Çözüldü Haram Yemekle Duânın Kabul Olmamasının Detayı Nasıldır?

M Çevrimdışı

Merusa

Üye
İslam-TR Üyesi
Esselamu aleykum

Yediği haram, içtiği haram, giydiği haram olan bir adamın duâsı kabul edilmiyordu bir hadiste. Bu durumun herhangi bir tafsilatı var mıdır? Mesela sürekli 7/24 haram yiyen biri ile zârureten (veyahut zaruratları karıştırmış olarak) haram yiyen birisi arasında fark var mıdır?

Mesela Ömer radıyallahu anh zamanında kıtlık olduğu zaman deve çalanlara ceza uygulanmadı. Çünkü ortada bir kıtlık vardı. Misâl bugün bir şahıs sosyal adaletsizlik duygusuyla zâruratlar mahsuru mubah kılar diyerek bir harama düşse -Allah muhafaza- daha sonra tevbe edip bıraksa bu durumdaki birisinin de duâsının kabul olmayacağı gibi bir manâ çıkarabilir miyiz?

Gafletle işlenen haram ile bilerek ve isteyerek hiçbir ihtiyaç, kıtlık, sosyal adaletsizlik olmadan işlenen haram aynı şekilde değerlendirilebilir mi?
 
Abdulmuizz Fida Çevrimdışı

Abdulmuizz Fida

فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ
Admin
Âleykum selam we rahmetullahi we berakâtuh;

وحدثني أو كريب محمد بن العلاء. حدثنا أبو أسامة. حدثنا فضيل بن مرزوق. حدثني عدي بن ثابت عن أبي حازم، عن أبي هريرة ؛ قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم: "أيها الناس ! إن الله طيب لا يقبل إلا طيبا. وإن الله أمر المؤمنين بما أمر به المرسلين. فقال: { يا أيها الرسل كلوا من الطيبات واعملوا صالحا إني بما تعملون عليم} .[23 / المؤمنون/ الآية 51] وقال: { يا أيها الذين آمنوا كلوا من طيبات ما رزقناكم} [2 / البقرة / الآية 172]". ثم ذكر الرجل يطيل السفر. أشعث أغبر. يمد يديه إلى السماء. يا رب ! يا رب ! ومطعمة حرام، ومشربه حرام، وملبسه حرام، وغذي بالحرام. فأنى يستجاب لذلك ؟ ".
Bana Ebu Kurayb Muhammed b. Ala' rivayet etti. (Dedi ki): Bize Fudayl b. Merzuk rivayet etti. (Dedi ki): Bana Adiyy b. Sabit, Ebu Hâzim'den, O da Ebu Hurayra'den naklen rivayet etti. Ebu Hurayra (r.anh) şöyle demiştir:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Ey İnsanlar! Şubhesiz ki Allah, Tayyibdir. Tayyîb'den başka bir şey kabûl etmez. Allah, mûminlere de Rasullere emrettiği şeyleri emir ederek: (Ey Rasuller! Helâl olan şeylerden yiyin ve sâlih amellerde bulunun. Çünkü Ben, Sizin yaptıklarınızı pekala bilirim (Mûminin 51) (Başka bir âyette): (Ey iman edenler! Size verdiğimiz rızıkların helâl hoş olanlarından yiyin. (Bakara 172) buyurmuştur.» dedi.
Sonra şunları söyledi: Bir kimse (Hak yolunda) uzun sefere çıkar, saçları dağılmış, toza toprağa bulanmış bir hâlde ellerini semâya uzatarak: Yâ Rabbî, yâ Rabbî! diye duâ eder. Hâlbuki yediği haram, içtiği haram, giydiği haram (hâsılı) kendisi haramla beslenmiş olursa böylesinin duası nasıl kabul edilir?»

(Sahih-i Muslim, Zekât, Hadis no: 1015)

Hadisin şerhinde İmam Nevevî şöyle der: “Bu hadis, helal lokmanın dua ve ibadetlerin kabulünde büyük bir etkisi olduğunu gösterir. Haramla beslenenin duasının reddi, Onun yemeği haram olduğu için Allah katında duaya liyakatının zayıflamasındandır.” (Nevevî, Şerhu Sahih Muslim, 7/49)
Yani hadisteki
فَأَنَّى يُسْتَجَابُ لِذَلِكَ؟ ifadesi, mutlak bir imkânsızlık değil; duanın kabulüne mâni olan bir hal anlamındadır. Allah dilerse, böyle birinin duasını da kabul eder, ancak genellikle bu hal dua ile Allah’a yönelmede perde olur.
Kaadı İyâd'ın beyânına göre Allah Teâlâ'nın «Tayyib» diye sıfatlanması: Her türlü noksanlıklardan munezzehtir, manasınadır. Binâenaleyh Kuddûs gibidir.
Tayyib: Lûgatta Temizlik ve «kirden pastan selâmette kalan» mânâsına gelir. Bu hadis, islâmın temellerini teşkil eden hadislerden biridir.
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Hacc, sıla-i rahm ve mustahab olan ziyaretler gibi tâatlardan birini ifâ için uzun yola çıkan fakat yediği içtiği her şeyi haram olan yâni haramdan beslenen bir kimsenin duası ve taatı kabul edilmeyeceğini beyân buyurmuştur.

Haram Yemenin Çeşitleri ve Hükmü

Fukaha ve ulema, “haramla beslenmek” kavramını 3 kategoriye ayırmıştır:
1- Bilinçli, isteyerek ve süreklilikle haram yiyen
Bu kişi, hadiste târif edilen kimsenin asıl örneğidir. Duasının reddine sebeb olan hâl, Onun bilerek Allah’ın emrine isyan etmesi ve kalbinin kararmasıdır.

2- Zaruret nedeniyle haram yiyen (mesela kıtlık, açlık vs.)
Bu kişi “mucbir” durumdadır. Kur’an’da açıkça:
Kim çaresiz kalırsa, (haram olanı) günaha yönelmeden ve zaruret miktarını aşmadan yerse, Ona günah yoktur.” (Bakara 173, En‘âm 119)

3- Cehalet, gaflet veya şubheli şeylerle karışmış kazançla beslenen
Bu durumda, haram yeme kastı yoktur.
İmam Gazzâlî, şöyle der: “Eğer bir kimse gafletle haram kazançtan yerse ve sonra pişman olup tevbe ederse, duası makbuldur. Çünkü Allah, tevbeyi her türlü günahı silen bir sebeb kılmıştır.” (İmam Ebu Hâmid el-Gazzâlî, İhyâu Ulûmiddîn, Kitâbu’l-Halâl ve’l-Harâm)

Zaruret ve Adalet Meselesine Dair Misal (Ömer r.anh dönemi)
Kıtlık zamanında Ömer (radıyallahu anh) hırsızlık cezasını uygulamamıştır. Çünkü zaruret hâli ortadan adaletin normal icrasını kaldırmıştı.
Bu,
الضَّرُورَاتُ تُبِيحُ الْمَحْظُورَاتِ : zaruratlar mahzurları mubah kılar” kaidesinin klasik örneğidir.
Aynı şekilde, bir kimse sosyal adaletsizlik veya kıtlık sebebiyle yanlış bir değerlendirmeyle harama düşer ama sonra tevbe ederse, bu kişi hadisteki “haramla beslenmiş” kimseden farklıdır. Çünkü O kimsenin duasının reddi, istikametle alakalı bir inat hâlidir, arızî bir hata değil.


Tevbenin Etkisi
İmam İbn Receb el-Hanbelî, bu hadisi şöyle yorumlar: “Bir kimse tevbe eder ve haram kazancı bırakırsa, Allah Onun duasını kabul eder. Zira Allah Tevbe edenin günahını siler, kalbini temizler.(Ebu’l-Ferec Zeynuddîn Abdurrahmân b. Ahmed b. Abdirrahmân Receb el-Bağdâdî ed-Dımaşkī, Câmiʿu’l-ʿUlûm ve’l-Hikem fî Şerḥi Hamsîne Hadîs̱en min Cevâmiʿi’l-Kilem, Hadîs no: 10 şerhi)
Yani geçmişte haramla beslenmiş olsa bile, tevbe ettikten sonra duası reddedilmez. Asıl problem, tevbesiz şekilde haramda ısrar eden kalbdir.
Hadisteki “
فَأَنَّى يُسْتَجَابُ لِذَلِكَ؟ ” yani “Böylesine nasıl icabet edilir?” ifadesi, duanın imkânsızlığını değil, ahlâkî bir engeli bildirir. Kalb haramla perdelenirse, dua yükselmez. Ama tevbe, kalbi açar; Allah dilerse dua kabul olur.
 
Geri
Üst Ana Sayfa Alt