Anket Davetcinin Hataları, Yaşadıklarınız, Tavsiyeleriniz

metin öztürk

Yeni Üye
Üye
esselamun aleykum akhiler
bizzat kendi hatalarımızı buraya yazsak yanlızca biz değil başkalarıda bu hatalardan ders çıkarsa
bir musibet bin nasihate galip gelse faydalı olur kanısındayım

bir insanı kandırıldığına ikna etmek o insanı kandırmakdan zordur

zamanında bir muhabbet esnasında menzil tarikatını öven birkaç cümle kurdum. karşımdaki kişide menzilin çok sıkıntılı durumları var dedi
hayatımda birçok şeyi değiştiren çümle bu ''çok sıkıntılı durumları var'' bu cümleyi duyduğumda ilk iş araştırmaya başladım.
araştırmalarımdan ilk çıkardığım sonuç ''menzil veya diğer tasavvuf mensupları sapıkdır''
birilerinin sapık olduğunu öğrendim fakat kendime sormadığım soru şuydu ''onlar sapıkda sen nesin''
düşünün çübbeli sapık cemaati sapık ve bu insanlar namaz kılıyor
ben ise dinin direği olarak bildiğim namazı bile kılmıyorum
onlar sapıkda sen nesin..
bu haldeki biri kimi nereye davet edebilirki
yıllarca şirki bize islam diye anlatdığını düşündüğümden en büyük nefretimi menzil tarikatına ayırdım
nefretim bol fakat noksanlarım daha bol
ilim yok fakat sorsan çok şey biliyorum ve cin olmadan adam çarpmaya karar verdim
ilk hedefde abim
işimizden dolayı hergün ortalama 3 saat araba kullanıyor ve resmen köşeye sıkıştırmış ğırtlağını sıkmadığım kaldı
arabayı bırakıp kaçamıyorda :) adamın yıllarca rabıta yaptığı şeyhine demediğim söz kalmıyor, ne sabır varmışki bizim sofi ağzımın içine bir yumruk atmamış
kendi kendime soruyorum ben ''çok sıkıntılı durumları var'' cümlesiyle ikna oldumda neden abim ikna olmuyor
Allaha hamd olsun kısa zaman sonra bana namazı nasip etdi
devamında birkaç ay her bulduğumu okudum ,çevremdeki insanlara birşeyler anlatmaya çalıştım
okudukca tekfir listesi kabarmaya başladı
direk tekfir etmesemde birilerinin kafir olduğunu düşünüyordum
özelliklede tasavvuf ehlinin öndeki isimlerinin cehalet özrü olamıyacağından hepsinin kafir olduğunda şüphem yoktu
ve bir dernek bulup derslerine katılmaya başladım. dernekdeki insanlar olsun, genel görüşleri olsun beni fazlasıyla cezbetdi
derslerin ve insanlarla muhabbetin bana faydalı geldiğini düşünüyordum fakat dersde bir gariplik vardı
tasavvuf ehlini veya islamdan uzak yaşayanların eleştirilmesini beklerken hocalarımız sürekli bizi eleştiriyordu
hoca ders verdiği kitapdan birşeyler okuyor ve arada imam gazali diyordu
herhalde tasavvufcu gazali değildir.
herkesin tasavvufa karşı olduğu bir dernekde imam gazalinin kitabından ders verilme ihtimali nedir? elbette sıfır.
düşünüki çevrem hep tasavvufcu dolu ve onların alimlerine atıp tutmuşum. tasavvufcuları hep sapık olarak gördüğümü söylemişim.
devamında gittiğim derneğide aynı kişilere ballandıra ballandıra anlatmışım.
sordum soruşturdum ve o ders gördüğüm kitabın sahibi bildiğimiz imam gazaliymiş :)
tükürmek kolayda tükürdüğünü yalamak nefse ağır geliyor
birde para verip gazalinin kitabınıda aldım
bende jeton düşmeye başladı ve facedeki eski paylaşımlarıma göz atdım
kuran ve sahih sünnetler bize yeter diyerek kuttubi sitde dışında kaynaklara itibar etmeyi kerih görüp bir defasında DARİMİ ye bile laf atmışım
iyi halt etmişsin diyen varsa kendisine teşekkür etdiğimi bilsin :)
ilim 3 aşamadır der hocamız
1. aşamada bir kaç kitap okursun ve herşeyi bilirsin kibrin artar
2. aşamada o kibir tevazuya dönüşür
3. aşamada hiçbirşey bilmediğini anlarsın
kendime bakıyorumda herşeyi bilmesemde epey birşeyler biliyorum. demekki 3. aşamaya çok var :)
bugün durum nedir derseniz çevremde şeyhlerine hakaret etmemden dolayı bana mesafe koyan birçok tasavvufcu var
bu insanlara laf anlatma şansım yok gibi
tasavvuf liderlerine sırf akrabalarımı cehenneme götürüyor diyerek düşmandım. artık sofilerin kandırıldığını düşünmüyorum.
kim neyi hakediyorsa Allah azze ve celle haketdiğini karşısına çıkarıyor.
akrabamda olsa Allah için sevmediğimi başka birşey içinde sevmiyorum
hidayetine bir nebzede olsa vesile olduğum insanlar varsa ,kalplerin Allahın elinde olduğunu kavrayıp O'nun dilemesinden başka hiçbir sebebin hiçkimseyi hidayete erdiremiyeceğini anladığım günden sonra olmuştur.
bir davetci olacak insana tavsiyem sabah namazını evde kıldığınız gün ,hiçkimseyi öğlen namazına camiye çağırmayın.
asıl davetci olan kelimeleriniz değil sizin hal ve hareketlerinizdir güzel örnek olun
ilim öğrenmenin iki yolu vardır.
1: bir alime gider yanından ayrılmazsınız.
2. bir bilene sorarsınız.
çok kitap okuyarak alim olunmaz
ilimsiz edep boş iştir, edepsiz ilim ise insanı helaka götürür.
bir insanın hidayeti için kendisiyle saatlerce yüksek ses tonuyla konuşupda, bir namazın peşinden o kişinin hidayeti için kalpler elinde olan Allaha 5 dk dua etmiyorsanız kendi samimiyetinizi sorgulayın.
gecenin son namazı vitri evde kılıp namazdan sonra kendinize dönüp ben bugün ne yaptım diye sorun,
hatalarınızı ve pişmanlıklarınızı küçük görmeyin
insanları sıkmayın
bir bilene götürün
mahcup etmeyin
insanların yıllarca şeyhim dediği kişileri eleştirmek yerine bildiğiniz doğruları anlatın, bırakın iki doğrudan birini kendisi tercih etsin
insanlara cehennemden önce cenneti anlatın
az konuşup çok dinleyin
sesinizi yükseltmeyin
insanları hidayetden alıkoyan en önemli nedenlerinden biri ''millet ne der'' vesvesesidir. insanlara zaman tanıyın
insanlara ''neden namaz kılmıyorsun'' yerine ''ezan okunucak ben camiye geçiyorum '' derseniz tekrar konuşma şansınız olur
her bildiğinizi değil, sadece faydalı şeyleri söyleyin
her hastaya aynı ilacı yazmayın
insanları çağırdığınız yer/hal herneyse ona imrendirin
asla unutmayınki siz günahkar bir insansınız.
 

metin öztürk

Yeni Üye
Üye

İSTİŞHAD

الله لا ينسى أحداً ، هذا أمر كاف ليطمئن قلبك
Yönetici
Admin
Allah sana ve bize merhamet etsin abi..
o heyecanlı zamanlarımızda az çok hepimiz aynı hataları yaptık.. özellikle aileye anlatma konusunda..
gördüğüm kadarıyla sitede de bizim yaptığımız hataları yapmaya müsait genç kardeşlerimiz var..
inşallah bu söylediklerin onlar için güzel bir nasihat olur...
 

Alketa

Kim var imiş biz burada yoğ iken.
Üye
esselamun aleykum akhiler
bizzat kendi hatalarımızı buraya yazsak yanlızca biz değil başkalarıda bu hatalardan ders çıkarsa
bir musibet bin nasihate galip gelse faydalı olur kanısındayım

bir insanı kandırıldığına ikna etmek o insanı kandırmakdan zordur

zamanında bir muhabbet esnasında menzil tarikatını öven birkaç cümle kurdum. karşımdaki kişide menzilin çok sıkıntılı durumları var dedi
hayatımda birçok şeyi değiştiren çümle bu ''çok sıkıntılı durumları var'' bu cümleyi duyduğumda ilk iş araştırmaya başladım.
araştırmalarımdan ilk çıkardığım sonuç ''menzil veya diğer tasavvuf mensupları sapıkdır''
birilerinin sapık olduğunu öğrendim fakat kendime sormadığım soru şuydu ''onlar sapıkda sen nesin''
düşünün çübbeli sapık cemaati sapık ve bu insanlar namaz kılıyor
ben ise dinin direği olarak bildiğim namazı bile kılmıyorum
onlar sapıkda sen nesin..
bu haldeki biri kimi nereye davet edebilirki
yıllarca şirki bize islam diye anlatdığını düşündüğümden en büyük nefretimi menzil tarikatına ayırdım
nefretim bol fakat noksanlarım daha bol
ilim yok fakat sorsan çok şey biliyorum ve cin olmadan adam çarpmaya karar verdim
ilk hedefde abim
işimizden dolayı hergün ortalama 3 saat araba kullanıyor ve resmen köşeye sıkıştırmış ğırtlağını sıkmadığım kaldı
arabayı bırakıp kaçamıyorda :) adamın yıllarca rabıta yaptığı şeyhine demediğim söz kalmıyor, ne sabır varmışki bizim sofi ağzımın içine bir yumruk atmamış
kendi kendime soruyorum ben ''çok sıkıntılı durumları var'' cümlesiyle ikna oldumda neden abim ikna olmuyor
Allaha hamd olsun kısa zaman sonra bana namazı nasip etdi
devamında birkaç ay her bulduğumu okudum ,çevremdeki insanlara birşeyler anlatmaya çalıştım
okudukca tekfir listesi kabarmaya başladı
direk tekfir etmesemde birilerinin kafir olduğunu düşünüyordum
özelliklede tasavvuf ehlinin öndeki isimlerinin cehalet özrü olamıyacağından hepsinin kafir olduğunda şüphem yoktu
ve bir dernek bulup derslerine katılmaya başladım. dernekdeki insanlar olsun, genel görüşleri olsun beni fazlasıyla cezbetdi
derslerin ve insanlarla muhabbetin bana faydalı geldiğini düşünüyordum fakat dersde bir gariplik vardı
tasavvuf ehlini veya islamdan uzak yaşayanların eleştirilmesini beklerken hocalarımız sürekli bizi eleştiriyordu
hoca ders verdiği kitapdan birşeyler okuyor ve arada imam gazali diyordu
herhalde tasavvufcu gazali değildir.
herkesin tasavvufa karşı olduğu bir dernekde imam gazalinin kitabından ders verilme ihtimali nedir? elbette sıfır.
düşünüki çevrem hep tasavvufcu dolu ve onların alimlerine atıp tutmuşum. tasavvufcuları hep sapık olarak gördüğümü söylemişim.
devamında gittiğim derneğide aynı kişilere ballandıra ballandıra anlatmışım.
sordum soruşturdum ve o ders gördüğüm kitabın sahibi bildiğimiz imam gazaliymiş :)
tükürmek kolayda tükürdüğünü yalamak nefse ağır geliyor
birde para verip gazalinin kitabınıda aldım
bende jeton düşmeye başladı ve facedeki eski paylaşımlarıma göz atdım
kuran ve sahih sünnetler bize yeter diyerek kuttubi sitde dışında kaynaklara itibar etmeyi kerih görüp bir defasında DARİMİ ye bile laf atmışım
iyi halt etmişsin diyen varsa kendisine teşekkür etdiğimi bilsin :)
ilim 3 aşamadır der hocamız
1. aşamada bir kaç kitap okursun ve herşeyi bilirsin kibrin artar
2. aşamada o kibir tevazuya dönüşür
3. aşamada hiçbirşey bilmediğini anlarsın
kendime bakıyorumda herşeyi bilmesemde epey birşeyler biliyorum. demekki 3. aşamaya çok var :)
bugün durum nedir derseniz çevremde şeyhlerine hakaret etmemden dolayı bana mesafe koyan birçok tasavvufcu var
bu insanlara laf anlatma şansım yok gibi
tasavvuf liderlerine sırf akrabalarımı cehenneme götürüyor diyerek düşmandım. artık sofilerin kandırıldığını düşünmüyorum.
kim neyi hakediyorsa Allah azze ve celle haketdiğini karşısına çıkarıyor.
akrabamda olsa Allah için sevmediğimi başka birşey içinde sevmiyorum
hidayetine bir nebzede olsa vesile olduğum insanlar varsa ,kalplerin Allahın elinde olduğunu kavrayıp O'nun dilemesinden başka hiçbir sebebin hiçkimseyi hidayete erdiremiyeceğini anladığım günden sonra olmuştur.
bir davetci olacak insana tavsiyem sabah namazını evde kıldığınız gün ,hiçkimseyi öğlen namazına camiye çağırmayın.
asıl davetci olan kelimeleriniz değil sizin hal ve hareketlerinizdir güzel örnek olun
ilim öğrenmenin iki yolu vardır.
1: bir alime gider yanından ayrılmazsınız.
2. bir bilene sorarsınız.
çok kitap okuyarak alim olunmaz
ilimsiz edep boş iştir, edepsiz ilim ise insanı helaka götürür.
bir insanın hidayeti için kendisiyle saatlerce yüksek ses tonuyla konuşupda, bir namazın peşinden o kişinin hidayeti için kalpler elinde olan Allaha 5 dk dua etmiyorsanız kendi samimiyetinizi sorgulayın.
gecenin son namazı vitri evde kılıp namazdan sonra kendinize dönüp ben bugün ne yaptım diye sorun,
hatalarınızı ve pişmanlıklarınızı küçük görmeyin
insanları sıkmayın
bir bilene götürün
mahcup etmeyin
insanların yıllarca şeyhim dediği kişileri eleştirmek yerine bildiğiniz doğruları anlatın, bırakın iki doğrudan birini kendisi tercih etsin
insanlara cehennemden önce cenneti anlatın
az konuşup çok dinleyin
sesinizi yükseltmeyin
insanları hidayetden alıkoyan en önemli nedenlerinden biri ''millet ne der'' vesvesesidir. insanlara zaman tanıyın
insanlara ''neden namaz kılmıyorsun'' yerine ''ezan okunucak ben camiye geçiyorum '' derseniz tekrar konuşma şansınız olur
her bildiğinizi değil, sadece faydalı şeyleri söyleyin
her hastaya aynı ilacı yazmayın
insanları çağırdığınız yer/hal herneyse ona imrendirin
asla unutmayınki siz günahkar bir insansınız.

Metin abi çok iyiydi paylaştığın için Allah razı olsun.

Yalnız ben birşey merak ediyorum daha doğrusu şu kısmı anlamadım

Artık sofilerin kandırıldığını düşünmüyorum demişsin bunu biraz daha açabilir misin ?
Mesela tarikat yolu için o herkese açık olan bir kapı değildir denir
O kapıdan giren kişiler için hakettiği o olduğu için mi giriş yapmış oluyor.
Ne demek istediğini tam oturtamadım kafamda.
 

Alketa

Kim var imiş biz burada yoğ iken.
Üye
allah sana ve bize merhamet etsin abi..
o heyecanlı zamanlarımızda az çok hepimiz aynı hataları yaptık.. özellikle aileye anlatma konusunda..
gördüğüm kadarıyla sitede de bizim yaptığımız hataları yapmaya müsait genç kardeşlerimiz var..
inşallah bu söylediklerin onlar için güzel bir nasihat olur...
Abi sende örneklendirsene ? Mesela aile anlatma hususu ?
Nasıl bir yöntem uygulandın? Şöyle değil de böyle yapsaydım dediğin şeyler neler ? :))
 

metin öztürk

Yeni Üye
Üye

metin öztürk

Yeni Üye
Üye
Metin abi çok iyiydi paylaştığın için Allah razı olsun.

Yalnız ben birşey merak ediyorum daha doğrusu şu kısmı anlamadım

Artık sofilerin kandırıldığını düşünmüyorum demişsin bunu biraz daha açabilir misin ?
Mesela tarikat yolu için o herkese açık olan bir kapı değildir denir
O kapıdan giren kişiler için hakettiği o olduğu için mi giriş yapmış oluyor.
Ne demek istediğini tam oturtamadım kafamda.
sofilerin kandırıldığını düşünmüyorum. eski halleri berbatken orayı hakedecek birşey yapmış ve yaradan karşılarına orayı çıkarmıştır.
bundan sonrada birçoğumuzun çok küçük göreceği öyle bir amel yaparki bizlerden çok daha güzel bir hayatın içinde bulur kendisini.
veya bizlerde kendimizi hak yolda görürken küçük zannetdiğimiz öyle bir amel yaparızki yaradanın gazabını hakederizde bizi cehenneme götüren ameller sevimli gösterilir.
hiçbirşey şans değildir. diye düşünüyorum

Dokunulmaz Hayvanları Doyurup Sulamanın Fazileti Babı

153- (2244) Bize Kuteybe b. Saîd Mâlik b. Enes'den kendisine Ebû Bekr'in azadlısı Sumeyye tarafından, Ebû Salih Es-Semnıan'dan, o da Ebû Hurayra'dan naklen okunanlar meyânında rivayet etti ki : Rasûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuşlar :
«Bir defa bir adam yolda giderken şiddetle susamış ve bir kuyu bularak içerisine inmiş, su içmiş. Sonra çıkmış. Bir de baksa bir köpek dilini çıkarmış soluyor. Susuzluktan çiğili toprağı yiyor.
Bu adam kendi kendine "bu köpeğin susuzluğu benim susuzluğum derecesini bulmuş" demiş. Ve kuyuya inerek mestini su ile doldurmuş, sonra onu ağzıyla tutarak yukarıya çıkmış ve köpeği sulamış. Allah da ona şükretmiş ve onu affetmiş

Ashâb: — Yâ Rasûlallah! Gerçekten bu hayvanlarda bizim için bir ecir var mı? diye sormuşlar.
«Her bir yaş karaciğer hakkında ecir vardır.» buyurmuşlar.
(Muslim, Selam, Hadis no: 2244)

«Fahişe bir kadın sıcak bir günde bir köpeğin su kuyusu etrafında dolaştığını görmüş. Hayvan susuzluktan dilini sarkıtmış. Ve ona mesti ile su çıkarmış da; kadına mağfiret buyurulmuş
(Muslim, Selam, Hadis no: 2245)
 

Abdullah bin Selam

Yeni Üye
Üye
Tasavvufun ve onun alt kolu tarikatların kendince tutunduğu delillerini bilmeden Onlara Kur'an ve Sünnet üzere tebliğ yapmanız her defasında ikili çatışmayı gerektirecek sonuçlar doğurur.O bir hadis söylerken sen başka bir hadisle karşılık vereceksin. Sen bir ayetin bağlamanın onun anladığı gibi olmadığını söylerken o sana başka kaynaklardan deliller getirecektir.
Ayrıca isimlerden önemli; Kalkıp İbn-i Teymiye'yi kaynak olarak alıp bir tasavvufçuya sunmak, yanlış bir inanç üzerinde olduğunu söylemek bizzat ona doğru yolda olduğunu hissettirir.Bunun yerine daha ortak kaynaklar ve özellikle Tevhid üzere bulunan Eski Mutasavvuf alimlerden örnekler verilebilir.
 

raaem

Yeni Üye
Üye
Artık sofilerin kandırıldığını düşünmüyorum demişsin bunu biraz daha açabilir misin ?

*Bende şundan çok eminim, Çok uzun zamandır sofilerin kandırıldığını düşünmüyorum hatta eminim, Kanmak istedikleri için kanıyorlar.Aslında bir çoğu farkında biliyor musun, bir yerde bir terslik var sorusunu soruyorlar hataları görüyorlar farkındalar, sonra vesvese bu diyerek kendilerini tatmin ediyorlar gördükleri yanlış karşısında veyahut bu bir imtihan/benim nefsi bakışımı sınıyor, bu yoldaki sadakatim sınanıyor diyorlar.Çünkü temeli öyle atıldı.

Mesela tarikat yolu için o herkese açık olan bir kapı değildir denir.
*Herkese açık olan bir kapı değildir denir, diyenlerde tarikate çalışan vekil/dereceli sofilerdir.Bunu da Allah dostu seni çağırmamış dahaca vaktin saatin dolmamış, veya bu kapıdan ayrılıp başka cemaate geçtiysen sen burdan alıcağını almışsın heybenin devamını o tarikatte doldurucaksın derler veyahut tamamen ayrıldıysan senin bu kapıda nasibin yok senin hidayet yolun kapanmış belliki bu kapıdan uzaklaştırılmışsın bu kapıdakilere zarar verme diye diyerek bir nevi tekfir ederler.Buda benim bu yoldaki yaşayarak öğrendiklerimden bir kısım


Artık sofilerin kandırıldığını düşünmüyorum demişsin bunu biraz daha açabilir misin ?
Mesela tarikat yolu için o herkese açık olan bir kapı değildir denir.
 

Mustafa Sabri

İyi Bilinen Üye
Üye
Tavsiye olarak söyleyebileceğim şu olabilir. Karşınızdakinin bir yanlışını düzelteceğiniz zaman çok dikkatli olun kelimeleri özenle seçin,zamana ve mekana dikkat edin. Çünkü insanlar eleştirilmekten hoşlanmaz. Kendi cahiliyenizi unutmayın bir çok şeyi ya bilmiyor yada yanlış biliyorsunuz. Örneğin bir gün ders işlerken arkadaşımız Allah zamandan ve mekandan münezzehtir dedi. Diğer bir arkadaş bu küfür sözüdür bunu söylemek insanı küfre sokar deyince ortalık buz kesti. Tabiki arkadaşın amacı karşındakini tekfir etmek değildi ama üslup yanlıştı. Ben de kardeşim bu şekilde söylemen gayet normal çünkü daha önce bizde o şekilde biliyorduk bizede öyle öğretildi ama ehli sünnet alimlerinin görüşüne göre doğru olan budur diye konuyu anlatınca ortam biraz daha yumuşadı.
 

uKaB

Fi sebilillah
Üye
allah sana ve bize merhamet etsin abi..
o heyecanlı zamanlarımızda az çok hepimiz aynı hataları yaptık.. özellikle aileye anlatma konusunda..
gördüğüm kadarıyla sitede de bizim yaptığımız hataları yapmaya müsait genç kardeşlerimiz var..
inşallah bu söylediklerin onlar için güzel bir nasihat olur...
Seni sitede aramızda sık gormek isteriz akhi :)
 

Alketa

Kim var imiş biz burada yoğ iken.
Üye
Artık sofilerin kandırıldığını düşünmüyorum demişsin bunu biraz daha açabilir misin ?

*Bende şundan çok eminim, Çok uzun zamandır sofilerin kandırıldığını düşünmüyorum hatta eminim, Kanmak istedikleri için kanıyorlar.Aslında bir çoğu farkında biliyor musun, bir yerde bir terslik var sorusunu soruyorlar hataları görüyorlar farkındalar, sonra vesvese bu diyerek kendilerini tatmin ediyorlar gördükleri yanlış karşısında veyahut bu bir imtihan/benim nefsi bakışımı sınıyor, bu yoldaki sadakatim sınanıyor diyorlar.Çünkü temeli öyle atıldı.

Mesela tarikat yolu için o herkese açık olan bir kapı değildir denir.
*Herkese açık olan bir kapı değildir denir, diyenlerde tarikate çalışan vekil/dereceli sofilerdir.Bunu da Allah dostu seni çağırmamış dahaca vaktin saatin dolmamış, veya bu kapıdan ayrılıp başka cemaate geçtiysen sen burdan alıcağını almışsın heybenin devamını o tarikatte doldurucaksın derler veyahut tamamen ayrıldıysan senin bu kapıda nasibin yok senin hidayet yolun kapanmış belliki bu kapıdan uzaklaştırılmışsın bu kapıdakilere zarar verme diye diyerek bir nevi tekfir ederler.Buda benim bu yoldaki yaşayarak öğrendiklerimden bir kısım

Sofileri kendi içlerinde ayırdığım gibi kandırmak kelimesini de kendi içinde ayırıyorum.

Kanmak istedikleri için kanıyorlar kısmini da keza aynı şekilde.
Bazısı saftır tav olur
Bazısı derin açlık duyar beslendikçe dahasını ister
Bazısı arayıştadır sadece uğrar geçer gider yoluna devam eder
Bazıları da çıkarları için kullanır vs vs

1 seneye yakın cerrahi tarikatında takıldım bende.
Ama intisap etmedim edemedim. Söylediğin gibi bir yamukluk hissediyorsun birşeyler yanlış diyorsun

Mesela bu forumda benim atarlı giderli, bazen yaramaz, bazen hunharca kullandığım cümlelerimi
Nasıl pek çok kardeşim tolere edip, sabır gösteriyor, kardeşlik hukukunu ön planda tutuyor ise bu forumdaki insanların emeklerini Nasıl yadsıyamazsam,
en çetrefilli dönemim de ellerimden tutan o insanların da , emeklerini yadsıyamam.

İnsani noktada vefam her daim vardır, lakin tarikata değil içinde olan elimden tutanlara.
fakat kırmızı çizgiyle çizilmiş keskin hattı da her daim taze tutarak. Ki ayrılırken de söylemiş idim,bu yol benim değil diye.
Bir insan ile ilgilenmek ciddi mana da zordur, insan düşe kalka öğreniyor
Destanlar da o yürümeden koşmak, süt içmeden et yemek.
Ömür gerek.
 

Muzammil

İyi Bilinen Üye
Üye
Bizler , Allah’ın bu nesil için seçtiği insanlarız.
Ve Allah; iman sancağını taşımaya en uygun insanları, en uygun nesiller için seçer.
Allah’ın seçtiği insanlar bizleriz,
Ataletin çepe çevre sardığı nefislerin afyonunu kesmeli ve Bahaneler arkasında saklanmayı bırakmalıyız.
Bizler mağaraya kaçmak zorunda değiliz.
Olduğumuz yerde dik durabiliriz, “la ilahe illallah” dediğimiz için öldürülmeyen; mütedeyin ortamda olan kardeşlerimiz de var..
Bizler sadece “kötü bakılanlar”ız. Bu da neymiş?! Hiçbir şey!
“Kafanı çevir!”
“Kim olduğuna bir bak.”
İnsanlar bizleri sürekli gönderme yapıyor, ama bu zamanlar diyalog için birer fırsattır değil mi?
İnsanların bizi her aşağılayışı, dalga geçişi veya hakaret edişi;
Bu zamanlar bizim “Bu insanlar dinden çok nefret ediyor. Bir konuşayım, neler olacak bakalım.” dememiz gereken zamanlardır.
Ve göreceksiniz ki, o insanların çoğu fikrini değiştirecek.
Çünkü bizler, inandığınız şey için ayağa kalkmaya cesaret ettik..!
 

Hatve

Yeni Üye
Üye
Davetçinin heybesinde azığı iyi olmalı. Davet çalışması yapmadan o konu hakkında ön araştırma yapmalıyız ve konusu davet olan kitaplar okumalıyız aksi taktirde bu kardeşin durumuna düşebiliriz.


Sofileri kendi içlerinde ayırdığım gibi kandırmak kelimesini de kendi içinde ayırıyorum.

Kanmak istedikleri için kanıyorlar kısmini da keza aynı şekilde.
Bazısı saftır tav olur
Bazısı derin açlık duyar beslendikçe dahasını ister
Bazısı arayıştadır sadece uğrar geçer gider yoluna devam eder
Bazıları da çıkarları için kullanır vs vs

1 seneye yakın cerrahi tarikatında takıldım bende.
Ama intisap etmedim edemedim. Söylediğin gibi bir yamukluk hissediyorsun birşeyler yanlış diyorsun

Mesela bu forumda benim atarlı giderli, bazen yaramaz, bazen hunharca kullandığım cümlelerimi
Nasıl pek çok kardeşim tolere edip, sabır gösteriyor, kardeşlik hukukunu ön planda tutuyor ise bu forumdaki insanların emeklerini Nasıl yadsıyamazsam,
en çetrefilli dönemim de ellerimden tutan o insanların da , emeklerini yadsıyamam.

İnsani noktada vefam her daim vardır, lakin tarikata değil içinde olan elimden tutanlara.
fakat kırmızı çizgiyle çizilmiş keskin hattı da her daim taze tutarak. Ki ayrılırken de söylemiş idim,bu yol benim değil diye.
Bir insan ile ilgilenmek ciddi mana da zordur, insan düşe kalka öğreniyor
Destanlar da o yürümeden koşmak, süt içmeden et yemek.
Ömür gerek.


Cerrahi tarikatı ünlelerin, zenginlerin tarikatı değil mi?

 

Alketa

Kim var imiş biz burada yoğ iken.
Üye
Davetçinin heybesinde azığı iyi olmalı. Davet çalışması yapmadan o konu hakkında ön araştırma yapmalıyız ve konusu davet olan kitaplar okumalıyız aksi taktirde bu kardeşin durumuna düşebiliriz.




Cerrahi tarikatı ünlelerin, zenginlerin tarikatı değil mi?
Öyle anılıyor ama hani ben hiç öyle ünlü filan görmedim şahsen.zengini de var fakiri de var delisi de var.
Ahmet Özhan dışında. İslami entelektüel tayfadan var 3 -5 kişi.
Ahmet Özhan da zaten oranın Halife tayfasından. Tuğrul inançer olmayınca 2. adam olarak o yönetiyor zikri.
Birde dünyaca ünlü etkin 500 Müslümanlardan isim yapmış kişiler var ünlü dersek.
Şahsen ben sosyal medyada aktarılan isimlerden hiçbir ünlüyü görmedim.
Sırf gözlemci olmak için bile gidebilirsiniz kapısı açık herkese zaten.


Hüdayi tayfası daha zengin bence.
 

Hatve

Yeni Üye
Üye
Öyle anılıyor ama hani ben hiç öyle ünlü filan görmedim şahsen.zengini de var fakiri de var delisi de var.
Ahmet Özhan dışında. İslami entelektüel tayfadan var 3 -5 kişi.
Ahmet Özhan da zaten oranın Halife tayfasından. Tuğrul inançer olmayınca 2. adam olarak o yönetiyor zikri.
Birde dünyaca ünlü etkin 500 Müslümanlardan isim yapmış kişiler var ünlü dersek.
Şahsen ben sosyal medyada aktarılan isimlerden hiçbir ünlüyü görmedim.
Sırf gözlemci olmak için bile gidebilirsiniz kapısı açık herkese zaten.


Hüdayi tayfası daha zengin bence.
Bilgilendirme için teşekkür ederim Alketa kardeş. Bende dedim yoksa Alketa 'da mı ünlü ve zengin :) Geçmişte çok hareketliydim (hâlâda öyleyim) birçok yerde takıldım artık kalbim daha fazla tarikat tanımaya dayanamaz. En son (hayatımda ilk defa tağut kelimesini duyduğum) bir cemaatte kaldım ve hâlâda oradayım. inşaAllah sende İst.'da güzel bir cemaattesindir.
 

Ebu Selman et-Turkî

Yeni Üye
Üye
Karşıdaki kişinin anlama kapasitesini ölçmeden ona bir şeyleri anlatmaya çalışmak.
 

Alketa

Kim var imiş biz burada yoğ iken.
Üye
Bilgilendirme için teşekkür ederim Alketa kardeş. Bende dedim yoksa Alketa 'da mı ünlü ve zengin :) Geçmişte çok hareketliydim (hâlâda öyleyim) birçok yerde takıldım artık kalbim daha fazla tarikat tanımaya dayanamaz. En son (hayatımda ilk defa tağut kelimesini duyduğum) bir cemaatte kaldım ve hâlâda oradayım. inşaAllah sende İst.'da güzel bir cemaattesindir.

Estağfirullah abi:) rahmetli Ayşe Şasa dan biliyordum cerrahileri lakin gitmemiştim hiç.
Buraya üye olduğum senenin Ramazan ayında shems friedlander ile tanışmıştım. Onun daveti ile gitmiştim.
Tanışma kısmınıda yazdım diye hatırlıyorum şems babayı.üzerimde emeği çoktur. O bayağı ünlü mesela.
..
Açıkcası bir cemaat bulamadım özellikle ders halkası olarak. İmam buharı vakfı ile dahi görüştüm. Görüştüğüm abi kim ise selam olsun ona ki beni çok motive etti. Fİda hocam sağolsun bir hayli bıkmıştır benden bu konuda. onunda Hakkı'nı ödeyemem.
Ama bu konuda ciddi sıkıntı var. Ya çok uzak ve yahut tam istediğim şartlara sahip değillerdi.kapı kapı çok dolandım.
Benim temel ıslam ilimler noktasında ciddi sıkıntılarım olduğu için
Baktım olmuyor bende gittim kendi cemaatimi kurdum..)) haftanın 3 günü akşamları ders halkası. (Siyer -tefsir- fıkıh- )
Öğrenci ve çalışan hanımlardan oluşuyor özellikle. 7 kişi başladık şimdi 16 kişiyiz. Çoğalıyoruz elhamdulillah.
 

Benzer konular

Üst Alt