İlmi Konu Yaşanmış, Tövbe Edilmiş Tasavvuf Gerçekleri !

s.muhammed

Yeni Üye
Üye
Esselamu aleykum,

Kardeşler, size gerçekleştirme niyetinde olduğum ve verilerini de toplamaya başladığım bir projemden bahsetmek istiyorum.

Bilirsiniz tasavvufçuların gerçekle alakası olmayan çoğu da müridlerin saçması ve halüsinasyonlarından ibaret uçtu kaçtı hikâyeleri, menkibeleri vardır. Bu menkibeler babadan oğula intikal eden şeyhlik gibi babadan oğula geçer olmuştur.

Birde bu musibetten kurtulup Kur'an ve Sünnet yoluna giren kardeşlerimiz var. Her sofinin olduğu gibi onlarında anlatacağı çok şey olduğu kesin.

İşte şirk batağından sıyrılıp hidayet yoluna tabi olan kardeşlerimizin yaşadığı ibretlik kıssaları topluyorum. Tasavvufçuların uydurdukları gibi yalandan dolandan uzak, birebir yaşanmış hikâyeler.

Mezhebi Ehl-i hikâye ve'l menkibe olanlardan değil, Ehl-i Sunnet ve'l Cemaat olanlardan dinleyeceksiniz tarikat menkibelerini. Bakalım hoşunuza gidecek mi?

İnşallah bu projeyi tamamlarsam kitap olarakta bastırmayı düşünüyorum. Şuan için görüştüğüm, hikayesini dinlediğim kardeşler oldu. Elimde baya malzeme var.

Eğer bastırma gibi bir imkân bulamazsam da e-kitap olarak bu çalışmayı internette yayınlayacağım.

Şimdi size örnek bir menkibe aktarıyorum biiznillah.

Olayı yaşayan Muhammed adlı bir kardeşimiz, bağlı bulunduğu tarikat Nakşibendiyye, Menzil kolu.

"Menzil'e gitmeme bir kaç gün kalmıştı. Bu üçüncü ve son gidişim olacaktı. Başımda bir sıkıntı birde hayırlı bir iş için niyetimiz vardı. Beni menzile gönderecek olan bölgenin sorumlusu beyefendi ile aramız iyiydi. Sıkıntılarımı anlattım O'na güldü ve bunlar da dert mi diyerek geçiştirdi.

Sonra dediki sana öyle bir şey öğreteceğim, bunu yap dert sıkıntı hiç birşey kalmaz.

Nedir? dedim. Heyecanlı bir şekilde anlatacaklarını dinliyordum.

Dedi ki, Gavs hazretleri evinden mescide girdiği zaman takip et, ayakkabılıkların olduğu yere bastonu uzatır koyarlar. Çök bastonun önüne anlat sıkıntını. Gavs'a gitmene gerek yok, Gavsın bastonu dahi yeter sana.

Şok olmuştum, nasıl olurda ben bir tahtaya yalvarıp yakarabilirdim. Hadi evliya Allah'ın velisi deyip türlü türlü açıklama yapıyorlardı ve ikna ediyorlardı. Peki tahtaya yalvarıp yakarmakta neyin nesi? Hubel'e, Lat'a ibadet edenleri, onlardan yardım isteyenleri niçin kınıyoruz öyleyse?

Tüm bu kargaşalarla birlikte menzile gittim, başımıza yolda gelmeyende kalmadı. Sürekli Allah'a dua ediyordum beni doğra yola iletmesi için. Gecikmeli olarak Menzil'e vardık. Şeyh yatsı namazından sonra tövbe vermiş, evine çekilmişti. Dolayısıyla biz tövbe alıp adap yapamadık. Aslında seviniyordum, çünkü içim rahat değildi. Yaşadığım olayların birikintisi bastonla patlamış, kafamın için binbir soru ile dolmuştu.

Sabah olunca şeyhin elini öpme, tövbe alma merasimlerinden sonra, dönüş vaktinden evvel Merkad ziyaretine gitti müridler. Ben kapısına kadar gittim, okuduğum hadisler geldi aklıma. Rasulullah bizi kabirleri mescid edinme hususunda men etmemiş miydi?

Geri döndün usulca. Merkadı ziyaret ettin mi diye soranlara cevap vermedim. Yalan söylemeyemezdim.

Geri döndüm, bir daha gitmemek üzere."



Kardeşler bu hikâye birebir yaşanmıştır.
İnşaallah içeriği anlamışsınızdır. Sizlerden de ricam çevrenizde böyle kimseler varsa, benimle görüştürürseniz veya siz görüşüp bilgi getirirseniz, güvenilir olmak kaydıyla size minnettar olurum.

Çalışmam henüz başlangıç aşamasında, yazılarda imla kuralları eksik olabilir, henüz düzenleme yapılmış değil. Maruz görüle.

Dediğim gibi kendisinden anılarını aldığım kimselerin adil olmasına dikkat ediyorum. Yalansız bir çalışma olacak elhamdulillah. Kendi yaşadığım bir çok olay da yer alacak içinde inşaallah.

Görüşlerinizi bekliyorum.

Bu arada tarikat sınırlaması yok, Rufai, Kadiri, Nakşi hiç farketmez.
 

MuhacirSelman

Yeni Üye
Üye
Benim var bir olayım ama çok uzun sürmedi.. Ramazan ayıydı akrabalarda iftara gitmiştik o zamanlar hiç birşey bilmiyordum dayım menzil tarikatına sohbetlere gider o gün benide çağırdı.. Yatsı namazından sonra girdik içeri bir çay ocağı var birde içeri salon Tövbe almayanı salona sokmuyolar dayım içeri girdi bana sen çay iç gelcem ben dedi.. Tamam dedik içeri girdi meeğer bunlar zikir halkası var onada tövbe almayan giremez.. Neyse dayım çıktı yaklaşık 45 dk sonra bana içeri gir emanet vericekler sana dedi şimdi kendi kendime diyorum daha yeni geldik hemen adam mı vurcaz emanet diyince aklıma silah geldi girdim içeri bu menzilcinin vekiliymiş adam elimi tuttu tövbe alıyor benden söylediklerinin aynısını tekrarlıyorum emanet dedikleri tövbeymiş.. Eve gitceğimde bana yapacaklarımı söyledi ölüm rabıtası yapıcaktım tövbe için.. Oda şöyle aynısın yaptım Allah affetsin : ( Gusül abdesti alıcan iki rekat namaz kılıcan sonra başını öne eğip kendini mezarda hayal edicen daha sonra akrabaların eşin dostun herşeyin mezarının başından gitceğini hayal edicen.. en son menzildeki adamın resmini gösteriyolar bunu yüksek mertebede göricen alnından nur çıkarıp kalibin temizliycek.. Bu kdar son olarak demişlerdiki yeşil ışık görürsen tövben kabul olundu.. Bende safımya bekle bekle ne yeşil var ne kırmızı ne mavi renk görmüyorum.. Gözümü kapadım her yer kararmış başka birşey yok..

Şimdi dayım bana vahhabi diyor..

Elhamdulillah Rabbim beni onlardan kurtardı
 

Muhammed Yusuf

Yeni Üye
Üye
ben ve kardeşim birkaç yıl nurcuların abilerine gittik bu yıllarda kardeşim liselere giriş sınavına hazırlanıyordu ve abilerden yardım alıyordu gidiyordu orda ders çalışıyor kimi zaman gezilere gidiyor bu arada da ılımlı islam aşılanmaya çalışılıyordu kendisine ama hamd olsun aile yapımız buna sıcak bakmıyor dolayısıyla da kardeşim ılımlı islam dan etkilenmiyordu neyse kardeşim sınava hazırlanıyor abilerine gitmeye devam ediyordu önce kardeşimi askeri lise sınavlarına sokmaya ikna ettiler askeri lise sınav parasını onlar ödediler,kondisyon çalışması için istanbula götürmeyi teklif ettiler,kardeşim se harfini biraz peltek söyler onun tedavi edilmesini bile teklif ettiler (sanki aşırı önemli bişey hayatta hiçbir sorun olmamasına rağmen bunu bile düşünüyorlardı ) ve daha bir çok saçma şey yaptırmaya çalıştılar nihayet kardeşim sınava girdi sonuçta bando subaylık ve kara harp okuluna gidebilmeye hak kazandı ailem ve kardeşim kesinlikle askeri liselere ve askerlere sıcak bakmıyor hatta nefret ediyorduk ( elhamdulillah hala da öyle)-ayrıca askeri liselerdeki öğrencilerin İslam la bir alakalarının kalmadığını varsa bile bu alakanın sonraları kesildiğini biliyorduk -asıl olaylar bundan sonra başladı bir gün ansızın kardeşimin nurcu abileri eve geldi hoş sohbet çaydan sonra meseleye girdiler meğer bizi askeri liseler konusunda ikna etmeye gelmişler kendi kafalarınca oranın faziletlerin den bahsediyorlar annemi ve babamı kardeşimi askeri liseye göndermesi için ikna etmeye çalışıyorlardı biz o liseler de namaz kılınamıyor dedik onlar ise orda ima ile namaz kılınabilir hem kılmasa kılmış gibi sevap alacağından !!! bahsettiler bizi ikna edemediler ağlar bir tarzda babama dönüp abi lütfen bakın orası şöyle şöyle noolur gönderin dediler babam topu anneme yolladı belli ki iyice sıkılmıştı :) annesini ikna edin dedi işte burada o büyük laflarını ettiler Ablaya rüyasında PEYGAMBER EFENDİMİZ gelse de oğlunu yolla dese yollar mı peki dediler(peygamber efendimizin bu durumu onayladığını ima ediyorlar) biz çok şaşırdık ben hemen koşup bunu anneme söyledim annem tamam dedi gelsin peygamber efendimiz rüyama bana bunu söylesin olur dedi bende koşup bunu bu abilere ilettim dediğim gibi öyle kaldılar herhalde peygamber efendimizi annemin rüyasına nasıl getireceklerini kara kara düşünmeye başladılar dediklerinin saçmalığına ermiş olamalılar ki öylece kaldılar meseleyi değiştirdiler bu sefer annemin başını açmasını istediler fotoğraf için buna şiddetle karşı çıktık onlar ise bunun ALLAH için fedakarlık olduğunu söylediler !!! en sonunda bizim gözümüzde iyice düşmüş bir değerleri kalmamış deyim yerindeyse kuyruklarını sıkıştırıp evden eli boş bir halde gittiler bu olaylara şahid biri olarak bunu anlatyım dedim inşeallah bir faydası olur ....
 

Bilal.T

Yeni Üye
Üye
hayatımın her zamanına zorunlu olarak şekil verdiler en büyük günahlarımı onların sebebinden kafayı kırarak kendi iradesizliğimden işledim, Allah c.c ye sonsuz şükürler olsun artık onlardan kurtuldum. küçüklüğümden beri içindeyim aradığım birşey vardı bulduğum şey bunların yanlış olduğuydu arıyorum hala peygamber efendimiz s.a.v efendimiz ahlakını sünnetini benimsemiş bir insan bir aile yani bir huzur.ölmek istiyorum yaşamak gerçekten çok zor ama yüzüm olsaydı keşke rabbime karşı ölmeyi iple çekerdim şimdi yaptıklarımın bedellini ödemek affım için islamı gerçek manasıyla yaşamak istiyorum.size memnuniyetle çok hikaye anlatırım ama güvenmiyorum hiç kimseye hiçbir korkum yok sadece hala içindeyim sabrediyorum ailem için onlara doğruyu gösterebilmek için. Allah c.c buradaki arkadaşlardan razı olsun. güzel bilgilerle tazeleniyoruz.
 

Abdulafuv

İyi Bilinen Üye
Üye
Bu tarikat olayları seyh meyh olayları genellikle bizim bu cahil toplumda yani doğu anadolu bölgesinde çok görülüyor...

Bizim köye bir gün seyh dedikleri birisi gelecekmiş. Ben 8-9 yaşlarındayım o vakitte babam da köyün imamıydı ( babam da medrese mezunu sofilik yani öğrenim dönemini anlatırdı bana, evin tek erkek çocuğu olduğum için bana hayatta nelerin döndüğünü nasıl insanların var olduğunu anlatırdı ve geçmişte de başından geçenlerden çok pişmanlık duyardı ve halen de duymakta. Babamın seydası ! falan varmış anlatır ; seydası kendisi kol saati takarmış, kumaş pantolon giyermiş, vs. gibi şeyleri kullanıp sofilerine de sakın ha bu tarz şeyleri kullanmayın size haramdır kullanırsanız küfre düşenlerden olursunuz bu tarz söylemleri ile sofilerini el altında tutma adına çok şeyler yaparlarmış. İşin iman kısmına gelirsek hepinizin malumu seyhlerin, seydaların nasıl cahil insan oldukları belli o kısma girmeye gerek yok).
Benim başımdan geçen bir olayı anlatayım size; köye bilmem hangi köyün çok meşhur bir seyhi ! gelecek diye haftalar öncesinde köyde bir söylenti gezer dururdu ve nihayetinde bizim seyhde gelir. Tabi biz yani köy ahalisi olarak bir hafta öncesinden bunun hakkında olur olmaz şeyler anlatılmış biz de resmen adam uçan bişeydir diye bekliyorduk. Bunu o yaşlarda sadece ben değil olgun ve yaşlı insanlarda aynı merak içinde bekleşiyorlardı hatta bunlar ( köy ahalisi ) ileri bile giderlerdi şeyhin eteğinden ayağından öperlerdi de Allah c.c 'ye şirk koşarlardı da farkında bile olmazlardı !

Benimle ilgili olan kısma gelirsek ve hayatımda hiç unutamayacağım en aşağılık ve en iğrenç olaydır belki de, seyhin bulunduğu eve girebilmek için resmen ezilme riskini göze almak gerekiyor eve girenlerin de derdi sanmayın şeyhi görebilmek içindir ha şeyhi görme fırsatı olursa zaten kutsanmış sayılırlardı o cepte olurdu. Eve girmek isteyenler şeyhin ayakkabısını arar durular niye mi dersiniz çünkü o ayakkabıda seyhin ayakları terlemiştir ve ayakkabıya da nüfuz etmiştir buda şu demek oluyor seyhten bir parça var o ayakkabıda ! ve nihayet bizim bir akraba çok sanslı ! çıkarda seyhin ayakkabısını 2-3 dakikalığına da olsa eline alma fırsatına kavuşur. Sadece bir tekini tabi diğer teki havalarda uçuşmaktadır, çünkü ayakkabı için kavgalar edilmektedir onu eline almak büyük bir şanstır, ve ayakkabıyı her kim aldıysa yanında getirdiği suyu güzelce ayakkabının içine döker ve itina ile suyu ayakkabının içinde dolaştırır, çalkalar ki tüm tılsımı alabilsin çakalama sonun da o kadar yol gelmiş olan seyhin ayakkabısından çamurumsu bir su çıkar ve hiç dökmeden sürahiye tekrar itina ile doldurulur hiç zaman kaybetmeden su evlere getirilir ve fertlerine içirilir. Ben bu manzarayı gördükten sonra o suyu asla içmezdim içiremezlerdi de ama beni annem ablam kardeşlerim hepsi yakalayıp zola içirdiklerinde artık olan olmuştu...

Birde seyhin köye gelme sebebini anlatayım sözde köye gelip köy için dua eder, bir seneliğine tabi bu dua geçerli olurdu ki seneye bir daha gelebilsin. Köyün bolluk ve bereket içinde olmasını sağlardı sözde ve giderken de bu dularına hediye ! olarak neredeyse bir düzüne koyun alırdı ve kim bilir daha nice maddi hediyeler...
O zaman ki çocukluk aklıyla anla(ya)madığım çok şeyi artık çok şükür anlıyorum ve bunlara karşı geliyorum elimden geldiğince...

MuhacirSelman kardeşimin başına gelen olay benim de başıma geldi, artık bana da Vahabii diyorlar ! )
 

HalilTas

Yeni Üye
Üye
Selamunaleykum, bana eski cocukluk arkadasi tavsiye ettti bir arkadasina goturdu , arkadasi bana seyhin neler yaptigini anlatirdi , bir kafir gelmis bir tasin icindeki sarabi seyhe ikram etmis seyhide muritleri yanina cagirip bardaklarini uzatmalarini istemis. seyh tastan ikram ederken birden sut cikmistir ve kafir musluman olmustur.
*Bana tevbe aldirdilir
*8 sekiz sarti yaptirdilar
*seyhlerinin fotograflarini telefonuma gonderip arada bakmami soylediler ne kadar nur yuzlu falan fistan.
bir keresinde halkada zikir yaptim , gozlerini kapatiyosun ve taslar sayiyosun kalbinden eline , bana dedikleri gozunu acarsan atin ustunde biri gelip tokat atabiliyormus . zikr yaparken millet Allah diye kendinden geciyordu. Seyhin bitane fotografinda boynunda sigara paketlerinden kolye, bu nedir diye sordugumda sigara tevbesi dediler.
Ve yine birkeresinde camide namazdan sonra arkadasi boynunu bukmus dizustune cokmus halde gordum bu neyapiyor diye sordugumda seyhi dusunuyor dedi. bana tevbe aldigim gun ruyanda bisey goreblirsin dediler ve o gun siyah imamlik elbisesi giymis kafada imamlarin taktigi ve elinde koca tahtadan tesbih gordum ama yuzunu goremedim, yani cinlerle alakalari olabilir AllahuAllem.

Kardesler benim anlamadigim biz ehli sunnetiz diyorlar ama herseyi herkesten gizliyorlar, guya ''ehli sunneti'' neden gizlerler bunlar? tevbe almadan hic birsey yaptirmiyorlar ne is?
 

Muzzammil

Yeni Üye
Üye
Allahu Akbar ! Allah'ın saptırdığını doğru yola iletecek, doğru yola ilettiğini de saptıracak yoktur.

Hem demokrat olup parti kuran hem de şeyhliği devâm ettiren Haydar Baş'ın aynı anda 4 tane eşi vardır ve ne zaman gözüne kestirdiği güzel bir kadın görse nikâhlamak ister, ama o anda zaten 4 tane olduğu için herkesin ortasında 5.'yi alıyorum da diyemez.Buna çâre olarak da artık beğenmediği eşlerinden birini boşar ve bir murîdine hediye eder.Boşalan yere de o gözüne kestirdiği kadını nikâh edip koyar.

Sarayları aratmayan evi ve sıkı arkadaşlık yaptığı cinleri de bilinmeye değer yanlarıdır.
 

eL_Muhacir

İlimsiz mucahid katil,cihadsız alim belam olur.
Yönetici
Frm. Yöneticisi
Eve girmek isteyenler şeyhin ayakkabısını arar durular niye mi dersiniz çünkü o ayakkabıda seyhin ayakları terlemiştir
yüzü suyu hürmetine dedikleri bu olsa gerek ! sübhanALLAH

yok sakalı hürmetine yok elbisesi hürmetine yok şıhın teri hürmetine bu böyle uzar gider öyle bir hal almış ki artık kendilerince takva diyorlar buna yok ben şeyhin kapısında ki köpek olayım veya eşşeği olayım

gidip bu şıhların boynunu vuralım da ümmet rahat bi nefes alsın
 

MuhacirSelman

Yeni Üye
Üye
Allah azze ve celle o sapıkların arasında olupta tüm samimiyetiyle çalışanlara hidayet versin. HasbinAllah ve Minel Vekil..


Fatiha Suresi :


Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın ismiyle.
2 - Hamd o âlemlerin Rabbi,
3 - O Rahmân ve Rahim,
4 - O, din gününün maliki Allah'ın.
5 - Ancak sana ederiz kulluğu, ibadeti ve ancak senden dileriz yardımı, inayeti. (Ya Rab!).
6 - Hidayet eyle bizi doğru yola,
7 - O kendilerine nimet verdiğin mutlu kimselerin yoluna; o gazaba uğramışların ve o sapmışların yoluna değil.
 

KalbimdekiGözYasi

Üyeliği İptal Edildi
Banned
Allah (C.C.) razi olsun!
bu konuyla ilgili benim de bi sIkIntim var ve kafam cok karisik yüregim harabe aklim basim ise bitik bi halde ..
Allah rizasi icin birileri ilgilensin yardim etsin.. birazdan konuyu paylasacagim soru bölümünde aglamamak icin kendimi zor tutuyorum!!!!
 

ser-a

Yeni Üye
Üye
Nakşilerin süleymanlı kolundan arkadaşlarım var.şimdi fazla görüşmüyoruz.çoğu ehlisünnete uygun ibadet yapar.
"lakin,tarikatın bazı uygulama ve anlayışları içime sinmiyor,bana rabıtaya girmemi bile teklif edenler oluyor,ama bu tür şüphe ve şirke götüren şeylere bulaşmamak gerektiğini söylüyorum.Tabii ki bu tarikatların öğrenci yurdu olarak yurt çapında büyük bir ağının olduğu da unutulmamalı.Allah hepsini doğruların sırrına erdirsin.
 

mevlaya döndüm

Yeni Üye
Üye
tasavvufu sapık ve bidat ehlinden degil gerçek tasavvufçulardan ögrenin.benim gördügüm tasavvuf hayatıda sizin anlattıklarınızın tam tersi ne olacak şimdi.şimdi bende sizi mi söylediginiz bu şeylerden dolayı sapık vb.şeylerle yaftalayım.koskaca tasavvuf tarihine bakın bakalım kimler var bu tasavvuf zincirinde.sizin saygı duydugunuz kitaplarını okudugunuz kaç tane hoca geçmiş tasavvuf yolundan bir araştırın.okuyun bakalım imam rabbani hangi tarikatten yetişmiş.ebubekir sifil hocanın tasavvuf konusunda çok güzel açıklamaları var.aynı zamanda tasavvufi meselelere fıkhı bakış adlı kitabıyla orhan çeker tasavvufla ilgili bazı meseleler hakkında çok güzel deliller getirmiştir.kendisini tasavvuf yolunda gösteren ve babadan ogula şeyhlik geçiren bazı tarikatların yaptıgından dolayı tasavvufu şirk olarak niteleyemezsiniz.
 

Çay-Şakird

Yeni Üye
Üye
tasavvufu sapık ve bidat ehlinden degil gerçek tasavvufçulardan ögrenin.benim gördügüm tasavvuf hayatıda sizin anlattıklarınızın tam tersi ne olacak şimdi.şimdi bende sizi mi söylediginiz bu şeylerden dolayı sapık vb.şeylerle yaftalayım.koskaca tasavvuf tarihine bakın bakalım kimler var bu tasavvuf zincirinde.sizin saygı duydugunuz kitaplarını okudugunuz kaç tane hoca geçmiş tasavvuf yolundan bir araştırın.okuyun bakalım imam rabbani hangi tarikatten yetişmiş.ebubekir sifil hocanın tasavvuf konusunda çok güzel açıklamaları var.aynı zamanda tasavvufi meselelere fıkhı bakış adlı kitabıyla orhan çeker tasavvufla ilgili bazı meseleler hakkında çok güzel deliller getirmiştir.kendisini tasavvuf yolunda gösteren ve babadan ogula şeyhlik geçiren bazı tarikatların yaptıgından dolayı tasavvufu şirk olarak niteleyemezsiniz.
bazı tarikatler değil ki.ilk dönemki tevhid ve sünneti terketmeyen,takvayı zühdü düşünen tasavvufçular dışında tamamında şirk ve bidat tasavvuf dininin akidesi olmuştur.
 

yahya cuheyman

Yeni Üye
Üye
tasavvufu sapık ve bidat ehlinden degil gerçek tasavvufçulardan ögrenin.benim gördügüm tasavvuf hayatıda sizin anlattıklarınızın tam tersi ne olacak şimdi.şimdi bende sizi mi söylediginiz bu şeylerden dolayı sapık vb.şeylerle yaftalayım.koskaca tasavvuf tarihine bakın bakalım kimler var bu tasavvuf zincirinde.sizin saygı duydugunuz kitaplarını okudugunuz kaç tane hoca geçmiş tasavvuf yolundan bir araştırın.okuyun bakalım imam rabbani hangi tarikatten yetişmiş.ebubekir sifil hocanın tasavvuf konusunda çok güzel açıklamaları var.aynı zamanda tasavvufi meselelere fıkhı bakış adlı kitabıyla orhan çeker tasavvufla ilgili bazı meseleler hakkında çok güzel deliller getirmiştir.kendisini tasavvuf yolunda gösteren ve babadan ogula şeyhlik geçiren bazı tarikatların yaptıgından dolayı tasavvufu şirk olarak niteleyemezsiniz.


 

Benzer konular

Üst Alt