kâtib
Tepkime Puanı
2,105

Profil mesajları Son aktivite Gönderiler Hakkında

  • Takva Sahiplerinin Özellikleri​

    1-Aleyhlerine şahitlik edilmeden önce hakkı itiraf ederek hakkı bilirler ve O'nu yerine getirirler.

    Bâtılı da inkâr ederek ondan uzaklaşırlar. Kendisine herhangi gizli bir şeyin kalmayacaği Celîl olan Rab'den korkarlar.

    2-ALLAH'ın Kitabı'yla amel ederler; O'nun haram saydığını haram, helâl saydığını da helâl sayarlar.

    3-Kendilerine vermeyenlere verirler, kendilerine haksızlık yapanlara karşı affedici olurlar.
    kâtib
    kâtib
    4-Kendilerinden hayır beklenilip, şerlerinden yana da emin olunan kimselerdendir.

    5-Gıybet etmezler, yalan söylemezler, münafıklık yapmazlar, koğuculuk yapmazlar ve hasedde bulunmazlar.

    6-Gösteriş yapmazlar, fâiz yemezler, iftira atmazlar.

    [İşte Salihler Böyleydi]
    "Din kardeşine gizlice öğüt veren kimse, gerçekten nasihat etmiş ve onu süsleyip sevindirmiş olur. Fakat alenî ve herkesin gözü önünde ona öğüt veren kimse, din kardeşini son derece küçültür ve ihanet eder."

    İmam Şafii (Rahmetullahi Aleyh)
    "Hayatta her damla ter ve aldığımız her nefes, ALLAH rızası için alınmadığı takdirde, Kıyamet Günü'nde pişmanlık ve kedere yol açacaktır."

    İbn Kayyım (Rahmetullahi Aleyh)
    "Haçlı Siyonist Emperyalist İşgalci kâfir düşman, Topraklarımızın bağrına ayak basmış ve süngüsünü sinemize dayamıştır. (Onlar püskürtülüp gerisin geri gönderilmediği müddetçe) bütün Ümmet günahkâr olarak kalacak ve ALLAH'ın huzurunda bundan sorumlu tutulacaktır.

    Bizler öyle bir Farz-ı ayn karşısındayız ki, bu farz, âlimlerimizin de bu konuda icma olduğunu naklettikleri gibi, ALLAH'ı Birlemek olan Tevhid'den hemen sonra gelir.

    Düşmanın bizlere öz diyarımızda saldırması ve topraklarımıza ayak basmış olması ise bu farzı ziyadesiyle pekiştirmektedir."

    -Şehid Şeyh Ebu Musab es Suri (Rahmetullahi Aleyh)
    "Kim dünyadan uzak durursa onun sahibi, kim de onu isterse onun kulu olur. Dileyen orada kral olarak yaşasın, dileyen de orada kul olarak yaşasın."

    -Sufyan es Sevri (Rahmetullahi Aleyh)
    Abdullah b. Amr رضي الله عنه’dan:

    Resûlullah ﷺ'in yanındaydık. Güneş
    doğunca Resûlullah ﷺ şöyle buyurdu:

    “ALLAH Teâlâ kıyamet gününde bir
    topluluk getirecek. Bunların nuru güneşin nuru gibidir.
    ”

    Ebû Bekir رضي الله عنه sordu:

    “Bizler onlar mıyız yâ Resûlallah?”

    Resûlullah ﷺ şöyle buyurdu:

    “Hayır. Sizin için pek çok hayır var, ancak onlar yeryüzünün çeşitli bölgelerinden haşrolunacak olan, (yerlerini yurtlarını bırakıp) hicret etmiş fakirlerdir.”
    kâtib
    kâtib
    Resûlullah ﷺ daha sonra,

    “Gariplere ne mutlu, gariplere ne
    mutlu!
    ” diye buyurdu.

    “Garipler kimlerdir?” diye sual edilince şöyle buyurdu:

    “Güzel hâlde bulunan insanlardır. Bunlar pek çok insan içinde sayıca az kimselerdir. Sayıları bazı toplumlarda diğerlerine göre fazla olur.”

    [Beyhaki/Zühd kitabından]

    [Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, 2/177, 222; İbnü’l-Mübârek, Zühd, s. 267; Heysemî, Mecmau’z- Zevâid]
    Şeyhu'l-İslam İbn Teymiyye (rahimehullah) şöyle demiştir: "Doğu'da bir kadın esir alınırsa, Mağrib halkı onun esaretini çözmelidir." Yani doğusu batısı tüm herkes, küfür milletinin düşmanlarının eline düşen bir esiri kurtarmak için harekete geçmelidir.

    Devamla Şeyhu'l-İslam şöyle demiştir: "Tutsakları çıkarmak en büyük vazifelerdendir. Vakfın parasını ve diğer şeyleri buna harcamak da en büyük ibadetlerden biridir."
    kâtib
    kâtib
    Üzgünüm ey halkım! Onlar eğleniyorlar.

    Sanki saldırgan güçleri yenmişler gibi...

    El İz bin Abdusselam (rahimehullah) şöyle demiştir: "Müslüman esirleri kâfirlerin elinden kurtarmak, en faziletli ibadetlerdendir ve bazı âlimler şöyle dediler: Bir Müslümanı yakalarlarsa, biz onu kurtarıncaya veya onları yok edinceye kadar onlarla savaşmaya devam etmeliyiz, öyleyse çok sayıda Müslümanı esir ettilerse ne dersiniz!?"

    Öyle ki hapishaneler Müslüman kadınlarla dolu!!

    ALLAH'ın karşısına çıkıp, bunlardan hesap vermek için hazır olun!
    (t.me/s/smuhafizlari)
    Bir kapı kapanınca bir başka kapı açılır. Evet, zor işler an gelir kolaylaşır. Sıkıntıdan sonra gelir ferahlık. Dar yolların içinde genişlikler saklıdır. Sakin ol, faydası yoktur gamın."

    -İmam Şafii (Rahmetullahi Aleyh)
    •"Sıkıntısı olmayanın sevinci yoktur. Sabrı olmayanın lezzeti yoktur. Yorgunluğu olmayanın rahatı yoktur."

    -İbn Kayyım (Rahmetullahi Aleyh)
    ------
    •"Eğer Rabbine karşı sevginde samimiysen, sana sevdiğini hatırlatmayan herkesin varlığından rahatsız olursun."

    -İbn Kayyım (Rahmetullahi Aleyh)
    "Hiçkimse kendisi için gizlenen müjde ve mutluluğu bilemez" [Secde-17]
    "لا تعبدوا الله ليعطي بل اعبدوه ليرضى فان رضى ادهشكم بعطائه"

    ALLAH'a, size vermesi için ibadet etmeyin; razı olması için ibadet edin. Eğer razı olursa, verdikleriyle sizi hayrete düşürür.
    "Kim bu dünyadan zevk alırsa, kalbinden ahiret korkusu kalkar."

    -Sufyan es-Sevri (Rahmetullahi Aleyh)
    "Ölümden sonra göreceklerimizi bilseydiniz, ne iştahla yemek yerdiniz, ne iştahla bir şey içerdiniz ve ne de dinlenebileceğiniz bir eve girerdiniz. Mutlaka kalabalık yerlere çıkar, göğüslerinizi döverek halinize ağlardınız. Keşke ALLAH beni, kesilen, sonra da meyvesi yenen bir ağaç olarak yaratsaydı."

    -Ebu Derda (rahmetullahi aleyh)
    "Yalnız saatlerde ağla ki Rab'bin seni görsün ve sana rahmetini göstersin ki galip gelenlerden olasın."

    -Hasan el-Basri (رحمه الله)
    "Bu din, güller ve çiçeklerle, ipeklerle, kalemler ve mürekkeplerle veya yapraklar ve defterlerle ulaşmış değildir. Aksine, yeryüzünde sadece ALLAH'a ibadet edilinceye kadar kırılmış dişlerle, kanlı cesetlerle, kızgın kayalarla dağlanmış bedenlerle, yok olmuş canlarla, parçalanmış bedenlerle ve akan kanlarla bize ulaşmıştır. Bu kurbanları ALLAH Teâlâ Cennet karşılığında satın almıştır."

    -Molla Ömer (Rahmetullahi Aleyh)
    Meymun b. Siyah der ki:

    "ALLAH kuluna hayır dilediği zaman ona kendi zikrini sevdirir."

    [Hilyet'ul Evliya]
    (Alıntı)
    Hassân (رحمه الله) der ki:

    “Hiçbir ümmet yoktur ki musibet onlara mutlaka kadınları sebebiyle gelmiş olmasın.”

    [Hilyet'ul Evliya]
    (Alıntı)
    "Eğer dikkat etmezseniz medya, mazlumlardan nefret etmenize, ve zalimleri sevmenize sebep olur."

    -El-Hacc Mâlik eş-Şahbâz/Malcolm X (Rahmetullahi Aleyh)
    Hasan el-Basri ALLAH'u Teâla'nın: "Onlar ki yürürken tevazu ile yürürler" ayetini okuyup şöyle dedi:

    "Mü'minler alçak gönüllü kimselerdir. Vallahi onların işitmeleri, görmeleri ve azaları öyle bir boyun eğmiştir ki onları gören cahiller kendilerini hasta zanneder. Ama vallahi onlar hasta değildir. Şüphesiz ki onlar en sıhhatli kalplerin sahipleridir, ancak onların kalplerine başka hiç kimsenin kalbine girmeyen ALLAH korkusu girmiştir. Ahiret marifeti onları dünyadan uzaklaştırmıştır.
    kâtib
    kâtib
    Onlar şöyle derler: 'Bizden hüznü gideren ALLAH'a hamdolsun.' Vallahi insanları hüzünlendiren şeyler onları hüzünlendirmez. Kendisiyle cenneti talep ettikleri şeyler nefislerinde büyümemiştir. Cehennem korkusu onları ağlatmıştır. Her kim ALLAH ile teselli bulmazsa dünya hasretleriyle nefsi parçalanır. Her kim yeme ve içme dışında ALLAH'ın kendi üzerinde bir nimeti olduğunu görmezse, onun ilmi az ve azabı da yanı başında demektir."

    (Alıntı)
    Rasûlullah ﷺ bir adama dedi ki:

    “Muhakkak sen bir şeyi ALLAH korkusu sebebiyle bırakırsan, ALLAH sana ondan daha hayırlısını verir.”

    [İmam Ahmed, Müsned 5/79]
    (Alıntı)
  • Yükleniyor…
  • Yükleniyor…
  • Yükleniyor…
Geri
Üst Ana Sayfa Alt