Çözüldü Günü Gelip Geçmiş Olan Alacağın İsrenmemesi (LGBT) Caiz Değildir ?

idris er

Yeni Üye
İslam-TR Üyesi
bir alacağımızı üç sefer istediğimiz halde , borçlu ödemiyorsa; daha sonra bu alacağı tahsil ettiğimizde bu alacak alacaklı için caizmidir. teşekürler.
 

Abdulmuizz Fida

فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ
Admin
Alacaklı, kendi alacağını gününden sonra alınca neden caiz olmasın. Tabi ki caizdir. Ve dinen de, Borçluya muhlet tanıyıp (borcunu gününde ödeyemeyene sure tanıdığından) sıkıntısını genişlettiği için ecir kazanmıştır. Tabi ki alacaklı, alacağından indirim yapsa veya tamamen vaz geçse (karz-ı hasen) daha büyük ecirdir.
"Eğer Allah'a içten gelen istekle ödünç verirseniz, Allah onu sizin için kat kat artırır ve sizi bağışlar. " (Teğâbun, 17).

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) "Bir sadakaya on misli sevab verileceğini, borç vermeye ise onsekiz misli sevap verileceği"ni bildirmiştir. (et-Tergîb ve't-Terhîb, II, 40)

"Borçlu darda ise eli genişleyinceye kadar ona muhlet verin. Bilmiş olsanız borcu bağışlamanız sizin için daha hayırlıdır" (Bakara, 280)

borçlulardan herhangi bir kimse zor durumda kalmış ise "darda ise, eli genişleyinceye kadar mühlet veriniz. " Böyle bir durumda verilecek olan hüküm, onun borcunu rahatlıkla ödeyebileceği zamana kadar imkân tanımaktır.

"Eğer bilirseniz sadaka olarak bağışlamanız sizin için daha hayırlıdır. "
Borçlunuz olan kimse borcunu ödeyemeyecek kadar zor durumda olursa ona mallarınızı veya bir kısmını sadaka olarak bağışlamanız kıyamet gününde sizin için daha hayırlıdır.

Tebarânî'nin Ebu Umâme (r.a.)'den nakline göre Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Kendi gölgesinden başka hiçbir gölgenin bulunmayacağı bir günde Allah'ın kendisini gölgelendirmesini arzu eden bir kimse, zor durumda kalmış olana kolaylık sağlasın veya onun borcunu indirsin." Bu manada pek çok hadis vardır. (İbn Kesîr, Tefsiru'l-Kur'ani'l-Azim, İstanbul 1984, I, 491).

İmam Ahmed'in rivayetine göre İbn Ömer şöyle dedi: Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Duasının kabul olunmasını, kederlerinin açılmasını isteyen, borcunu ödeyemeyen, zorda kalmış kimseyi bu durumdan kurtarsın." (Ahmed b. Hanbel, II, 23)

Taberâni İbn Abbas'dan şöyle dediğini rivayet etmektedir: Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Borcunu ödemekte zorluk çeken birisine kolaylıkla ödeyeceği zamana kadar mühlet veren bir kimseye, Allah da günahı sebebiyle tövbe edinceye kadar mühlet verir. "
İbn Abbâs'ın rivayet edip İmam Ahmed'in kaydetmiş olduğu hadise göre Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Borcunu ödemekte zorluk çeken birisine mühlet veren veya borcunun bir kısmını bağışlayan kimseyi yüce Allah Cehennem ateşinden korur" (Buhârî, Buyû' 17; Muslim, Zuhd 74; Tirmizî, Buyû' 67; İbn Mace, Sadakat 14; Ahmed b. Hanbel I, 327, II, 359)

İmam Ahmed Bureyde'den rivayetle: "Peygamber (s.a.v.)'in şöyle buyurduğunu dinledim: "Borcunu ödemekte zorluk çeken birisine mühlet veren bir kimse her gün için onun gibi bir sadaka vermiş gibi olur." Bureyde devamla dedi ki: Sonra da onun şöyle buyurduğunu dinledim: "Borcunu ödemekte zorluk çeken birisine mühlet veren bir kimseye, mühlet verdiği her gün için iki katı sadaka yazılır. " Bunun üzerine ben:
"-Ey Allah'ın Rasûlu, seni, borcunu ödemekte zorluk çeken birisine mühlet verene her gün için onun gibi sadaka vardır, derken dinledim; sonra da yine seni, borcunu ödemekte zorluk çeken birisine muhlet veren kişiye her gün için iki kat sadaka verilmiş gibi olur buyurduğunu işittim" Hz. Peygamber şu cevabı verdi:
"Borcun vadesi gelmeden önce verdiği her bir muhlet için onun gibi bir sadaka vardır. Borcun vadesi geldiğinde ona muhlet verecek olursa iki katı sadaka vermiş gibi olur." (Ahmed b. Hanbel, IV, 442-443, V, 300, 308)
 

Şu an bu konuyu görüntüleyenler (Kullanıcı: 0, Ziyaretçi: 1)

Üst Alt