Soru İbni Teymiyye'nin Ebu Hanife Hakkında Görüşü Nedir?

emiruddin Çevrimdışı

emiruddin

Yeni Üye
İslam-TR Üyesi
selamun aleykum ve rahmetullah, ibn teymiyyenin ebu hanife hakkındaki görüşlerini merak ediyorum Allah razı olsun
 
Nysa Çevrimdışı

Nysa

Üye
İslam-TR Üyesi
Ve aleykum selam ve rahmetullahi ve berakatuh,



Şeyhhülislam İbn Teymiyye rahimehullah, İmam Ebu Hanife rahimehullah’i ümmetin hidayet önderleri arasında zikreder ve onun İslam fıkhındaki dehasını, ümmet üzerindeki büyük emeğini teslim eder.

Kaynak Ayet/Hadis usulü bağlamında İbn Teymiyye şöyle der:

"Müslümanlar arasında genel bir kabul görmüş, hidayet ve ilim imamları olan kişilerin, Rasulullah’ın (s.a.v.) sünnetinden herhangi bir şeye kasten muhalefet etmesi imkansızdır... Müslümanların üzerinde ittifak ettiği bu büyük ilim önderleri dörttür: İmam Malik, İmam Şafiî, İmam Ebu Hanife ve İmam Ahmed bin Hanbel."

(Kaynak: İbn Teymiyye, Ref’ul-Melâm anil-Eimmetil-A’lâm, s. 9-11)



Ebu Hanife, kendi döneminde ameli imanın bir cüzü saymadığı için (imanın kalp ile tasdik ve dil ile ikrar olduğunu savunduğu için) "Fukaha Mürcieti" olarak adlandırılmıştır. İbn Teymiyye, Ebu Hanife’nin bu görüşünü ilmi olarak eleştirse de, onun bu konudaki hatasının "lafzi bir ihtilaf" (isim ve isimlendirme farkı) olduğunu belirterek onu sapkın fırkalardan ayırır.

Kaynak:

"İmam Ebu Hanife ve ashabının (arkadaşlarının) iman konusundaki ihtilafları, diğer fukaha ile aralarında temelde lafzi (şekli) bir ihtilaftır. Çünkü onlar da amellerin Allah katında farz olduğunu, farzları terk edenin cezayı hak ettiğini kabul ederler. İhtilaf, amel imanın ismine dahil midir, değil midir noktasındadır."

(Kaynak: İbn Teymiyye, Mecmuu’l-Fetava, Cilt 7, s. 297)

İbn Teymiyye, Ebu Hanife’nin asıl akidesinin (Cehmiyye ve Mutezile gibi sapkın fırkaların aksine) Selef akidesine uygun olduğunu, Allah'ın sıfatlarını ispat ettiğini ve Kur'an'ın mahluk olmadığına inandığını da vurgular (Mecmuu'l-Fetava, Cilt 5, s. 46).



İbn Teymiyye, Ebu Hanife’yi zındıklıkla, küfürle veya kasıtlı olarak sünnete muhalefet etmekle suçlayan aşırı fitne ehline karşı İmamı şiddetle savunmuştur. Özellikle Şiilerin (Rafizilerin) Ebu Hanife ve diğer imamlara yönelik saldırılarına cevap verdiği devasa eseri Minhacu’s-Sünne’de şöyle der:

Kaynak:

"Şüphe yok ki İmam Ebu Hanife, Müslümanların meşhur imamlarındandır. Kendisi ilim, din ve takva ehli olarak bilinir. Onun hakkında uydurulan 'Ebu Hanife dinden döndü, iki defa tövbeye çağrıldı' gibi rivayetlerin tamamı yalandır, asılsızdır ve bunları ancak cahiller veya garazkâr kimseler nakleder."

(Kaynak: İbn Teymiyye, Minhacu’s-Sünne en-Nebeviyye, Cilt 6, s. 185-188)



İbn Teymiyye bir fıkıh ve hadis alimi olarak, Ebu Hanife’nin bazı fıkhî meselelerde hadisin zahirini bırakıp kıyasa (rey) fazla başvurduğu yönündeki klasik hadis ehli eleştirilerine katılır. Ancak bunu yaparken Ebu Hanife'nin art niyetli olmadığını, fıkhî usulünün bir gereği olarak bu içtihatları yaptığını söyler. Yani İbn Teymiyye, Ebu Hanife'yi eleştirilemez bir masum olarak görmez ama onu "ecir (sevap) alan müctehid bir imam" olarak konumlandırır.

Kaynak:

"Ebu Hanife'nin bazı meselelerde zayıf hadisi bırakıp kıyasa yönelmesi, o hadisin uydurma veya zayıf olduğunu düşünmesinden ya da kendi usulünce sahih görmemesindendir. Müctehid isabet ederse iki, hata ederse bir sevap alır."

(Kaynak: İbn Teymiyye, Mecmuu’l-Fetava, Cilt 20, s. 304-306)

VAllahu Alem
 
Son düzenleme:
Nysa Çevrimdışı

Nysa

Üye
İslam-TR Üyesi
Not: Şeyhülislam İbn Teymiyye, İmam Ebu Hanife’nin bizzat kendi akidesinin Allah’ın sıfatlarını aynen ispat eden 'Sıfatiyye/Selef' çizgisinde olduğunu belirtirken (Bkz: Mecmuu'l-Fetava, Cilt 5, s. 256), onun yolundan gidip daha sonra Kelam ilminin (Maturidiyye/Eş'ariyye usulünün) etkisiyle sıfatları tevil eden veya fıkıhta aşırı kıyasa sapan müteahhirun (sonraki dönem) Hanefi mukallitlerini ise bu asıl çizgiden sapmakla eleştirmiştir (Bkz: Der’u Teâruzi’l-Akl ve’n-Nakl, Cilt 2, s. 36).
 
emiruddin Çevrimdışı

emiruddin

Yeni Üye
İslam-TR Üyesi
Ve aleykum selam ve rahmetullahi ve berakatuh,



Şeyhhülislam İbn Teymiyye rahimehullah, İmam Ebu Hanife rahimehullah’i ümmetin hidayet önderleri arasında zikreder ve onun İslam fıkhındaki dehasını, ümmet üzerindeki büyük emeğini teslim eder.

Kaynak Ayet/Hadis usulü bağlamında İbn Teymiyye şöyle der:

"Müslümanlar arasında genel bir kabul görmüş, hidayet ve ilim imamları olan kişilerin, Rasulullah’ın (s.a.v.) sünnetinden herhangi bir şeye kasten muhalefet etmesi imkansızdır... Müslümanların üzerinde ittifak ettiği bu büyük ilim önderleri dörttür: İmam Malik, İmam Şafiî, İmam Ebu Hanife ve İmam Ahmed bin Hanbel."

(Kaynak: İbn Teymiyye, Ref’ul-Melâm anil-Eimmetil-A’lâm, s. 9-11)



Ebu Hanife, kendi döneminde ameli imanın bir cüzü saymadığı için (imanın kalp ile tasdik ve dil ile ikrar olduğunu savunduğu için) "Fukaha Mürcieti" olarak adlandırılmıştır. İbn Teymiyye, Ebu Hanife’nin bu görüşünü ilmi olarak eleştirse de, onun bu konudaki hatasının "lafzi bir ihtilaf" (isim ve isimlendirme farkı) olduğunu belirterek onu sapkın fırkalardan ayırır.

Kaynak:

"İmam Ebu Hanife ve ashabının (arkadaşlarının) iman konusundaki ihtilafları, diğer fukaha ile aralarında temelde lafzi (şekli) bir ihtilaftır. Çünkü onlar da amellerin Allah katında farz olduğunu, farzları terk edenin cezayı hak ettiğini kabul ederler. İhtilaf, amel imanın ismine dahil midir, değil midir noktasındadır."

(Kaynak: İbn Teymiyye, Mecmuu’l-Fetava, Cilt 7, s. 297)

İbn Teymiyye, Ebu Hanife’nin asıl akidesinin (Cehmiyye ve Mutezile gibi sapkın fırkaların aksine) Selef akidesine uygun olduğunu, Allah'ın sıfatlarını ispat ettiğini ve Kur'an'ın mahluk olmadığına inandığını da vurgular (Mecmuu'l-Fetava, Cilt 5, s. 46).



İbn Teymiyye, Ebu Hanife’yi zındıklıkla, küfürle veya kasıtlı olarak sünnete muhalefet etmekle suçlayan aşırı fitne ehline karşı İmamı şiddetle savunmuştur. Özellikle Şiilerin (Rafizilerin) Ebu Hanife ve diğer imamlara yönelik saldırılarına cevap verdiği devasa eseri Minhacu’s-Sünne’de şöyle der:

Kaynak:

"Şüphe yok ki İmam Ebu Hanife, Müslümanların meşhur imamlarındandır. Kendisi ilim, din ve takva ehli olarak bilinir. Onun hakkında uydurulan 'Ebu Hanife dinden döndü, iki defa tövbeye çağrıldı' gibi rivayetlerin tamamı yalandır, asılsızdır ve bunları ancak cahiller veya garazkâr kimseler nakleder."

(Kaynak: İbn Teymiyye, Minhacu’s-Sünne en-Nebeviyye, Cilt 6, s. 185-188)



İbn Teymiyye bir fıkıh ve hadis alimi olarak, Ebu Hanife’nin bazı fıkhî meselelerde hadisin zahirini bırakıp kıyasa (rey) fazla başvurduğu yönündeki klasik hadis ehli eleştirilerine katılır. Ancak bunu yaparken Ebu Hanife'nin art niyetli olmadığını, fıkhî usulünün bir gereği olarak bu içtihatları yaptığını söyler. Yani İbn Teymiyye, Ebu Hanife'yi eleştirilemez bir masum olarak görmez ama onu "ecir (sevap) alan müctehid bir imam" olarak konumlandırır.

Kaynak:

"Ebu Hanife'nin bazı meselelerde zayıf hadisi bırakıp kıyasa yönelmesi, o hadisin uydurma veya zayıf olduğunu düşünmesinden ya da kendi usulünce sahih görmemesindendir. Müctehid isabet ederse iki, hata ederse bir sevap alır."

(Kaynak: İbn Teymiyye, Mecmuu’l-Fetava, Cilt 20, s. 304-306)

VAllahu Alem
Allah razı olsun, Allah bizi her ikisiyle de (Radıyallahu anhum) haşretsin
 
Geri
Üst Ana Sayfa Alt