Taliban'ın İlerleyişi ve Afganistan'ı Tekrar Fethi Üzerine

Arif Muhammed

Yeni Üye
İslam-TR Üyesi
Selamün aleykum
uzun bir süre boyunca gündemden uzak kaldım birkaç haftadır
afgan mültecilerin binlerce grup halinde türkiyeye giriş haberlerini görüyordum bugün birkaç gün içinde talibanın afganistanın büyük bir kısmını ele geçirdiğini görüyoruz bugün başlent kabile girdi
meselenin arka planında ne vardır olaya nasıl bakmalıyız?
Bir tiyatromudur bütün bunlar yada bir oyunmu oynandı?
 
Moderatör tarafında düzenlendi:

Asdek

Üye
İslam-TR Üyesi
Selamün aleyküm uzun bir süre boyunca gündemden uzak kaldım birkaç haftadır afgan mültecilerin binlerce grup halinde türkiyeye giriş haberlerini görüyordum bugün birkaç gün içinde talibanın afganistanın büyük bir kısmını ele geçirdiğini görüyoruz bugün başlent kabile girdi meselenin arka planında ne vardır olaya nasıl bakmalıyız? Bir tiyatromudur bütün bunlar yada bir oyunmu oynandı?

Cevap olarak bu yazıyı okuyabilirsiniz
20 yıl artı 3 ay: Afganistan'da Taliban nasıl bu kadar hızlı ilerledi?
14 Ağustos 2021 Cumartesi 13:41
A+A-
Afganistan, uzun bir süredir dünyanın ve bölgenin gündemine oturmuş durumda.
Özellikle ABD'nin Taliban ile anlaşması ve ülkeyi terk etmeye başlamasıyla ülkenin geleceğine dair tartışmalarda da artış yaşanıyor.
Taliban'ın hamlesi
Taliban, ABD'nin ülkeyi tamamen terk etmeyi taahhüt ettiği Mayıs ayının gelmesiyle ülke genelinde ilerleyişe geçti.
Hareketin hedefinde ilk olarak tüm kırsal bölgeleri ve bu bölgelerdeki askeri üsleri kontrol altına almak vardı.
Geniş kırsal alanları temel alan klasik gerilla stratejisi temelinde Taliban, Kabil hükümetini oldukça zor durumda bıraktı.
Afganistan'da nüfusun yalnızca yüzde 23'ü şehirlerde yaşıyor, bu doğrultuda birçok ilçe merkezinde dahi halen kırsal nitelikteki yerleşim tarzının var olduğunu söylemek gerekiyor.
Kırsal alanlarda ilerleyişi tamamlayan hareket, bunun ardından ilçe merkezlerine yöneldi. 2 aylık bir süre zarfında yaklaşık 200 ilçe merkezi Taliban kontrolüne girdi.
Taliban, askeri ilerleyişin yanı sıra yerel isimlerle siyasi uzlaşıyı da önemli bir silah olarak kullandı. Birçok nokta savaşsız olarak teslim alındı.
Düşen il merkezleri ve gelecek
Ağustos ayının gelmesi ve kırsal alanların çoğunun kontrol altına alınmasıyla Taliban yönünü şehir merkezlerine çevirdi.
6 Ağustos tarihinde şehirlere yönelik başlatılan hamlenin ilk hedefi Nimruz ilinin Zerenc şehri oldu. Zerenc, Taliban2ın kontrol altına aldığı ilk şehir olurken, bunun ardından şehirler birbiri ardında düşmeye başladı. 6-13 Ağustos tarihleri arasında Taliban 16 il merkezini kontrolü altına aldı.
Halihazırda Afganistan'ın güneyinin ve batısının tamamı, kuzeyinin de tamamına yakını Taliban kontrolünde. Ülkede Kabil hükümeti 34 il merkezinin sadece 13'ünü doğrudan kontrol ediyor. 16 il merkezi Taliban kontrolünde, 5 il merkezinde ise Taliban ve hükümet arasında kontrol durumu çekişmeli. Taliban'ın yakın zamanda diğer il merkezlerini de kontrol altına alarak başkent Kabil'e ilerlemesi bekleniyor.
Hızlı ilerleyiş
Birçok kişide, özellikle Afganistan konusunu birkaç aydır takip etmeye başlayan kesimlerde, ülkedeki şehirlerin nasıl bu kadar hızlı bir şekilde Taliban eline geçebildiği sorusu oluştu.
Gerçekten de Taliban, 20 yıllık savaşın ardından, 1 haftalık bir süreçte ülkedeki şehirlerin neredeyse yarısını kontrol altına aldı.
Elbette bu durum birçok farklı sebebe dayanıyor. Bunlar arasında sahadaki savaşın dinamikleri olduğu gibi, Afganistan'daki gündemin takip edilme tarzından kaynaklı sorunlar da mevcut.
Afganistan'ın takip edilmemesi
Açıkça söylemek gerekirse, Afganistan'daki şehirlerin neden bu kadar hızlı düştüğü sorusuna verilmesi gereken ilk cevap, şehirlerin aslında hızlı düşmediği olacaktır.
Afganistan'daki şehirlerin hızlı düştüğünü düşünmek, kesilen bir ağacın yıkılmasına sadece son darbenin sebep olduğunu düşünerek, diğer yüzlerce darbeyi es geçmekle eş değer bir hata olur.
Zira Afganistan'da tam olarak 2001 yılından bu yana devam eden bir savaş var. Taliban'ın şehirleri ele geçirmesi bir haftada değil, bu 20 yıllık savaş sürecinde her gün yaşanan şiddetli çatışmalar neticesinde meydana gelmiş bir durum.
Maalesef konuyla ilgili dahi olsa birçok kişi, Afganistan gündemini takip etmeye yalnızca birkaç ay önce başladı. bu sebeple savaşın dinamiklerini, geçmişini ve diğer gerçekleri tamamen gözardı ettiler. Oysa ki bugün Taliban eline geçen şehirler, 10 yıldır istikrarlı bir şekilde Taliban tarafından kırsal bölgeleri kuşatılan, kendilerine dair planlar yapılan ve savaşlar verilen şehirlerdi. Bu şehirler, klişe bir tabirle, 1 haftada değil, 20 yıl artı bir haftada ele geçirildi.
Gerilla stratejisi
Taliban'ın son hamlesinin bu kadar hızlı olmasının bir diğer sebebi de, Taliban'ın klasik bir gerilla anlayışıyla hareket etmesi.
Hareket, yıllar içinde gerilla taktik ve stratejisini kullanarak, hükümet güçlerini büyük ölçüde zayıflattı ve şehir merkezlerine çekilmeye zorladı.
Kırsal bölgelerin neredeyse tamamen terk edilmesi durumu, hükümet güçlerinin şehir merkezlerinde tamamen kuşatılması ve izole hale gelmesine sebebiyet verdi.
Gerilla tarzı saldırılar karşısında tutunamayan ve daha iyi savunma yapabilmek üzere merkezi noktalara çekilen hükümet güçleri, bu şekilde iki duruma yol açmış oluyordu:
- Taliban'ın kırsalda çok rahat hareket edebilmesi
- Hükümet güçlerinin kırsala yönelik hamlelerinin imkansızlaşması
Bu sayede, yerleşim yerlerini çevreleyen kırsal alanlarda ciddi güç merkezleri elde eden Taliban, bu merkezler üzerinden tamamen kuşattığı şehirleri çaresiz bıraktı. 10 yıldan uzun süren bu kırsal hakimiyeti süreci neticesinde, kentsel bölgeler 3 ayda kontrol altına alınabildi.
Halk desteği
Taliban ilerleyişini mümkün kılan etkenlerden biri de şüphesiz halk desteğiydi.
Özellikle kırsal alanlarda yaşayan halkın büyük desteğini alan Taliban, bu sayede kendisine büyük güç alanları oluşturmayı başarabildi.
Ülkede halkın yüzde 77'lik bir diliminin kırsal alanlarda yaşadığı değerlendirildiğinde bu durum oldukça önemliydi.
Buna ek olarak, ele geçirilen şehirlerde de Taliban'a yönelik halk desteği göze çarptı. Bunun en büyük örneklerinden biri de Herat şehrinde yaşandı. Kabil hükümeti ve milis grupların kontrolündeki şehir, hükümetin kalelerinden olarak anılmasına rağmen, Taliban'ın şehre girebilmesine olanak sağlayan şeylerden biri de şehirde yaşayan Taliban destekçisi halk oldu.
Birçok şehirde şehre giriş yapan Taliban üyelerini yerel halkın karşıladığı kameralara yansıdı.
Yerel etkenler
Bir diğer önemli etken, Taliban'ın yerel güç unsurlarına yaklaşım tarzı oldu.
Aşiret liderleri, kanaat önderleri, din adamları, siyasiler ve diğer güç odaklarıyla ciddi ilişkiler kuran hareket, tüm bu kesimlere güvence verdi.
Bu güvenceler doğrultusunda, şehirlerin savaşsız olarak teslimi ve Kabil yönetimi güçlerinin teslim olmaya ikna edilmesi sağlandı.
Taliban'ın 14 Ağustos itibariyle ele geçirdiği 19 şehir merkezinden yalnızca Hilmend vilayeti merkezi Leşkergah'ta şiddetli çatışmalar yaşandı. Bu çatışmalarda da ABD'nin düzenlediği hava saldırıları rol oynadı. Taliban, şehirde sadece hükümete ait birkaç merkezde çatışmak zorunda kalırken, bunlar da birkaç hafta sonra teslim olma konusunda anlaşmaya vardı.
Hareket, toplumun tüm etnik kesimlerinden mensupları ve liderleri olmasını da iyi değerlendirdi. Güneyde Peştun ve Beluç, batıda Tacik, Peştun ve Aymak, kuzeyde Özbek, Tacik, Türkmen ve Aymak Taliban mensupları dikkat çekti. Bu mensupların etkin katılımıyla birçok bölge kolaylıkla ele geçirildi.
Hükümetin parçalanmış yapısı
Kabil yönetimini oluşturan tarafların parçalı yapısı da Taliban'ın ilerleyişini kolaylaştıran bir diğer sebepti.
Merkezi güçlerin yanı sıra, Taliban'a karşı savaşan birlikler büyük ölçüde maaşları hükümet tarafından ödenen milis kuvvetlerden oluşuyordu.
Bu güçlerin birbirlerinden bağımsız çıkarları, aralarındaki güvensizlik ve iletişim eksikliği, Taliban'ın ilerleyişini oldukça kolay hale getirdi.
Birçok bölgede hükümet birlikleri, birbirleriyle yaşadıkları anlaşmazlıklar sebebiyle ellerindeki bölgeleri Taliban'a kaptırdı. Öyle ki bazı bölgelerde bu güçler birbirlerinin tahliye edilmesine izin vermeyerek, hep birlikte Taliban tarafından yakalandı.
Askerlerin motivasyon yokluğu
Taliban ilerleyişini olası hale getiren en büyük etkenler arasında, Kabil yönetimine bağlı güçlerin motivasyon yokluğu geliyor.
Bugüne kadar çoğunlukla Kabil hükümeti ordusu, ABD yardımlarıyla sağlanan maaşlar nedeniyle orduya katılan eğitimsiz sivillerden oluşuyordu.
Ancak ABD ülkeden çekilip, verdiği yardımları da büyük ölçüde sona erdirince, ordu güçlerinin büyük bir kısmı için Taliban'a karşı savaşacak bir sebep de kalmamış oldu.
Afganistan'da Taliban'a karşı savaşan güçlerin çok az bir kısmının ideolojik veya eskiden gelen bir düşmanlığa dayanan sebepleri bulunuyor. Çoğunluk ise, özellikle son süreçte, Taliban'a karşı savaşmak için yeterli bir sebep bulamadığı için, silah bırakarak sivil hayata geri döndü. Bu durumda, Taliban'ın ilan ettiği genel afların da ciddi rolü bulunuyor. Yalnızca son üç ayda teslim olan hükümet güçlerinin sayısı 10 binlerle ifade ediliyor.
Sonuç
Tüm bu gerekçeler paralelinde Taliban'ın, kamuoyunca hızlı olarak görülebielcek bir ilerleme kaydettiğini söylemek mümkün.
Afganistan'ın 34 vilayet merkezinin 19'u Taliban elindeyken, 8 diğer vilayet merkezinin de kısa sürede Taliban tarafından kontrol altına alınabileceği düşünülüyor.
Her ne kadar savaş kısa bir sürede Taliban tarafından kazanılmış gibi düşünülüyor da olsa, 2021 yılında yaşananlar, 2001'den bu yana sürdürülen organize bir sürecin sonucuydu.
Yalnızca sonuçları değerlendirip süreçleri ihmal etmek ise, birçok gerçeğin ihmal edilmesiyle sonuçlanacaktır. Afganistan savaşını anlamak için, 20 yıllık süreci hatta daha öncesini de hesaba katmak gerekir.
 

eL_Muhacir

İlimsiz mucahid katil,cihadsız alim belam olur.
Frm. Yöneticisi
O kutlu sancak dikilecek inşaAllah

Mekkenin fethi gibi elhamdülillah
Allaha hamdu senalar olsun
Rabbim islam üzere ayaklarını sabit kılsın amin
 

Abdulmuizz Fida

فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ
Admin
Âleykum selam we rahmetullahi we berakatuh

Taliban'ın Afganistan'ı "tekrar" kazanması mutlak mânada bir zaferdir, kazançtır. Fakat son bir kaç senedir Taliban ve işgalcilerle süren muzâkereler sonucunda verilen sözler, yapılan andlaşmaların neticesinde, maliyeti oldukça yüksek olan bu işgalin neticesinde yıllardır zarar eden işgalci kafirler ülkeyi bir bir terk ettiler. Kâfirlerin yerli işbirlikçi kemik yalayıcısı munafıkları, efendilerinin gitmesi üzerine konvoy konvoy ülkeyi çeşitli yollardan terk etmeye, kaçmaya, kaçırılmaya başlanması sonucu Taliban, ciddi bir direnişle de karşılaşmadan şehirleri tek tek teslim almaya, hakimiyet sağlamaya başladı.
Rabb'im bu zaferi ummete hayırlı kılsın ve korkumuzdan emin kılsın.

Taliban'ın Afganistan zaferi, inşeAllah Küresel Cihad'ın hezimeti olmaz!


 
Son düzenleme:

Abdulafuv

Hak Ehli Susarsa Batıl Ehli Kendini Hak Zanneder
İslam-TR Üyesi
Evet Taliban Afganistan'da mutlak manada hakimiyetini sağladı elhamdülillah ileriye dönük projeleri için inseallah çizgilerini değiştirmezler ve ayrıca homojen bir yapı oldu son donemlerde bundan çekiniyorum. Zaman dahada net gösterecek Allah tüm müslümanların yardımcısı olsun Taliban üzerinden dezenformasyon haber yapan tüm kanallar içinde tetikte olmak gerekiyor.
 

عبد الرحمن

قُل آمَنتُ بِاللهِ ثُمَّ استَقِم
İslam-TR Üyesi
Selamün aleykum
uzun bir süre boyunca gündemden uzak kaldım birkaç haftadır
afgan mültecilerin binlerce grup halinde türkiyeye giriş haberlerini görüyordum bugün birkaç gün içinde talibanın afganistanın büyük bir kısmını ele geçirdiğini görüyoruz bugün başlent kabile girdi
meselenin arka planında ne vardır olaya nasıl bakmalıyız?
Bir tiyatromudur bütün bunlar yada bir oyunmu oynandı?
Aleyküm selam ve rahmetullah

Tiyatro değil. Vietnam'dan çekildiği gibi çekildi ABD. Çin yükselişte iken ve Pasifik'te ABD deniz hakimiyetini tehdit ederken Orta Doğu'da kalması ABD için anlamsız olurdu. Kaldı ki İsrail ile Arap ülkelerini barıştırdı ve kendine doğrudan yöneltilen bir tehdit kalmadı. Tabi sahayı boş bırakınca yeni tehditler oluşabilir, ama şu anki hükumet böyle bir kaygı içerisinde değil, barışçıl bir stratejiyi tercih ediyor ve daha çok iç işlerine yönelme niyetinde.
Afganistan'dan çekilerek Müslüman güçlerin Çin üzerine yüklenmesini ummuş da olabilir, Türkistan İslam Partisi'ni terör listesinden çıkarmasından tahmin edilebileceği üzere. Ama ciddi manada böyle bir stratejisi olduğunu söylemeye izin verecek işaretler de yok.

Afganistan hedeflerini gerçekleştirememiş olması anlamında ABD münhezim oldu. Çok para harcadılar ve bunlar kendilerine zayi, mücahitlere ganimet oldu. Gerçi ilk hedefleri olan şehit Üsame b. Ladin'i öldürmek ve El Kaide'nin operasyonel kabiliyetlerine darbe vurmakta başarılı oldular, ama Taliban'ı yenerek kendilerine sıdk-ü velâ besleyen bir hükumet geride bırakmakta başarılı olamadılar. Taliban muzaffer oldu ve iktidarı ele geçirdi. El Kaide ise dışarıdaki ameliyelerini azaltsa da bir çok bölgede yerel olarak güçlendi ve bir anlamda küresel cihat stratejisini değiştirdi — Arap baharının da etkisiyle.
Bununla birlikte ABD karşısına rakipler çıkmış olsa da hala dünyanın en güçlü devleti, denizde rakibi yok, ve İsrail'i korumaya devam ediyor. Tek başına terör saldırılarıyla ne ABD zaafa uğrar, ne de İsrail yıkılır. Güçlü bir devlet kurarak istikrarlı bir üs edinmek ve bunu İran, Kuba, Kore ve Çin misali devrimci olsa da dengeli bir siyaset ile müdafaa etmek en doğru yoldur ilerisi için.

ABD'nin karşısına rakipler çıkması Müslüman güçlere daha serbest bir hareket alanı sağlar. Kuveyt 1990'da tüm dünyanın oy birliği ile işgal edilmişti. 500 000 Amerikan askerinin Arap yarımadasına inmesine kimse itiraz etmemişti. 2003'te ise Irak işgaline muhalefet edenler oldu, BM işgali onaylamadı. 20 yıl sonra ise artık kimsenin liberalizm bayraktarı ABD'nin liderliğine güvenmesi kolay değildir. Batı ittifakının sınırlararası taarruzu bırakarak kendini savunmaya hasretmesi muhtemel. Liberalizmin zayıflaması, Müslüman ülkelerin şeriatı tahkim etmesini kolaylaştıracaktır. Öncü bir devlet ve etrafında toplanan İslami kurumlar bu sayede dine ihtiram eden devletlere öncülük edebilir, onları ve dünyanın farklı yerlerindeki Müslüman toplulukları hayır yolunda destekleyebilirler — Suud Kralı Faysal'ın 60larda ve 70lerde yaptığının benzerini devam edip ilerleterek.
 

Asdek

Üye
İslam-TR Üyesi
Bu sefer fedekarlık sırası kürselciler de, zaten devletlerini kaybettiler eyvallah dediler, 20 yıl zulum gördüler eyvallah dediler kimseyi suçlamadılar zalimlerden başka,
Ümmete yalvarmadılar ajitasyon yapmadılar, velhasıl fedekarlık sırası artık küreselcilerde gerekirse terk etsinler,

Umarım önce içimizdeki Müslümanlar eleştirmeye başlamazlar, kendi cemaatlerine gösterdikleri hoşgörünün, anlayışın yarısını gösterseler kafi dir, iki tarafa çekilecek cümlelerde zihinleri de kalsın açığa çıkmasın, en fazla ben demiştim diyemezler merak etmesinler..

Suheyl Şahin çok güzel bir açıklama yapmış bu bile hedeflerinin ne kadar güzel olduklarını göstermektedir, niyet okumayı bırakıp dua edelim kardeşlerimize.

Taliban'dan yönetim açıklaması:

Bütün kan davaları kaldırılmıştır. Cinayet davalarında İslâmî mahkemeler hariç hiçbir yetkili yoktur.

Uyuşturucu üretmek, satmak ve satılmasına aracılık etmenin cezası idamdır.


Ülkeyi kalkındırmak adına, bütün dünyadan gelecek mühendis ve doktorları kabul ediyoruz. Hepsine yüksek maaşlar ödeyeceğiz.

Esnaflar ve tüccarlar korkmadan işlerine devam edebilir.

Afganistan topraklarında türbelere adak adamak ve kabirlere kurban kesmek yasaklanmıştır. Her türlü büyücülük, muskacılık ve falcılık suçtur.

İslam Emirliği, sapkın bacha bazi geleneğini (erkek çocuklarının kaçırılıp dans ettirilmesi ve cinsel tacizi) yasaklamıştır. Bu suçun cezası idamdır.

Kadınların evden yalnız çıkması yasak değil. Hakaret ve iftira olmadığı sürece basın dilediğini yazmakta serbesttir.

Taliban, yeni dönemde Afganistan'da faiz ticaretini yasakladı ve bütün faiz borçları feshesildi.
 

salticidae

lessismore
İslam-TR Üyesi
Bir örgüt bu kadar rahat büyütüp ilerliyorsa halk desteği alıyordur. Demek ki Taliban halkın desteğini alabilmiş. İşin içinde başka bir şey aramaya gerek yok bence.
 

mübahis

Aktif Üye
İslam-TR Üyesi
küresel cihat stratejisini değiştirdi — Arap baharının da etkisiyle.
Abi burayı biraz açarmısın lütfen.
El Kaide'nin normalde küresel cihad stratejisi, dünyanın her bir tarafında Amerikalılar ile savaşarak güçlerini yıpratmak ve İslam dünyasından çekilmelerini sağlamak üzerineydi, bu durumda zaten mevcud rejimler zamanla yıkılacak ve Raşid hilafet kurulacaktı, bundan sonra İsrail zaten ortadoğuda barınamazdı.
Şu anki stretejisi nedir? Ve Arap baharının bunda etkisi nedir?
 

JuNDuLLAH

İyi Bilinen Üye
İslam-TR Üyesi
uzun uzadıya konusmaya gerek yok gereken cevabı kendılerı verdı. Kısaca Taliban ın da dediği gibi asıl sınav bundan sonra başlıyor.Bu çok önemli bir kelime.bundan sonra Her inşaa ları islam uzere olur. İnşaallah.
ALLAH kalblerini ayaklarını ülkelerini islam uzere sabit kılsın.amin.
 

Pangea

Bu hesap kullanılmamaktadır.
İslam-TR Üyesi
İlka haber ajansının sitesine gireyim dedim ana sayfada pek çok Afganistan haberi vardı. THY tarifeli uçuşları iptal etmiş. Suudi Arabistan büyükelçiliğini çekmiş. Türkiye büyükelçiliğini havaalanına taşımış ki kendisi koruyormuş havaalanını. Başbakanları ülkeden kaçmış iddiası var.
Taliban'dan yönetim açıklaması:

Bütün kan davaları kaldırılmıştır. Cinayet davalarında İslâmî mahkemeler hariç hiçbir yetkili yoktur.

Uyuşturucu üretmek, satmak ve satılmasına aracılık etmenin cezası idamdır.


Ülkeyi kalkındırmak adına, bütün dünyadan gelecek mühendis ve doktorları kabul ediyoruz. Hepsine yüksek maaşlar ödeyeceğiz.

Esnaflar ve tüccarlar korkmadan işlerine devam edebilir.

Afganistan topraklarında türbelere adak adamak ve kabirlere kurban kesmek yasaklanmıştır. Her türlü büyücülük, muskacılık ve falcılık suçtur.

İslam Emirliği, sapkın bacha bazi geleneğini (erkek çocuklarının kaçırılıp dans ettirilmesi ve cinsel tacizi) yasaklamıştır. Bu suçun cezası idamdır.

Kadınların evden yalnız çıkması yasak değil. Hakaret ve iftira olmadığı sürece basın dilediğini yazmakta serbesttir.

Taliban, yeni dönemde Afganistan'da faiz ticaretini yasakladı ve bütün faiz borçları feshesildi.
Haberler iç kararttı ama bu açıklamayı okuyunca gerçekten içim ısındı ma şa Allah. Allah yollarını açık etsin doktor ve mühendis akınına uğratsın Afganistan’ı. Bir eş bulduğumda ben de hicret etmek isterim in şa Allah. İstikrarsız demişler ama 20yıllık istikrarı görmezden geliyorlar. Gerçi bu iş 20yılda oluyorsa Allah müslümanım diye geçinen tüm ülkelere bunu nasip etsin.
 

Pangea

Bu hesap kullanılmamaktadır.
İslam-TR Üyesi
Şimdi dw’den izliyordum da caritas mensubu biriyle konuştular. Adam gayet lakayt söylemlerde bulundu. Spiker inatla ortamın tehlikeli ve karışık kaçılmadı gereken bir yer olduğu üzerinde durmaya çalışırken adam sadece kadın çalışanların tahliye edildiğini (adama göre haklı olarak) söyledi. Misal silah sesleri geliyormuş dedi spiker, adam Taliban’ın gelişini kutlayanlar vardır dedi. Bi sonraki konuğa da şehirde duman görülüyormuş dedi o da Amerikan büyükelçiliğindekiler Taliban’ın eline geçmesini istemedikleri evrakları yakıyor dedi. O yüzden kuvvetli bir duman var şehir üzerinde dedi. Kağıttan o kadar duman çıkar mı? Bildiğin kargaşa varmış izlenimini yaratmak için duman salıyorlar demek ki Amerikan büyükelçiliğinden havaya. Caritas görevlisi hatta şöyle dedi tek korkum yağmalamaların olması ama Taliban da zaten bunları engellemek için şehre girdi çünkü polisler görevi bıraktı. Yani yukarıdaki açıklamayı destekler şekilde konuştu caritas görevlisi. Allah kötü niyetli fırsatçılara fırsat vermesin ve ülke en kısa zamanda refaha Ersin duamdır.
 

Pangea

Bu hesap kullanılmamaktadır.
İslam-TR Üyesi
taliban'dan kaçarken uçakdan düşen afganlar
Binlerce kişi havaalanına yığılmış uçaklara binmeye çalışıyorlarmış Amerikan askerleri üzerlerine ateş açmış. Besle kargayı oysun gözünü. Almanya da askerlerine yardım eden kişilerin %80nini terketmiş. Hepsine gelme sözü verip yıllarca kullanıp şimdi bıraktılar. Taliban’ın merhametine kaldılar artık bakalım.
 

Asdek

Üye
İslam-TR Üyesi
Kuzey Afrikalı alimlerden Taliban'a tebrik
Mağrip Ulema Birliği yayınladığı resmi bildiriyle Taliban'a övgü ve tebrikte bulundu. Ünlü Müslüman düşünür Şankiti Taliban'ı eleştirenleri eleştirdi.

16 Ağustos 2021 Pazartesi 14:52
Taliban Hareketi'nin Afganistan'da ABD işgaline karşı 20 yıldır devam eden savaşta zafer kazanıp ülkenin başkenti Kabil'i barışçıl bir şekilde ele geçirmesinin ardından İslam aleminin dört bir tarafından harekete tebrik mesajları gönderilmeye devam ediyor.
Kuzey Afrika ülkelerinden Fas, Cezayir, Tunus, Libya ve Moritanya'dan ilim adamlarından oluşan "Mağrip Ulema Birliği" Taliban'ı zaferinden ötürü tebrik eden resmi bir bildiri yayınladı.

"Müminlerin ferahladığı gün"
Bildiride Taliban'ın zafer günü için Kuran-ı Kerim'den iktibasla "Müminlerin ferahladığı gün" ifadesi kullanılırken Taliban'a "Allah'ın yardımının açık olduğu" ifade edildi. Taliban zaferinden ve yönetimi barışçıl bir biçimde devraldığından dolayı tebrik edildi.
Bildiri Afgan halkı ve tüm Müslümanları için edilen dua ile sonlandırıldı.
Şankiti de Taliban'ı tebrik etti, Taliban'ı eleştirenleri eleştirdi
Moritanyalı ünlü ilim adamı Muhammed Hasan Veled Dedu eş Şankiti de Taliban'ı zaferinden ötürü tebrik etti.
Mepanews’in naklettiğine göre, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Taliban'ı eleştirenleri eleştiren Dedu şunları ifade etti:
"Ne zaman bir İslam cemaati veya davetçi ortaya çıksa bugün Taliban'a yapılan gibi akidesinde, niyetinde, kime bağlı olduğunda şüpheye düşenleri duyuyoruz.
Allah, Taliban'a Amerika'ya karşı yardım etti ve Amerika kaybetti. Bunlar niye Amerika'nın akidesinden ve yenilgisinden bahsetmiyorlar? Amerika Selef-i Salihin'i mi temsil ediyor?"
 

Asdek

Üye
İslam-TR Üyesi
Sevan Nişanyan: Afganlar Kabil'i fethetti, ABD'nin tabutuna çivi çakıldı

Sevan Nişanyan: Afganlar Kabil'i fethetti, ABD'nin tabutuna çivi çakıldı
Ateist yazar Sevan Nişanyan Taliban'ın Kabil'in kontrolünü sağlamasından memnun olduğunu belirtti ve "Afganlar Kabil'i fethetti" dedi.
Mepa News | Haber Merkezi
16 Ağustos 2021 Pazartesi 14:22
A+A-
Ateist yazar Sevan Nişanyan (1956-) dün gerçekleştirdiği 'Pazar Sohbeti'nde Taliban hareketinin Kabil'i ele geçirmesini Fatih Sultan Mehmet'in 1453'te İstanbul'u fethetmesine benzeterek ve sadece Taliban hareketini değil Afganistan halkını genelleyerek "Afganlar Kabil'i fethetti" dedi.

"Taliban'ın Batı'dan alacak bir şeyi yok"

ABD'nin rezil bir yenilgi aldığını belirten Sevan Nişanyan, "Taliban'ın ABD'ye karşı kazandığı bu zaferin ABD'nin tabutuna çakılan bir çivi olduğunu" belirtip ABD'nin ve genel olarak Batı'nın dünyadaki üstünlüğünün bitmek üzere olduğu öngörüsünde bulundu.
"İktidara gelen Taliban hareketinin Batılı değerleri model olarak almamada haklı olduğunu, Batı'nın değer yargıları alanında alınacak bir şeyinin kalmadığını" belirterek "Batı'nın özellikle son dönemde git gide daha çok bağnazlığa, diktatörlük yanlılığına, iki yüzlülüğe ve ahlaksızlığa düşüp değersizleştiğini" belirtti.

Sevan Nişanyan ABD'nin 2001'de Afganistan'ı işgalinin çok büyük bir kötülük olduğunu belirterek Batı'nın yansıtmaya çalıştığının aksine ABD'nin ve NATO'nun 20 yıldır Afgan halkına çok büyük kötülük ve zulümlerde bulunduğunu, halkı katlettiğini, ülkeyi yıkıma uğrattığını, bu işgalin bitmesine sevindiğini söyledi.

"Hani her şeyi biliyorlardı?"
Sevan Nişanyan ABD ve İngiltere gibi ülkelerin yönetimlerinin her şeyi bildiğine, her şeyi yönettiğine dair fikirlerin saçmalık olduğunu belirterek Taliban güçlerinin ne zaman Kabil'e ulaşacağını dahi bilemediklerini, bu sebeple apar topar bir tahliye skandalı yaşadıklarını örnek olarak gösterdi.
 

عبد الرحمن

قُل آمَنتُ بِاللهِ ثُمَّ استَقِم
İslam-TR Üyesi
Abi burayı biraz açarmısın lütfen.
El Kaide'nin normalde küresel cihad stratejisi, dünyanın her bir tarafında Amerikalılar ile savaşarak güçlerini yıpratmak ve İslam dünyasından çekilmelerini sağlamak üzerineydi, bu durumda zaten mevcud rejimler zamanla yıkılacak ve Raşid hilafet kurulacaktı, bundan sonra İsrail zaten ortadoğuda barınamazdı.
Şu anki stretejisi nedir? Ve Arap baharının bunda etkisi nedir?
El Kaide yerel rejimlerin güçleri ile savaşmaktansa Amerikan hedeflerine odaklanıyordu. Hem yakındaki İslam dünyasındaki hedefler (elçilikler, askeri üsler), hem de deniz aşırı hedefler ve terör saldırıları. 2011'den beri ise birçok bölgede yerel güçlere ve farklı düşmanlara karşı savaşıyor: Suriye, Yemen, Mali, Libya vs. Buna karşın istihbarat ve finans ağlarına darbeler vurulduğu için 2001'den sonra deniz aşırı saldırılar aksadı. IŞİD örneğin El Kaide'yi bu yolda geçmişti 2014'ten sonra. El Kaide'nin bu değişimi hem pratik olmuş, hem de Suriye için alınan Amerika'ya karşı hamleleri ikinci plana atma (yahut terketme?) kararında olduğu gibi teoriye de girmiştir bilinçli bir şekilde. Buna yol açan da Arap baharı olmuştur.
 

عبد الرحمن

قُل آمَنتُ بِاللهِ ثُمَّ استَقِم
İslam-TR Üyesi
Uyuşturucu üretmek, satmak ve satılmasına aracılık etmenin cezası idamdır.


Ülkeyi kalkındırmak adına, bütün dünyadan gelecek mühendis ve doktorları kabul ediyoruz. Hepsine yüksek maaşlar ödeyeceğiz.

Esnaflar ve tüccarlar korkmadan işlerine devam edebilir.

Afganistan topraklarında türbelere adak adamak ve kabirlere kurban kesmek yasaklanmıştır. Her türlü büyücülük, muskacılık ve falcılık suçtur.

İslam Emirliği, sapkın bacha bazi geleneğini (erkek çocuklarının kaçırılıp dans ettirilmesi ve cinsel tacizi) yasaklamıştır. Bu suçun cezası idamdır.

Kadınların evden yalnız çıkması yasak değil. Hakaret ve iftira olmadığı sürece basın dilediğini yazmakta serbesttir.

Taliban, yeni dönemde Afganistan'da faiz ticaretini yasakladı ve bütün faiz borçları feshesildi.
Bu beyanatın resmi kaynağını biliyormusunuz? 15/08/2021 yayınlarına baktım bulamadım. Genel bir beyan olduğunu zannetmiyorum o yüzden, belki mahallidir veya bir şahsın ifadeleridir. Sözlü söylenmiş olup tespit edememiş de olabilirim. Ama emniyet söz konusu iken bu gibi konulara değinilmesi garip olurdu. Bir de emniyet tehlikede iken kadınlar yalnız başına dışarı çıkabilir denmesi gülünç, ve hiç gerçekçi değil.

TGRT Haber'den çıkmış galiba, ama başka kaynaklarda böyle ifadeler yok. Bu arada -meseleyle alakasız- TGRT haber muhabiri "insanlar Taliban'ın sapkın zihniyetinden kaçıyor" gibi sözler sarfetti bugün.
 
Son düzenleme:

Hutve

Fani dünyada; ayrılıklarda fanidir..
İslam-TR Üyesi
10 günde afganistanı aldılar ve en önemlisi de dünyaya savaşın ahlakını öğrettiler. Tek bir damla kan döktükleri video veya fotoğraf servis etmediler medyaya bu işin en güzel yanıydı bence elbette kansız bir mücadele olmadı ama kalplerin fethi öncelikteydi. Tıpkı sahabe gibi...
Taliban’dan alacağımız çok ders var. Oy ile veya (tağutların izin verdiği kadar) Davet ile yada sonu Cihad ile bitmeyen Medrese eğitimiyle demek ki Şeriat gelmiyormuş. Sabrettiler, sebat ettiler Allahu Teala'da onlara zafer verdi zaten birçok ayette Sabır ve Cihad yan yana zikredilmiştir. Bazıları gibi arkalarında kadınları bırakıp küfür diyarlarına tüymediler. Bacılarımızın namuslarını unutup itilaflı meselelere dalmadılar. Bundan sonra Allahu Teala yardımcıları olsun. Taliban'ın, İslam Emirliğini kurması inş. Küresel Cihadıda olumlu etkileyecek.

İdlib'de bir bacı, küçük bir bakkalın içindeyse çıkmasını beklersin, dar bir sokakta ise geçmesini beklersin, karşı taraftan geliyorsa kaldırımdan inip yolun soluna geçersin. İkindi serinliğinde rahatlıkla arkadaşlarıyla yürüyüş yapabilir ve kimse rahatsız edemez. Gerçekten İzzet ve Şeref İslam'da.
Tabii Şeriat nimetinin değerini bilmek için gölgesinde yaşamak lazım yoksa bir köre renkleri anlatmak gibi birşey. Allahu Teala bize hakkıyla hicret edenlerden eylesin.


Allah'ın yardımı ve zaferi gelip de, insanların bölük bölük Allah'ın dinine girmekte olduklarını gördüğün vakit, Rabbine hamdederek O'nu tesbih et ve O'ndan mağfiret dile. Çünkü O, tevbeleri çok kabul edendir. (Nasr suresi)
 
Son düzenleme:

Şu an bu konuyu görüntüleyenler (Kullanıcı: 0, Ziyaretçi: 1)

Üst Alt