Kur'an'dan Peygamber Kıssaları

Askalani

Yeni Üye
Üye
Âdem Aleyhisselam’ın Kıssası

أَعُوذُ بِاللهِ السَّمِيعِ الْعَلِيمِ مِنَ الشَّيْطاَنِ الرَّجِيمِ مِنْ هَمْزِهِ وَنَفْخِهِ وَنَفْثِهِ
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحمن الرَّحِيم

1) “Bir zaman Rabb’in meleklere demişti ki: ‘Ben kupkuru çamurdan bir insan yaratacağım!”
Hicr 28
2) “Onu yeryüzünde halife kılacağım.”
Bakara 30
3) “Onu düzenleyip insan şekline koyduğum ve ona ruhumdan üflediğim zaman, hemen ona secdeye kapanın!”
Hicr 29
4) “Meleklere: ‘Âdem için secde edin’ dedik.”
Bakara 34
5) “Meleklerin hepsi topluca secde ettiler. Yalnız İblis, secde edenlerle beraber olmayı kabul etmedi.”
Hicr 30, 31
6) “Allah dedi ki: ‘Ey İblis, ne var ki, sen secde edenlerle beraber olmadın?”
Hicr 32
7) “Emrettiğim halde iki elimle yarattığıma secde etmekten seni alıkoyan nedir? Büyüklük mü tasladın, yoksa yücelerden mi oldun?”
A’râf 12, Sad 75
8) “İblis dedi ki: ‘Ben ondan daha hayırlıyım. Beni ateşten yarattın, onu çamurdan yarattın.”
Sad 76
9) “Ben çamurdan yarattığın bir insana secde etmem.”
Hicr 33
10) “Allah dedi ki: ‘Çık oradan! Orada büyüklük taslamak senin haddin değildir. Haydi, sen yerilmiş ve kovulmuş olarak oradan çık, çünkü sen alçaklardansın.”
A’râf 13, 18, Hicr 34
11) “Şüphesiz ki lanet benim lanetim kıyamet gününe kadar elbette senin üzerine olacaktır.”
Sâd 78, Hicr 35
12) “İblis: ‘Rabb’im, tekrar dirilecekleri güne kadar bana mühlet ver.’ dedi.”
Hicr 36
13) “Allah: ‘Haydi sen, o bilinen vaktin gününe kadar mühlet verilenlerdensin.’ buyurdu.”
Hicr 37, 38
14) “İblis dedi ki:’ Rabb’im! O halde beni azdırmana karşılık, ben de onları saptırmak için senin doğru yolunun üzerine oturacağım. İzzetine yemin olsun ki, ben yeryüzünde onlara günahları süsleyeceğim ve onların hepsini azdıracağım.”
Hicr 39, Sâd 78, A’raf 16, Hicr 39
15) “Şu benden üstün kıldığın Âdem’i görüyor musun, eğer bana kıyamet gününe kadar mühlet verirsen and olsun, onun çocuklarını pek azı hariç kökünden koparıp sürükleyeceğim!”
İsra 62
16) “Sonra onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından sokulacağım ve çoklarını şükredenlerden bulamayacaksın.”
A’raf 17
17) “Allah: ‘Onlardan gücünün yettiğini, sesinle harekete geçir, atlıların ve yayalarınla onların üzerine yaygara kopar, mallarda ve evlatlarda onlara ortak ol, onlara çeşitli vaâdlerde bulun... Git, onlardan kim sana tabi olur uyarsa sizin hepinizle cehennemi dolduracağım cezanız cehennemdir, o mükemmel bir cezadır.”
A’râf 18, İsra 63, 64
18) “Benim salih kullarım ise onların üzerinde hiçbir gücün yoktur. Rabbin vekil olarak yeter.’ buyurdu.”
İsra 65
19) “İblis: ‘Ancak onlardan ihlâs sahibi kulların müstesnadır’ dedi.”
Sad 83
20) “Dedik ki: ‘Ey Âdem, bu İblis senin ve zevcenin düşmanıdır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın.”
Ta-Ha 117
21) “Ey Âdem, sen ve eşin cennette durun, dilediğiniz yerden yiyin, fakat şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz.”
A’raf 19
22) “Sen burada hiç acıkmayacak ve çıplak kalmayacaksın.”
Ta-Ha 118
23) “Sen burada susamayacak, kuşluk vakti güneşinden de yanmayacaksın.”
Ta-Ha 119
24) “Nihayet İblis ona fısıldayıp: ‘Ey Âdem, sana ebedilik ağacını ve yok olmayacak bir hükümranlığı göstereyim mi?’ dedi.”
Ta-Ha 120
25) “İblis, onların kendilerine gizli kalan çirkin yerlerini, kendilerine göstermek için onlara vesvese verip dedi ki: ‘Rabbiniz sırf ikiniz de melekleşirsiniz veya burada ebedi kalıcılardan olursunuz diye size bu ağacı yasakladı.’ Onlara ‘Elbette ben size nasihat edenlerdenim’ diye yemin etti.”
A’raf 20, 21
26) “Böylece onları aldattı. İkisi de o ağaçtan yediler. Onlar ağacı tadınca, çirkin yerleri kendilerine göründü de cennet yapraklarını üzerlerine örtmeye başladılar. Rableri onlara seslendi: ‘Ben sizi o ağaçtan men etmedim mi? Şeytan sizin için apaçık bir düşmandır demedim mi?”
Taha 121, A’raf 22
27) “Âdem Rabb’inin buyruğuna karşı geldi ve yolunu şaşırdı”
Ta-Ha 121
28) “Şimdi siz beni bırakıp İblisi ve onun soyunu dostlar mı ediniyorsunuz? Oysa onlar sizin düşmanınızdır! Allah’a karşı İblis ve soyunu tercih eden zalimler için bu ne çirkin bir değişmedir?!”
Kehf 50
29) “Andolsun biz önceden Âdem’e o ağaçtan yememesini tenbih etmiştik ama bizim tenbihimizi unuttu. Biz onda bir azimet bulamadık.”
Ta-Ha 115
30) “Derken şeytan onların ayağını kaydırdı. İçinde bulundukları cennet yurdundan çıkardı. Biz de: ‘Birbirinize düşman olarak inin. Sizin için yeryüzünde barınak ve belli bir zamana dek yaşamak vardır’ dedik.”
Bakara 36
31) “Benden size bir hidayet rehber geldiği zaman, kim benim hidayetime uyarsa o, dalalete düşmez ve azıtmaz.”
Ta-Ha 123
32) “Kim de beni anmaktan yüz çevirirse, onun için dar bir geçim vardır. Kıyamet günü onu kör olarak haşrederiz.”
Ta-Ha 124
 

Askalani

Yeni Üye
Üye
Salih Aleyhisselam’ın Kıssası

أَعُوذُ بِاللهِ السَّمِيعِ الْعَلِيمِ مِنَ الشَّيْطاَنِ الرَّجِيمِ مِنْ هَمْزِهِ وَنَفْخِهِ وَنَفْثِهِ
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحمن الرَّحِيم
1) “Semud’a da kardeşleri Salih’i gönderdik. O onlara şöyle dedi: Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. O’ndan başka ilahınız yoktur. Size Rabbinizden açık bir belge geldi. Şu Allah’ın devesi sizin için bir mucizedir. Onu kendi haline bırakın, Allah’ın toprağında otlasın ve ona bir kötülükte bulunmayın. Yoksa sizi acıklı bir azap yakalar.”
Araf 73
2) “Düşünün ki, sizi Ad kavminden sonra halifeler kıldı ve sizi yeryüzüne yerleştirdi. Düzlüklerinde köşkler yapıyor, dağlarında kayaları yontarak evler inşa ediyorsunuz. Allah’ın nimetlerini hatırlayın ve yeryüzünde bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın.”
Araf 74
3) “Kavminin büyüklük taslayan ileri gelenleri içlerindeki zayıf düşürülmüşlerden (mustaz’aflardan) iman edenlere: Siz Salih’in Rabbi tarafından gönderilmiş biri olduğunu biliyor musunuz? dediler. Onlar da: Biz onunla gönderilene iman edenleriz dediler.”
Araf 75
4) “Bunun üzerine büyüklenenler: Biz de sizin iman ettiğinizi inkar edenleriz dediler.”
Araf 76
5) “Nihayet dişi deveyi boğazladılar, Rabblerinin emrinden dışarı çıktılar ve: Ey Salih! Eğer gerçekten Nebi olarak gönderilenlerden isen bizi tehdit ettiğin azabı getir bakalım dediler.”
Araf 77
6) “Bunun üzerine onları kuvvetli bir sarsıntı aldı ve yurtlarında diz üstü çöküp kaldılar.”
Araf 78
7) “(Salih) onlardan yüz çevirip şöyle dedi: Ey kavmim! Ben size Rabbimin bildirdiğini ulaştırdım ve size öğüt verdim; ama siz öğüt verenlerden hoşlanmıyorsunuz.”
Araf 79
8) “Semud halkına da kardeşleri Salih’i gönderdik. Şöyle dedi: Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin O’ndan başka ilahınız yoktur. O sizi yerden yarattı ve size orada ömür sürdürdü. Şu halde O’ndan bağışlanma dileyin sonra O’na tevbe edin. Muhakkak ki Rabbim yakındır, (duaları) kabul edendir.”
Hud 61
9) “Onlar: Ey Salih! Sen bundan önce aramızda hakkında ümit beslenen biri idin. Bizi babalarımızın taptıklarına tapmaktan men mi ediyorsun? Doğrusu senin bizi kendisine çağırdığın şeyden şüphe içindeyiz, kuşkuluyuz dediler.”
Hud 62
10) “Dedi ki: Ey kavmim, ya ben Rabbimden apaçık bir belge üzere isem ve O bana kendinden bir rahmet vermişse? Böyleyken O’na isyan edersem Allah’a karşı bana kim yardım edebilir? Sizin kaybımı artırmaktan başka bana bir katkınız olmaz.”
Hud 63
11) “Ey kavmim! Allah’ın şu dişi devesi sizin için bir mucizedir. Onu bırakın Allah’ın toprağında otlasın. Ona bir kötülük etmeyin. Yoksa sizi yakın bir azap yakalar.”
Hud 64
12) “Onlar yine de o deveyi kestiler. Bunun üzerine (Salih): Yurdunuzda üç gün yaşayadurun. Bu yalanlanmayacak bir vaaddir dedi.”
Hud 65
13) “Nihayet emrimiz gelince Salih’i ve beraberindeki iman edenleri bizden bir rahmetle o günün aşağılığından kurtardık. Muhakkak ki senin Rabbin güçlü ve yüce olandır.”
Hud 66
14) “Zulmedenleri de korkunç bir çığlık aldı ve yurtlarında dizüstü çöküp kaldılar.”
Hud 67
15) “Sanki orada hiç yaşamamışlardı. İyi bilin ki, Semud halkı Rabblerini inkar ettiler. Dikkat edin, Semud halkı uzak olsun.”
Hud 68
16) “Semud (kavmi) de Nebileri yalanladı.”
Şuara 141
17) “Hani kardeşleri Salih onlara demişti ki: Siz sakınmıyor musunuz?”
Şuara 142
18) “Doğrusu ben size gönderilmiş güvenilir bir Neberim.”
Şuara 143
19) “Artık Allah’tan sakının ve bana itaat edin.”
Şuara 144
20) “Bunun için sizden bir ücret istemiyorum. Benim ecrim (sevabım) ancak alemlerin Rabbine aittir.”
Şuara 145
21) “Siz burada güven içinde mi bırakılacaksınız?”
Şuara 146
22) “Bahçelerin ve pınarların arasında.”
Şuara 147
23) “Ekinlerin ve yumuşak tomurcuklu, hoş hurma ağaçlarının arasında.”
Şuara 148
24) “Dağlardan ustalıkla evler yontuyorsunuz.”
Şuara 149
25) “Artık Allah’tan sakının ve bana itaat edin.”
Şuara 150
26) “Ölçüsüzce davrananların emirlerine uymayın.”
Şuara 151
27) “Ki onlar yeryüzünde bozgunculuk çıkarmakta, düzen sağlamamaktadırlar.”
Şuara 152
28) “Dediler ki: Sen ancak büyülenmişlerdensin.”
Şuara 153
29) “Sen bizim gibi bir beşerden başkası da değilsin. Eğer doğru sözlülerdensen haydi bir mucize getir.”
Şuara 154
30) “Dedi ki: İşte şu bir dişi devedir. Su içme hakkı (bir gün) onundur. Belli bir günün su içme hakkı da sizindir.”
Şuara 155
31) “Ona bir kötülük dokundurmayın yoksa sizi büyük bir günün azabı yakalar.”
Şuara 156
32) “Sonuçta onu boğazladılar; ama pişman oldular.”
Şuara 157
33) “Çünkü kendilerini azap yakaladı. Şüphesiz bunda bir ibret vardır. Onların çoğu iman etmemişti.”
Şuara 158
34) “Andolsun biz Semud (kavmin)e de, Allah’a kulluk edin diye kardeşleri Salih’i gönderdik. Hemen onlar aralarında çekişen iki gruba ayrıldılar.”
Neml 45
35) “Dedi ki: Ey kavmim! Niçin iyilikten önce kötülüğün çarçabuk gelmesini istiyorsunuz? Allah’tan bağışlanma dilemeniz gerekmez mi? Umulur ki merhamet olunursunuz.”
Neml 46
36) “Dediler ki: Biz senin ve beraberindekilerin yüzünden uğursuzluğa uğradık. (Salih de): Sizin uğursuzluğunuz Allah katındadır. Hayır, siz imtihan edilmekte olan bir kavimsiniz dedi.”
Neml 47
37) “O şehirde dokuz adam vardı ki, yeryüzünde bozgunculuk çıkarıyor, düzen sağlamıyorlardı.”
Neml 48
38) “Kendi aralarında Allah’a and içerek dediler ki: Muhakkak gece ona ve ailesine bir baskın düzenleyelim sonra velisine: Biz onun ailesinin öldürülüşünde bulunmadık ve gerçekten biz doğru söyleyenleriz diyelim.”
Neml 49
39) “Onlar bir tuzak kurdular biz de onlar farkında olmadan bir tuzak kurduk.”
Neml 50
40) “Onların tuzaklarının sonunun nasıl olduğuna bir bak! Biz onları ve kavimlerini topluca yerle bir ettik.”
Neml 51
41) “İşte zulmetmeleri yüzünden çökmüş, ıssız kalmış evleri. Şüphesiz bunda bilen bir topluluk için ibret vardı.”
Neml 52
42) “Semud da uyarıları yalanladı.”
Kamer 23
43) “Dediler ki: Bizden olan bir insana mı uyacağız? O takdirde biz kesin sapıklık ve çılgınlık içinde (kalmış) oluruz.”
Kamer 24
44) “Zikir (kitap, vahiy) aramızdan ona mı bırakıldı? Hayır, o kendini beğenmiş yalancının biridir.”
Kamer 25
45) “Yarın kimin kendini beğenmiş yalancı olduğunu bilecekler.”
Kamer 26
46) “Biz onlara bir imtihan olarak o dişi deveyi göndereceğiz. Sen onları gözetle ve sabret.”
Kamer 27
47) “Onlara, suyun aralarında pay edildiğini haber ver. Her su nöbetinde sahibi hazır bulunsun.”
Kamer 28
48) “Derken arkadaşlarını çağırdılar. O da (kılıca) sarılarak (deveyi) kesti.”
Kamer 29
49) “(Bakın) benim azabım ve uyarılarım nasılmış?”
Kamer 30
50) “Biz onların üzerlerine bir tek çığlık gönderdik. Bunun üzerine ağılın çalı çırpısı gibi oldular.”
Kamer 31
 

Askalani

Yeni Üye
Üye
Yakub Aleyhisselam’ın Kıssası

أَعُوذُ بِاللهِ السَّمِيعِ الْعَلِيمِ مِنَ الشَّيْطاَنِ الرَّجِيمِ مِنْ هَمْزِهِ وَنَفْخِهِ وَنَفْثِهِ
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحمن الرَّحِيم

1) “Bunu İbrahim de kendi oğullarına vasiyet etti, Yakub da: Oğullarım! Allah sizin için bu dini (İslâm’ı) seçti. O halde sadece Müslümanlar olarak ölünüz (dedi).”
Bakara 132
2) “Yoksa Yakub’a ölüm geldiği zaman siz orada mı idiniz? O zaman (Yakub) oğullarına: Benden sonra kime kulluk edeceksiniz? demişti. Onlar: Senin ve ataların İbrahim, İsmail ve İshak’ın ilâhı olan tek Allah’a kulluk edeceğiz; biz ancak O’na teslim olmuşuzdur, dediler.”
Bakara 133
 

Benzer konular

Şu an bu konuyu görüntüleyenler (Kullanıcı: 0, Ziyaretçi: 1)

Üst Alt