çalışmak normal sigortalı çalışmak saçma geliyor çünkü zaten herkes sigortalı. Almanyada böyle bir sistem asla yok. Gelir vergisindeki beyannamelerin de %90 sahte olduğunu düşünürüm. Üstüne üstlük faturasız alım satım da çok yaygın. Buna rağmen Türkiyenin sağlık sistemi m
Buraya göre muhteşem kalıyor. Kız evlatlara ömür boyu vefaat eden babanın maaşı bağlanıyor. Burda uniden sonra kesiliyor. Bu maaşı alabilmek için bile milletin resmi evlilik yapmadığı ve sigortasız işte çalıştığı bilinen bir gerçek. Tekrar tekrar Türkiye nasıl ayakta kalıyor diye düşünmeden edemiyorum.
Suan almanyada asgari ücret 1584€ yani asgari ücretle 900 lt akaryakıt alabilirsiniz
Türkiye'de asgari ücret 2825.90 tl(251.63€) asgari ücretle Türkiye'de(benzin 7.92tl) 356.80 lt akaryakıt alabilirsiniz

Doğru kıyaslama böyle olmali bence
Aslına bakarsan Almanya’da asgari ücret 405 euro mu ne.

ama dediğim gibi birim usulu bu durumda yani kişi ile petrol değil de devlet ile petrol arasındaki denklem kurulduğunda benim anlatmak istediğim noktaya değinmiyor.
Bu rakamı nereden buluyorsunuz anlamıyorum. Almanyada aylık.asgari ücret belirlenmemiştir. Saatlik asgari ücret belirlenir. Bu da şuan 9.50. Ama neredeyse hiç kimse günde 11 saat haftanın 6 günü çalışmaz. Burada daha çok minijoblarla istihdam edilir bu da 450 euro basiste yapılır çünkü bu şekilde istihdam edersen işveren sigorta pyı ödemez ve bu şekil işlerine gelir. Sigorta aylık 126eurodur. Minijobu olup başka geliri olmayanlar işsizlik parası alır ve sigortası da jobcenter denilen kurumlar tarafından ödenir. Üstüne de kiranı ve birkaç kalemi daha öderler. Sonuç olarak aylık 648 euro kadar devletten para alırsın eğer çalışmıyorsan. Çalışırsan bu meblağ düşer o yüzden çoğu insan çalışmaz ve bu 600küsür euro ile geçinir. Tabiki türkiyeye kıyaslayınca etini sütünü alabileceğin türkiyeye göre zengin almanyaya göre standart bir yaşam sürersin. Ama konu o değil ki.

konu ham petrolun varil fiyatının 85 dolar olması. Bir varilde 160 litre var. Yani litre fiyatı ortalama 2 dolar. Yani neredeyse 20 tl. Devlet bu varil fiytından alıyor halka yarı fiyatına satıyor türkiyede. Anlatabiliyor muyum? Geri kalan kısmı kendi cebinden bir şekilde ödüyor.

şimdi konunun daha derinine inersek almanya neden türkiyeden daha zengin sorusunun cevabı daha da derinde rakamlardan ziyade sosyolojik yapıyla ilgilidir. Almanlar tapacak bir dinleri olmadığı için kanunlara taparlar. Kanunlara uymak iyi uymamak kötü ahlaktır onlar için. Misal hiç ücret ödemeden toplu taşımaya binebilirsin bu imkan vardır çünkü gişe vb bir sistemleri yoktur. Otobüsün girişinde akbil okutmak gibi bir şey yoktur. Ama yine de herkes biletini alır. Tesadüfen yapılan denetlemelerde biletsiz insan çıkmaz. Çıkarsa genelde yabancıdır. Çünkü almanlar kanuna uymayı bir zorunluluk olarak görür normal bir şeydir. Türkiyede ise tam tersi insanlar kanunlara uymamak için on bin takla atar. Üstgeçitten bile geçmez tehlikenin farkında olmasına rağmen. Üçkağıt ve kısa yol peşindedir. Kanımızda var yapacak bir şey yok daha bir çok etken var tabi ama daha fazla dırdır etmek istemiyorum.
Daha fazla dırdır etmek istemiyorum dedim ama kendimi tutamıyorum :D mesela almanyadaevin var bahçende çalı çitin var (genelde böyledir) o çalıları istediğin zaman kesip atamıyorsun hatta budayamıyorsun bile! Kanunla tespit edilmiş tarihi var :D neden? Kuşlar içine yuva yapıyormuş o yüzden yumurtlama dönemlerinin geçmesi beklenirmiş. Türkiyede zaten kimse o yuvaya kıyamaz hatta yuva yıkanın yuvası olmaz diye inanılır. Çalı budama tarihi belirlesen kimse takmaz kafasına göre budar ama burada martın 2si mi 20si mi neydi öncesinde budama yapsan komşuların hemen şikayet eder para cezası ödersin. Türkiyede olsa bilmiyordum abi bu seferlik affet dersin zabıtaya o da görmezden gelir. Yufka yüreklidir bizim millet.
Zabıtayı hep mevye satan genci dövmesinden tanırız ama aslında o kadar çok lural var ki riayet edildiğini denetlemesi gereken, anca tezgah açanların peşinde koşarlar çünkü bu bile çok yaygındır. Misal çorap yelek ören teyzeler vardır türkiyede her yerde. Almanyada değil tezgah açmak internetten bile satış yapamazsın bu şekilde. Önce ruhsat almalısın esnaf odasına kaydolmalısın (yıllık120 euro falan) sonra işletme ruhsatı almalısın ve işletme tanımında çorap üretip satcam yazarken sen kolye bileklik yapıp satarsan başın derde girer. Bu ruhsat da paralı tabi 25 euro mu ne. Tabi işletme kurduğun için vergi beyannamesi yapmak zorundasın yoksa bitersin. Demem o ki vergisiz kazanç neredeyse yoktur almanyada. Çünkü kullanılmamış eşya sattığını bir kaç ilanla tespit edenler hemen şikayet ederler. Kanunlar din gibidir demem ondan.

E tabi bu kadar verginin halka dönüşü de oluyor. Ama şunu da unutmamak gerek ki almanyada herşey özelleştirilmiştir toplu taşımadan tut elektriğe suya her şey özel idarelere bağlıdır. Dolayısıyla Devlet işe alım yapmaz. Atama diye bir şey yoktur en üst devlet kademesi hariç. Yani kpssyi kazanayım devlete kapak atayım sonra kovulma tehlikem olmaz bacakları uzatır rahatıma bakarım mantığı asla yoktur olmaz da zaten çünkü işe alımlar hep yerel yapının sorumluluğundadır. Ilgili belediye ilanı çıkarır başvuran vurur süreli sözleşmelerle iş yapılır. Ömür boyu istihdam edilmezsin. Süresiz iş sözleşmeleri de var tabi ama onda da performanstan kovulabilirsin. Kaypaklık kabul edilmez. Zaten kaypak olmayan işini yapan kişi aç kalmamakla kalmaz illaki yükselir. Tabi yabancılar istisna onlara karşı inanılmaz önyargı ve dışlama vardır. Temelinde ama tecrübe yatar yine de.
 

Pangea

Bu hesap kullanılmamaktadır.
İslam-TR Üyesi
Akp gidince bu sorunlarin bitecegini pek sanmiyorum , gecici olarak iyilesme ve yolsuzlugun ,israfin ,hirsizligin onune gecilebilir ama uzun sureli olmaz.
Turkiye nin dogu akdeniz , suriye,libya ve kurt devleti karsiti politikarina devam ettigi surece ,yurtdisi kaynakli ekonomik linc devam edecektir.
Eski Turk devlet geleneklerine biraz kafa yormus biri olarak , devletin bir sekilde buna karsi koyacak bir plani oldugunu dusunuyorum ama RTE ve gozu doymaz hirsiz avaneleri ile bu ise kalkmiyacaktir, basarili olurmu onu bilemem neticede 16 kere yikilmis bir devletten bahsediyoruz
İstanbulda okurken bir gün esnaf ile muhabbet ediyordum (o dönem müslüman olmadığım için kemalist idim ve kemalizm=chp sanrısıyla chp savunucusuydum) esnafın biri demişti ki “kadıköyde chp koltuğa ceketini aday gösterse yine o ceket alır kadıköyü çünkü teşkilatı (haraç almayı ve rüşvet vermeyi) öyle bir kurmuşlar ki para kazananın başka çaresi yok.” Yani bu ülkede yolsuzluk akp ile başlamadı akp ile de bitmez ve akp gitse de bitmez.
 

musab99

İyi Bilinen Üye
İslam-TR Üyesi
İstanbulda okurken bir gün esnaf ile muhabbet ediyordum (o dönem müslüman olmadığım için kemalist idim ve kemalizm=chp sanrısıyla chp savunucusuydum) esnafın biri demişti ki “kadıköyde chp koltuğa ceketini aday gösterse yine o ceket alır kadıköyü çünkü teşkilatı (haraç almayı ve rüşvet vermeyi) öyle bir kurmuşlar ki para kazananın başka çaresi yok.” Yani bu ülkede yolsuzluk akp ile başlamadı akp ile de bitmez ve akp gitse de bitmez.
Sizde avrupa da yasiyorsunuz galiba , bilirsiniz avrupa ulkelerinin cogunun kurulu bir duzeni ve sistemi vardir , Hollanda da son 3 aydir hukumet kurulamiyor ama her sey kendiliginden yurumeye devam ediyor.
Turkuyenin en buyuk sorunu bir sistemi olmamasi , her gelen iktidar kendi demokrasi anlayasini halka dayatiyor.

Bir basibozukluk var denetim mekanizmalari ve yargi malesef hukuk ile degil gucu elinde tutanin yaninda yer alinca , onune gecilemeyen bir yolsuzluk ve hirsizlik dalgasi meydana geliyor.

Ve burda bana katilmayanlar olacaktir ama Turk insani maddi ahlak olarak avrupa insanin cok gerisindedir. Avrupanin diger ulkeri nasil somurerek geldigini biliyorum ama burda insanlarin bireysel ticaret anlayisindan bahsediyorum , en azindan kendi insanlarini belli bir olcude koruyorlar

Bal tutan parmagini yalar zihniyeti, liyakat degil hemsericilik , akrabacilik , kankacilik vs uzayip giden kotu ahlak bizi mafediyor.
Cok ciddi bir zihniyet devrimi gerekli ,yoksa Turkiye genel anlamda iyi bir yere gitmiyor.
 

Pangea

Bu hesap kullanılmamaktadır.
İslam-TR Üyesi
Sizde avrupa da yasiyorsunuz galiba , bilirsiniz avrupa ulkelerinin cogunun kurulu bir duzeni ve sistemi vardir , Hollanda da son 3 aydir hukumet kurulamiyor ama her sey kendiliginden yurumeye devam ediyor.
Turkuyenin en buyuk sorunu bir sistemi olmamasi , her gelen iktidar kendi demokrasi anlayasini halka dayatiyor.

Bir basibozukluk var denetim mekanizmalari ve yargi malesef hukuk ile degil gucu elinde tutanin yaninda yer alinca , onune gecilemeyen bir yolsuzluk ve hirsizlik dalgasi meydana geliyor.

Ve burda bana katilmayanlar olacaktir ama Turk insani maddi ahlak olarak avrupa insanin cok gerisindedir. Avrupanin diger ulkeri nasil somurerek geldigini biliyorum ama burda insanlarin bireysel ticaret anlayisindan bahsediyorum , en azindan kendi insanlarini belli bir olcude koruyorlar

Bal tutan parmagini yalar zihniyeti, liyakat degil hemsericilik , akrabacilik , kankacilik vs uzayip giden kotu ahlak bizi mafediyor.
Cok ciddi bir zihniyet devrimi gerekli ,yoksa Turkiye genel anlamda iyi bir yere gitmiyor.
Bu bizim geçmişimizle alakalı. Oba kültüründen geliyoruz. Obalar şehirleşince obacılık hemşericilik oldu. Ayrıca ademi merkeziyetçi yönetim sisteminden geliyoruz. Her zaman vergimizi versek de anadoluya bir dönüşü olmayacağı, istanbulda padişahların zenginleşeceği şeklinde bir önyargımız var ve bu yine kültürümüzden geçmişimizden kaynaklı.

Avrupada ise derebeyliği geçmişi var. Her şehrin kendi kralı kendi sarayı var/dı. Ödenen vergiler çok uzağa gitmez illa ki yerel halka bir dönüşü olurdu. O yüzden avrupada vergi ödemek vatanseverlikle bağdaştırılık. Türkiyede ise biz veriyoruz başkaları zenginleşiyor o yüzden vergi kötüdür zihniyeti var ama bu artık geçerli değil.

Yukarıda alıntıladığım mesajlarda dediğim gibi. Aslında Türkiyenin vergi geliri almanyanınkinin yanında gülünç kalıyor ama yine de çok vergi veriyormuşuz gibi düşünüyoruz. Sgksız çalışmak vergi beyannamesinde usülsüzlükler yapmak dnamızda var. Milyonlarca kişi devlete hiç vergi vermeden çalışıyor. Kimse de bu insanları dışlamıyor. Hatta haklı görüyorlar çünkü hem kendileri vergi kaçırıyor hem de vergilerin geri dönüşü olmadığını düşünüyorlar.

Batı odaklı kişiler de bu önyargıyı körüklüyor. Halbuki devletin belediyelerin bütçeleri ortadadır. İsteyen bu bilgilere ulaşabilir ama ulaşmak isteyen yok. Onun yerine “ah nasıl oluyorsa çalıyorlar” diye düşünmek kolaylarına geliyor. Ha yolsuzluk olmuyor mu? Tabiki oluyor insanın bulunduğu her yerde oluyor. Ama bunu tek bir kişi veya zihniyete yamamaya çalışmak cahilce geliyor bana.

mesela almanyada sipariş edilen ama kullanılmayan maskelere ödenen fahiş fiyatlı ihale gündem oluyor ertesi gün unutuluyor. Türkiyede ise unutulmuyor çünkü kişilervergi kaçırmakta haklı olduklarına inanmak istiyor. Yine geçenlerde kilisenin geçmişten günümüze 160bin çocuk (rakamdan emin değilim) taviz ettiği belgelendi. Kimse de kiliseyi feshedelim demedi. Ama ensar vakfında bir öğretmen bir çocuğa tecavüz etti diye vakıf yerle bir edildi onunla da kalınmadı bu sanki tüm kırankurslarında olan ama gizlenen bir şeymiş gibi lanse edildi. Yani en ufak kötü bir şeyi tüm yetkililere yüklemek gibi kötü bir huyumuz var geçmişten gelen.
 
Son düzenleme:

Pangea

Bu hesap kullanılmamaktadır.
İslam-TR Üyesi
Osmanlıda öyle bir şey yoktu ( rüşvet yolsuzluk). Tamamen Allah korkusuyla alakalı. Allahtan korkmayandan her şey beklenir. Oba kültürü 1000 yıl önce kaldı.
Osmanlıda yolsuzluk vardı mı dedim? Yoktu da demem. Yazıyı tekrar okursan vergilerden bahsettiğimi görürsün. Ademi merkeziyetçi yönetimde devlet tek bir yerden yönetilir. Osmanlıda da öyleydi. Vergiler toplanır merkeze götürülürdü. İstanbulda veya Bursada saraylar köşkler çoktur anadolunun geri kalan kısmında tarihi eserler genelde antik dönemden kalmadır. Bir köyün var mı bilmiyorum ama benim köyümde evler şatafatlı değildir. Anadoluda insanlar yerleşik hayata geçince sadece barınmalık evler yapmıştır. Kervansaraylar tabi orda burda vardır ama öyle ihtişamlı evler halka inmemiştir. Avrupada ise ademi merkeziyetçi yönetim yoktu geçmişte. Derebeyliği sistemi vardı. Vergiler yerel idareye verildiği için bölgesel kalkınma mümkün oldu.

Anadoluda vergiler merkeze gittiği için vergiler bize yaramaz zihniyeti vardır. Gayet mantıklı ve haklı bir düşünce. Bu bizim geçmişimiz bundan sakınmak veya inkar etme yerine dersler çıkararak yolumuza devam etmeliyiz.
 

Asdek

Üye
İslam-TR Üyesi
Hakikaten ilginç, yazılarınıza bakıyorum da Almanya'da yaşayan biri için Türkiye analiziniz bu ülkede yaşayanlardan daha tutarlı, bazı arkadaşlar yazının başlığını unutup dini eksikliklerini yazmış akp'nin, lakin konu ekonomi yoksa akp'nin küfrü/zulümleri diye konu açılsa zaten haklı ve gerçekleri dile getiren 20-30 sayfalık yazı yazılır dolayısıyla lütfen konu 'ekonomi' başlığı altında giderse daha sağlıklı/mantıklı olacaktır. Ek olarak bu tip yazılar hem forumu hareketli tutar hemde dışarıdan gelen bir çok kişide sadece dini olarak değil, ekonomi bazlı paylaşımları görerek bakış açımızla alakalı fikir edineceklerdir.

Şahsi fikrim, akp inşaat ekonomisi üzerinden ülkeyi yönetmenin bedelini ödemektedir zira eskiden azda olsa kısmi üretimler söz konusuydu ancak inşaat ekonomisi diye diye üretim ekonomisinden uzaklaşıp üretim yapan çoğu fabrikanın istihdamı durdurup veyahut arsasını değerlendirmesi hasebiyle inşaat sektörüne girmesi üzerine bu hale gelmiştir.

Hatırlarsanız 2014-2015 yıllarında Ali Babacan, Erdoğan ile bakanlar kurulunda bir diyalog yaşamış inşaat ekonomisinin kısa vadede iyi lakin uzun vadede sıkıntılı olacağını dile getirerek sanayinin toplam milli gelirden aldığı payın düştüğüne dikkat çeken Babacan, “Aksi halde üretmeden çok lüks binalar yapan, taşa toprağa para harcayan bir ekonomi oluyoruz demesinin akabinde Erdoğan tarafından azarlanmıştır,

Son durumda artık inşaat sektörü de artan maliyetle nedeniyle zor duruma düşmüştür, Erdoğan'a yıllar sonra gerçeği görüp üretim ekonomisine geçilmesi geçte olsa dank etmiştir.

Şahsi fikrim, doları kasıtlı bir şekilde yükseltmeseler de engel olamadıkları için bir şey de yapmak istemiyorlar, faiz ciddi bir gider kalemi olduğu için onu ne pahasına olursa olsun düşük tutup dolara kaçacaklar için ise üretim silahını kullanmakta, zira ne kadar üretim olup bunu da ihraç etmeyi başarabilirlerse ki şu an dünyada arz sıkıntısı bulunmakta, dolayısıyla ihracat ne kadar yüksek olursa döviz girişi artar, bir şey ne kadar fazla olursa değeri düşer mantığıyla dolar da düşecektir, bence akp böyle düşünüyor ama bu 1 2 yılda olacak bir şey değil belki 10 yılda olabilecek bir şey.

Hükümetin doların bu kadar yüksek olmasından çokta rahatsız olmadığını düşünüyorum zira dolar al sat yapan biri olduğum için çok iyi hatırlıyorum, Naci Ağbal merkez bankası başkanı olunca doların 7 tl nin altına düşmesi durumu ortaya çıkınca havuz medyasında ve ihracatlar yapan firmalardan ciddi eleştiriler aldı (örnek) ihracatçı ne yapacak gibisine, özellikle de Yeni Şafak gazetesinde Naci Ağbal neredeyse düşman ilan edildi akabinde yeni şafak gazetesinde köşe yazarı olan Şahap Kavcıoğlu merkez başkanı olmuştur.

Hırsızlık mevzuna gelirsek bu ülkeyi kuranlar zaten hırsız dolayısıyla peşinden gelenler de hırsız olmak zorunda çünkü sistem seni çalmaya mecbur bırakıyor, çalmazsan akrabaların dahi kuyunu kazar ayrıca mecbur yandaş edinmek zorundasın çünkü halk dini olarak sana bakmadıkları için kendi çevreni kurmak zorundasın lakin halifelik olsa halkta Allah'tan genel manasında korkan bir topluluk olsa kendi çevreni bu kadar kurmak zorunda kalmazsın ki böyle olduğu halde bile etrafını koruyup kollayan Emevi, Abbasi, Osmanlı vb. iktidarları olmuştur göreve getirmek vb. hususlarda olsada.

Ülkeye yönetmeye gelince İstanbul'da yaşayan biri olarak İmamoğlu'nun nasıl yönetemediği ortadadır, unkapanı köprüsüne bir yol açmaya çalıştı 6 aydır devam ediyor, şu bir gerçek ki kimse akp gibi çalamaz velakin şu anda mevcutlar içinde kimse de onlar gibi çalışamaz zira chp zihniyeti denen şey hakikaten var, yapmamak/yapamamak üzerine kurulmuştur. Chp'nin vergileri alıp halkın hakkını yememek vs. hikaye, öyle bir şey olmayacağına Chp bile inanmıyor hem çalacaklar hemde hiçbir şey yapmayacaklar.

Erdoğan'a gelince, bütün türk/arap ülkelerinin liderlerini toplasan Erdoğan kadar sesi çıkmaz, benimde Avrupa'da 3 yıl kaldığım bir süre oldu insanların bakış açısını görebiliyorduk, ama içten pazarlıklı ama değil, ama danışıklı dövüş ama değil, şunu herkesin kabul etmesi gerekir ki bu adamı tehlikeli görüyor batı, özellikle balkan coğrafyasında ciddi bir etkisi ve sevgisi bulunmakta, evet dini zararı olmuştur bir çok kavramın içini boşaltmıştır vs. şu bir gerçek ki yaşlı olmasına rağmen bu adamdan şu anda mevcut partiler içerisinde daha iyisi (Türkiye Cumhuriyetini yönetme bakımından) maalesef yok.

İnsanlara kızılmaması lazım bu adamı sevdikleri için zira Işıd gibi bir oluşum bile bir çok samimi Müslüman da karşılık bulmuştur çünkü insanların bir lidere, sesini çıkartacak halife'ye ihtiyaçları vardır yoksa Bağdadi kimdir ki halife olsun, insanların bu yönünü düşünerek hareket etmeliyiz, Pangea arkadaşın dediği gibi iklim zirvesi vb. konular siyaseti detaylı takip etmeyenler için basit kalabilir lakin batıda bir parti iktidara gelmeden önce yaptığı afiş çalışmalarında bile Erdoğan karşıtlığı yapar ve böyle yapınca İslam'a zarar verdiğini düşünerek oy ister Hristiyan tebaasından.

Ek olarak konu dışında yönetime de bir şey söylemek istiyorum, tacir olduğum için yoğun bir çalışma tempom var 2 gündür fırsat buldukça yazma imkanım olmakta bu konuya ki genelde telefondan bakar geçerim, dün yazdığım 20 satırlık yazının tarayıcıyı tekrardan açtığımda karşımda taslak gibi kaldığını görünce mutlu oldum, sanırım gitmiş olsaydı tekrardan yazmaya vakit ayıramazdım bu özellik için teşekkür ediyorum.
 

İmam Malik

İyi Bilinen Üye
Bu bizim geçmişimizle alakalı. Oba kültüründen geliyoruz. Obalar şehirleşince obacılık hemşericilik oldu. Ayrıca ademi merkeziyetçi yönetim sisteminden geliyoruz. Her zaman vergimizi versek de anadoluya bir dönüşü olmayacağı, istanbulda padişahların zenginleşeceği şeklinde bir önyargımız var ve bu yine kültürümüzden geçmişimizden kaynaklı.

Avrupada ise derebeyliği geçmişi var. Her şehrin kendi kralı kendi sarayı var/dı. Ödenen vergiler çok uzağa gitmez illa ki yerel halka bir dönüşü olurdu. O yüzden avrupada vergi ödemek vatanseverlikle bağdaştırılık. Türkiyede ise biz veriyoruz başkaları zenginleşiyor o yüzden vergi kötüdür zihniyeti var ama bu artık geçerli değil.

Yukarıda alıntıladığım mesajlarda dediğim gibi. Aslında Türkiyenin vergi geliri almanyanınkinin yanında gülünç kalıyor ama yine de çok vergi veriyormuşuz gibi düşünüyoruz. Sgksız çalışmak vergi beyannamesinde usülsüzlükler yapmak dnamızda var. Milyonlarca kişi devlete hiç vergi vermeden çalışıyor. Kimse de bu insanları dışlamıyor. Hatta haklı görüyorlar çünkü hem kendileri vergi kaçırıyor hem de vergilerin geri dönüşü olmadığını düşünüyorlar.

Batı odaklı kişiler de bu önyargıyı körüklüyor. Halbuki devletin belediyelerin bütçeleri ortadadır. İsteyen bu bilgilere ulaşabilir ama ulaşmak isteyen yok. Onun yerine “ah nasıl oluyorsa çalıyorlar” diye düşünmek kolaylarına geliyor. Ha yolsuzluk olmuyor mu? Tabiki oluyor insanın bulunduğu her yerde oluyor. Ama bunu tek bir kişi veya zihniyete yamamaya çalışmak cahilce geliyor bana.

mesela almanyada sipariş edilen ama kullanılmayan maskelere ödenen fahiş fiyatlı ihale gündem oluyor ertesi gün unutuluyor. Türkiyede ise unutulmuyor çünkü kişilervergi kaçırmakta haklı olduklarına inanmak istiyor. Yine geçenlerde kilisenin geçmişten günümüze 160bin çocuk (rakamdan emin değilim) taviz ettiği belgelendi. Kimse de kiliseyi feshedelim demedi. Ama ensar vakfında bir öğretmen bir çocuğa tecavüz etti diye vakıf yerle bir edildi onunla da kalınmadı bu sanki tüm kırankurslarında olan ama gizlenen bir şeymiş gibi lanse edildi. Yani en ufak kötü bir şeyi tüm yetkililere yüklemek gibi kötü bir huyumuz var geçmişten gelen.
Ensar vakfı olayı çok farklı. Ensar vakfı bu gün dahi İslamı karalamak için kullanılan bir şey. Yoksa İslami kesimin en rezili olan FETÖ'nün onbinlerce okulunda dahi bu rezalet görünmedi. Ama buna mukabil olarak CHP teşkilatlarından her gün bir rezalet haberi alıyoruz.
Vergi konusunda gelince, eskiden beri Avrupada vergi çok önemliydi. Magna Carta vergiye itirazdan doğdu. Amerika, İngilterden vergi yüzünden ayrıldı vs.
Söylenecek çok söz var. Ama şu bir gerçek, Anadolu ve İslam aleminin tecrübeleri çok farklı batı dünyasından. Arap Baharı denilen hadise benim gözümde Fransız devriminin tersine yansımasından başkası değildir.
 

Asdek

Üye
İslam-TR Üyesi
Açıkçası hiçbir belediyenin hayrını görmedik. Görüyoruz zaten ne yaptıklarını (Ankapark)
Sizinle karşılıklı diyaloğa girmek istemiyorum whatsapp da yazar gibi, yazımı okuyan kişi anlayacaktır ne demek istediğimi.

Dediğiniz gibi ankapark ta yazımda bahsettiğim hırsızlıklarına bir örnektir zira bende aksini söylemedim.

Selametle.
 

Pangea

Bu hesap kullanılmamaktadır.
İslam-TR Üyesi
Böyle deyip oy verirsen büyük günaha girersin. Başka partiler iktidara geldi mi ki iyi kötü karşılaştırıyoruz?
Alpercan, hem ismin hem söylemlerinden anladığım kadarıyla yaşı genç bir kardeşimizsin. Uzun uzun metinlere verdiğin kısa kısa isyankar cevaplar da beni bunu düşünmeye itti. Diğer kardeş de whatsappa benzetmiş. Haklılık payı var. Anladık ki akp düşmanısın tamam. (Chp sempatizanı değilsindir diye umuyorum ama) Ama senin anlamadığın biz akp fanatiği değiliz. Sadece durum değerlendirmesi yapıyoruz zira oy vermek şirktir. Burada bir parti propagandası yapılmamaktadır. Dini ayrı tutarak ekonomik gerçeklerden bahsediyoruz ve fikir yürütmeye çalışıyoruz. Buna da kesin 4 10 kelimelik bir cevap verip tartışma ortamı yaratmaya çalışmaya devam edersin. Ancak bu bir tartışma değildir fikir paylaşımıdır. Paylaşacak fikrin varsa buyur. 40 kelimeden az cevap verirsen yanıt vermeyeceğim. Hem de kompozisyon alıştırması olmuş olur sana.
 

Şu an bu konuyu görüntüleyenler (Kullanıcı: 0, Ziyaretçi: 1)

Üst Alt