Çözüldü Kur'an-ı Kerim Lafzen Mahluk mudur?

emiruddin Çevrimdışı

emiruddin

Yeni Üye
İslam-TR Üyesi
Selamun aleyküm
Kur'an mânâsıyla mâhluk olmadığını biliyoruz peki lâfzı mâhluk mudur değil midir selef alimleri ne dediler, Allah razı olsun
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Abdulmuizz Fida Çevrimiçi

Abdulmuizz Fida

فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ
Admin
Âleykum selam we rahmetullah;

Ehl-i Sunnet'in cumhuruna göre Kur'an Allah'ın kelâmıdır, mahluk değildir.
Ancak "Kur'an'ın lafzı mahluktur mu?" sorusunda kullanılan lafız
(لَفْظ) kelimesi mucmel (birden fazla manaya gelebilen) olduğu için genelde âlimler bu ifadeyi mutlak olarak kullanmayı doğru görmemişlerdir.

Selef âlimleri şöyle demişlerdir:

Kur'an'ın kendisi, harfleri ve manaları Allah'ın kelâmıdır, mahluk değildir.
Fakat insanın okuması, sesi, telaffuzu ve fiili mahlûktur, çünkü kulun fiilleri mahluktur.
Bu yüzden bir kimse "Benim Kur'an'ı telaffuz etmem mahluktur." derse; bununla kendisinin (kulun) fiili kastediliyorsa doğrudur.
"Kur'an'ın lafzı mahluktur." denirse, bununla Kur'an'ın kendisi kastedilebilir; bu nedenle Selef bunu bid'at bir ifade görmüş ve ne "mahluktur" ne de "mahluk değildir" demeyi uygun bulmuştur.

İmam Ebû Hanîfe رحمه الله şöyle demiştir:

والقرآن كلام الله تعالى في المصاحف مكتوب، وفي القلوب محفوظ، وعلى الألسن مقروء، وعلى النبي صلى الله عليه وسلم منزل، ولفظنا بالقرآن مخلوق، وكتابتنا له مخلوقة، وقراءتنا له مخلوقة، والقرآن غير مخلوق​
"Kur'an, Allah Teâlâ'nın kelâmıdır; mushaflarda yazılmış, kalblerde korunmuş, dillerde okunmuş ve Nebî'ye ﷺ indirilmiştir. Bizim Kur'an'ı telaffuz etmemiz mahluktur, onu yazmamız mahluktur, onu okumamız mahluktur; fakat Kur'an mahluk değildir." (Ebû Hanîfe, el-Fıkhu'l-Ekber, Şerhu Ali el-Kârî, Sf: 126 vd.)
Dolayısıyla Ebû Hanîfe'ye göre Kur'an mahluk değildir. Kulun okuyuşu, yazışı, telaffuzu mahluktur.

İmam Şâfiî رحمه الله şöyle demiştir:

من قال القرآن مخلوق فهو كافر​
"Kim Kur'an mahluktur derse kâfir olur." (el-Lâlekâî, Şerhu Usûli İ'tikâdi Ehli's-Sunne, Sf: 413)
من قال لفظي بالقرآن مخلوق فهو جهمي​
"Kim 'Kur'an'ı telaffuz edişim mahluktur' derse Cehmîdir." (el-Beyhakî, Menâkıbu'ş-Şâfiî, C. 1, Sf: 407)
İmam Şâfiî de "lafız" ifadesini mucmel olduğu için reddetmiştir.

İmam Mâlik رحمه الله şöyle demiştir:
"Kur'an mahluk mudur?" sorusuna;

القرآن كلام الله، وكلام الله منه، وليس من الله شيء مخلوق​
"Kur'an Allah'ın kelâmıdır, Allah'tandır; Allah'tan olan hiçbir şey mahluk değildir." (Abdullah b. Ahmed, es-Sunne, Sf: 90; el-Lâlekâî, Şerhu Usûli İ'tikâdi Ehli's-Sunne, Sf: 404)

İmam Mâlik, Kur'anın Lafzı mâhluk mudur meselesi hakkında ise;

من قال لفظي بالقرآن مخلوق يضرب ويحبس​
"Kim 'Kur'an'ı telaffuz edişim mahluktur' derse dövülür ve hapsedilir." (el-Lâlekâî, Şerhu Usûli İ'tikâdi Ehli's-Sunne, Sf: 415)

İmam Mâlik'in buradaki kastı, "lafız" kelimesinin Kur'an'ın kendisine hamledilmesi tehlikesi sebebiyledir. Yoksa kulun fiillerinin mahluk olduğunu inkâr ettiği anlamına gelmez.
​
İmam Ahmed b. Hanbel رحمه الله şöyle demiştir:
: قال الإمام أحمد
من قال : لفظي بالقرآن مخلوق فهو جهمي، ومن قال: غير مخلوق فهو مبتدع
​
"Kim 'Kur'an'ı telaffuz edişim mahluktur' derse (ve bununla Kur'an'ın kendisini kastederse) Cehmîdir. Kim de 'Telaffuzum mahluk değildir' derse bid'atçıdır." (Abdullah b. Ahmed, es-Sunne, no: 533; el-Lâlekâî, Şerhu Usûli İ'tikâdi Ehli's-Sunne, Sf:: 416)

Görüldüğü gibi İmam Ahmed, "lafız" kelimesinin mucmel oluşu sebebiyle bu ifadeyi mutlak kullanmayı yasaklamıştır.

Yine aynı mesele hakkında;
Şeyhu'l islâm İbn Teymiyye رحمه الله şöyle der:

الصوت صوت القارئ، والكلام كلام البارئ​
"Ses okuyanın sesidir, kelâm ise Yaratan'ın kelâmıdır." (İbn Teymiyy, Mecmû'u'l-Fetâvâ, C. 12, Sf: 98)
Yani ses kula ait olduğundan, mahluktur. Okunan Kur'an ise Allah'ın kelâmıdır, mahluk değildir.
Hulâsatu'l kavl;
"Kur'an mahluk değildir." demek gerekir.
"Kur'an'ın lafzı mahluktur." ifadesi ise mucmel olduğu için Selef âlimleri tarafından kullanılmamıştır.
Daha açık bir ifadeyle;
Kur'an, harfleri ve manalarıyla Allah'ın kelâmıdır, mahluk değildir.
Kulun onu okuyuşu, telaffuzu, sesi ve hareketleri mahluktur.
Bu, İmam Ahmed, Ebû Hanîfe, Mâlik, Şâfiî, Buhârî, İbn Huzeyme, Lâlekâî, Beyhakî ve İbn Teymiyye'nin açıkladığı Ehl-i Sünnet akidesidir.
 
Geri
Üst Ana Sayfa Alt