Türkiye’de “şehadet geceleri” düzenleyenler neyi amaclıyor.....

EBUSELAM

Vefa ehline feda kolay olur
İslam-TR Üyesi
Suriye’de çocuklarının gözleri önünde ırzlarına tecavüz edilen kadınlarımızın ve kızlarımızın acısı; insanı delirtecek bir dereceye varmışken, sahte İslamcılar İslamcı Aristokratlar; bu gecelerin düzenlenmesi acaba Suriye’de Nusayri kafirlerinin kadınlarımıza tecavüz ederken, onların attıkları umutsuz, öldürücü ve yürekleri yakan çığlıklarını bastırmak için mi diye insanın aklına gelmiyor değil! Peki, bu katliamlara ve tecavüzlere rağmen, özellikle Sahabeye nefret beslemekle meşhur şahısların şehid ghösterilerek ümmetin gençlerinin beyinlerini yıkanması için gündem yapılmasının sebebi nedir? Ali Şeriati ile Seyyid Kutub’n akidede hangi benzerlikleri var ki, bu ikisini de aynı gece de şehidlerimizden olarak gösterebiliyorsunuz?.
Burada bazı ilim sahibi ağabeylere de seslenmek istiyorum; bir zamanlar Rasulullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) sünnetiyle alay eden bir adamın cenaze namazını kılmak için İstanbul’dan Ankara’ya gelmiştiniz. Aynı hataya işlemeye devam ediyorsunuz. İzzetiniz akidenize dönmekte ve bu akidenin İmamlarının izinde yürümektedir. Sahabeyi tekfir edenlerin kanatları altına sığınmak ve onların sahte “şehadet geceleri”nden ilham ve şöhret devşirmek olmamalı.
Buradan tüm Türkiye İslam gençliğine sesleniyorum..
Kardeşlerim uyanın küfrün Nusayrisi ve ABD’lisi olmaz, küfrün Siyonisti ve mezheplisi olmaz. Bu karartmaya karşı çıkalım ve sesimizi yükseltelim. İran’ın ayetleriyle Irak’ın ayetlerine bey’at etmiş olan ve Suriye’deki cinayetleri ABD ve İsrail bahanesiyle meşrulaştıran münafıkları ifşa edelim ve onların bu ülke gençliğini emperyalizmin adını kullanarak ve bunun üzerinden bizleri aldatmalarına ve yemlemelerine izin vermeyelim.
Bizim, kimsenin şerefinden daha az bir şerefimizi yok. Bizim kimsenin aklından daha cılız ve haşa başkasının ipoteğinde bir haysiyetimiz ve vicadınımız yok.
Bu savaş; İsrail, ABD ve Mehdi’nin “çıktı çıkacağı”nı söyleyenlerin kendi aralarındaki bir savaşı ve çekişmesidir. Ama bütün taraflar, bunun faturasını bizlere ödetmek istiyorlar.
Türkiye’de “şehadet geceleri” düzenleyenlerin, eğer vicdanları ve merhametleri olsaydı: Suriye’de kadınlarımıza Nusayrilerin, Mehdi ordusunun ve Hzibullah’ın yaptıklarını da lanetlerlerdi. Ben Namazımı Ahmed Hanbel gibi kılmayı tercih ediyorum diyen ilim adamlarımıza buradan sesleniyorum; Müslümanları aldatmayı bırakın ve namazınızı Ahmed İbn Hanbel gibi kıldığınız gibi, Dininizi ve akidenizi de onun akidesinin üzerine bina edin ve Onun sahabeye küfreden ve onları; “kafir” ve “mürted” görenlerin dinleri hakkındaki hükme de sahiplenin ve bu oyunlara gelmeyin. Ayıkın uyanın, zalimlerin ve takiyyecilerin yanında yer almayın.
Siz şehadet gecelerinde -tabirimi mazur görün- müzik dinletisi verirken, Hıms’da ümmetin kadınlarının ve kızlarının ırzına geçiliyor ve Muhammed’in dini ayaklar altına alınıyordu. Bu gösterişliliği bırakalım ve Ümmetin gerçekleri görmesine engel olmayalım.
Allah’tan korkun ABD’nin Irakı işgalinde kafirlerle bile gösterilere katıldığınız halde, kadınlarınızın namusunu ayaklar altına alan kafir Nusayrilere karşı güya İslam Ümmetinin “vahdet”inden yana olan ve sizinle “şehadet geceleri” düzenleyenlerle birlikte niçin bunu lanetleyen bir eyleme kalkışmıyorsunuz?
Çünkü işinize gelmez.. Bey’at ettikleri devlet ve sahabenin düşmanı ve bizi nasıbi, vehhabi, kâfir görenlerin ayaklarının dibinde izzet arayanlar mı haysiyetsiz ve emperyalizmin uşakları, yoksa Suriyeli Müslümanlar mı?
Haydi “şehadet geceleri”nizde ırzları kirletilen o bacılarımıza bir göz yaşı dökseydiniz ya? Kerbela yıldönümünde ağlayan hanım kardeşler, size ne oldu. Vicdanınız Ehl-i Sünnetin kadınlarının ırzına geçilirken taş mı kesildi? Yoksa göz pınarlarınız mı kurudu?
Bu kadınlarımızın ırzına tecavüz edilirken ve yüzlercesi birlikte öldürülür ve üzerlerine bezin dökülerek yakılırken, nasıl utanmadan “şehadet geceleri” düzenliyorsunuz? Gerçekten siz de Müslümanların kadınlarına zalimce hakareti yapanlara karşı kalplerinizde zerre kadar bir nefret ve kin oluştu mu? bu sahte şahadet gecelerinizde neye şahidlik ettiniz? İmana, tevhide ve Rasulullah’ın ve ashabının sevgisinin yüceliğine mi, neye?
Ey Allaha ve Rasule iman ettiğini söyledikleri halde, kalplerinde hala nifak yavrulayan zalimler! Bu zulmünüzün adını nasıl koyacağız ve şehirleri tarihten silen bu Nusayri ve Şiî işbirliğinin adını ne koyacağız?
Müslümanlar…!Gelin ABD’yi bahane ederek Nusayrilere zaman kazandıranları ve bizlerin bu zulüm arkasında olanları görmemize engel olanları; Allah’ın laneti, meleklerin ve tüm lanetleyicilerin lanetlemesi gibi lanetleyelim.


mehmeteminakın.com





 

Ebukutub

Aktif Üye
İslam-TR Üyesi
Allah hocadan razı olsun. Yazılarını takip etmeye çalışıyorum. Muhammed - Yusuf ahkimde sever hocayı :)
 
M

mehmet hüseyin tanrıkulu

Guest
Çok güzel değinmiş hoca maşallah ...
 

Şu an bu konuyu görüntüleyenler (Kullanıcı: 0, Ziyaretçi: 1)

Üst Alt