Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Sosyal medyada boykotlu denilerek çok sayıda marka paylaşılıyor, olabildiğince dikkat ediyoruz ama bazı ürünlerin muadili olmuyor, bu nedenle boykotlu olduğu iddia edilen ürünü kullanmak haram mıdır?
merhabalar ben üniversite stajımı bir şirkette pasaj gibi biyer diyelim burada israil ürünleride satılıyor veya kartları kullanılıyor çalışmamda bir sıkıntı varmıdır @Abdulmuizz Fida hocam, cevaplayabilir misiniz? Bugün içinde gidip gitmemem belli olacak.
Sorum tam anlaşılmadı Allahu alem. Ben Nike (Yunan tanrısı) veya alfaRomeo (haç işareti bulunan araba markası gibi ürünleri sordum, üzerinde küfrün nişaneleri bulunan ürünlerin giyilmesi, satılmasının hükmü nedir?
Sorum tam anlaşılmadı Allahu alem. Ben Nike (Yunan tanrısı) veya alfaRomeo (haç işareti bulunan araba markası gibi ürünleri sordum, üzerinde küfrün nişaneleri bulunan ürünlerin giyilmesi, satılmasının hükmü nedir?
Her yabancı marka, yabancı isim veya eski pagan kültüründen gelen isim otomatik olarak "küfür nişanı" hükmüne girmez. Asıl mesele, ürünün üzerindeki işaretin gerçekten bir dinî/küfrî sembol olup olmadığı ve o sembolün hâlen bu anlamıyla kullanılıp kullanılmadığıdır.
Ehl-i Sünnet âlimleri; Haç, Hristiyanlığın dinî sembolü olarak kullanılıyorsa, Müslümanın onu üzerinde taşıması, satması ve üretmesi caiz değildir.
Buhârî'de Âişe رضي الله عنها'dan gelen hadiste أَنَّ النَّبِيَّ ﷺ كَانَ لَا يَتْرُكُ فِي بَيْتِهِ شَيْئًا فِيهِ تَصَالِيبُ إِلَّا نَقَضَهُ “Rasulullah ﷺ, evinde üzerinde haçlar bulunan hiçbir şeyi bırakmaz; mutlaka onu giderirdi.” (Buhârî, es-Sahîh, Kitâbu'l-Libâs, Bâbu Nakdi's-Suver 90, 5952; Ebû Dâvûd, Libâs, 13; Ahmed b. Hanbel, Musned, VI/211)
Bu hadisin şerh ve izahında İmâm Kestelânî (İrşâdu's-Sârî) ve İbn Hacer el-Askalânî (Fethu'l-Bârî), şöyle demişlerdir :
Rasûlullah’ın (s.a.v.) elbiselerde veya ev eşyalarında haç figürü gördüğünde, o eşyayı tamamen atmadığını; haç şeklini bozar veya üstünü örterek kullanmaya devam ettiğini belirtmişlerdir.
“Haç yapmak ücret karşılığında olsun veya ücretsiz olsun - caiz değildir. Haç olarak satılması da câiz değildir. Nitekim putların satılması ve yapılması da caiz değildir.” (İbn Teymiyye, Mecmûʿu'l-Fetâvâ, C. 22, Sf: 141)
Muhammed bin Salih el-Useymîn kendisine üzerinde haç bulunan saatler sorulduğunda;
ولا ينبغي للإنسان أن يحمل في يده ما فيه شعار النصارى، فإن هذا فيه من تعظيمهم ما هو ظاهر وفيه أيضا من التشبه بهم
“İnsanın elinde Hristiyanların sembolünü taşıyan bir şeyi bulundurmaması gerekir. Çünkü bunda Onları yüceltme ve Onlara benzeme vardır.”
Daha sonra kendisine; “Fakat bu haç şirkete ait bir logo, yani onu takan kişi Hristiyanlığı kastetmiyor” denildiğinde, bunun hükmü değiştirmediğini söyledikten sonra şöyle buyurmuştur:
فإن ظاهر الحديث الوارد عن النبي ﷺ أنه لا فرق بين أن يوضع الصليب من أجل تعظيمه والإشارة إلى كونه من شعائر النصارى وبين أن يكون لمجرد الدلالة على هذه الشركة أو هذا المصنع
“Rasulullah ﷺ'dan gelen hadisin zahirine göre, haçın Hristiyanların sembolü olduğuna işaret etmek ve onu yüceltmek amacıyla konulmasıyla, yalnızca bir şirketi veya fabrikayı belirtmek amacıyla konulması arasında fark yoktur.” (Mecmûʿu Fetâvâ İbn Useymîn, C. 18, Sf: 114 - 115)
İbn Bâz, Abdullah b. Ğudeyyân, Sâlih el-Fevzân, Abdulazîz Âl-i Şeyh ve Bekr Ebû Zeyd bulunan heyetin fetvasında şöyle ayrım yapıyor;
1- إن كانت هذه الشعارات ترمز إلى ديانات الكفار كالصليب ونحوه، ففي هذه الحالة لا يجوز استيراد هذه الملابس ولا بيعها ولا لبسها “Eğer bu semboller haç ve benzeri şekilde kâfirlerin dinlerini simgeliyorsa, bu durumda bu elbiseleri ithal etmek, satmak ve giymek caiz değildir." 2- إن كانت هذه الشعارات ترمز إلى تعظيم أحد من الكفار... فهي أيضاً حرام “Kâfirlerden bir şahsı yüceltmeyi ifade eden semboller de haramdır.” 3- إذا كانت هذه الشعارات لا ترمز إلى عبادة ولا تعظيم شخص، وإنما هي علامات تجارية مباحة... فلا بأس بها “Eğer semboller herhangi bir ibadeti veya şahsı yüceltmeyi ifade etmiyor, yalnızca caiz bir ticari marka ise bunda sakınca yoktur.” (Fetâvâ el-Lecneti'd-Dâime, 24/24-25, Fetva no: 16585)
Alfa Romeo ve Benzeri Haç sembollu Araç ve Makineleri Satın Almak, Kullanmak?
Ehl-i Sünnet fıkhına göre, üzerinde başka bir dine ait ibadet sembolleri (haç vb.) bulunan ticari ürünlerin, araçların ve eşyaların satımı, kullanımı ve mulkiyeti konusu niyet, kullanım amacı, hürmet/tâzim durumu çerçevesinde değerlendirilmiştir.
Alfa Romeo'nun kendi tarihçesinde logo açıkça Milano şehrinin armasındaki kırmızı haç ile Visconti yılanının birleşiminden meydana geldiği anlatılıyor. Yani logodaki kırmızı haçın tarihî kaynağı gerçekten Milano sembolüdür.
"Alfa Romeo'nun logosu, Hristiyan ibadet haçıdır, dolayısıyla arabayı kullanmak haramdır." denilebilir mi?
Bir Müslüman, üzerinde gerçek bir haç bulunan bir malı, "Ben Hristiyanlığı kastetmiyorum, sadece marka olduğu için kullanıyorum" diyerek kullanabilir mi?
Alfa Romeo logosunda açıkça haç bulunmaktadır ve şirketin kendi resmî tarihçesi de bunu 'Milan'ın haçı' olarak kabul etmektedir. Ancak şirket bu haçı Hristiyan ibadetini temsil etmek için değil, Milano'nun tarihî şehir sembolü olarak kullandığını belirtmektedir.
Fıkhî hüküm bakımından ise, haçın dinî sembol olması sebebiyle onu bilerek üzerinde taşımak/giymek ile haçın tarihî bir şehir armasının parçası olarak istemeden bir üründe bulunması arasında ayrıca değerlendirme yapılmalıdır.
Eşyada Aslolan İbahattır Kaidesi
Dinî bir hüküm olarak bir şeyin haram kılınması için açık bir ayet veya nass gereklidir. Otomobil, binek veya alet gibi nesneler faydalanılması helal olan unsurlardır.
Eşyanın üzerindeki bir amblem veya marka logosu, o aracın asıl fonksiyonunu (ulaşım, taşıma, ticaret) haram kılmaz.
Hanefî ve Şâfiî Mezheblerine;
İçinde veya üzerinde haç/şekil bulunan eşyaların kullanımı değerlendirilirken eşyaya saygı gösterilip gösterilmediğine bakılır. Tapınmak veya dinî bir simgeyi yüceltmek kastı olmaksızın, sırf bir dünya menfaati (ulaşım, ticaret, ayakkabı, halı vb.) için kullanılması akideyi sakatlamaz ve satışı batıl/geçersiz kılmaz.
Hanbelî Mezhebi; Haç sembolü barındıran eşyaların alım-satımında ve kullanımında daha titiz (sakıncalı/mekruh) davranılmasını tavsiye etmekle birlikte, kişinin kalben imandan sapmadığı sürece bu tür eylemlerle kafir olmayacağını vurgular.
Ehl-i Sünnet âlimleri; bir eylemin küfür sayılabilmesi için şu şartı ararlar;
İstihlâl (harama helal demek) ve İtikad: Bir kimse haç sembolünü dini bir tazim (kutsama) amacıyla taşır veya ona taparsa küfre girer.
Ancak bir Müslüman Alfa Romeo marka aracı haçına hürmet etmek için değil, araba olarak kalitesi, motoru veya ticari değeri için aldığında bu durum fıkhen küfür teşkil etmez.
Takva ve efdal olan yaklaşım ise, imkân varsa araç üzerindeki amblemin Haç kısmını kapatmak veya değiştirmektir.
Peki ya Ticâreti?
Bir şeyin kullanılmasının sakıncalı/haram olması, onun mülkiyet ve alım-satım akdini (ticaretini) otomatik olarak batıl (geçersiz) kılmaz.
Otomobil, elbise gibi doğrudan insan bedenine giyilmeyen, ana amacı ulaşım ve ticari fayda olan büyük bir maldır.
Bir Müslüman Alfa Romeo marka bir aracı aldığında, onu "üzerinde haç taşıyıp gezmek" kastıyla değil, araba (binek) olarak kullanmak veya ticaretini yapıp kâr etmek amacıyla alır.
Arabanın kendisini satın almak ile haç sembolünü satın almak arasında ayrıntı vardır; Arabanın tamamı haç değildir; haç sadece üzerindeki logodur. Bu sebeble 'arabayı kullanan kişi kâfir olur' gibi bir sonuç asla çıkarılamaz. Burada konuştuğumuz şey haramlık/câizlik meselesidir, küfür hükmü değil.
Bu sebeble alım-satım akdi fıkhen geçerlidir, kazanılan para helaldir. Ancak arabayı alan kişinin amblemdeki haç şeklini kapatması, örtmesi veya dikey/yatay çizgisini bozması yukarıdaki fetvalar gereği en doğru olan harekettir.
Şeyh İbn Useymîn ve Selef/Muctehid ulemanın delilleri birleştirildiğinde çıkan net sonuç şudur: Alıp Satmak ve Kullanmak Dinden Çıkarmaz:
Niyet Hristiyanlığı yüceltmek olmadığı sürece kişiyi küfre sokmaz.
Kullanırken Değiştirmek/Bozmak Gerekir:
Eğer böyle bir araç alındıysa veya kullanılıyorsa, Şeyh İbn Useymîn'in de belirttiği gibi ve Hadis-i Şerif'in gereğince araç önündeki/direksiyondaki amblemde yer alan haç kısmının üzerini küçük bir etiketle kapatmak, rengini değiştirmek veya bozmak sünnete uygun ve vâcib/gerekli olan tutumdur.
Boykot ve Tercih:
Alternatifi varken, üzerinde bu tür belirgin Dini/şirk semboller barındıran markaları öncelikli olarak tercih etmemek ve boykot bilinciyle yaklaşmak takvaya en uygun olandır.
Eşyanın Aslı açısından baktığımızda; Otomobil; ulaşım, taşıma ve ticari fayda sağlayan helal bir maldır. Üzerindeki küçük bir marka amblemi, otomobilin asıl niteliğini değiştirmez. Akdin Sahihliği açısından bakacak olursak; Üzerindeki haç sembolü kapatılmasa veya örtülmese dahi, bu durum alım-satım akdini bozmaz (bâtıl kılmaz). Bu ticaret üzerinden elde edilen kâr ve kazanç fıkhen helaldir.
Sembolü örtmeden veya değiştirmeden kullanmak, küfür değildir, ancak kerahetten (tahrimen veya tenzihen mekruh olmaktan) hâlî değildir. Bir fiilin küfür sayılması için kalben batıl dini benimsemek veya o sembole saygı/tazim göstermek şarttır. Müslüman bir kimse bu aracı Hristiyanlık sembolüne saygı duymak için değil; kalitesi, motoru veya ticari değeri için kullandığından dinden çıkmaz.
Haç sembolünü tahrif etmeden veya örtmeden taşımak/kullanmak, gayrimüslimlerin dinî şiarını (sembolünü) izhar etme (açıktan gösterme) görüntüsü verdiği için fıkhen mekruh görülmüştür.
Şeyh İbn Useymîn ve diğer muasır ulemaya göre; bile bile haçlı bir ürünü sembolünü bozmadan kullanmak,
peygamberî sünnete ve nehy-i anil munker (kötülüğü düzeltme) ilkesine aykırı hareket etmek demektir.
Yunan Mitolojisinde Zafer Tanrıçası olan Nike isimli (marka) ayakkabı almak, giymek ticaret de normal durumlarda aynı kategori ve minvalde değerlendirilir.
Burada şöyle bir ayrım söz konusu belden yukarısı tazim sayılır belden aşağı olursa tazim sayılmaz bundan dolayı Nike marka t-shirt şapka vs küfürdür ancak bel altında ise küfür değil haramdır deniliyor buna nasıl cevap verirsiniz? Cezakallahu hayra
Burada şöyle bir ayrım söz konusu belden yukarısı tazim sayılır belden aşağı olursa tazim sayılmaz bundan dolayı Nike marka t-shirt şapka vs küfürdür ancak bel altında ise küfür değil haramdır deniliyor buna nasıl cevap verirsiniz? Cezakallahu hayra
Ehl-i sunnet akidesine göre küfür için ölçü/kâide; küfür olan bir inancı kalben benimsemedikçe, o dinin ibadetine/sembolüne tazim (kutsama) kastı taşımadıkça veya dini alay konusu etmedikçe sadece bir elbiseyi veya markayı giydiği için dinden çıkmaz (kâfir olmaz). Ehl-i Sünnet fıkhında ve akidesinde "belden yukarısı küfürdür, belden aşağısı haramdır" şeklinde keskin ve toptancı bir kural bulunmamaktadır. Kısaca Küfür; giyim hizası ile değil, "Niyet ve Kalb" ile sabit olur!
Bel üstü / Bel altı ayrımının hakikati ise; bel üstü ve bel altı ayrımı (özellikle Hanefî ve Şâfiî kaynaklarında) küfür / haram ayrımı için değil; mekruh ile mubah durumları ayırmak için tartışılmıştır. Paspas, Halı ve Ayakkabı (Bel Altı / Basılan Yerler): Üzerinde haç veya hürmete layık olmayan semboller bulunan bir kilim, halı veya ayakkabı yere serilip üzerine basıldığı için burada sembole bir tâzim (saygı) değil, izlal (aşağılama / ayak altına alma) vardır. Bu sebeble ulema bunda bir sakınca görmemiştir. Giyilen Elbise, Şapka ve Tişört (Bel Üstü): Bedenin üst kısmına giyilen elbiseler görünür olduğu ve dışarıya karşı o sembolü taşıma / gösterme hissi verdiği için, Rasûlullah’ın (s.a.v.) "üzerinde haç olan şeyi bozması" sünnetine binaen nehyedilmiş (mekruh / sakıncalı) görülmüştür.
Fıkhtaki bu ayrım, "biri dinden çıkarır, biri haramdır" demek için değil; "biri (utanmadan) gösterilip taşındığı için sakıncalıdır/mekruhtur, diğeri ayak altında kaldığı için sakıncasızdır" demek içindir.
Tüm bu izahattan sonra sualiniz ışığında tekrar konuya değinecek olursak;
'Nike tişört veya şapka giymek küfürdür' iddiası bâtıldır ve Ehl-i Sünnet usulüne aykırıdır. Müslüman bir kimse mitolojiye tapmak kastıyla giymediği sürece dinden çıkmaz.
Bel üstü ve bel altı ayrımı küfür ile haram arasında bir sınır değil, fıkıhta sembolün taşınması/gösterilmesi (sakıncalı) ile ayak altına alınması/aşağılanması (sakıncasız) arasındaki farktır. Müslümana yakışan; üzerinde açıkça haç, bâtıl din sembolü veya mitolojik put isimleri barındıran kıyafetleri özellikle tercih etmemek, imkân varsa amblemini kapatmak veya başka markalara yönelmektir. Ancak bu durum fıkhi bir edeb ve takva konusudur; küfür işleniyor dolayısıyla failleri de tekfir etmeye gerekçesi olamaz!