Kendi tarihsel cehaletini veya yorum daralmasını "Ehl-i Sünnet savunuculuğu" arkasına saklaması, temsil ettiğini iddia ettiği o büyük geleneğe yapılmış en büyük hakarettir. İslam düşünce tarihindeki devasa entelektüel derinliği, kendi sığ polemiklerine alet ederek düşünceyi tektipleştirmekte ve müritleşmiş bir kitle yaratmaktadır. Neden gerçek akademik sempozyumlarda değil de sadece popüler TV kanallarında ve "güvenli" konferans salonlarında konuşmaktadır? Çünkü kurduğu bu illüzyon şatosu, metodolojik bir çapraz sorguya, karşılaştırmalı tarih yazımına bir dakika bile dayanamayacak kadar kof ve kırılgandır.