'onlar Işlerini Allâh'a Havâle Ederlerdi' (41.36)

Said Özdemir

Yeni Üye
Üye


"İdeâl rûh/Dertli sîne 'Selef-i Sâlihîn"
(2) 'Onlar İşlerini Allâh'a Havâle Ederlerdi'
(41.36 dk)

Dalında hiç bahar görmemiş, yaprakları dahi olmayan bir ağaçtı o.
Bir dünyâ'nın kalbin de yaşıyordu.
Okyanusların bağrında, bir yudum suya muhtâç yaşadığı gibi insanların kalabalığı içinde de yapayalnızdı.
Kimseden fayda göremeyeceği bir mekânda, bir zamandaydı.
Dünyâ; sanki dört bir yandan âdeta kendisine karşı at süren, kılıç çeken bir hâl almıştı.
Dış tarafından çaresizdi. Kimseye söyleyemiyordu derdini. 'Dert söyletir' sözünü içine akıtıyordu.
Önce Allâh'ı tanıdı. O'nunla kurbet/yakınlık ufkunu yakaladı. Tâli isteklerden, âli isteklere doğru yol aldı.
'İmtihân' diyordu, imtihân. Yeknesanlıktan kurtaracak, hayâta renk katacak, rûhunu olgunlaştıracak bir köprü görüyordu biriken dertlerini.
Diline bir zikir tutturmuştu 'Allâh' diyordu. “Gelse celâlinden cefa,yahud cemâlinden vefâ, ikisi de câna safâ, lütfun da hoş kahrın da hoş.” diyordu tüm imtihânlar içerisinde.
Allâh'tan rahmet esintileri bir bulutla gelince; hasmı olan dünyâ'nın planı alt üst olmuştu. Tevekkûl ve teslimiyet ile güneşten kopup gelen ziyâlar gibi başını okşayan haberlere erişmişti Allâh'ın izni ile...
Konu Başlıkları;
- Düşük, seviyesiz, ilerisi olmayan dünyâ da bir sağa bir sola savrulmamız...
-Bir taraftan Allâh'a gidenler, yürüyenler... Diğer taraftan tenâkuzlarla boğulan, bulanık su misâli bizler...
-Dertlerini dile getiren peygamberler, hiç dile getirmeyip duâ ufkunu yakalayan peygamber ve sâlihler...
-İbn'u-l Cevzi rahimehullah'ın nefisle yaka-paça olmada ki tavsiyesi...
-Sâlihler'in nasıl Allâh'a havâle ettiğinin püf noktası; iki mesele...

 
Son düzenleme:
Üst Alt