Çözüldü İslâm Devletinde Kafirler Aşırı Görüşlerini Yayabilir mi?

Horasan Fedaisi Çevrimdışı

Horasan Fedaisi

Hayye ale'l-cihad
İslam-TR Üyesi
İslâm devletinde dinsizler veya herhangi bir kafir taife, insanların fıtri duygularına ve ahlaklarına zarar verecek görüşlerini, yahut da insanları şüpheye düşürmeye yönelik sözlerini gerek sosyal hayatta gerek sosyal medyada Müslümanlara dillendirebilir mi? Yahut devlet, bu görüşlerin Müslümanların kulaklarına ulaşmasını engellemek ile mi vazifelidir
 
Abdulmuizz Fida Çevrimdışı

Abdulmuizz Fida

فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ
Admin
İslâm devletinde dinsizler veya herhangi bir kafir taife, insanların fıtri duygularına ve ahlaklarına zarar verecek görüşlerini, yahut da insanları şüpheye düşürmeye yönelik sözlerini gerek sosyal hayatta gerek sosyal medyada Müslümanlara dillendirebilir mi? Yahut devlet, bu görüşlerin Müslümanların kulaklarına ulaşmasını engellemek ile mi vazifelidir
Bu mesele İslam fıkhında ve İslam devlet düzeninde (Dâr'ul İslâm) yaşayan gayr-ı muslimlerin (zimmîlerin) hak ve sorumlulukları çerçevesinde değerlendirilir.
Dâr'ul İslâm’da yaşayan gayr-ı muslimlerin; İslâm’a, Onun temel esaslarına, Müslümanların itikadına ve ahlâkına zarar verecek söz ve davranışlarda bulunmaları, şubhe uyandıracak tartışmalar açmaları, açık şekilde İslâm’ı küçük düşürücü söylemlerde bulunmaları yasaktır.
Bu tür davranışlar hem zimmîlik ahdine aykırıdır, hem de toplumun dinî, ahlâkî ve sosyal düzenine zarar verir. Bu sebeble İslam devleti, buna mudâhale eder, gerekirse ahdi bozarak Onları cezalandırır ya da sınır dışı eder.

Zimmîlerin Can ve Mal Güvenliği Ahdine (Zimmîlik) Şartla Bağlıdır:
Zimmîler, İslam beldesinde yaşayabilirler; ancak bu, birtakım şartlara bağlıdır. Bu şartların en önemlilerinden biri de:
“İslam’a hakaret etmemek, dinin esaslarını ve peygamberini küçük düşürmemek, Müslümanların itikadını bozacak şekilde şubhe yaymamak, fitneye yol açmamak.”

Bu konuda Hanefî fıkıh âlimlerinden Kâsânî şöyle der: "Zimmîler, Müslümanların dinine dil uzatmadıkları, Allah, Peygamber ve Kur’an hakkında kötü söz söylemedikleri sürece zimmetleri geçerlidir. Eğer bu şartı ihlâl ederlerse, zimmetleri bozulur." (
Alâuddîn Ebû Bekr b. Mes‘ûd b. Ahmed el-Kâsânî, Bedâʾiʿu'ṣ-Sanâʾiʿ fî Tertîbi’ş-Şerâʾiʿ, C. 7, Sf: 113)

İslam’ı Kötüleme ve Şubhe Yayma Durumunda Zimmet Ahdi Bozulur:

İbn Kudâme (rahimehullah) der ki: “Zimmî, Allah'a, Peygamberine ya da dine hakaret ederse, bu ahdini bozar, artık zimmet altında değildir.” (Ebû Muhammed Muvaffakuddîn Abdullāh b. Ahmed b. Muhammed b. Kudâme el-Cemmâîlî el-Makdisî, el-Muğnî, C.9, Sf: 34)
Bu, sözlü ya da yazılı tüm ifadeleri kapsar. Yani bir zimmî kişi sosyal medyada veya toplum içinde İslam’ın hükümlerini çürütmeye çalışıyor, şubhe yayıyor, fitneye sebeb oluyorsa, bu onun İslam topraklarında yaşama hakkını kaybetmesine sebeb olur.


Fıtrata ve Ahlâka Zarar Verecek Düşüncelerin Yayılması Engellenir:

İslam toplumu, ahlâkın ve fıtratın korunması üzerine inşa edilmiştir. Bu çerçevede;
Ahlâkî yozlaşmaya sebeb olacak propagandalar,
Aile yapısını bozan fikirlerin yayılması,
İffetsizliği normalleştiren yaklaşımlar,
Lûtîlik (eşcinsellik) gibi ahlâksızlıkların savunulması her kimden gelirse gelsin, buna izin verilmez. Hele ki Dâr'ul İslâm’da zimmî bir kimse bu fikirleri yaymaya çalışıyorsa, bu açık bir fesad ve zimmet ihlalidir.

Dâr'ul İslâm’da yaşayan gayr-ı muslimler, İslam’a saldırı, Ahlâka zarar, Müslümanları şubheye düşürme, Fesat ve bozgunculuk içeren söz ve eylemlerde bulunma hakkına sahib değildir. Buna rağmen ısrar ederlerse, Zimmetleri bozulur, Devlet buna mudahale eder, Gerekirse cezalandırılır ya da sınır dışı edilir.
 
Geri
Üst Ana Sayfa Alt