Bunun ameli bir boyutu var ama akidevi kısmını es geçmeyin.
Hanbelilik dendiğinde ortamlarda genel olarak sadece ameli mezhep olan Hanbelilik anlaşılmaz.
Çünkü Hanbeliler, insanlar arasında genelde bidat'e en az bulaşanlar veya bulaşmayanlardır. Muhammed bin AbdulVehhab böyle söyler.
Selefin (ilk üç Müslüman nesil) menhecini ve Ehl-i hadis akidesini izleyenlerin ciddi bir bölümüdür. Yani Hanbeliler akidede genelde "Selefi"dirler, ameli mezhep olan Hanbelilik akidede Selefilik ile bütünleşmiştir.
Ve bu batı devletlerinin ve coğrafyamızdaki batıl akidelerin kendisini bitirmek için hep birden mücadele verdiği, devletlerin kendisine karşı ordular topladığı, radikalleşmeye karşı mücadele kuruluşlarının "radikalizm" olarak gördükleri akidenin bizzat kendisidir.
Din adına uydurulan her şeyi yok etmeye çalışan, cemaat ve hilafet bilincini, hicret ahkamını ve cihad menhecini ikame edenlerin birçoğudurlar. Öze-dönüşçü olmalarından ötürü Hanbelilerin birçok imamı tarihten bu yana büyük düşmanlıklara maruz kaldı. İmam Ahmed bin Hanbel, Abdullah bin Ahmed, İbn Teymiyye, İbn Kayyım, İbn AbdulVehhab ve günümüzdeki hocaları da dahil. İftiralara uğradılar, zindanlara atıldılar, işkence gördüler.
Hanbelilerin ameli konulardaki kitaplarını da okumakla beraber, akidede yazılmış kitaplara ayrıca yoğunlaşın. Kitabu's-Sunne adında, Hanbeli imamlarının bazılarının (aynı adla) yazdığı kitaplar var. Ebu Bekr el Hallal, Abdullah bin Ahmed, Harb el Kirmani vb. gibi imamların Sunne eserleri var.
Başta biraz günümüzde yaşayan güvenilir hocaların temel akide kitaplarını okuyabilirsiniz. Çünkü her imam kendi dönemindeki tartışmalara atıf yaparak yazmıştır.