El-akîdetü't-tahâviyye Kitabindaki Kelime!!!!!!

Habibullah

Yeni Üye
Site Emektarı
sayfa 34 rasulun getirdikleri disinda hic bir seyde ruh yoktur!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!


bunu kitabi okuyun diyen arkadas lutfen aciklasin..
ayrica meallerde buyuk hatalar var buna bir cevab gelsin digerlerinede bakacagiz....
 

ferdiosman

Yeni Üye
İslam-TR Üyesi
İmam Tahavi Ehli sünnet başlıca imamlarındandır.Selefin önderin Ebu Hanife'nin mezhebinden yetişen seçkin insanlardandır.Bakın Ehli Hadis nickli arkadaş bile bu kitabı tavsiye ediyor.Lakin kitabın türkçeye çevrilen Şerhinde ,Şarih İbn-i Ebi'l İzz Selefi çizgisi gereği kitaba şerh yerine adate reddiye yazmış der isek mubalağa etmiş sayılmayız...

İmam Ebû Ca'fer etTahâvî, Hanefî Mezhebi'nin üç imamının akidevî görüşlerini topladığı "İ'tikâdu Ehli'sSünne ve'lCemâ'a alâ Mezhebi Fukahâi'l Mille Ebî Hanîfe ve Ebî Yusuf ve Muhammed b. elHasan" adlı ("elAkîdetu'tTah^âviyye" diye bilinen) eserin Guraba yayin evinden çıkan kitabın müellifi hakkında bilgileri verelim;

İbnü Ebî’l-İzz (Ö:792), fıkıhta Hanefî ise de, akîdede, kendisi gibilerin ve câhillerin zannettiği gibi hakîkî ma'nâda Selefî değil, İbnü Teymiyye ve İbnü’l-Kayyim’ın mukallidi, Mevlâya cisim isnâd etmeye meyilli, O’na mekân ve had ta'yîn eden, cehennem'in fâniliğine dâir olan Cehmiyye’nin inancını onca açık âyet ve hadîsleri isabetsiz te’vîllerle devre dışı bırakarak Ehl-i Sünnet’e âit bir görüşmüş gibi gösteren, hâsılı, kitâbını İbnü Teymiyye ve İbnü’l-Kayyim’in şâz görüşleriyle dolduran, gerçekte Selef ve Selefîlik ile alâkası olmayan, büyük bir fıkıh ve hadîs âlimi olmasına rağmen, Ehl-i Sünnet’ten büyük ölçüde sapan, bir Hanefi’dir. Tahâvî Akâidine yazdığı şerh bu dediğimizin açık ve kesin delîlidir. Allah bizi ve O'nu affetsin. O, bir nevi, akîdede Mu’tezilî fıkıhta ise Hanefî olan Zemahşerî gibi bir Hanefî’dir. Böyle bir kişinin sözünün, Ehl-i Sünnet mü'minlerce -bilhassa Ehl-i Sünnet’çe suçlandıkları bir mes'elede- hiçbir ehemmiyeti yoktur(Hüseyin avni Kansızoğlu).

Hüseyin Avni Hoca'nın tanımında belirtiği Selefilik kavramını Cezayirli Alim Şemsüddîn Bû Rûbî hoca 'nın vermiş olduğu röpartajı Darul Erkam sitesinde Çeviren Ömer Faruk Tokat hocanın tercümesiyle verelim;
Eğer Selefîlikten maksat Kitap ve Sünnet’i Selef’in anladığı gibi anlamak ise hatırlatmak gerekir ki dört mezhep imamı Kitap ve Sünnet’i Selef anlayışıyla anlamıştırlar. Ama bu gün İmam Mâlik’i taklit ettiğinizde size Selefî denmiyor. Fakat Elbânî, İbn Useymîn ya da Bin Bâz’ı taklit ettiğinizde Selefî olarak adlandırılıyorsunuz. Bu bidat değil midir? Selefin Yolu Mübarek ve Tarihî Bir Çığırdı, İslâmî Bir Mezheb Değildi

Yayın evinin zihniyetini anlamak adına Gözden geçirilmiş 2. baskısının sunuşu yapılırken 1.baskıdaki M.Beşir Eryarsoy'un tercümesi ''Bozuk'' ''Zıd'' ''Müsibet'''' Batıl'' ''İfade yetersizliği '' '' Tercüme cinayeti'' vb.cümlelerle Tercüme eden şahsın emeğini nezaket kurallarının dışında ağır bir dille eleştirmişlerdir.Kaldıki Tercüme eden M.Beşir Eryarsoy'un Guraba yayın evin' de, ne kadar tercüme yaptığıda bilinen bir husustur.Kitabı Arapça yayına hazırlayan Salih b.Abdirahman el-Husayyin'nin sh..11'de ki takdimin şu ifadeler yer alır;

''Şarih ( İbn'i ebi'l İzz) in asıl metinde izlediği yönteminin dışında kalan karşılıklı tartışmalarda ortaya konulan bazı bir takım deliller ve bazı zayıf hadisler çıkaralmıştır.''

İlmi sorumluluktan uzak bu tahrifatın,bir okadar masumiyetten de uzak olduğunu orjinal nusası elimde olmadığı için ,Şarihin delillerini bir bir çürüten Fıkhul Ekber Şarihi Aliyyul Kari 'nin Şahitliğinde anlıyoruz.Kitabın bir çok yönden Tahrif edilmesi Selefi çizgide gözüken insanların İlmi Mirasa yaptıkları en önemli -hiyanetlerden- birirdir

Buna benzer bir olay Kettani'nin .Mütevatir Hadisler adlı kitabınYayıncısı Karınca Yayınevinin mütercimi Hanifi Akının da dikkatini çekmiş arap yayıncının tahrifini şu şekilde ifade eder;.
Kitabın dört baskısı gerçekleşmiştir. 1. Fas, 1318/1900, 2. Haleb, Dâru’l-Meârif 1920, 3. Beyrut, Dâru’l-kütübi’l-ilmiyye 1983, 4. Mısır, Dâru’l-kütübi’-s-Selefiyye tarihsiz. Tercümede esas aldığım neşir, Mısır’da bulunan Dâru’l-kütübi’-s-Selefiyye’ye aittir. Yayınevi, kitabı gözden geçirmiş ve bazı ilave*lerde bulunmuştur. Yayınevi, selefi çizgisi gereği; bazen yazarı sufilere uy*makla tenkit etmiş, bazen de yazarın görüşlerinden beğenmediklerini eleştir*miş ve bazen de rivayet ettiği hadislerle ilgili eleştiriler yöneltmiştir. Örneğin, 225. ve 226. hadisleri ve önsözde İbn Arâbî’nin üç görüşlerini yansıtan üç satırı kitaba almamıştır.
İşte arap Dâru’l-kütübi’-s-Selefiyye yayın evinin Kettani'nin ön sözüne getirdiği mazaret;

,[1] Müellifin kitabının aslından, Sûfî ve Vahdedi vücutçu İbn Arâbî'nin inancı doğrultusunda naklet*tiği üç satırı almadık. Çünkü bu, Ehli sünnet ve'l-cemaat imamlarının görüşlerine itiraz mahiye*tindedir. Zaten İbn Arâbî'nin akidesi, avamdan bir çoğuna göre gizlidir. Dolayısıyla müellifin, İbn Arâbî'den yaptığı rivayeti almadık. İlmi emanet, uyarı gerektirir. (Arap selefi yayıncısı)

Subhanallah! İlmi emanet bu mu? Nasıl bir tahammülsüzlüktür ? Uyarını dipnotun da yaparsın peki ama kitap tahrifatını niye yaparsın ?Akidetu’t-Tahaviyye İbni Ebi'l İzz'in şerhine ve Kettani'nin Mütevatir hadisler adlı eserlerine yaptıkları tahrifat sözde Selefiyyecilerin en önemli alameti farikası olsa gerek.Bu ilmi nezaket, edep, liyakat ve sorumlulukla bağdaşmayacağını Dr. Ebubekir Sifil hoca'nın şu konuda ki tespiti ile daha anlaşıllır olmaktadır.
."Geçmiş alimlerin birer emanet olarak bizlere bıraktığı eserleri üzerinde kafamıza göre oynamalar yapmak kelimenin tam anlamıyla bir "hıyanet"tir ve bu hıyaneti kim ne maksatla işlemiş olursa olsun, bunu mazur görmek ve göstermek mümkün değildir...Yine benzeri bir tahrif, İmam el-Eş'ârî'nin "el-İbâne"sinde yapılmıştır. Bu eserin dört ayrı yazma nüshası karşılaştırılarak yapılan Dâru'l-Ensâra baskısında Allahü Teâlâ'nın Arş'a istivası meselesinde tenzih akidesine tam anlamıyla uygun tarzdaki bir paragraf, diğer baskılarda görülmemektedir."
Şimdi elimizdeki tahrif olmuş baskıdan yola çıkarak bile Şarih İbn-iEbi'l İzz 'in bir çok hata ve çelişkilerine geçebiliriz.Tahrif olunmuş bir baskıdan ve ikinci kez düzeltilmiş tercümeden yola çıkarak , nokta vuruşu tenkidimizde ne kadar isabetli olacağı insaf sahipleri tarafından değerlendirilecektir.
 

Şu an bu konuyu görüntüleyenler (Kullanıcı: 0, Ziyaretçi: 1)

Üst Alt