El Kaide Sozcusu Azzam Amriki’nin Ocak 2011 Tarihli Tavsiye Mektubu

İSTİŞHAD

الله لا ينسى أحداً ، هذا أمر كاف ليطمئن قلبك
Admin
El Kaide Sozcusu Azzam Amriki’nin Ocak 2011 Tarihli Tavsiye Mektubu

Bu belge Amerikali El Kaide sozcusu Adam Gadahn (Azzam Amriki) tarafindan tarafindan Ocak 2011’de bilinmeyen birisine yazilmistir. Belgenin birinci kisminda Gadahn 11 Eylul’un onuncu yildonumu hakkinda El Kaide’ye medya stratejisi tavsiyeleri vermektedir. Bu mektup esasen Bin Ladin’in Ekim 2010’da Atiyye’ye mektubunda (Belge arsiv no: SOCOM-2012-0000015) yazdigi rica ve sorulara bir cevap niteligi tasimaktadir. Belgenin diger kisimlarinda Gadahn Irak Islam Devleti ve Pakistan Talibani’nin taktiklerini elestirmekte, metodlarini keskin bir bicimde hedef almakta ve El Kaide’ye her iki grupla da munasebetini bitirdigini acikca ilan etmesini tavsiye etmektedir. Belge bu meselelerin samimi bir degerlendirmesinin yer aldigi bir beyanat ile bitmektedir.

Adam Gadahn’in mektubunun belge arsiv nosu: SOCOM-2012-0000004

Ceviren notu: Metinde Seyh olarak bahsedilen kisi Usame bin Ladin’dir. Iki Seyh lafzindan kasit ise Usame bin Ladin ve Eymen Zevahiri’dir.

Tam Metin Cevirisinin Baslangici

Bismillahirrahmanirrahim

1- Konusmanin iceriginin incelenmesi ve seyhin bu asamada ortaya cikmasinin faydasinin degerlendirilmesinden sonra:

Konusmanin icerigi guzel, ve ara secimlere gore duzenlenmemis olmamasi iyi, istenilen herhangi bir zamanda yayinlanabilir, en dogrusunu Allah bilir. Ancak konusmada bahsedilen bir eski baskana dair uyarida bulunmak istiyorum. Eger kastedilen Seyh Eymen’in de bir aciklamasinda bahsettigi Benjamin Franklin ise, hatirlatmak isterim ki Benjamin Franklin baskan degil, bir devlet adamidir, Amerika’nin ve Amerikan anayasasinin kurucularindandir. Onun soyledigi rivayet edilen bu sozleri Seyh Eymen’in aciklamasindan baska bir yerde duymadim. Bu hikayenin kaynagini ve Amerikalilar arasindaki populerligini bilmiyorum. Ancak boyle bir hata insanlar tarafindan Seyhe hakaret etmek ve bilmedigi konularda konusmakla suclamalarina sebep olabilir. Buna delil olarak baskanlarla baskan olmayan devlet adamlarini karistirmasi gosterilebilir. Aslinda dolarin uzerinde resmi oldugu icin bircok Amerikali da Benjamin Franklin’in devlet baskani oldugunu dusunur ancak bu hata politika hakkinda konusanlar, tartisan ve fikir beyan edenler tarafindan yapilmaz. Bu normal insanlar arasinda cok yapilan ancak uzmanlarin yapmadigi bir hatadir.

Bu sozlerim “onceki baskan” lafziyla Benjamin Franklin kast edildi isedir. Baska biri kastediliyorsa bu yazdiklarimi dikkate almayin.

Seyhi bu asamada meydana cikarmanin faydasina gelince bu meseleye tum yonleriyle bakmali ve su noktalari dikkate almaliyiz:

- Ara secimlerin gecmesinden bagimsiz olarak bu an Seyhin konusmasini yayinlamasi icin uygun bir zamandir. Bu, Amerika’daki tum konusmalarin ekonomi uzerine olmasi ve bunlar konusurlurken savas ve savasin ekonomiyi zayiflatmasi hususu unutuldugu veya gozardi edildigi icindir. Tipki Amerika’daki bir Pakistanli gazetecinin dedigi gibi, Obama’nin secim sonrasi basin konferansinda gelen tum sorular ekonomik durumun kotulugu ve krizden cikmanin yollari uzerineydi. Ancak tek bir gazeteci bile Obama’ya Irak ve Afganistan’daki savaslarina harcanan milyarlarca dolarin Amerikan ekonomisine etkisini sorarak onu utandirmaya cesaret edemedi.

- Su anda Seyhin gorunmesi munasiptir boylece Manhattan ve Washington saldirilarinin 10. yildonumunde ortaya cikmis olacaktir. Gunluk veya haftada bir iki defa olmadikca Seyhin her gorunusunun etkisi olacaktir. El Kaide’ye karsi yurutulen acimasiz savastan bagimsiz olarak Seyhin medyada gorunmesi basli basina dikkat ceken birseydir.

- Unutmamaliyiz ki Islam dunyasinda Seyhin sirf sihhat ve afiyette oldugunu bilmek icin gorunmesini isteyen milyonlarca hayrani vardir. Mesaj ve konusmalarimizda soylediklerimizi dinlemeyen ve degerlendirmeyen Amerikali ve Avrupalilardan once bu kisiler hedeflenmelidir.

- Ayrica cephelerde kritik anlar yasayan ve badire ustune badire atlatan mucahid kardeslerimizi de unutmamaliyiz. Onlar Seyhi gormekten mutlu olacaklar ve Seyhin gorunusu Allah’in izniyle morallerini artiracaktir. Seyhin tum bolgelerdeki mucahidlere yonelik bir video konusmasi yayinlayarak onlara moral vermesi, sabir tavsiye etmesi, yaptiklarini dogrulamasi ve yol gostermesinin munasip olacagini dusunuyorum. Cogu insan yazilari okumaz, okusa bile gorsellerden daha cok etkilenir.

Onemli olan sey, Seyhin videoda gozukmesinin bir guvenlik sorununa yol acmayacagi ve konusmada duzeltilmesi gereken bir hata olmadigidir. Seyh secimlerden sonra yayinlamada mutmain oldugu takdirde –sukut ikrardan gelir- tereddutsuz ve gecikme olmadan yayinlanabilecegi kanaatindeyim, en dogrusunu Allah bilir.

2- 10. Sene-i devriyeye hazirlanma meselesi, medyaya sunulmasi ve medyanin genel olarak nasil kullanilacagi meselesi:

11 Eylul yildonumu oncesi ve sonrasinda mesajlarimizi iletmek icin kullanilacak Amerikan kanallari arasinda sahsi kanaatime gore tarafsizlik ve profesyonellik acisindan bir fark yoktur. Profesyonel bir bakis acisiyla Fox News haricindeki tum kanallar ayni seviyededir, bu (Fox News) bildiginiz gibi tarafsiz degildir.

CNN Ingilizce kanalinin tarafsizligina gelince, bu kanal digerlerinden daha fazla hukumetle isbirligi icinde gozukmektedir (tabiiki Fox News haric ). CNN’in Arapca versiyonu Es Sahab yayinlari hakkinda kaliteli raporlar sunmakta ve orijinal metinlerden bolca alinti yapmaktadir. (CNN Arapca) diger kanallardan farkli olarak Reuters, AP vb ajanslardan degil, dogrudan orijinal yayinlarimizdan alinti yapiyorlar.

MSNBC kanalinin iyi ve tarafsiz olabilecegini dusunurdum ancak gecenlerde tartismaya acik beyanlarda bulunduklari icin en meshur muhabirlerinden iki tanesini kovdu, Keith Olberman ve Lubnanli Octavia Nasser. (Lubnanli muhabir olumunden sonra bir Sii imami Muhammed Huseyin Fazlallah’i ovdu ve Hizbullah’in mucizelerinden biri diye adlandirdi, galiba kendisi Sii).

CBS kanalindan Seyh bahsetmisti, onun da digerleri gibi oldugunu dusunuyorum ancak 60 dakika adinda meshur populer bir programlari var uzun yayin saatleri sebebiyle iyi bir sohrete sahip.

ABC kanali fena degil, aslinda bizim icin en iyi kanallardan biri olabilir. El Kaide meselesi ile oldukca ilgililer, ozellikle de terorizm uzmani muhabir Brian Ross. Kanal Seyhle yaptigi roportajdan hala gurur duyuyor. (11 Eylul’un) 4. yildonumunde de benim konusmamdan kesitler yayinladi ve metni internet sitesinde nesretti.

Sonuc olarak diyebilirim ki mesajlarimizi yayinlamak icin guvenebilecegimiz bir kanal yoktur. Bunlar yayinlayan kanallar mesaji carpitabilir. Bunu da mesaji istedikleri sekilde yorumlayacak analist ve uzmanlari yayina cikararak yaparlar. Veya mesaji gozardi edip sahislara karsi bildigin butun metodlari kullanarak bir karalama kampanyasi da baslatabilirler.

Ancak mesela onumuzdeki yildonumu icin sorulari kanalin hazirlayacagi, iyi bir kamera ile cekilecek yuzyuze ozel bir roportaj yapmayi kabul edecek bir kanal bulabiliriz. Bu sefer ozel bir haber yapmak icin bunu kabul edeceklerdir: 10 yildan beri Seyh Usame veya Seyh Eymen’le yapilan ilk basin roportaji. Ozellikle de roportaj yapilacak kisi Seyhin kendisi ise. Bu son 9 yildir ortalikta fazla gozukmemesi sebebiyledir. Son iki video yayinimizdaki kotu kamera kalitesi muminlerin videodaki kisinin Seyh olup olmadigi hakkinda spekulasyon yapmasina sebep oldu, El Cezire’de yayinlanan –Bin Ladin, canli mi olu mu?- programini gormussunuzdur.

Bu minvalde yuksek kalite (HD) bir konusma videosu 10. yildonumunde bazi kanallarin ilgisini cekebilir. Eger Seyhin yeni konusmasinin kalitesi onceki iki konusmaya gore cok yuksek olursa kaliteyi azaltarak oncekilere benzer hale getirin, bu konuda ciddiyim.

Genel olarak gonderdigimiz butun materyalleri birden fazla kanala gonderelim ki aralarinda bir rekabet olsun. Mesela ABC, CBS, NBC ve CNN kanallarina, belki PBS ve VOA’ya gonderilebilir. Fox News’i ise birakin ofkesinde gebersin. Tabiki bu onerim belli bir kanalla roportaj vb yayinlar icin ozel bir anlasma yapmadi iseniz gecerlidir.

Ikinci metod onerime gelince bu Seyhin Abdulbari Atwan ve Robert Fisk’le iletisiminde bahsettigine yakindir. Materyalleri farkli ulkelerde El Kaide meselelerine ilgi gosteren bir grup yazar ve bagimsiz gazeteciye gondermeyi oneriyorum. Ingiltere’de Atwan ve Fisk, beli baskalari da, Amerika’da Brian Russ, Simon Hirsh, Jerry van Dyke ve baskalari, Kanada’da Eric Margolis ve Gwynne Dyer bunlardandir. Avrupa’da ise Kunar’daki Taliban’la bir sure zaman geciren ve sonra Taliban’in da normal hayati, ailesi, cocuklari olan, gulup eglenen insanlar olduklarini gosteren bir film cektigi icin Bati’da elestirilen Norvecli muhabir (Paul Refsdal- Ceviren). Pakistan’da Hamid Mir ve Salim Safi, Geo kanalindaki Jirga programinin yapimcisi, Rahimullah Yusuf Ziya ve Jamal Ismail. El Cezire’de …. (varsa birisi bosluga isimlerini yaz). Misir’da Dr Muhammed Abbas ve digerleri, Urdun’de Ekrem Hicazi, Yemen’de Abdulillah Haydar Sai -hapisten birakildiysa ve hala El Kaide ile ilgiliyse. 30-50 gazeteci ve yazara gonderirsek guzel olur. Bunlarin hepsine bir grup uluslararasi medya mensubu arasina ozel olarak secildiklerini ve 11 Eylul’in 10. yildonumunde kendilerine onlara ozel medya materyalleri gonderecegimizi bildiririz. Konuya ilgilerini celbetmek ve misyonumuzu anlatmak vb gerekceler sebebiyle.Seyhin mesajinda bahsettigi seyler de bu materyallerin icinde olursa iyi olur. Onlari mesela yildonumunden 5 gun once bir sifre ile bu materyalleri indirebilecekleri bir siteye yonlendirebiliriz. Bunu yapmanin internet ve medyada calisan kardeslerimiz icin kolay oldugunu zannediyorum.

Irtibata gectiklerimizin ucte birinin konuya ilgi duydugunu dusunurseniz bu misyonumuzu gazete ve televizyonlarda yayinlayacak 10 gazeteci demektir. Bu deneme basarili olursa her onemli hadisede bunu tekrar etmenizi oneririm, listedeki mesajlarimizi alacak gazeteci ve muhabir sayisi da artirilabilir.

Sadece El Cezire ve cihad forumlarina dayali bir medya stratejisi kullanisli degil. El Cezire de artik diger kanallar ve ajanslar gibi El Kaide duyurularini yayinlamak icin sartlar koymaktadir. Diplomatik nitelikteki mesajlar ise onlarin medyasinda yayinlanmaya uygun degildir, mesela iki Seyhin (Ladin ve Zevahiri) sel hakkindaki mesajlari, zira El Kaide’nin bu yuzu insanlara gosterilmemelidir.

Cihad forumlari ise Muslumanlarin coguna itici gelmektedir veya onlara kapalidir. Bu forumlardaki katilimcilarin sert soylemleri ve bagnazliklari El Kaide’nin imajini carpitmaktadir. Forumlar ayrica Selefilere fazla meyillidir, herhangi bir selefiye de degil, Muslumanlar icindeki kucuk bir akimin icindeki kucuk bir akim olan cihadci selefilere yonelik pozitif onyargi vardir. Cihadci Selefilerse trendlerin icinde sadece kucuk bir trenddir.

Bu arada, Dr Muhammed Misari’nin cihad forumlarinda mukemmel yorumlari var, ancak onun forumu (El Tecdid) digerlerinden iyi degil, hatta bana daha kotu gibi gorunuyor. Misari diger cihad sahalarina gore Irak hakkindaki analizinde de dogru tesbitler yapmisti. Supheleri sona erdirmek icin diyorum ki: Dr’un (Misari) kitabindaki yorumlarimi okuyanlar forumlar ve Irak Islam Devleti hakkinda bahsedilenlere benzer seyler soyledigimi bilirler. Bunlarin hepsi Devle’nin emirleri olduruldukten sonra Misari’nin yaptigi duyurudan oncedir. Dr’un kitabina yaptigim yorumlar bundan 2 ay oncedir, dolayisiyla dusuncelerim Misari’nin kitabindan kaynaklanmadi. Ancak bu iki meselede aramizda fikir birligi vardi. (Diger meselelerde ise, mesela Tevhid’in tanimi, bazi fikih meseleleri, onun Siilere karsi abartili sertligi, turbe ve mezarlari ziyaret edenler, bidat ve şirkle alakali fikirlerinde ise aramizda hicbir fikir birligi yoktur).

Vurgulamak istiyorum ki uzun suredir devlet ilan etmek konusunda icim rahatti. Ancak Zerkavi’nin (Allah rahmet eylesin) El Kaide adina yaptigi islerden rahatsizdim. Butun bunlar Seyhler Zevahiri, Atiyye ve Ubeyde (Munir) tarafindan bilinmektedir. Benim bu konudaki durusum yeni degil ancak fitne cikarmaktan korktugum icin organizasyonun resmi durusunu takip ettim ve kendi kendimi elestirdim. Not edilmelidir ki bu durusumu sizin gibi alimler ve bazen de Es Sahab’daki kardesler haricinde kimseyle konusmuyorum. En nihayetinde bunlar bazi fikir ve tavsiyelerdir, bunlari dusunup degerlendirmek icin zaman ayirmanizi rica ediyorum, Allah sizi ve beni dogru fikirlere iletsin. Fikirlerimde onyargili degilim, onyargim sebebiyle birilerini savunuyor veya elestiriyor degilim. Eger bu konuya giristeki sozlerimde bir keskinlik varsa bu konusmalarda ve yazilarda alistigim tarz sebebiyledir. Ancak tarzimi daha esnek ve daha az keskin hale getirmeye calisiyorum, yardim Allah’tandir.

3- Davamizin Hakliligini Tum Dunyaya, Ozellikle Avrupalilara Gostermek ve Bunun Onundeki Engeller:

Faziletli Seyh Manhattan savasinin 10. yildonumu hazirliklari hakkinda konusurken davamizin hakliligini dunyaya ve ozellikle de Avrupalilara anlatmamizin oneminden bahsetti. Seyh bu noktayi onceki mesaj ve aciklamalarinda vurguladi. Bu talimatlara cevaben ve Ubeyde kardesle istisare ettikten sonra Irlandalilara bir mesaj hazirlamaya basliyordum, bunun icin gerekli materyalleri toplamaya baslamistim. Bunu yapmaya Irlandalilarin Filistin meselesine sempatisini, Irlanda mahkemelerinin terorizmle suclanan Muslumanlara yumusak muamelesini ve Bush’un hacli savaslarina katilmamasini fark ettikten sonra karar verdim (ancak Irlanda’nin Somali ordusunu egitmek icin Avrupa Birligi gucu bunyesinde kucuk bir birligi var). Bu mesaja yardimci olan bir baska sey de Irlanda’yi etkileyip gencleri ulke disina gitmeye surukleyen son ekonomik krizdi. Diger bir sey de seks skandallari vb seylerden sonra Irlanda’da Katolik kilisesine karsi buyuyen ofkeydi. Ordaki insanlar sekulerizme yoneliyorlar ki onlar ateist Avrupa’nin en dindar milletiydi, neden onlara Islam’i gostermeyelim?

Ayrica Arap dunyasindaki Hristiyanlara da Arapca bir mesaj hazirlayarak onlari Islam’a davet etmeye ve Islam Devleti’ne karsi olan isgalci Islam dusmanlariyla isbirligi yapmamalari konusunda uyarmayi dusunuyordum. Muslumanlar Hz Omer zamaninda Kudus’u fethettigi zaman atalarinin sevinmesi gibi onlar da Islami ilerlemeyi hos karsilamaliydilar.

Tam bu esnada Bagdat’ta Katolik kilisesine saldiri meydana geldi, saldiri bizim de destekledigimiz Irak Islam Devleti orgutu tarafindan yapilmisti ve ister begenelim ister begenmeyelim insanlar bu orgutu Irak El Kaidesi olarak biliyordu. Bu saldiri beni durdurdu ve iki tane mesaj projem uzerinde tekrar dusundum. Eylemler sozden daha etkili oldugu icin yaptiklari sey ve sonrasinda yayinladiklari aciklama insanlarin sempatisini kazanmaya yardimci olmuyor. Bu saldiri Ortadogu Katolikleri Israil’le anlasmazliklarini izhar edip Yahudileri ve muttefiklerini kizdirmis, ve Katolikler Filistin isgalini hakli cikarmak icin Incil’i gerekce olarak kullanmayi reddetmisken yapilmistir.

Ayrica Katolikler tarihsel olarak Yahudilerin onemli dusmanlari olmustur. Hacli seferlerinin basini ceken Evanjelik Protestanlarin da orijinal dusmanlaridirlar. Katoliklerin geneli bugunlerde diger Ortodox ve Protestanlara gore Muslumanlara karsi daha anlayislidir. Bunlari soylerken –aramizdaki- dusmanligi kaldirmiyor ve imkanlari olsa Anglo-Saxon Protestanlarin yaptigi gibi Muslumanlarla savasmazlardi demiyorum. Papa’nin ve diger kilise liderlerinin de Islam’a dusmanliklarini inkar etmiyorum, Islam onlarin guclerinin devamina en buyuk tehdit, ozellikle de Avrupa’da. Suraya buraya misyonerler gondererek Muslumanlara dinden cikmalarini telkin ettiklerini de inkar etmiyorum. Ancak burda halktan, gunumuzdeki durumdan, dusmanliklarinin ve misyonerlik faaliyetlerinin boyutundan bahsediyorum. Katoliklerin Islam’a karsi cabalarini diger kiliselerin, Evanjelik Protestanlar, Kipti Kilisesi ve diger nefret dolu Ortodoxlarla kiyaslayamayiz. Bosna’da bile Katolik Hirvatlarin Ortodox Sirplara karsi Muslumanlarin yaninda durdugunu gorduk. Gecenlerde de Venezuella hakkinda bir raporda uzerinde “Islam herkesin mirasidir” yazan bir duvar resmini gordum.

Sonuc olarak Katolikler ozellikle kilise skandallari ve kabul edilmeyen politikalari sonrasinda Vatikan’a karsi buyuyen ofke sebebiyle Allah’a cagirmak ve mucahidlerin hakli davasina ikna edilmek icin bereketli bir topraktir. Ancak Bagdat’ta ve daha once Musul’da yapilanlar gibi Irak’ta Hristiyanlara yapilan saldirilar bu mesaji iletmemize yardimci olmamaktadir. Kendileriyle konustugumuz kisiler Vatikan’a karsi bir ofke duysalar dahi normal insanlarin, kadinlar , cocuklar ve erkeklerin kilisede ayin esnasinda hedef alinmasini anlamayacaktir.

Medyada rapor edildigine gore bu hadisedeki en tuhaf meselelerden biri de saldirganlarin Kipti kilisesi (Ortodox) manastirlarindan birinde hapsettigi Kamelia Sihata ve Vefa Qastantin’i serbest birakmadigi takdirde ellerindeki rehineleri oldureceklerini ve Irak’taki Hristiyanlara topyekun savas ilan edeceklerini soylemeleridir. Hristiyanligi ve mezheplerini bilen herkese malumdur ki Katolik kilisesi ile Ortodox kilisesi arasinda hicbir iliski yoktur ve iki taraf da digerini bidatci hurafeci saymaktadir. Eger bariscil ortak yasam ve diyalog caginda olmasaydik bu iki mezhep gecmiste oldugu gibi birbirinin kanini dokerdi.

Hristiyanlarin bakis acisiyla ornek vermek gerekirse herhangi bir mezhebe bagli bir silahli grup Felluce’de bir Sunni camisine saldirsa (Sahva camisine degil), namaz kilan cemaati esir alip Irak’taki Ehli Sunnete savas acmakla tehdit etse Siiler Bagdat’in Sadr semtindeki Huseyniyelerde tuttuklari Sunnileri serbest birakir mi? Bu akil sahibi bir kisiye mumkun gozukmekte midir? Boyle bir durumda bu silahli grubun neden bu eylemi yaptigini mi yoksa arkasinda kim oldugunu, kimlerle isbirligi yaptigini mi dusunuruz?

Irak Islam Devleti’nin bu politikasi Bush’un Avrupa’yi ve dunyadaki akil insanlari tersleyen politikasinin aynisi degil midir? Bush ya bizimle yada teroristlerle birliktesiniz demis ve tarafsizliga meydan birakmamisti. Irak’taki bu grup da burda Hristiyanlara ya bizimle yada Maliki hukumetiyle birliktesiniz demekte ve tarafsiz kalmalarina izin vermemektedir. Ya kendisini savunmaktan aciz olan ve sizi savunma ihtimali hic olmayan hayali devletimize cizye odersiniz yada sizin mulklerinizi yok ederiz. Bizim konustugumuz ve Seyh’in beyanat ve mesajlarinda bahsettigi adalet bu mudur?

Irak’taki Hristiyanlarin Amerika’nin veya hukumetin yaninda yeraldigina dair delil var midir? Benim fikrime gore –yaniliyor olabilirim- bu meselenin zayif Hristiyan gruplarinin Amerika yada hukumetle isbirligi yapmasi ile bir alakasi yoktur. Aksine bu, Devle grubunun hayali devletlerinin gercekligine inanmalari ve Omer Bagdadi (o zamanki Irak Islam Devleti lideri-Ceviren) tarafindan soylenen herseye inanmaya meyilli olmalari ile alakalidir. Bagdadi Irak Hristiyanlarinin Islam Devleti’nin kurallarina gore yeni bir anlasma imzalamasi ve cizye odemesi gerektigini soyluyor. Neye karsi? Hic.

Bu konuda alimlerin beyanatlarina dayanmak gereksizdir. Burda maslahat ve oncelikler hakkinda konusuyoruz, meselenin kokleri hakkinda degil.

Gecenlerde Seyh Usame’nin konusmasinda bahsettigi sey ne guzeldir: Atalarimizin (selefin) yaptigi sert beyanatlar guc ve hukumranlik sahibi olunan gunlerde yapilmistir ve zayiflik zamanlarina uygun degildir. Ben de diyorum ki: Alimlerin cihadla alakali bazi fetvalari da boyledir, bu fetvalar Islam’in guclu ve savunulabilir oldugu zamanlarda verilmistir. Yani bu fetvalar gunumuz gibi zayiflik zamanlarinda uygulanamaz. (Burda kastettigim seyler bazilarinin bahsettigi mesela kiliseleri yikmak, sapkinlik dolu dini kitaplari yakmak ve gunumuz cihadina uymayabilecek bu gibi diger seylerdir. Bizim savasimiz tabiati onlarinkinden farklidir ve bizim saldirilardan korunmak gibi baska onceliklerimiz vardir).

Seyh Usame’nin uc yil onceki “Cozum” konusmasina gore Irak Islam Devleti’nin Hristiyanlara tavri nasildir? -Irak Islam Devleti’nin Hristiyanlara olan tavri- Seyh Eymen’in Beraat Kitabi’nda Kiptilere yaptigi konusmada verdigi mesajin neresindedir? (Kitabi gozden gecirdim ve bu kismi 14. bolumde “10. kisimda bahsedilenler uzerine notlar” dipnotunda buldum. Herkesin burayi okumasini tavsiye ediyorum zira burda yazilanlar hayali Irak Hilafeti’nin iki Seyh Usame ve Eymen’in durusuna aykiri yaptiklari ihlalleri gosteriyor). Bu tavir Seyh Abdullah Azzam’in Arap topraklarindaki Hristiyanlar hakkindaki esnek durusunun (Tevbe suresinin tefsirine bakin) neresindedir? Bu tavir kiliselerin patlatilmasi fikrine karsi cikan Ebu Muhammed Makdisi’nin durusunun neresindedir? Uyari: Makdisi kilise bos olsa bile patlatilmasina karsi cikiyor, ya insan dolu bir kilisenin patlatilmasi nasildir?

Ceviren notu: 2011 Ocak ayinda yazilan bu mektupta Irak Islam Devleti’nden Irak Hilafeti diye bahsedilmesi kayda deger. Bu El Kaide’nin Isid’in hilafet arayisinda oldugunu basindan beri bildigini gosterir.

Yemin ederim ki liderlerimiz ve alimlerimizin aciklamalariyla onlarin muttefiklerinin, veya baska bir ifadeyle onlari takip ettigini iddia edenlerin yaptiklari arasindaki tezat tuhaftir.

Ozet olarak bazi Musluman gruplarin kafirlere yonelik iyi analiz edilmemis ve anlasilmamis davranislarina karsi durusumuzu netlestirmeliyiz. Tanzim’in (Kaide) ve liderlerinin bu konulardaki pozisyonu net bir sekilde tanimlanmalidir.

Sozde Irak Islam Devleti’nin El Kaide’nin talimati olmaksizin veya herhangi bir istisarede bulunmaksizin yaptigi eylemlerden duydugumuz memnuniyetsizligi belirtmenin El Kaide’ye bir zarari olacagini ve bunu belirtmenin onunde bir engel oldugunu dusunmuyorum. Bu beyan er yada gec yapilmalidir, mumkunse ivedilikle yapilmalidir. El Kaide’nin Irak Islam Devleti orgutu ile arasindaki kurumsal baglari kopardigini ilan etmesi gerektigini dusunuyorum. Tanzim Kaide’tul Cihad ile Irak Islam Devleti arasinda senelerdir zaten bir munasebet mevcut degil. (2006’daki) Devlet ilan etme karari El Kaide liderleri ile istisare edilmeden alinmisti. Bu kendilerinden menkul kararlari hem Irak icinde hem Irak disinda mucahidlerin ve destekcilerinin saflarinda bolunmelere yol acti. Tanzim Kaide ile Irak Islam Devleti arasinda iyiligi emr ve kotulugu nehyetmemizi tavsiye eden iman ve Islam’dan baska ne baglanti kalmistir?

Bu Tanzim Kaide icin tek cikar yoldur, aksi takdirde Irak Islam Devleti grubunun fiilleri ve aciklamalari sebebiyle itibari daha fazla zarar gorecektir; bu grubun yaptiklari El Kaide’ye mal edilmektedir. Ve kesinlikle yasak olan igrenc isler arasinda camilerin ve diger yerlerin patlayicilarla (bombalarla) hedef alinmasi vardir, bu eylemler Afganistan, Pakistan ve bazen de Irak’ta meydana gelmektedir. Bu meseledeki durusumuzu ve gerekcelerimizi Avrupalilardan once Muslumanlara anlatmak zorundayiz. (Bu konunun detaylari icin bir sonraki kisma bakin).


Robert Fisk’in kendisinin ve diger insanlarin Bagdat’taki kilise saldirisina tepkisini anlattigi yeni bir makalesini okudum, yazinin onemli bolumlerini ve anafikrini tercume etmeme izin verin.

Yazinin basligi: Bati El Kaide saldirisini kolaylastiriyor. Tarihi 6 Kasim 2010.

“Bagdat’taki kilise katliaminin Ortadogu’daki insanlari korkutma hizi ayaklarinin altindaki topragin ne kadar kaygan oldugunun bir isaretidir. Bizim Bati’daki televizyon haberlerinden farkli olarak El Cezire ve El Arabiya bu katliamin tum dehsetini gosteriyor. Kollar, bacaklar, bassiz govdeler katliamin anlami hakkinda bir suphe birakmiyor. Bolgedeki butun Hristiyanlar bu saldirinin manasini anladi. Esasen Irak Siilerine yapilan saldirilarin mezhepci tabiatina baktigimda El Kaide’nin –dusundugumuzden farkli olarak dunya terorunun merkezi olmak yerine- icat edilen en mezhepci organizasyonlardan biri olup olmadigini merak ediyorum. Bolgedeki zulumler araciligi ile Bati’nin (Israil’i de sayiyorum) yaptigi kan naklinden beslenen bir degil birden cok El Kaide oldugunu dusunuyorum. (Robert Fisk bolgedeki zulumleri bir hastayi dirilten kan nakillerine benzetiyor).

Aslinda hukumetlerimizin bizi korkutmak, dehsete dusurmek ve kucuk hayatlarimiza guvenlik getirmek icin kendilerine itaat etmemizi saglamak icin bu terore ihtiyac duyup duymadiklarini da merak ediyorum. Ayni zamanda hukumetlerimizin Ortadogu’da yaptiklarinin bizim guvenligimizi tehdit eden asil seyler oldugu gercegini bir gun anlayip anlamayacaklarini da merak ediyorum. Isfahan Lordu Blair bunu hep inkar etti, hatta 7/7 bombacilarindan biri olum sonrasi yayinlanan videosunda Londra’daki katliami gerceklestirme sebebinin Irak’ta yapilanlar oldugunu dikkatlice izah etmesine ragmen. Bush da bunu hep inkar etti ve El Kaide Fransa’ya saldirma vaadini yerine getirirse Sarkozy de inkar edecektir.

Notlar: 7/7: 7 Temmuz 2005’te Londra metrosunu hedef alan, 52 kisinin oldugu 4 bombali saldiri. (Ceviren)

Isfahan Lordu Blair: Fisk (Ingiltere basbakani Tony) Blair’i eski Ingiliz imparatorlugu temsilcilerine benzetiyor. Irak isgali esnasinda onu Kut’ul Amare Lordu Blair diye cagirirdi, simdi savas ruzgarlari Iran’a dogru eserken Isfahan Lordu Blair diye cagiriyor.

El Kaide’ye (Irak Islam Devleti- Ceviren) gelince, bolgede misket bombasi gibi tehditler yaymaktadir. Ortadogu’daki tum Hristiyanlar da hedef olacaktir, Misir’in 2 milyon Kipti Hristiyani Luxor’daki iki haftalik dini festivallerinde korunmak zorunda olacaktir. El Kaide 2 Musluman kadinin rizalari hilafina Kipti kilisesi tarafindan tutuldugunu iddia ettikten sonra (festival) yuzlerce polis tarafindan kusatilmistir. Bu kadinlarin durumu Islam’a donup kocalarini bosamalarindan kaynaklanmis bir mesele olabilir, Misir’daki Kipti kilisesi bosanmaya izin vermemektedir.

(Sonra Fisk Hizbullah’in Lubnan hukumetine Hariri suikasti ile alakali uluslararasi sorusturmayi reddetmesini talep etmesinin akabinde Lubnan Sunnileri ile Siiler arasinda ortaya cikan problemlerden bahsediyor. Sonra guney Beyrut’ta bir Hristiyan mezarinin hakarete ugramasi sonrasinda Muslumanlarla Hristiyanlar arasinda artan sorunlardan ve atesli Siiler ve Hristiyanlarin Bagdat kilise saldirisi hakkinda yaptigi aciklamalardan bahsediyor).

Bati korkmus Hristiyanlara yardim etmek icin yeterli guce sahip degildir. Hristiyan politikacilarin yaptiklari, Ortadogu’da yeni bir Hristiyan trajedisi ortaya cikarmistir.

(Sonra Fisk Kaliforniya’daki Amerikalilarin Hristiyanligin doguya degil batiya ait bir din olduguna inandiklarindan bahsediyor. El Kaide onemsizligi dolayisiyla Lubnan’daki mezar saldirisinin sorumlulugunu kabul etmedi. Ancak Sii Iran’in ve Hizbullah’in muttefigi Bessar Esed’in belirttigi gibi El Kaide’nin Lubnan’da varligi bulunmaktadir ve bu (Hizbullah’la ittifaki) Esed’i Bin Ladin’in organizasyonuna dusman yapmaktadir. Sonra Fisk Bessar’in El Hayat gazetesine verdigi bir demecten bahsediyor: “Biz El Kaide’den birlesik ve guclu bir yapiymis gibi bahsediyoruz. Bu dogru degil, ancak kendisini El Kaide olarak adlandiran bir entelektuel trend halinde mevcut. Bu organizasyon durumun bir sonucudur, bir sebep degildir. Anarsi ve zayif kalkinmanin bir sonucudur, siyasi hatalarin bir sonucudur. Bu organizasyonun her yerde, Suriye, Arap ve tum Islam ulkelerinde varoldugunu soylemek onun yaygin ve popularite sahibi oldugu anlamina gelmez.”

Ancak Esed ne butun siyasi toplantilari gozetim ve kontrol altinda tutan kendi rejimini ne de diger Arap ulkelerini aklayabilir. Bu kontroller Muslumanlari ziyaret ettikleri tek kurum olan camilerde siyaseti konusmaya zorladi. Bu haftanin en buyuk ironisi efendilerimiz ve patronlarimizin Suudi Arabistan’daki Vehhabi rejimini ucaklardaki kargo bombalari hakkinda Bati’yi uyardiklari icin ovmeleri oldu. Halbuki Usame bin Ladin ve adamlarini senelerce besleyen ayni Suudi Arabistan’di.

Ortadogu diktatorleri halklarini korkutmak da istemektedirler ve Misir’in fakir halki idarecilerinden nefret etmektedir (Sanki El Kaide’yi kuran Suudi Arabistan’dir demek istiyor). Ancak ayni zamanda bu idareciler Misir’da bir Islam devrimi gerceklesmesini de onlemek istemektedirler. Ve Bati da Kahire’de, Libya’da, Cezayir’de, Suriye’de, Suudi Arabistan’da… ve diger ulkelerde bir Islam devrimi olmamasini temin etmek istemektedir. Oncelikli problem hem El Kaide’nin hem de Bati’nin bu rejimlere zarar vermeye calismasidir. Boylece (Bati) Irak’i Sii ve Hristiyanlarla corba yapiyor (Irak eski Baasci dusmanlarini infaz etmekle mesgulken ve bir hukumete sahip degilken Irak’in demokrasi olup olmadigi sorusu alakasiz). Ve Pakistan’da drone saldirilari yapmaya, Afganistan’da masumlari bombalamaya ve Arap dunyasindaki iskence rejimlerini tolere etmeye devam ediyoruz. Ve Israil’in daha fazla Filistin topragi calmasina musade ediyoruz. Korkarim ki bu ayni eski hikaye. Barisi getirecek olan dunya terorune karsi istihbarat savaslari degil adalettir, ancak liderlerimiz bunu hala itiraf etmeyecek.”

Fisk’in makalesinin sonu.

4- Bu Artik Tahammul Sinirini Asmistir: Kan Dokulmesine Musamaha Gosterme Trajedisi ve Bu Tehlikeli Olguya Karsi Vazifemiz:

Mucahidler olarak adlandirilan bazi kisiler tarafindan halka acik mekanlarin ve camilerin bombalanmasi trajedisi devam etmektedir ve bugunlerde en zirvesindedir. O kadar ki bunlar bos iddialar degildir. Bildigim bazi korkunc hadiselerden bahsedecegim, bilmediklerim ise bildiklerimden daha korkunctur.

- (Pakistan) Carsadda koyunde Aftab Ahmed Khan Shirbow’u oldurmek amaciyla bayram namazi esnasinda bir caminin patlatilmasi. Saldiri basarisiz olmus ve 50’den fazla siradan koylu hayatini kaybetmistir. Bu saldiri emrini Beytullah Mesud vermistir.

- Vezir asiretinden Iyiligi Emr ve Kotulukten Nehy organizasyonunun lideri Haci Namdar’i oldurmek icin Hayber’de bir caminin patlatilmasi. Kendisi oldurulmemis, aksine camideki 15 kisi hayatini kaybetmistir. Bu saldiri emri Beytullah Mesud tarafindan verilmistir. Birkac ay sonra Haci Namdar bir toplantida silahli saldirida oldurulmustur.

- Pesaver yakinlarindaki Camrud’da Cuma namazi esnasinda baska bir caminin patlatilmasi. Patlamada 50’den fazla insan hayatini kaybetmis ve cok sayida kisi yaralanmistir. Cami askeri kislanin yakinlarindaydi ve camide namaz kilan askerler de bulunuyordu. Olenler arasinda askerler de vardi ancak cami herkese aciktir. Camide bolge halki ve ana caddeye yakin oldugu icin seyahat edenler de bulunuyordu.

- Butun bolgelerde kalabalik yerlerde, yayalarin, alisverise cikanlarin ve normal halkin yogun oldugu yerlerde herhangi bir gerekce belirtmeksizin isgalci askerlere, kukla askerlere ve polislere, hukumet memurlarina, hukumetten ihale alan ozel sirket calisanlarina yapilan cok sayida saldiri. Bu kisilere daha dikkatli ve hassas saldirilar yapilabilirdi, veya bu saldirilar pazarlardan, kalabalik caddelerden ve meskun bolgelerden uzakta yapilabilirdi.

- Somali baskentinde 3 bakani oldurmek icin doktorlarin mezuniyet torenine yapilan bir bombali saldiri. Bakanlar cok sayida yeni mezun doktorla birlikte saldirida oldu. Sebab Hareketi saldiriyla alakalari oldugunu reddetti. En dogrusunu Allah bilir.

- Serhad vilayetinde Lakki Marwat sehrinde bir halka acik oyun sahasinda gerceklesen patlama. Oyunu seyreden 100 kisi olduruldu. Oyun sahasinin hedef alinma gerekcesi orda bulunan birkac lesker (asker) ve Baris Komiteleri olarak bilinen seyin orda kurulmasiydi. Bu komitenin mucahidlere bir kere bile saldirdigi ispat edilmemistir. Simdi bu gunahkar operasyondan sonra hicbir sakalli insan Taliban uyesi oldugu suphesiyle sorgulanmadan bolgeye girememektedir. Bu saldiridan sorumlu olan kisinin Kuzey Veziristan’da bir Taliban lideri oldugu soyleniyor, ismi Bedr Mesud olabilir.

- Bircok bolgedeki kontrol noktalarina caiz olmayan yontemlerle bombali saldiri yapilmasi. Bu kontrol noktalarina saldirilar kalabalik saatlerde cok sayida yaya ve arac bulundugu esnada yapiliyor. Trafigin yavas oldugu diger zamanlarda hedef alinabilinirlerdi. Baska bir mesele de var; fedai eylemcisi baska bir yere saldiri yapmaya giderken kontrol noktasinda yolu kesilip arabasi ve ustu aranmaya kalkildigi zaman cevresindeki insanlara ne olur diye dusunmeden bombayi patlatiyor. Eylemciye boyle durumlarda olene kadar savasmasi icin silah verilmelidir, bu silahi cevresindeki insanlari korkutup uzaklastirarak bombayi patlatmak icin de kullanabilir. Bu fetvalari kimin verdigini yada bu tur saldirilarin mesru oldugunu kimin soyledigini bilmiyorum.

- Guney Veziristan’da Candola sehrinde bir restoranda Turkistan Batani ve muttefigi olan Qara Zeyneddin’e yapilan basarisiz oldurme tesebbusu. Patlamada korumalarindan iki tanesi oldu ve olen diger 10 kisi Mesud ve Batani asiretlerinden restoranda bulunan normal insanlardi.

- Mohmand asiret bolgesinde bir pazarda 3 ay once gerceklestirilen bombali saldiri. Saldiri Jirga’yi hedef aliyordu. (Jirga: Asiret onde gelenlerinin istisare toplantisi- Ceviren). Saldiranlar Jirga’nin orda yapildigini dusunduler ancak Jirga tedbir olarak baska bir yere alinmisti. Saldirida 100’den fazla insan oldu ve nerdeyse hepsi de Jirga ile hic alakasi olmayan normal alisveris yapan insanlardi. Taliban, sozcusu Ihsanulllah Ihsan araciligiyla bu saldiriyi ustlendi ve halktan olenler icin uzuntu duyduklarini belirterek taziyelerini iletti. Biz de ona en azindan durust oldugu icin tesekkur ediyoruz.

Devam Edecek…

Ceviren: Ekrem Yilmaz

Twitter: @ekremuk

Ceviren ismi kaynak belirtilmek ve metinde degisiklik yapmamak kaydi ile bu ceviri serbestce alintilanabilir.
 

Şu an bu konuyu görüntüleyenler (Kullanıcı: 0, Ziyaretçi: 1)

Üst Alt