Neler yeni
İslami Forum, Dini Forum, islami site, islami sohbet, radyo, islami bilgiler

İslam-tr.org'a hoş geldiniz! Hemen üye olun ve kendi konularınızı, düşüncelerinizi paylaşarak bu platforma katılın. Oturum açtıktan sonra, İslam dini, tarih ve güncel konularla ilgili paylaşımlarda bulunabilirsiniz.

Takva

Z Çevrimdışı

Zeyd bin Hârise

İyi Bilinen Üye
İslam-TR Üyesi
Takva Allah'ın Öncekilere ve sonrakilere tavsiyesidir. Şöyle buyurur:
"Sizden önce kitab verilenlere de: "Allah'a karşı takvalı olun" diye tavsiye ettik." (701).
Önemine binaen Cenab-ı Hak takvayı Öncekilere de gelecek olanlara da tavsiye etmiştir.
Rasulü Ekrem (s.a.v.) de ebedi tavsiyesinde takvanın önemini belirtir.
Ebu Zerr ve Muaz b. Cebel (r.anhüma) dan: Rasulullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur:
"Nerede olursan ol. Allah'ın yasaklarından sakın (Allah'a karşı takvalı ol.) Kötülüğün hemen ardından iyilik yap ki onu silsin ve insanlara da iyilikle muamele et." (702).
Bunun için müslümanm takvaya sarılması, Rabbine taatle amel etmesi ve O'nun gazabına uğrayacak şeylerden sakınması lazımdır. Nerede, ne durumda olursa olsun, gündüz ve gece, sabah ve akşam, söz ve amel, gizli ve açık, evde, caddede, çarşıda, mescidde, işyerinde, gezegenlerde veya suyun altında olsun bu prensibi unutmaması lazımdır. Başarıya ulaşmış mü'min kul, şunu iyi bilir ki Cenab-ı Hak devamlı onu gözetmektedir. Gizli ve açık hiçbir şey O'na gizli değildir. Şöyle buyurur:
"Sözü açık söylesen de (gizli söylesen de) muhakkak O, gizliyi ondan daha gizlisini de bilir." (703).

(701) Kur'an-ı Kerim, Nisa, 131
(702) Ahmedb. Hanbel, 5/153. Tirmizi, Birr, ma cae fi muaşeretin-nas, 4/355, Tirmizi hasen olduğunu söylemiştir. Hakim, 1/51. Taberani, Mu'cemüs-Sağir, 1/192. Elbani, Sahihu'l-Camii's-Sağir, 1/86, no: 96

"Allah gözlerin hain bakışlarını ve göğüslerin gizlediği düşünceleri bilir." (704). Takvanın Tarifi:
Lügatta Takva; <JJI»Uj =Allah onu korudu, sıyanet etti demek tir. Mastarı %\Sj ve Cj» gelir.
tj~iJl £*Jj =0nu korudum ve onu eziyete karşı sakladım, demektir. ^ J*j =Nefsini salih amellerle günahlardan ve azabdan koruy an adam, demektir. Çoğulu '.Ç&t gelir. (705).
Bu kelime aynı zamanda himaye temek, sıyanet etme^, sakındırmak ve korumak manalarına da gelir.
Şeriat ıstılahında takva; Müslümanm Allah'ın rızasını kazanmak için emrettiklerini yapması, gazabından korunmak için yasakladıklarından sakınmasıdır. Bu Allah'ın rızasını elde etmek için salih ameller yapmaya çahşmak ve diğerlerinden uzaklaşmaktır.

îbni Receb el-Hanbeli şöyle der: "Kulun Rabbi için takvası, Rab-bi ile kendi arasında, Rabbin gazabından, azabından, cezasından kendisini koruyacak'bir koruyucu vasıta koymasıdır ki bu Rabbe itaat olan ibadetleri yapmak ve ona isyan olacak şeylerden kaçınmaktır." (706).
îbni Abbas şöyle tarif eder: "Muttakiler, hidayet olarak bildi ri şeyleri terketmek suretiyle Allah'ın cezasına uğramamak için uyanık halde, dikkatli bulunan, göndermiş olduğu gerçekleri doğrulamak suretiyle O'nun rahmetini uman kimselerdir,"
Hasen-i Basri de şöyle der: "Muttakiler, Allah'ın kendilerine haram kıldıklarından sakınan, farz kıldığı şeyleri yerine getiren kimselerdir."
Talk b. Habib: "Takva, Allah'tan gelen bir nur üzere, Allah'ın sevabını umarak Allah'a itaat olan ibadeti işlemek; yine Allah'tan gelen bir nur üzere, Allah'ın cezasından korkarak Allah'a isyan olan amelleri terketnıektir." (707).

(703) Kur"an-ı Kerim, Tana, 7
(704) Kufan-ı Kerim, Mü'min, 19
(705) ibniManzur, Lisanü'l-Arab, 6/4901-4902
(706) ibni Receb el-Hanbeli.CamiuUJlumvel-Hikem, s.137-138
(707) Aynı kaynak
236

Hz. Ömer, Übeyy b, Ka'b'a takvayı sordu. Übeyy ona:
-Dikenli bir yolda yürüdün mü? dedi. Ömer:
-Evet, dedi. Übeyy:
-Orada yürürken ne yaptın (nasıl yürüdün)? diye sordu. Ömer:
-Eteklerimi topladım, (dikenler batmasın diye) dikkatle yürümeye çalıştım, dedi. Übeyy:
-İşte takva budur, dedi,
Ibni Mu'tez bu manaya dayanarak şu şiiri söyledi:
"Günahın küçüğünden de sıyrıl,"
"Büyüğünden de ki takva budur,"
"Dikenli yolda yürüyen gibi yap ki o,"
"Gördüğü şeylerden sakınır."
"Küçüktür diye küçük görme ki."
"Dağlar ufacık parçalardan meydana gelir."
Ebü'd-Derdâya:
-Senin adamların şiir söylüyorlar. Halbuki senden hiçbir şiir ezberlenmedi denildi. Bunun üzerine o şu beyitleri okudu:
"Kişi emellerine ulaşmak ister."
"Allah da kendi iradesini gerçekleştirir."
"Kişi istifadem ve malım der;" (708).
"Halbuki takva istifade edileceklerin en hayırhsıdır."


 
Z Çevrimdışı

Zeyd bin Hârise

İyi Bilinen Üye
İslam-TR Üyesi
Abdullah b. Mes'ud (r.a.) "Allahtan O'na yaraşır biçimde korkun" (709) ayeti konusunda şöyle dedi: "Bu takva Allah'a itaat edilmek, isyan edilmemek, Allah hatırlanmak, unutulmamak, şükredilmek, küfranı nimette bulunmamak suretiyle gerçekleşir." (710).

(708) Bu iki beytin İmam Şafii'ye ait oiduğu da söylenmiştir. Bkz: İmam Şafii, Di van, s.58, Beyitler için bkz: Kurtubi, el-Cami li Ahkami'l-Kur'an, 1/162. Ibni Kesir, Tefsir, 1/40. Ibni Receb, Camiu'l-Ulum ve'l-Hikem'de bu beyitleri Ebu Hüreyre'nin söylediğini ifade eder. s.138
(709) Kur'an-ı Kerim, Al-i İmran, 102
(710) Hakim bunu merfu olarak rivayet etmişse de doğru olan bunun mevkuf ol maşıdır.

Ebu'd-Derda'dan: "Takvanın kemali kulun Allah'tan kork-masıdır. O kadar ki zerre miktarı da olsa bir şeyden sakınmalıdır. Hatta haram olur korkusuyla helal olan bazı şeyleri terketmeyi doğru görmelidir. Çünkü Cenab-ı Hak yönleri kendisine dönük olan kullarına şunu açıklamaktadır:
"Kim zerre ağırlığınca hayır yapmışsa onu görür, kim de zerre ağırlığınca şer yapmışsa onu görür," (711). Hayır olan hiçbir şe işlemeyi küçük görme, gördüğün her serden de sakın."
Hasen şöyle dedi: "Muttakilerin takvası devamlıdır. O kadar ki haram olur korkusuyla helallerden çoğunu terkettiler."
Muaz b. Cebel (r.a.) şöyle dedi: "Kıyamet günü,
-Muttakiler nerede? diye nida edilir. Cenab-ı Hakkın rahmet caniblermin birinden ayağa kalkarlar. Onlardan ne gizlenilir, ne de örtülü bir şey kalır. Onlara:
-Muttakiler kimlerdir? diye sorulur. Bir topluluk:
-Şirkten ve putlara tapmaktan sakındılar ve ibadeti sıf Ali için yaptılar, cevabını verir." (712).
Ömer b. Abdilaziz şöyle der: "Allah'a karşı takva gündüzlerin orucu, gecelerin namazından ibaret değildir. Bunların karışımıda değildir. Ancak Allah'a karşı takva Allah'ın haram kıldıklarını ter-ketmek ve Allah'ın farz kıldığı şeyleri yerine getirmektir. Kim bundan sonra hayırla rızıklandınlırsa, bu hayır üstüne hayır olur."
Süfyanü's-Sevri şöyle dedi: "Onlara müttakiîer denildi, çünkü onlar sakınılmayan (bazı) şeylerden sakındılar."
Meymun b. Mihran şöyle dedi: "Muttaki, kötü huylu ortağın yapacağından daha şiddetli bir şekilde kendi nefsini hesaba çekendir.1'
imam Şafii şöyle der: "Şeylerin en azizi üçtür: Elindeki a rağmen cömert davranmak, yalnızken haramlardan sakınmak ye kendisinden korkulan veya bir şey ümit edilen makam sahibinin yanında hakkı söylemek."
Cüneyd'e gözü haramdan sakınma eylemine ne ile yardımcı olunur, diye soruldu: "Allah'ın seni görmesinin senin görmenden çok çok ileride olduğunu bilmenle" cevabını verdi.

(711) Kur'an-ı Kerim, Zelzele, 7-8
(712) Ibni Receb, Camiu'l-Ulum ve'l-Hikem, s. 138

Ahmed b. Hanbel şu şiiri okudu: "Zamanın birinde yalnız kalırsan deme:" "Yalnız kaldım. "Fakat üzerimde gözetici var" de." "Zannetme ki Allah senden bir an gafildir."

"Hiçbir gayb da ona gizli değildir."
Vaiz İbni Semmak da şöyle dedi:
"Ey günaha dalmış kişi utanmaz mısın?"
"Halbuki Allah, sen yalnızken yanındadır."
"Sana müsamaha etmesi Rabbin konusunda seni aldatmasın."
"Ve günahlarını örtmesi seni şımartmasın."

îbni Semmak kardeşine şunları yazdı: "Emma ba'd; gizli halinde sığınağın, açık halinde gözeticin olan Allah'a karşı takvalı olmasını sana tavsiye ederim. Her durumunda, gecende ve gündüzünde Allah'ı aklından çıkarma. Sana olan yakınlığı ve üzerindeki gücü kadar Allahtan kork. Bil ki, O'nun hükmü altından çıkıp başkasının hükmü altına giremezsin. O'nun mülkünden çıkıp başkasının mülküne de giremezsin. O'nun yasaklarından sakınmanı büyüt, O'ndan olan korkunu çoğalt. Selam."

Seleften birisi kardeşine şunları yazdı: "Sana Allah'a karşı takvalı olmanı tavsiye ederim. Çünkü bu, gizlediğin şeylerin en şereflisi, açığa çıkardığın şeylerin en süsülüsüdür. Sakladığın şeylerin de en üstünüdür. Allah bu konuda bize de, sana da yardımını esirgemesin. Bize ve sana bunun sevabını nasibetsin. Birisi şöyle dedi: "Allah bizi de, seni de haram konusunda isteksiz kılsın. Yalnız başına kaldığında da harama isteksiz kılsın. Allah kendisini gördüğünü bildirsin ve ilahi korkusunu kalblerine yerleştirsin." (713).
Bu mana ile ilgili olarak Seyyid Kutub şunları yazar: "Takva... Kalbdeki hassasiyet, şuurdaki şeffaflık, yolun dikenlerine karşı devamlı korku ve sakınma duygusu... Hayat yolu... Ki rağbet ve şehvet dikenlerini, tamah dikenlerini, mal-i hülya dikenlerini, yalancı ümit dikenlerini çekiyor. Kimin için bunları çekiyor? Yalancı ümit ve korkunun çağrısına dayanamayanlarla, faydayı zararı birbirinden ayıramayanlar için... Ve onlarla çeşit çeşit dikenler..." (714).

(713) Camiu'l-Ulum ve"l-Hikerr>, S.Î38-140-141
(714) Seyyid Kutub, Fi Zılali'l-Kuf an, 1/39

Kur'an-ı Kerim'de Takvanın Önemi ve Üstünlüğü:

Takvanın önemi dolayısıyla Cenab-ı Hak Kur'an-ı Kerim'in İki yüz elliden fazla yerinde takvayı anmıştır. Hatta bazı ayetlerde iki, üç defa zikretmiştir. Mesela:
"Ey iman edenler, Allah'tan korkun (takva üzere olun) ve kişi yarın için ne gönderdiğine baksın. Allah'tan korkun, çünkü Allah, yaptıklarınızı haber almaktadır." (715).
"inanıp iyi işler yapanlara, bundan böyle korundukları ve inanıp iyi işler yaptıkları, sonra sakınıp inandıkları ve yine korunup iyilik ettikleri takdirde daha önce yediklerinden ötürü bir günah yoktur. Allah iyilik yapanları sever." (716).

Bunlar takvanın önemini, yüceliğini, derecesini, takva ehlinin üstünlüğünü açık açık bildiren delillerdir. Yine bunlardan anlaşıldığına göre takva ehli olanlar dünya ve ahirette saadet ve kurtuluşa ehil olanlardır. Cenab-ı Hak şöyle buyurur:

"Onlar ki iman ettiler ve korunurlardı. Dünya hayatında da, ahirette de müjde onlara, Allah'ın kelimeleri değişmez. İşte bu büyük kurtuluştur." (717)

"Allah yanında en üstün olanınız, en çok korunanınızdır." (718)
Takva ehli Allah yanında en şerefli, en üstün olanlardır. Eğer takvaya sahip değilseler, en zenginler, en güçlüler, en hatırlılar, en cesaretliler Allah katında üstünlüğe sahip değildirler,
Cenab-ı Hakkın Özellikle Takva Ehline Bahşettiği Birçok Müjde ve İkramlardan Bazıları:

1- "Şüphesiz Allah, korunanlarla ve iyilik edenlerle beraberdir."" (719).
Muttaki, desteklenmek, yardım edilmek, korunmak, gözetil suretiyle beraberliği elde etmeye muvaffak olmuş kişidir. Allah kiminle beraberse, o ne sapıtır, ne de bedbaht olur.

2- "Hayır, kim sözünü yerine getirir ve korunursa, şüphesiz Ali korunanları (takva ehlini) sever." (720).

(715) Kur'an-TKerim, Haşr, 18
(716) Kur'an-ı Kerim, Maide, 93
(717) Kur'an-t Kerim, Yunus, 63-64

(718) Kur"an-ı Kerim, Hucurat, 13
(719) Kur'an-ı Kerim, Nahl, 128
(720) Kur'an-ı Kerim, Al-i Imran, 76
 
Z Çevrimdışı

Zeyd bin Hârise

İyi Bilinen Üye
İslam-TR Üyesi
''Şüphesiz Allah korunanları (müttakileri) sever." (721).
Allanın sevgisi müttakilere yöneliktir. Allah da kimi severse, ona yeter, onu korur ve onu hayra iletir,

3- "Ey iman edenler, Allah'tan korkar sanız O size iyi ile kötüyü ayırt edici bir anlayış verir, kötülüklerinizi örter ve sizi bağışlar. Allah büyük lütuf sahibidir." (722).
Muttaki, hakkı batıldan ayırma özelliği kazanmakla müjdeleniyor ve bütün kötülüklerden kurtulması kolaylaştınlıyor.

4- "Kim Allah'tan korkarsa (takva üzere olursa), Allah ona bir çıkış yolu yaratır ve onu ummadığı yerden rizıklandırır. Kim Allah'a güvenirse O ona yeter." (723).
Yani Allah muttaki kuluna her türlü sıkıntıdan, mihnetten kurtuluş yolu yaratır ve ummadığı yerden helal rızık verir.

5- "Kim Allah'tan korkarsa, Allah ona işinde bir kolaylık yaratır." (724). -
Takva sahibininin işleri kendisine kolaylaştırılır.

6- "Allah'tan korkun, Allah size Öğretiyor." (725).
Takva sahibi faydalı ilmi ve sıhhatli anlayışı elde etme başarısına sahip kılınır. (726).

7- "Allah'tan korkun ki kurtuluşa eresiniz," (727). Takva dünya ve ahirette kurtuluşa ermenin baş sebeplerindendir.

8- "Allah sadece korunanlardan kabul eder.""(728). Allah muttaki kulunun kavli ve fiili salih amellerini kabul eder. Sadaka ve diğer sa-lih ameller de böyledir.

9- "Kim Allah'tan kokar ve sabrederse, şüphesiz Allah iyilik edenlerin ecrini zayi etmez." (729). Zaman uzasa da kişi takva ve. sabırla güzel ecir ve sevaba nail olur.

10- "Yanınıza azık alın, çünkü azığın iyisi korunmadır." (730).

(721) Kur'an-ı Kerim, Tevbe, 4 .
(722) Kuran-ı Kerim, Enfal, 29
(723) Kur'an-ı Kerim, Talak, 2-3
(724) Kufan-ı Kerim, Talak, 4
(725) Kur'an-ı Kerim, Bakara, 282
(726) Daha fazla bilgi için bkz: Kurtubi, el-Cami, 2/406
(727) Kur"an-ı Kerim, Bakara, 189
(728) Kur'an-ı Kerim, Maide, 27
(729) Kur'an-ı Kerim, Yusuf, 90
(730) Kufan-ı Kerim, Bakara, 197

Müslüman dünya hayatından ahiret yolculuğuna çıkarken yanma alacağı en iyi azık takvadır.

11- "İyi bil ki, Allah'ın velilerine korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir. Onlar ki, iman ettiler ve takvaya sarıldılar," (731). Takva ile Allah'ın dostluğuna erişilir. Kim Allah'ın takva ipine sarılırsa geleceğinde korku, geçmişine pişmanlık ve esef yoktur. Çünkü Cenab-ı Hak kaçırmış olduğu şeylerin yerine hayırlı şeyleri yaratır, geleceğinde ise korkusuz, kedersiz bir güvende yaşatır.

12- "Ey iman edenler, Allah'tan korkun ve doğru söz söyleyin ki Allah işlerinizi düzeltsin ve günahlarınızı bağışlasın." (732).
İşlerin düzelmesi ve günahların bağışlanıp kurtuluşa erilmesi takva iledir.

13- "İşte ahiret yurdu; onu yeryüzünde böbürlenmek ve bozgunculuk yapmak istemeyenlere veririz. Sonuç sakınanlarındır." (733).
"Rabbinin katında ahiret ise, korunanlara mahsustur." (734

Allah'ın Ahirette Müttakiler İçin Hazırladığı Nimetler:

1- "De ki: "Bunlardan daha iyisini size söyleyeyim mi? Allah'tan korkanlar için Rableri katında altlarından ırmaklar akan, içinde sürekli kalacakları Cennetler, tertemiz eşler ve Allah'ın rızası vardır. "Allah kulları görür." (735).
Cenab-ı Hak insanların nazarlarını geçici dünya lezzetlerinden, daha hayırlı olan ve takva ehli için hazırladığı Cennet nimetlerine çevirtiyor. O cennetler ki altından ırmaklar akar, ebedi nimetler, pisliklerden uzak tertemiz zevceler var. Cenab-ı Hakkın vereceği bundan da büyük nimetler; Allah'ın rızasının kullarını kuşatması ve ebe-diyyen onlara gazab duymamasıdır.

2- "înkar edenlere dünya hayatı süslü gösterildi. Dolayısıyla onlar iman edenlerle alay ederler. Oysa korunanlar kıyamet gününde onlardan üstündürler." (736).

(731) Kur'an-ı Kerim, Yunus, 62-63
(732) Kur"an-ı Kerim, Ahzab, 70-71
(733) Kur'an-ı Kerim, Kasas, 83
(734) Kur'an-ı Kerim, Zuhruf, 35
(735) Kur'an-ı Kerim, Al-i Imran, 15
(736) Kur'an-ı Kerim, Bakara, 212

Burada Önemli olan nokta, takva ehli kıyamet gününde, zillet ve alçaklık içinde bulunan kafirlerden üstte güvenli bir makamdadırlar.

3- "içinizden oraya gitmeyecek hiç kimse yoktur. (Oraya girmeleri), Rabbinin üzerine aldığı kesin borçtur. Sonra korunanları kurtarırız ve zalimleri diz üstü çökmüş olarak bırakırız." (737).

4- "Korunanlar da Cennetlerde, nimet içindedirler. Rablerinin kendilerine verdikleriyle safa sürerler. Rableri onları Cehennem azabından korumuştur." (738).

5- "Korunanlarsa güvenli bir makamdadır. Bahçelerde ve pınar başlarında ince ipekten ve parlak atlastan giysiler giyerek karşılıklı otururlar. Ayrıca onları, iri gözlü hurilerle de evlendirmişizdir. orada güven içinde, her meyveyi isterler. Orada ilk ölümden başka ölüm tad-mazlar. Allah onları Cehennem azabından korumuştur," (739).

6- "Takva sahibleri içinde başarı ödülü vardır; bahçeler, bağlar, göğüsleri tomurcuklanmış yaşıt kızlar, dolu dolu kadehler, orada ne boş söz, ne de yalan işitmezler. Rabbinden bir karşılık, yeterli bir bağış olarak." (740).

7- "Takva sahibleri Cennetlerde, ırmakların kenarındadır. Güçlü sultanın huzurunda doğruluk koltuklarındadırlar." (741)

8- "Cennette takva ehline yaklaştırılmiştır, uzak değildir." (742).
Bu ayetler ve* başka ayetler Cenab-ı Hakkın müttakiler için Cennetlerde, aklın bilemiyeceği nimetlerden ne çok çeşit nimet hazırladığını açıklamaktadır. Devamlı güven içinde olmak, korkudan, kederden uzak, sedirler üzerinde karşılıklı kardeşler olarak ikamet etmek bu nimetlerdendir.
Takva hakkında çok ayet vardır. Bu ayetlerden bir kısmında takva Lafza-i Celale izafe edilir^ bir kısmında da başkasına izafe edilir. Lafza-i Celal'e izafe edilenlerden bir kaç tanesi şunlardır:
"Allah'tan korkun ve O'nun huzuruna toplanacağınızı bilin."
(743).
(737) Kur'an-ı Kerim, Meryem, 71-72
(738) Kur'an-ı Kerim, Tur, 17-18 (739)"Kuran-ı Kerim, Duhan, 51-56
(740) Kur'an-ı Kerim, Nsbe\ 31-36
(741) Kur'an-ı Kerim, Kamer, 54-55
(742) Kufan-ı Kerim, Kaf, 31
(743) Kuran-ı Kerim, Bakara, 203
 
Z Çevrimdışı

Zeyd bin Hârise

İyi Bilinen Üye
İslam-TR Üyesi
"Yolda yanınıza azık dün, çünkü azığın en iyisi takvadır. Ey akıl sahipleri Benden korunun." (744),
"Ey iman edenler, Allah'tan korkun ve O'nun elçisine inanın ki size rahmetinden iki pay versin." (745).
Takva Cenab-ı Hakka izafe edildiği zaman mana:* O'nun gazabından ve azabından korkun, sakının, korunun manalarına gelir ki O, kendisinden en çok korkulması gerekendir. Dünyevi ve uhrevi gazabı ve cezası

takvasızkktan kaynaklanır. Bunun için şöyle buyurur;
"Allah sizi kendisin(in emirlerine karşı gelmek)den sakındırır." (746).
"Takva ehli de, mağfiret ehli de O'dur." (747).*
Sübhan olan Allah kendisinden korkulmaya en çok layık olandır. Kullarının kalbinde ululanmaya en çok layık olan da odur. Bu suretle onlar Cenab-ı Hakka kulluk ederler. Çünkü O yüceltilmeye, büyüklük sıfatlarına ve azamete layıktır. Yakalama gücü, sıkıntının en şiddetlisini verme yetkisi O'na aittir. (748).
Takva kıyamet günü ve Cehennem gibi Allah'tan başka şeylere de izafe edilir. Kıyamet gününe izafe edildiği ayetlerden:

"Şu günden sakının kî, o gün hepiniz Allah'a döndürüleceksiniz." (749).
"Şu günden sakının ki kimse kimsenin cezasını çekmez." (750). Cehenneme izafe edildiği ayetlerden:
"Yakıtı insanlar ve taşlar olan, inkarcılar için hazırlanmış ateşten sakının." (751).
"Kafirler için hazırlanmış ateşten sakının." (752).

(744) Kuran
(745) Kuran
(746) Kur'an
(747) Kuran
(748) Camiu
(749) Kur'an
(750) Kur'an (751)
(752) Kuran-Kerim, Bakara, 197 ■ı Kerim, Hadid, 28 ■ı Kerim, Al-i Imran, 28-30 ı Kerim, Müddessir, 56 I-Ulum ve'l-Hikem, s.137 ı Kerim, Bakara, 281 t Kerim, Bakara, 48-123 ı Kerim, Bakara, 24 ı Kerim, Al-i Imran,

Sünnette Takvanın Önemi ve Fazileti:


Rasulullah (s.a.v.) takvayı çok emreder, hutbe ve tavsiyelerine takva ile başlar, yeri geldikçe Ashabını buna teşvik ederdi. Bu da takvanın Önemini gösterir. Takva bütün hayrın toplamıdır, dünya ve ahiret saadetinin ve kurtuluşunun merkezidir. Nasıl olmasın ki Cenab-ı Hak inayetini takva üzerinde yoğunlaştırmıştır. Amellerde İhlasın gereği olmuştur. Öncekilerin ve sonrakilerin dünya ve ahiret saadeti de takvaya bağlıdır. Takvanın önemini ve neden sakınılması gerektiğini bildiren bazı hadisleri buraya alıyoruz ki müslüman bu konuda

1- Ebu Hüreyre (r.a.) deri: "Rasulullah'a (s.a.v.): -İnsanların en keremli (şereflijsi kimdir? diye soruldu.
- "Allah katında onların en keremlisi en fazla takvalı olanlarıdır" buyurdu.
- Bunu sormuyoruz, dediler.
-. "İnsanların en şereflisi Allah'ın peygamberi Yusuf tur ki o peygamber (Yakub) un oğlu, Peygamber (İshak) m oğlu, Allah'ın dostu (İbrahim) in oğludur" buyurdu.
- Bundan da sormuyoruz, dediler.
- "Bana Arabın aslını mı soruyorsunuz?" buyurdu.
- Evet, dediler.
- "Dinde derin anlayış ve bilgiye sahip olursanız, cahiliyyet döneminde hayırlı olanlarınız, İslam döneminde de hayırlılarmızdır." (753), I I

2- Büreyde (r.a.) den: "Rasulü Ekrem (s.a.v.) bir orduya veya bir ^müfrezeye kumandan tayin ettiği zaman, özellikle yakınlarına karşı tutumunda takva ile davranmasını ve maiyetindekilere hayırla muamele etmesini tavsiye ederdi. Sonra ona şöyle buyururdu:
"Allah'ın ismiyle, Allah'ın yolunda gaza edin. Allah'ı inkar edenlerle savaşın. Gaza edin, zulmetmeyin, ağız, kulak, burun kes-meyin, çocuk ve kadınları (savaşa katılmadıkları takdirde) öldürmeyin..." (754).
(753) Buhari, Tefsir, lekad kane fi yusufe ve ıhvefihi. Fethu'1-Bari, 8/362 no: 4689. Müsilm, Fedaii, min fedaili yusuf, 4/1846, no: 2378
(754) Müslim, Cihad ve Siyer, no: 1731

3- Sa'd b. Ebi Vakkas (r.a.) den: "Rasulullah'ı (s.a.v) şöyle buyururken işittim:
"Allah takva sahibi, zengin, kendini ibadete veren kulu sever." (755).

4- Numan b. Beşir (r.a.) den: "Babam malından bir kısmını bana bağışladı. Annem Amre binti Revaha:
-Rasulullah'ı (s.a.v.) buna şahid tutmadıkça bu bağışa razı olmuyorum, dedi. Babam, bana verilen bağışa şahidlik etmesi için Rasulullah'a (s.a.v.) gitti Rasulullah (s.a.v.) ona:
- "Bu bağışı bütün çocuklarına da yaptın mı?" diye sordu. Babam:

- Hayır, deyince:
- "Allah'tan korkun ve evlatlarınız hakkında adaletli davra buyurdu. .(756).

5- Ebu Necih Irbadb. Sariyye (r.a.) den: "Rasulullah (s.a.v.) bize öyle etkili bir vaaz yaptı ki onun tesiriyle gözler sel gibi yaş akıttı, kal-bler korkudan titredi. Biz:
Ya Rasulallah, bu sanki dünya hayatına veda eden birinin vaazına benziyor; bize tavsiyede bulun, dedik. Rasulü Ekrem (s.a.v.) şu tavsiyeyi yaptı:
"Size Allah'ın (emir ve yasakları konusunda) takvayı tavsiye ediyorum: Bir de başınıza Habeşli bir köle de geçse (Şer'i Şerifle amil olmak şartıyla) dinleyip itaat etmeyi tavsiye ediyorum- Çünkü sizden kim hayatta kalırsa çok anlaşmazlıklar görecek. Benim sünnetime ve hidayet rehberi olan halifelerimin sünnetine sarılınız ve onlara sımsıkı bağlanınız. Sonradan uydurulan işlerden de sakınınız, çünkü her bid'at sapıklıktır." (757).

(755) Müslim, Zühd ve Rekaik, 4/2277, no: 2965
(756) Müslim, Hibat, kerahiyyetü tafdili ba'zı'l-evlad fi'l-hibe, 3/1242, no: 16? bari, Hibe, ei-lshad ale'l-hibe.
(757) Ahmed b. Hanbel, 4/134. Ebu Davud, Niyet, Lüzumu'l-Cemaa, no: 4607. Tirmtzi, İlim 1&, no: 2678. Tirmizi, hasen, sahih olduğunu söylemişti

6- Ebu Ümame Sadâ b. Aclen el-Bahili (r.a.) den: "Rasulullah (s.a.v.) in veda haccında şu hutbesini işittim:
"Allah'tan korkunuz, beş vakit namazınızı kılımız, Ramazan ayı orucunuzu tutunuz, mallarınızın zekatını veriniz, (müslüman) idarecilerinize itaat ediniz; (bu suretle rahatça) Rabbinizin Cennetine giriniz." (758).
Bunlar takvanın önemini gösteren hadislerden sadece bir kaçıdır.
Sakınılması Gereken Şeyler:
Rasulü Ekrem (s.a.v.) Müslümanm titizlikle sakınması gereken bir takım işleri bildirmiştir.
Bunlar:

1- Şüpheli Şeylerden Sakınmak:

Ebu Abdillah b. Beşir (r.anhüma) dan: "Rasulullah (s.a.v.) in şöyle buyurduğunu işittim:
"Helal de bellidir, haram da bellidir. Am,a bu ikisinin'arasında hükmü şüpheli işler vardır. Kim şüpheli işlerden sakınırsa dinini de, namusunu da temize çıkarmış olur. Kim de şüpheli şeyleri işleme durumuna düşerse o, bir koruluğun etrafında koyunlarını güden bir çoban gibidir ki (koyunlarının o koruya) dalma ihtimali vardır. Biliniz ki her sultanın korusu vardır. Biliniz ki Allah'ın korusu da haramlarıdır. Biliniz ki vücutta bir et parçası vardır bu et parçası iyi olursa bütün vücut iyi olur, bu et parçası bozulursa bütün vücut bozulur. Biliniz ki bu et parçası kalbur." (759).

Bu hadisteki örnek: "Kim şüpheli işlerden sakınırsa dinini de, namusunu da temize çıkarmış olur.." cümlesidir.
(758) Ahmed b. Hanbel, 5/251. Tirmizi, sâlat no: 616, hasen, sahihtir, demiştir. Ha kim, 1/9 3B2. Hakim, Müslim şartına göre sahihtir, demiştir. Zehebi de bunu kabul etmiştir.
(759) Buhari, îman, fadlu men istebrae ii dinihi. Fethu'l-Bari, 1/126. Müslim, Müsakat, ahzü'l-halal ve terkü'ş-şübühat, 3/1219

2- Cehennemden Sakınmak:

Adiyy b. Hatem (r.a.) den: "Rasulullah (s.a.v) cehennemden bahsetti, yüzünü geri çekti ve cehennemden Allah'a sığındı. Sonra tekrar cehennemden bahsetti, yüzünü geri çekti ve Allah'a sığındı, sonra da
şöyle buyurdu:
"Yarım hurma (sadaka vermek) ile de olsa cehennemden sakınınız. Kim verecek bir şey bulamazsa, iyi sözle gönül alsın." (760)

3- Zulüm ve Cimrilikten Sakınmak:

Cabir b. Abdillah (r.a.) den: Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Zulümden (haksızlıktan) sakınınız. Çünkü zulüm kıyamet gününde, karanlıklar oluşturur. Cimrilikten de sakınınız. Çünkü cimrilik sizden öncekilerin helak olmasına sebep oldu. Cimrilikleri onları kanlarını akıtmaya ve mahremiyetlerini ihlal etmeye şevketti," (761),

4- Mazlumun Bedduasından Sakınmak:
îbni Abbas (r. anhüma) dan: "Rasulullah (s.a.v.) Muaz'ı Yem gönderirken şu tavsiyede bulundu:
"...Mazlumun bedduasından sakın, çünkü onun bedduası ile Allah arasında perde yoktur." (762).
 
Z Çevrimdışı

Zeyd bin Hârise

İyi Bilinen Üye
İslam-TR Üyesi
5- Kadınlardan ve Dünyadan Sakınmak:
Ebu Said el-Hudri (r.a.) den: Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Şüphesiz dünya tatlı yeşildir. Şüphesiz Allah sizi dünyaya halife kılmıştır, ama ne yapacaksınız diye bakar. Bu durumda dünyadan korunun, kadınlardan da korunun. Çünkü Beni İsrail'in ilk fitnesi kadınlardan idi." (763).

6- Ebu Hüreyre (r.a.) den: Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"İki lanetçiden sakının: İnsanların yollarına veya gölgelerine
def-i hacet edenlerden." (764).
(760) Buhari, Rikak, sıfatü'l-cenneti ve'n-nar. Fethu'l-Barİ, 11/417. Müslim, Ze kat, el-hassü ales-sadaka velev bi şıkkı temratin, 2/704
(761) Müslim, Birrve's-Sıla.tahrimü'z-zulm, 4/1996, no: 2578
(762) Buhari, Mezalim, el-hazer min daVeti'l-mazlum. Fethu'l-Bari, 5/100-101. Müslim, İman, ed-dua ile'ş-şehade ve şeraii'l-islam, 1/50
(763) Müslim, Zikir, DuaveTevbe, ekseru ehli'l-cenneti'l-fukara ve ekseru ehli'n-nar en-nisa, 4/2098
(764) Müslim, Taharet, en-nehyü ani't-tehalli fit-turuki ve'z-zilal, 1/226

7- Haramlardan Sakınmak:

Ebu Hüreyre (r.a.) den: Rasulullah (s.a.v.):
"Kim şu kelimeleri benden alıp onlarla amel eder veya onlarla amel edecek kişiye öğretir?" diye sordu.
-Ben, ey Allah'ın Rasulü! dedim. Elimi tuttu ve beş kelimeyi saydı:

1- "Haramlardan sakın ki insanların en abidi olasın.

2- Allah'ın senin için takdir ettiğine razı ol ki insanların en zengini olasın.

3- Komşuna iyilik etki güvenilir kişi olasın. (Mü'min olasın).

4- Kendin için istediğini insanlar için de iste ki müslüman olasın.

5- Çok gülme ki çok gülmek kalbi öldürür." (765).
Bu hadisler ve diğerleri müslümamn sakınması ve uzak durması gereken hususları açıklamaktadır. Çünkü bunlarda belirtilen hususlarda hiçte iç açıcı olmayan neticeler vardır. Her akıllı kişinin Allah'ın gözetiminde olduğunu, Allah'ın katında takvaya sarılması gerektiğini, O'nun,emirlerini yapıp itaat etmesi, gazabını çekecek işlerden de uzaklaşmasının lazım olduğunu gözden uzak tutmaması gerekir. Ancak kurtuluş böyle elde edilebilir. Takvanın önemini ve faziletini, Rasulullah (s.a.v.) in dualarından ondan bahsetmesinden de anlıyoruz, tşte örnekler:

a) îbni Mes'ud (r.a.) den: Rasulullah (s.a.v) şöyle dua ederdi:
"Allah'ım, senden hidayet, takva, iffet ve müstağnilik istiyorum." (766).

b) Zeyd b. Erkam (r.a.) den: "Size Rasulullah (s.a.v) in söylediğinden başkasım söylemiyorum. O şöyle dua ederdi:
"Allah'ım, acizlikten, tembellikten, korkaklıktan, cimrilikten, düşkün ihtiyarlıktan ve kabir azabından sana sığınırım, Allah'ım, nefsime takvasını ver ve onu temizle ki onu temizleyeceklerin en hayırlısı sensin ve sen onun velisi ve mevlasısın. Allah'ım, fayda vermeyen ilimden, huşu duymayan kalbten, doymayan nefisten, kendisine uyulmayan çağrıdan sana sığınırım."" (767).

(765) Ahmed b. Hanbel, 2/310. Tirmizi, Zühd, men itteka'l-meharim, 4/551, no: 2305. Elbani, Sahihu'l-Camii's-Sağir, no: 99
(766) Müslim, Zikir, Dua ve Tevbe, et-îeavvüz min şerri maamile, 4/2087
(767) Aynı kaynak, 4/2088
 
Z Çevrimdışı

Zeyd bin Hârise

İyi Bilinen Üye
İslam-TR Üyesi
Takvanın Yeri:
Takvanın önemi ve fazileti belli olduktan sonra şimdi de ta nerede bulunur ve yeri neresidir, onu araştıralım.
Kitab ve sünnete ait delillerde görüyoruz ki takvanın yeri kalb-tir. Cenab-ı Hak şöyle buyurur:
"Kim Allah'ın nişanlarına saygı gösterirse, şüphesiz bu kalble-rin takvasındandır." (768)


1- Ebu Hüreyre (r.a.) den: Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Müslüman, müslümamn kardeşidir; ona zulmetmez, onu zillete düşürüp küçümsemez. Takva şuradadır. (Rasulullah bunu söylerken üç defa mübarek göğüslerine işaret ettiler) Müslümamn müslüman kardeşini küçümsemesi şer olarak ona yeter. Müslümamn her şeyi müslümana haramdır; kanı, malı, namusu..." (769).

2- Ebu Zer (r.a.) den: Kudsi hadisin bir kısmında şöyle buyuru-lur:
"Öncekileriniz, sonrakileriniz, insanlarınız, cinleriniz, sizden kalbi en takvalı birinizin hali üzere olsalar, bu Benim mülkümden hiç bir şeyi artırmaz." (770)

3- Ebu Hüreyre (r.a.) den: Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Şüphesiz Allah, sizin suretlerinize ve mallarınıza bakmaz. Ancak kalblerinize ve amellerinize bakar." (771).
Bu deliller de gösteriyor ki takvanın yeri ve Cenab-ı Hakkın na-zargahı kalbtir. Kalb takvada temeldir. Bu konuda îbni Receb el-Hanbeli: "Öncekileriniz, sonrakileriniz, insanlarınız ve cinleriniz, sizden kalbi en takvalı birinizin hali üzere olsalar, bu Benim mülkümden hiçbir şeyi artırmaz." Kudsi hadisini açıklarken şöyle der: "Bu söz de delalet ediyor ki takvada da, fücurda da asıl olan kalbtir. Kalb iyi olur ve takvalı bulunursa organlar da iyi olur. Kalb gü nahkar olursa organlar da günahkarlar olur. Nitekim Rasulullah (s.a.v.) "Takva buradadır" diye göğsünü işaret ederken bunu belirtmiştir... Takvanın aslı kalbde ise, bu demektir ki onun künhünü ancak Allah bilir." (772).


(768) Kur"an-ı Kerim, Hac, 32
(769) Müslim, Birr ve's-Sıla ve'l-Edeb, tahrimuzulmi'l-müslim, 4/1986
(770) Aynı kaynak, 4/1994-1995
(771) Müslim, Birr, Sıla ve Edeb, tahrimu zulmi'l-müslım, 4/1987

Bunun için müslüman kalbini de, kalıbını da düzeltmelidir, îsyana sebep olan her zararlı hareketten kaçınmalıdır. Allahı daima anmah ve şükretmelidir. ibadete sarılmalı, kendisini hak üzere sabit kılmasını Allah'tan istemelidir. Çünkü kalbler Rahmanın iki parmağı arasındadır, onları dilediği gibi çevirir.
Ancak şu noktaya iyi dikkat etmelidir: Takva kalbtedir diye orada saklı, örtülü kalıpta organlara tesir etmez dememelidir. Aksine kalbteki takva organlarda etkisini apaçık göstermelidir. Yukarıda Numan b. Beşir (r.a.) den rivayet edilen:

"Biliniz ki vücutta bir et parçası vardır; o düzeldiği zaman bütün vücut düzelir,, o bozulduğu zaman bütün vücut bozulur. Biliniz ki o kalbur" mealindeki hadiste buna delalet etmektedir.
Bu suretle takva kalbtedir, vücutta ve organlarda onun etkisini göstermeye gerek yoktur, diyenlerin ne kadar yanlış düşündükleri anlaşılmaktadır. Allah ıslah etsin, dini konularda tembel ve umursamaz bazı kişiler, sen kötülüklerden birine karşı çıktıkça o, daha açık bir günahı işlemeye çalışır mesela kibirlenir, sakalını keser, oyun havaları ve kadın sesinden şarkılar dinler, kadın ise tesettüre riayet etmez, açık saçık sokağa çıkar v.s.
Birisi ona bu hareketinin caiz olmadığını delilleriyle isbat etse, o yine de "Benim kalbim temizdir" veya "Sen kalbe bak, kalbe" der. Belki Rasulullah (s.a.v.) in "Takva buradadır" buyurarak kalbini işaret etmesini delil olarak göstermeye kalkar. Evet bu bir gerçektir. Kalb gerçekten takvanın mahallidir. Ancak Rasulü Ekrem bu işareti yaparken kalbin maddesine değil manasına işaret etmiştir. Bu şahıs ise hak olan bir mefhumu kendi batılına dayanak olarak kullanmaktadır. Halbuki Rasulü Ekrem (s.a.v.):
"Allah sizin suretlerinize ve mallarınıza bakmaz. Ancak sizin kalblerinize ve amellerinize bakar" buyurmuştur.
Yukarıdaki şahsın iddiası bir kaç yönden reddedilir:
1- Sen açık ve sahih nassın bulunduğu bir sakıncalı işi işledin.

2- Rasulullah (s.a.v.) in hakkında korkutucu tehdidi bulunan bir tehlikeye kendini attın.

(772) Camiu'l-Ufum, s. 200-292

3- Senin kısacık olarak ileri sürdüğün, delil olarak gösterdiğin hadisi açıklayan Numan b. Beşir'den rivayet edilen hadisi de göz ardı ettin ki bu hadiste Rasulü Ekrem:
"Biliniz ki vücutta bir et parçası var; o düzelirse bütün ceset düzelir..." buyurmaktadır.
Kibirli, çalımlı yürüme yanında, sakalı tıraş etmek, şarkı dinlemek, kadının yüzünü ve vücudunu açması konularında da aynı sorular sorulup cevaplar alınabilir.
Sapıtan müslümanları hidayete erdirmesini Allahtan niyaz ediyorum. Çünkü O, kendisinden istekte bulunulanların en hayırlısıdır.
Bu meselenin açıklamasında denilir ki kalbteki takva, cesetteki ruh gibidir. Ruh görülmez. Çünkü Allanın

emirlerinden bir emirdir. Ancak onun etkileri görülür. Mesela, yeşil bir ağaç görsen, dallarının sallandığına, olgun meyvelerinin bulunduğuna şahit olsan, onun diri, canlı olduğuna dair Allah adına yemin etmen caiz olur. Halbuki sen onun ruhunu görmüyorsun. Kuru bir hurma kütüğü veya kuruyup kırılmış bir dal parçası gördüğünde de onun ölü olduğunu söyleyebilirsin; buna yemin edebilirsin. Ağacın diri, dal parçasının kuru olduğuna yemin ederken birinin ruhunu gördüğün, ötekinin de ruhunu göremediğin için yemin etmiş olmuyorsun. Ancak bu yemini, ruhun eserini gördüğün veya göremediğin için yapıyorsun. Takva da böyledir. Onun da takvah kişide eserleri ve görüntüleri vardır. îman da buna benzer. İşte bunun için Rasulullah (s.a.v.):
"Üç haslet vardır ki bunlar kimde olursa o imanın tadını takmış olur" buyuruyor. (773).

Cenab-ı Hak da şerefli kitabında takva ehlini şöyle vasıflandırıyor:

"Rabbinizden bir bağışa ve genişliğe göklerle yer arası kadar olan, müttakiler için hazırlanmış bulunan Cennete koşun. O müttakiler, bollukta ve darlıkta Allah için harcarlar, öfkelerini yutarlar, insanları affederler. Allak da güzel davrananları sever. Onlar bir kötülük yaptıkları ya da nefislerine zulmettikleri zaman, Allah'ı hatırlayarak hemen günahlarının bağışlanmasını dilerler. Günahları da Allah'tan başka kim bağışlayabilir? Onlar yaptıklarına da bile bile ısrar etmezler." (774),

(773) Buhari, İman, halavetü'l-lman. Müslim, İman, hısalün men ıttesafe bihin ve cede halavete'l-iman, bkz: Ellü'lüü ve'l-Mercan, fimal-tefeka aleyhi'ş-şeylan, 1/9, hadis no: 26
(774) Kur'an-ı Kerim, Al-I Imran, 133-135

"Felaha ulaştı o müminler ki onlar namazlarında saygılıdırlar. Onlar boş şeylerden yüz çevirirler. Onlar zekatı verirler ve onlar ırzlarını korurlar, ancak eşleri yahut ellerinin sahip olduğu cariyeleri hariç (bunlarla ilişkilerinden dolayı da) bunlar kınanmazlar. Ama bunun ötesine gitmek isteyen olursa, işte onlar haddi aşanlardır. Ve o mü'minler emanetlerine ve ahidlerine riayet ederler. Onlar namazlarını (vakitlerinde kılarak) korurlar. İşte varis olacaklar onlardır." (775).

Burada günahkarın "Takva kalbtedir" gerçeğine sığınmasının yersizliği anlaşılmaktadır. Bu gerçek ne yazık ki bazılarınca batılda kullanılmaktadır. Bu kullanış hem akla, hem de Şeriatin temel prensiplerine aykırıdır.
Takvayı Tavsiye Konusunda Sahabenin ve Selef-i Salihinin Sözleri: '
Takva, müslümamn, müslüman kardeşine yapacağı en büyük ve en değerli tavsiyedir. Nasıl olmasın ki bu öncekilere ve sonrakilere Allahın tavsiyesidir. Bu aynı zamanda, bir çok hadisi şerifte de görüldüğü gibi Rasulü Ekrem (s.a.v.) in de tavsiyesidir. Nitekim yukarıda Rasulullah'ın Veda Haccında Ashabına yaptığı tavsiye buna örnektir
 
G Çevrimdışı

Güleyru

Aktif Üye
İslam-TR Üyesi
Rabbinizden bir bağışa ve genişliğe göklerle yer arası kadar olan, müttakiler için hazırlanmış bulunan Cennete koşun. O müttakiler, bollukta ve darlıkta ALLAH için harcarlar, öfkelerini yutarlar, insanları affederler. Allak da güzel davrananları sever. Onlar bir kötülük yaptıkları ya da nefislerine zulmettikleri zaman, ALLAH'ı hatırlayarak hemen günahlarının bağışlanmasını dilerler. Günahları da ALLAH'tan başka kim bağışlayabilir? Onlar yaptıklarına da bile bile ısrar etmezler." (774),

Rabbim müttakîlerden eylesin inşallah... Allah razı olsun kardeşim...
 
ruveyda Çevrimdışı

ruveyda

İyi Bilinen Üye
Site Emektarı
allah razı olsun kardeşim güzel bir konu açmışsın inşallah takva sahiplerinden olmak dileğiyle ................selametle
 
Z Çevrimdışı

Zeyd bin Hârise

İyi Bilinen Üye
İslam-TR Üyesi
ruveyda. ' Alıntı:
ALLAH razı olsun kardeşim güzel bir konu açmışsın inşALLAH takva sahiplerinden olmak dileğiyle ................selametle
Güleyru ' Alıntı:
Rabbinizden bir bağışa ve genişliğe göklerle yer arası kadar olan, müttakiler için hazırlanmış bulunan Cennete koşun. O müttakiler, bollukta ve darlıkta ALLAH için harcarlar, öfkelerini yutarlar, insanları affederler. Allak da güzel davrananları sever. Onlar bir kötülük yaptıkları ya da nefislerine zulmettikleri zaman, ALLAH'ı hatırlayarak hemen günahlarının bağışlanmasını dilerler. Günahları da ALLAH'tan başka kim bağışlayabilir? Onlar yaptıklarına da bile bile ısrar etmezler." (774),

Rabbim müttakîlerden eylesin inşALLAH... ALLAH razı olsun kardeşim...


Amiiinnn
 

Benzer konular

Üst Ana Sayfa Alt