Neler yeni
İslami Forum, Dini Forum, islami site, islami sohbet, radyo, islami bilgiler

İslam-tr.org'a hoş geldiniz! Hemen üye olun ve kendi konularınızı, düşüncelerinizi paylaşarak bu platforma katılın. Oturum açtıktan sonra, İslam dini, tarih ve güncel konularla ilgili paylaşımlarda bulunabilirsiniz.

Soru Evlilik ve Zina Hakkında Bir Takım Sorular?

S Çevrimdışı

sehit58

Üyeliği İptal Edildi
Banned
Selamlar kardeşlerim,

bir kac sorum var benim:

1. Sheikh Muhammed Salih el Münnejjid Hoca diyorki "Bir kimsenin evlendiği zaman kıza bakire olduğunu sorması caiz değildir diyor.
Günahını saklaması için böyle yapabilir ve Yalan söyleye bilir ve Takiyye yapmazi uygundur.
Ama niye günah diyor benim bir kac delil var?

2. Ulemanin çoğunlukla diyorki bir kimse karısının zina yaptıktan sonra ayrılması gerek değil ve tövbe ederse deyyus olamazmış? Yani Deyyus sadece karısı zinayi alışkanlık hale getiren göz yumasina denilir? Deyyuslar büyük küfre girmişlerdir mi?

3. Çocuk Yatağa aittir HADİSİN delil kullanarak ulemanin hepsi diyorki, kadının zina yapar ve bundan çocuk dogarsa bunu kocasına nispet etmesi caizdir. Yani Veledi Zinayi kocalarina nisbet etmeleri caiz dir?
Muhtehimine Sûresi 12 böyle bir kavram geçiyor "elleri ayakları bir buhtan uydurup" kocalirana gayri meşru bir çocuğu nisbet etmeleri. Yani yasaklanmıştır. Ebû Davud 'da bir Hadis geçiyor. Yani karilarimiz bizden gizli zina edenler ve bundan çocuk doğursa bu caiz midir? Bizlere veledi zina peydahlamak nisbet etmeleri caiz midir?

4. Karılarimizda hiç bir hakkımız yoktur mu? Yani karilarimiz zina yaparlarsa en azından bizim hakkımızı başkasına vermiyorlami? Yani Karılarimizdan hiç mi bize zulüm etmemiş gibidirlermi? Helallik en azından alinmicak mi, yoksa onların zina yapmaları aynen bekarlarin zina yapmaları gibidir?

5. Bir kimse bir kadını evkense ve ondan sonra ölse ve karısı sonraki hayatında zina yaparsa bütün zaman ve evlenmese, erkek cennete böyle kadın ile evli mi kalır, yoksa böyle bir zaniye ile ayrılma hakkı verilirmi?
Hani diyorlar ki, en Son kocası kimse onun ile evli kalmasından dolayı?

6. Ebû Zübeyr ve Taberinin geçen yemenli zina eden kızın deşifre edilmesi hz Ömer söyledi mi?

Ebû Zübeyr el mekki Tedlisi yapmış olduğu için yalan ile itham ediliyor ve Taberîde geçen hikaye Uydurma olabilir mi?

Taberi-Tefsiri (Maide-Süresi)
Görüldüğü gibi bu gö"rüşte olanlar kelimesini "Hür olan kadınlar" diye izah ettiklerinden, zina eden kadınlarla evlenmenin helal olduğunu söylemişlerdir. Hz. Ömer´in, hilafeti döneminde zina eden bir kadının mümin bir erkekle evlenmesine izin verdiği, Tank b. Şihab, Âmir eş-Şa´bi ve benzeri kimseler tarafından rivayet edilmiştir. Bu hususta Âmir diyor ki: "Biz Memedan oğullarından bir kadın zina etmişti. Ona, Resululîah´m zekat toplayan memuru zina cezası uygulayarak sopa vurmuştu. Sonra kadın tevbe etmişti. Kadının akrabaları Ömer´e geldiler ve ona: "O, çok çirkin bir iş yaptığı halde biz onu nasil evlendireceğiz " dediler. Ömer de onlara: "Yemin olsun ki eğer onun yaptıklarından herhangi bir şeyi anlattığınızı duyarsam sizi cezaiandı-rımn." dedi.


Âmir eş-Şa´bi diyor ki: "Yemen halkından bir adamın kizkardeşi fuhuş yaptı. Kadın, usturayı boynundaki-şah damarına sürerek kesmek istedi. Ona yetişildi ve engel olundu, yarası tedavi edildi. Kadın iyileşti. Sonra amcası onu ailesi ile birlikte Medine´ye getirdi. Kadın Kur1 an okumaya başladı. Çokça ibadet yaptı. Öyle ki onların kadınlarının en çok ibadet yapanı oldu. Amcasından onu istediler. Amcası hem onun geçmişteki halini gizlemek istemiyor hem de yeğenini rezil elmek istemiyordu. Bunun üzerine Ömer´e geldi ve meseleyi ona anlattı. Ömer de dedi ki: "Eğer sen onun bu meselesini yayarsan seni mutlaka cezalandırırım. Sana, onunla evlenmek isteyen ve senin de razı olacağın salih bir " adam gelirse onu o adamla evlendir." dedi.

b- Mücahid, Amir eş-Şa´bi, Süfyan es-Sevri, Süddi, Katade, İbrahim en-Nehai ve Masanı Basri´den nakledilen diğer bir görüşe göre âyetin bu bölümünde zikredilen kelimesinden maksat, iffetli olan, zina etmeyen kadınlardır. Bunlara göre hür olan mümin ve ehl-i kitap kadınlarla ev-lenilmesi caiz olduğu gibi köle olan mümin ve ehl-i kitap cariyelerle de evlenil-mesi helaldir. Ancak evlenilen kadın hür olsun, köle olsun, mümin olsun, ehl-i kitap olsun zina etmiş olmamalıdır. Aksi takdirde onunla evlenilemez. Bu hususta Âmir eş-Şa´bi demiştir ki: "Yahudi ve Hristiyan kadınların olmalarından maksat, zina etmemeleri ve cünüplükten yıkanmalarıdır.

Katade diyor ki: "Hür bir kadın, erkek kölesiyle ilişkide bulundu. Kendisine, bunu niçin yaptığı sorulunca: "Ben", Allah tealamn kitabındaki: "...Sahib olduğunuz kölelere iyilik edin... [34] âyetini bu şekilde te´vil etlim." dedi. Kadın, Ömer b. el-IIattab´a getirildi. Resuluilah´ın sahabiîerinden bir kısım insanlar: "Bu kadın, Allah´ın kitabındaki bir âyeti uygun olmayan bir şekilde te´vil etmiş." dediler. Bunun üzerine Ömer köleyi yanına çağırdı. Başını tıraş etli ve kadına da dedi ki: "Sen bundan sonra hiçbir müslümana helal değilsin."

Yani olayi böyle aciklayim:

Hikaye Rivayett:
Hz. Ömer -->Tank b. Şihab -->???-->Imam Taberi (839 - 923 Bagdad)
Hz. Ömer -->Âmir eş-Şa´bi (683 Olmüstür) -->???-->Imam Taberi (839 - 923 Bagdad)

Nikah - 53
Ebû Zübeyr el-Mekkî der ki:
Bir adam birinin kız kardeşini istedi. Kardeşi de bacısının zina ettiğini söyledi. Bunu işiten Hz. Ömer (r.a.) neden unutulmuş hadiseyi söyledin diye kızın kardeşini dövdü (veya neredeyse dövmek üzereydi).

Yani olayi böyle aciklayim:

Hikaye Rivayett:
Hz. Ömer --> ??? --> Ebû Zübeyr el-Mekkî ((743-44 veya 745-746 //Tedlis yapiyor) --> Imam Malik (715 -795 Medina) --> Yaḥyā ibn Yaḥyā al-Laiṯī

Acaba "???" ayni kisi olabirlimi, yani bir yalanci.


Bu videoyu ben yüklemedim, ama Nihat Hatipoglu bu Hikayeyi anlatmakta.

7. İbn Abbâs radiyallahu anh'dan: Bir adam Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'e gelerek, "Karım, kendisine dokunan (her erkek) eli(ni) geri çevirmiyor" deyince şöyle buyurdu:
"Onu kendinden uzaklaştır!"
"Nefsimin onu arzulayıp arkasından gitmesinden korkuyorum" deyince, şöyle buyurdu:
"Öyleyse ondan faydalan!" [Ebû Dâvud ve Nesâî][58]

Bu hadis Uydurma olan alimler İbnü'l cevzi ama bu HADİSİN araştırması ne çıktı? Bu hadis sahihtir diyorlar. Dosyada "ondan faydalan" Texte bakınız.

8.Genel anlamda helallik dilemek batıl değilmi?
Mesela bir kimseye iftira atıyorum veya gıybet yapıyorum. Ama "bütün haklarını helal et" hakları helal mi oluyor. Bu aslında haksız değilmi?

Mesela dinimizislam sitesi böyle bir şeye rastladım ve midem bulandı. Allah sanki haksız mış gibi :

Sual: Bir kimse benim malımı çalsa, kapımın önüne kuyu kazıp benim kuyuya düşmeme bir yerimin incinmesine sebep olsa, gıybet ve iftira etse, ben de bu kimsenin bana böyle kötülüklerini olduğunu hiç bilmesem, bu kişi bana gelip, (Senin bana hakkın geçmiş olabilir, bildiğin bilmediğin bütün haklarını bana helal et) dese, ben de, (Bütün haklarımı helal ettim) desem, haktan kurtulur mu?

CEVAP

Evet kurtulur, helal etmiş olursunuz

===++++====++++====++++=
Allahını seven kişiler , böyle bir helallik Allah nasıl cevaz versin. Al Adil buna nasıl cevaz versin. Wallahi iyi ozaman. Herkesin kızını karısını ayırt ondan sonra tövbe et kurtul. Adam bilmiyorsa, hep haklmarimi helal et diyorsun ve iş bitti. Böyle adalet mi olur Allahin indinde?

9.
Simdi bir hadis hakkında bir sorum var.


Sizin kadınlarınız üzerindeki haklarınız; hoşlanmadığınız kimselere yataklarınızı çiğnetmemeleri ve onları evinize sokmamalarıdır." (Ebu Davud, Menasik, 56; Tirmizî, Rada', 11; İbn Mace, Nikah, 3, Menasik, 84; Darimî, Menasik, 34.)

a.) Bu hadis sahih midir?
b.) Yatağı cignemeleri termi nedemek? Yani zina yapmamaları mi?
c.) Bu hadisin doğru tercümesi nedir? İngiliz Kuttubi Sittede böyle Tercüme edilmiş :

Sunan Ibn Majah, The Chapters on Marriage
Book 9, Hadith 1924
Narrated 'It was narrated that:
Sulaiman bin Amr bin Ahwas said: "My father told me that he was present on the Farewell pilgrimage with the Messenger of Allah. He praised and glorified Allah, and reminder and exhorted (the people). The he said: 'I enjoin good treatment of women, for they are prisoners with you, and you have no right to treat them otherwise, unless they commit clear indecency. If they do that, then forsake them in their beds and hit them, but without causing injury or leaving a mark if they obey you, then do not seek means of annoyance against them. You have rights over your women and you women have rights over you. Your rights over you women are that they are not to allow anyone whom you dislike on treat on your bedding (furniture) ((Sizin karilariniz üzerinde haklariniz, onlar, sevnediniz bir kimseyi sizin yataginnizda tedavi etmemek vs. Bakmamalari) , not allow anyone whom you dislike to enter your houses. And their right over you are that should treat them kindly with regard to their clothing and food.' " (Sahih)
İngiliz Tercumesinde bir başka hüküm çıkabilir onun için bir kimse bunu bir kere arapcadan doğru Tercüme edebilirim ve manası nedemek olduğunu söyleyebilirmi?

Teşekkürler
 

Ekli dosyalar

  • Muhtemine 12.txt
    1.8 KB · Görüntüleme: 129
  • Ondan faydalan.txt
    8.4 KB · Görüntüleme: 146
  • Çocuğun nesebini red edilmez.txt
    535 bayt · Görüntüleme: 140
  • ''İÇkİ İÇen Cennete Asla Gİremez,cahİlİye Olarak ÖlÜr'.pdf
    125.8 KB · Görüntüleme: 184
  • He said to his fiancée If you conceal anything from me, you will be haraam to me after marriage .pdf
    105.5 KB · Görüntüleme: 134
  • Ebû Zübeyr Tedlisi var.pdf
    701.2 KB · Görüntüleme: 166
  • Gayri mesru cocugun seriatteki hukmu.pdf
    127.8 KB · Görüntüleme: 351
  • Hadis fabrication or true.pdf
    448.6 KB · Görüntüleme: 159
  • AMR BIN SURAHBIL.txt
    1.4 KB · Görüntüleme: 178
S Çevrimdışı

sehit58

Üyeliği İptal Edildi
Banned
Insallah Abdulmuiz Abi daha dogru cevaplar verecektir, ama cevaplarini buldugum bir kac tane cevaplayim. Hayirli olsun insallah: Bu Fetva olarak görmeyin, ben bunu Kiyamet gününde ödeyemem belki.

1. Cevap:

"Sheikh Muhammed Salih el Münnejjid Hoca diyorki "Bir kimsenin evlendiği zaman kıza bakire olduğunu sorması caiz değildir diyor.
Günahını saklaması için böyle yapabilir ve Yalan söyleye bilir ve Takiyye yapmazi uygundur.
Ama niye günah diyor benim bir kac delil var?"

Ben bu görüşe katilmiyorum. Bu soruyu cevaplamak için, iki tane ayri problemleri çözmek gerek:

A:Soru:

Temiz (yani zina veya zina yollarina cok bulaşmamiş "Iffetli") bir Eş ile evlenme Hakki vardirmi?

A:Cevap

Nur 3
"Zina eden erkek, ancak zina eden ya da Allah'a ortak koşan bir kadınla evlenebilir. Zina eden kadınla da ancak zina eden ya da Allah'a ortak koşan bir erkek evlenebilir. Bu tür evlilikler mü'minlere yasaklanmıştır."

Buradaki ayetten anlaşıyorki, zina yapan Erkek ile Kadin evlenmesi mümkün değildir. Ama bu halini düzeltirse, ozaman bu olayi en azindan söyleyerek evlenmesi mümkündür.
Takkiye, susmak, yalan söylemek bundan dolayi mümkün degildir. Bunlar aldatma mahiyetine girmektedir. Zina yapan zani olur ve bu bir kusur olarak görsek, bundan dolayi söylenmesi gerek olduğunu kanaatindeyim.

Eğer aksini yaparsa, bu Kul Hakki ihlaline girmiştir, ki her aldatma türü öyledir.

B:Soru:

Şimdi Günah saklama meselesine gelelim. Günahın saklanması esas midir, yoksa burada ne kast edilmiştir.

B:Cevap:

Burada çoğu alim yanlış teviler veya hükümler çıkartılar:

Ebû Hüreyre r.a.’dan rivayet edildiğine göre, Resûlullah s.a.v. şöyle buyurdu:
“İşlediği günahları açığa vuranlar dışında, ümmetimin tamamı affedilmiştir.
Bir adamın gece kötü bir iş yapıp, Allah onu örttüğü halde, sabahleyin kalkıp:
Ey falan! Ben dün gece şöyle şöyle yaptım”, demesi, açık günahlardandır. Oysa o kişi, Rabbi kendisinin kötülüğünü örttüğü halde geceyi geçirmişti. Fakat o Allah’ın örttüğünü açarak sabahlıyor.” (Buhârî, Edeb 60; Müslim, Zühd 52)

Bu Hadisden dört tane Hüküm çıkardım:
1.
Bu günahlarin açıkça söylenmesi ile gelen mana, günahindan övünmektir.

"Ey falan! Ben dün gece şöyle şöyle yaptım" (Yani "Ey falan" ile baska insanlara veya en iyi arkadasi anlatmakta")
Eger o günahdan pişman olsaydi, anlatmazdi, yok ama pişman olmayi boş vererek
"Ben dün gece şöyle şöyle yaptım." diye övünüyor.


2.

"İşlediği günahları açığa vuranlar dışında, ümmetimin tamamı affedilmiştir."
Buradaki anlam zordur. Yani bir kimse gizli, gizli günah islese, affolurmu, yani tövbe etmesede.
Veya açıkça günah işlese, tövbesi kabul olmazmi? Burada övünmek kast edilmiştir inşallah.

3.
Eger bir kimse Günahi ile övünürse bu küfre girmiş olabilir.

Tazim (Hürmet) edilmesini emredilende tahkir (aşağılamak) ve tahkir edilmesi (așağılamak) emredileni de tazım (Hürmet) etmek küfürdür.

(Imam Birgivi vasiyetnamesi serhi)

Bir kimse Günahı ile övünürse, Allahın hoşlanmadığı şeye tazim (hürmet veya saygı ve sevgi gösterirse) etmiştir ve küfre girmiştir. Allah Günahtan razı değildir, ama bir kimse Günaha saygı gösterirse (tazim ederse) ve hatta onun ile övünürse, bu Adam bu hareketinden dolayı küfre girmiştir ve mürtedtir. Mürtedlerde üç gün tövbeye davet edilir, eğer tövbeye icabet etmese, onun öldürmek Müslüman devletine farzdir.

Ve bundan dolayı öyle kişiler asla affa maruz kalmaz (Kâfirlere aff yoktur), yoksa Şahid toplamak gibi batıl olan teviler hepsi sapıklık. Hiç bir yerde bunun delili olmakla beraber Allahın șahidliğini yoka saymaktir.

Bir kimse zina yapıp, islami devlete bunu söylese, o kişide Günahından övünen kişi mi?

Bir kimse Helallik alması için Günahını o hak sahibine anlattan kişi, Günahından övünen kişi mi?

Bir kimse Günah yapıp ve Hocadan bu yaptığı Günahın keffaretini sormak isterse, Günahından övünen kışı midir?

Bunların hepsi için aynı cevap : Hayır, övünmemiștir.

Allah yanlış tevil eden Hocaları ya Islah etsin, yada öldürsün. Ve yanlış fetva veren Hocalarıda iliminden dolayı aff etsin veya cezalandirsin.


Lütfen "Mumin Kafiri sevmesi.txt" bakin ve aldaki videoya


3.1.
Peygamber niye ama "Ümmetim" dedi, eğer Kafirler ise? Ümmet sadece Müslümanlari içermesimi? Hayir. Küfre girmiş insanlarida icerir. Hem Yahudi ve Hristiyanlarda Ümmet (Yani Halk) olarak yaşamış. Ümmet kelimesi genel bir mana taşımaktadır.

http://tr.wikipedia.org/wiki/Ümmet

"Muhammed tarafından 622'de düzenlenen Medine Sözleşmesi ile Medine'deki """"Müslüman, Yahudi ve Pagan""" toplulukları Ümmet adı altında tek bir topluluk olarak toplamak için hepsinin payına düşen haklar ve sorumluluklar oluşturuldu.[1] Daha sonraki yıllarda bu topluluk İslam devletlerinden ilki olarak sınıflandırılan Medine Şehir Devleti olarak anıldı."

Yahúdiler, Paganlar müslüman değildir, kafirlerdir. Belki Peygamber efendimiz bunu küfre girmiş insanlarada demiş olabilir.

4. Buhari bu hadisi "Edep" bölümüne eklemiş. Yani günahini nedensiz ve veya övünerek anlatmak (yani tövbeyin birinci şartına tam zit olan "Pişman olmak") edepsizliktir.

Bunlari bilerek Günahini pişmanlık ile söylemek, aldatmamak icin veya Helallik dilemek icin, caizdir ve hatta farz olur inşallah. Ama günahi ile övünmek bir kimseyi küfre sokup, Kafir eder ve bundan dolayi "affa maruz kalmaz". Çünki bu insan bir kafirdir.

Bazı insanlar (Ali Rıza Demircan gibi vs.) bu ve bunun gibi Hadislerde yanlış mana çıkarak, şöyle buyurmaktalar : "İnsanları sanık tutulmasin ve Günahını ondan dolayı söylememesi gerekir diyor", ama yukarıda ayrıntılı olarak bir cevap verdim bu soruya, ve Ali Rıza Demircan Hocamıza bir şey sormak isterdim.

Allah ve Allahın Melekleri sanık değil mi?

Ellerin ve Ayklarin (Yasin Süresini red etmiyorsaniz) sana karşı Şahid tutulmiyacakmı?

Allah, Melekler, kendi el ve ayaklarınız șahid tutulduğu vasiyette, hangi Günahları sanıklardan gizlemeye caliyorsunuz. Bizim dediğimiz gibi, burada
Kul Hakkı ihlali vardır ve ahirette Allah herşeyi açıklarken, birileri sanki Allahın adaletinden kaçabileceklerini zannetmeleri Kur'an ve Hadislere karşı gelmekle bir kimseyi küfre götürür. Allah sadece Kul Hakkı hariçi Günahları sorgulamamasi (saklama değil) mümkündür, ama Kul Hakkını Allah kesinlikle affetmiyecek, sadece yardım edecektir.


Ben şunu ama belirtmiş oluyum: Sheikh Salih El-Münnejjid Hocamız çok iyi birisidir, ama çoğu Fetvaliranda Sheikh Abdullaziz bin Baaz'dan almakla beraber, "Günahın saklanması gerek" konusunda abartılı yollara başvurmuşdur.

Yani bazen kendim düşünceye katılıp, kendime soruyorum, acaba Hilal bin Ummaya'nin (R.A.) karısı lanetleșmede yalan söylerek doğru mu yapmıştır? Malesef çoğu Fetvalari okurken, sanki lanetleșmede yalan söylenmesi, günahını açıklamasından (yani doğruyu söyleyip ve Allahın lanetini üstüne almamasıdan) daha tavsiye edilmiştir. Ve lanetleșme, kul hakkı ihlali yok gibi davranmaları ve tövbe etse (İlk Üç şartı ile), Allah affetmesini gibi görmeleri, cok üzücü malesef. Peygamber Efendimiz Hilal bin Ummaya ile Karısına "Sizin hesabınız Allah katında" demesine rağmen. Yani sizin hesabınız Allah katında ben şöyle anlıyorum "Allah gizli olan herşeyi bildiğinden dolayı zina görmüştür ve o erkek veya kadın yalan söylemişse, yalan söyleyen kişiye Al Hakim ceza vermesi ve sevap ve Günahları doğru söylen kişiye vermesi"

Ve ben lanetleșmede yalan söylenmesinin çok büyük günah diye bilirdim, ama hiç bir şey bilmiyorum acaba....

Ben inşallah Salih El Münnejjid düzelmesini umarak, bunu yapmaktayım. Aslında çok batıla karşı savaşmıştir Hocamız. Allah Hocamıza inşallah doğru yolu gösterir.

Allah En iyisini Bilir
Sehit58
 

Ekli dosyalar

  • Mumin Kafiri sevmesi.txt
    5.1 KB · Görüntüleme: 242
Son düzenleme:
S Çevrimdışı

sehit58

Üyeliği İptal Edildi
Banned
2. Cevap:

"2. Ulemanin çoğunluğu diyorki bir kimse karısının zina yaptıktan sonra ayrılması gerek değil ve tövbe ederse deyyus olamazmış? Yani Deyyus sadece karısı zinayi alışkanlık hale getiren göz yumasina denilir?"

Doğrusu şudur ki, Büyük Mezhep İmamlari zina suçunu ayrılma sebebi olarak saymamişdir, ama onların görüşleri doğru olduğunda göstermemektedir. Bizim görüşümüz inşallah Müctehidlerin görüşüdür, ama Müctehidlerin sadece Mezhep İmamlari olması yanlıştır ve bazı cahil kişiler bize anlattıkları gibi "Icma" sabit olması. Eğer bütün Müctehidler bir zamanda yaşayıp ve aynısı demişlerse, onların tam ozaman "Icması" vardır.

Şimdi buradaki problemi çözmek için üç tane sorunun çözülmesi mecburiyettindeyiz.

1.Soru:

Deyyus kime denir? Birinci kısım alimlerin görüşü ve delileri ve ikinci kısım alimlerin görüşü ve delileri.

1:Cevap:

İki kisim alimler vardır, bunlardan:
a.) Eğer Kadın kendi isteği ile zina etmişse, kadın tövbe ettikten sonra daha nikahta tutulursa, buna Deyyûsluk değil, "Büyüklük" denilip, nikahın fesh olunmasına hükmedilmez. Bunların delileri "Eğer bir kimse günah işlerse ve bundan tövbe ederse, o günahı hiç işlemiş gibidir." Hadisi olup, kadın eğer tövbe ederse, sanki, hiç bu günahı yapmamıştır gibidir ve Adam bundan dolayı Deyyûs olmaz. Ama eğer kadın zina veya başka türlü iffetsizlikleri yapıyorsa ve erkek buna göz yumuyorsa veya bir kaç kere onu iffetsizlik yapapip karısının iffetsizlik yapmamasını ona tenbih etse, bu kişi karısının tövbesinden dolayı bu olayı içine sindirse bile, ona deyyus denilmez. Adam tenbih etti ve kadın bir daha bu fahişeliği yapmadı.

b.) Eğer kadın kendi isteği ile zina etmişse, ozaman onu affetmek "Büyüklük" değil "Deyyûsluktur".
Buradaki görüş daha güçlü olması nedenlerinden birisi alttaki zikir ettimiz Hadisler ve Peygamber’in ve Sahabe'lerin Ghirah (Kıskanma veya Şerefli olma duygusu). Eğer bunların Ghirah duygusunun ne oldunu bilersek ve deyyuslarin Ebedi Cehenneme gitmesi ile Hükmedilirse, ozaman Nikahın Zina veya şiddetli iffetsizlik olan (ama zina içermeyen hareketlerin), nikahı feșh edilmesine hükmederiz. Ve Allah'in önünde böyle evlilik geçersiz olup, zina bağlılığından ötesi değildir. Şimdi Hadisleri açıklayım :

Deyyuslar hakkındaki Hadisler:


Ömer radıyallahu anh’den: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki:ِ

ءﺎَﺴﱢﻨﻟا ُﺔَﻠْﺟَرَو ُثﻮﱡﻳﱠﺪﻟاَو ِﻪْﻳَﺪِﻟاَﻮِﺑ ﱡقﺎَﻌْﻟا َﺔﱠﻨَﺠْﻟا َنﻮُﻠُﺧْﺪَﻳ َﻻ ٌﺔَﺛﻼَﺛ

“Şu üçü cennete giremez: ana babasına isyan eden, deyyus ve erkeklere benzeyen kadın.”Hasen. Ziyau’l-Makdisi Muhtare (198) Taberi Tehzibu’l-Asar (1554) Deylemi (2506)

İbn Ömer radıyallahu anhuma’dan: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu::ِ

ﺔَﻣﺎَﻴِﻘْﻟا َمْﻮَﻳ ْﻢِﻬْﻴَﻟِإ ُﻪﱠﻠﻟا ُﺮُﻈْﻨَﻳ َﻻَو ،َﺔﱠﻨَﺠْﻟا َنﻮُﻠُﺧْﺪَﻳ َﻻ ٌﺔَﺛَﻼَﺛ- ِلﺎَﺟﱢﺮﻟﺎِﺑ ُﺔَﻬﱢﺒَﺸَﺘُﻤْﻟا- ُﺔَﻠﱢﺟَﺮَﺘُﻤْﻟا ُةَأْﺮَﻤْﻟاَو ،ِﻪْﻳَﺪِﻟاَﻮِﻟ ﱡقﺎَﻌْﻟا،ِﻪْﻳَﺪِﻟاَﻮِﻟ ﱡقﺎَﻌْﻟا :ِﺔَﻣﺎَﻴِﻘْﻟا َمْﻮَﻳ ْﻢِﻬْﻴَﻟِإ ُﻪﱠﻠﻟا ُﺮُﻈْﻨَﻳ َﻻ ٌﺔَﺛَﻼَﺛَو .ُثﻮﱡﻳﱠﺪﻟاَوﻰَﻄْﻋَأ ﺎَﻤِﺑ نﺎﱠﻨﻤﻟاو ،َﺮْﻤَﺨْﻟا ﻦِﻣْﺪُﻣو

“Şu üçü cennete giremez ve kıyamet gününde Allah onlara bakmaz: ana babasına isyaneden, erkeklere benzeyen kadın ve deyyus. Şu üçüne de Allah kıyamet gününde bakmaz:ana babasına isyan eden, içkiye devam eden ve verdiğini başa kakan.” Sahih. Ahmed(2/134) Nesai (2562) Hakim (1/144) Ebu Ya’la (9/408) Bezzar (12/269, 270) Taberani(12/302) Beyhaki (10/226) Beyhaki Şuab (7/412) Elbani Sahihu’t-Tergib (2366) es-Sahiha(674, 1397)

İbn Ömer radıyallahu anhuma’dan: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

ثﻮﱡﻳﱠﺪﻟاو ،ﱡقﺎَﻌْﻟاَو ،ِﺮْﻤَﺨْﻟا ُﻦِﻣْﺪُﻣ :َﺔﱠﻨَﺠْﻟا ُﻢِﻬْﻴَﻠَﻋ ُﻪﱠﻠﻟا َمﱠﺮَﺣ ٌﺔَﺛَﻼَﺛَﺚَﺒَﺨْﻟا ِﻪِﻠْﻫَأ ﻲِﻓ ﱡﺮِﻘُﻳ يِﺬﱠﻟا

“Allah şu üçüne cenneti haram kıldı: içkiye devam eden, ana babasına isyan eden ve ailesinin işlediği kötülükleri kabullenen deyyus” Sahih ligayrihi. Ahmed (2/69, 128)

Ammar b. Yasir radıyallahu anh’den: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

ﻞﻴﻗ ﺮﻤﺨﻟا ﻦﻣﺪﻣو ءﺎﺴﻨﻟا ﻦﻣ ﺔﻠﺟﺮﻟاو ثﻮﱡﻳَد َﺔﱠﻨَﺠْﻟا ُﻞُﺧْﺪَﻳ َﻻﻪﻠﻫأ ﻰﻠﻋ ﻞﺧد ﻦﻣ ﻰﻟﺎﺒﻳ ﻻ ىﺬﻟا لﺎﻗ ثﻮﻳﺪﻟا ﺎﻣ ﻪﻠﻟا لﻮﺳر ﺎﻳ

“Deyyus, erkeklere benzeyen kadın ve içki bağımlısı cennete giremez.” Denildi ki: “EyAllah’ın rasulü! Deyyus nedir?” Şöyle buyurdu: “Ailesinin yanına girene aldırmayankimsedir.” Sahih. Tayalisi (642) Beyhaki Şuab (7/412) Ebu Nuaym Marife (5219) ElbaniSahihu’l-Cami (3062)

Malik b. Uhamir radıyallahu anh’den: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki:

ﺎَﻳ :ﺎَﻨْﻠُﻗ " ًﻻْﺪَﻋ َﻻَو ،ﺎًﻓْﺮَﺻ ِﺔَﻣﺎَﻴِﻘْﻟا َمْﻮَﻳ ِرﻮُﻘﱡﺼﻟا َﻦِﻣ ُﻪﱠﻠﻟا ُﻞَﺒْﻘَﻳ َﻻَلﺎَﺟﱢﺮﻟا ِﻪِﻠْﻫَأ ﻰَﻠَﻋ ُﻞِﺧْﺪُﻳ يِﺬﱠﻟا " :َلﺎَﻗ ؟ُرﻮُﻘﱡﺼﻟا ﺎَﻣَو ِﻪﱠﻠﻟا َلﻮُﺳَر

“Allah kıyamet günü “sukûr”un iyiliğini kabul etmez.” Dedik ki: “Ey Allah’ın rasulü! Sukûrnedir?” buyurdu ki: “Hanımının yanına erkekleri sokan kimsedir.” Buhari Tarih (7/304)Haraiti Mesaviu’l-Ahlak (424) Taberani (19/294) Ebu Nuaym Marife (6016) Beyhaki Şuab(7/412) İbn Asakir (56/519)

Ebu Said el-Hudri radıyallahu anh’den: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

Muhakkak ki Allah Teâlâ üç şeyi eliyle yarattı: Ademi eliyle yarattı, Musa aleyhi's-selâm’aindirdiği tevratı eliyle yazdı, cenneti eliyle yarattı, nehirlerini yardı ve ağaçlarını dikti.Meyvelerini çıkardı. Bunları bitirdikten sonra ona baktı ve şöyle buyurdu: “Sana beş kişiningirmesini haram kıldım; kadınlara benzeyerek kadınlaşan erkeklerin, erkeklere benzeyerekerkekleşen kadınların, deyyusun, ana babasına isyan edenin ve ayıkıncaya kadar sarhoşolanın.” Sahih ligayrihi. Darekutni el-Mu’telef ve’l-Muhtelef (2/30) Hatib Muvazzahu Evham(1/539)

Aynısını Haris b. Nevfel radıyallahu anh’den hasen isnad ile: İbn Ebi’d-Dunya Sıfatu’l-Cenne(39) Ziyau’l-Makdisi, Sıfatu’l-Cenne (33) Haraiti Mesaviu’l-Ahlak (410) Beyhaki el-Esma ve’sSifat (692)- Aynısını Ali radıyallahu anh’den: Deylemi (675) İbn Hacer, Garaibu’l-Multekita (el yazma no: 717)

İbn Abbas radıyallahu anhuma’dan: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

ءﺎَ ﺴﱢﻨﻟا ﺔﻠﺟرو ثﻮﻳﺪﻟاو ِ ﻪﻳﺪِ ﻟاَ ﻮﻟ قﺎَ ﻌْﻟ ا ﺔﱠ ﻨﺠْ ﻻ

“Ana babasına isyan eden, deyyus ve erkeklere benzeyen kadın cennete giremez.” Deylemi (7621)

Ghirah (Sahabelerin Şeref ve Kıskanma Duygusu) hakkında hadisler:

Ebû Hüreyre radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

"Zandan sakının. Çünkü zan, sözlerin en yalan olanıdır.”

Buhârî, Vasâyâ 8, Nikâh 45, Ferâiz 2, Edeb 57, 58; Müslim, Birr 28. Ayrıca bk. Tirmizî, Birr 56

Açıklamalar

Asıl dayanağı kesin bilgi (yakîn) olması gereken dinî konularda zan ile hareket etmek, zanna dayanarak haber vermek aslâ doğru değildir. Nitekim yüce Rabbimiz, İslâm gerçeği karşısında birtakım zan ve tahminlerle ileri geri konuşan, iddialarda bulunan putperestler hakkında "Onların çoğu, zandan başka bir şeye uymaz. Şüphesiz zan, haktan hiçbir şeyin yerini tutamaz" [Yunus sûresi(10), 36]

Yâ Rasûlallah, karımla bir erkeği yakaladığım zaman dört şahid bulacağım diye onları bırakır mıyım? Vallahi sorgusuz sualsiz kafasını uçururum!" demiş ve şu cevabı almıştır:
"Sa'd'ın kıskançlığı ve namusuna düşkünlüğü sizi şaşırtmasın, ben ondan daha kıskancım, Allah da benden daha kıskançtır"
(Buhârî, "Nikâh", 107; "Hudûd", 40)

Burada anlaşılan bir takım hükümlerden bir kaçı:

1.Peygamber kendisine ulaşan haberden hiçbir şekilde ürkmemiș ve bunu bir rhetorik olan bir soru ile Hz Sa'd tastik etmiştir.

"
Sa'd'ın kıskançlığı ve namusuna düşkünlüğü sizi şaşırtımı"

Eğer Hz. Sa'd'in bu Namus, Şeref kısacası Ghirah düşkünlüğü Peygamberiz ile ters düşseydi, ozaman, Peygamber Efendimiz böyle rhetorik soru sorup, tasdik etmesdi. Ozaman müslüman toplumdaki olan Sahabeler karıları ve kızları namususluklarina asla göz yumas ve bu Fahişligi "Affettim, Göz yurdum" tavrından uzak, hatta öldürmeyi bile göze almış bir şerefli ve namuslu topluluk. Kim karısının zina yaptığını bildiği halde, onu alıp lanetleșmeye götürmese, o kişi deyyustur. O kişi karısının zina yaptığını içine sindirebildi ve kizmadı. Eğer kişi bu yapılan olaya "Affettim, bu olaya kabullendim" dediğinde halde, bu kişide hiç bir Ghirah namına bir şey olmaz ve tam tamına deyyus olur. Sahabelerin aklından "Affettim" diye bir asla geçmemiştir, bırakın bunu, ekseriyeti olup, hem karısını ve ona yaklaşan erkeği öldürmek akilarindan geçmiştir. Hiç bir normal islam fıtrati olan (Yani Sahabelerin Fıtrati gibi bozuk olmayan fıtrat) bir kişi Karısının, Kızın, Annesinin, Halasinin vs. zina yapmasına göz yumas ve hiç bir normal islam fıtrati olan bir kişi böyle bir hatayı gerçekten gördüğü veya kesin olarak bildiği halde, affetmesi mümkün değildir. Eğer bu durumu kabullenirse, fıtrat dışı bir yaratık olan "Deyyus" olur. Bu olayda imanını kaybeden o deyyus, Allahın indinde zaten nikahı feșh olur. Hiç bir sahabe böyle bir olayda "ben karımı Affettim" aklından bile geçmemiştir.

2. Hüküm ise âlimlerin ihtilaf (görüşleri ayrıldığı) ettiği bir hükmüdür. Eğer kârısını zina hâlinde gören kimse, onun ve onun yanındaki Erkeği öldürmesi caiz midir, caiz değilmidir sorusu.

3. Peygamber Efendimiz Hz. Sa'dan daha kıskançtır, ama bu kıskançlığı oldu halde, kendi eşlerine, en iyi davranan kişi olmuştur. Eğer bu kıskançlığı ile zevcelerine zulüm etseydi, asla en iyi eş olamazdı.

Şimdi Sağlıklı olan Ghirah Hakkında bir hadis :


Resulullah (salallahu aleyhi ve sellem) buyurdular ki: "Kıskançlıktan bir nevi var ki Allah sever; bir kısmı da var ki Allah onu sevmez. Allah'ın sevdiği kıskançlık, kişinin (mehariminden haram kılınmış bir fiil görmesi ile) şüphe halinde duyduğu kıskançlıktır. Allah'ın sevmediği kıskançlık, şüphe olmadan kıskançlık duymasıdır. Aynı şekilde bir kısım gurur vardır ki Allah hoşlanmaz, bir kısmı da var, Allah hoşlanır. Allah Teala'nın sevdiği gurur, kişinin savaş sırasında ve sadaka verme esnasında nefsine güvenerek duyduğu gururdur. Allah'ın buğzedip sevmediği gurur ise, taşkınlık ve övünme sırasında duyduğu gururdur."
Ebu Davud, Cihad 114 (2659); Nesai, Zekat66, (5, 78)


Burada Hükümlerden anlaşılan gibi, kötü ve iyi kıskanma Duygusu vardır. Eğer bir kimse şüphe olmadığı halde, karısının iffetsiz olduğunu söylerse, yanlıştır. Eğer şüphe olan bir durumda bakmasa, buda sevilmeyen kıskançlıktir.

Onun için asla bir kimseyi delil olmadığı halde suçlamayın, eğer gerçekten yaptıysa, zaten öbür Dünyada (tövbe bile etse) size hakkınızı ödemedikçe cennete girmeycektir. Eğer yapmadiysa, siz kârınızın yaptınız bu zulüm ve depresyonlardan dolayı, sizde kârınızın hakkını Helal etmedikçe, cennete girmeycektir.

Nikah bağı, eğer yaptıysa kopmuştur ve iki kişi asla bir daha bir araya gelmicektir. Bu Hüküm hem bu dünyaya, hem öbür dünya için geçerlidir.

Eğer Zina değil, ama başka iffetsizlik yapıldıysa, Kocası isterse (öbür Dünyada) onu Nikahında tutar veya onu boşar. Herkes sevdiği kişi ile beraber olmak istiyorsa ve Kocası bu karısını sevmiyorsa bu fiilden dolayı, Allah inşallah onları marifet edici bir vasiyette boşar. Nikahın ila devam etmesi gibi hiç bir delil yoktur, burada herşey Kocanın iradesine bağlıdır.

Şimdi bir kere kısaca iki Görüşü gostericem :

1. Fiil (Zina) --->Tevbe--->Erkek Nikahında tutarsa Deyyus değil --> Erkek Ebedi Cehennemlikte değil -->Nikah Bağı daha sağlam

2. Fiil (Zina) --->Tevbe--->Erkek nikahında tutarsa Deyyus--->Erkek büyük Küfre girmiş ve bundan dolayı ---> Nikah kopmuştur (ve Deyyus değilse lanetleșme yapar ve Nikah Fesh olur)

Benim Görüşüm elbette yukarıda zikretdiyim gibi ikinci görüştür, eğer bir kimse bu görüşün yanlış olduğuna inanıyorsa, ozaman delilini getirsin. Ben ona Reddiye yazıcam inşallah.


2.Soru:

Deyyuslarin nikahı niye feșh olur ve Deyyusluk Küfürmü veya Nimetti Küfürmüdür? Eğer Küfür ise, niye Allah bu günahı küfür olarak saymıştır?


2.Cevap:

Deyyuslarin nikahlari büyük Küfründen dolayı feșh olur. Şimdi bir kimseler "Böyle Hadisleri tevili vardır" veya "Bir kimse bir Fiilden dolayı Kafir olmaz" vs. açıklamalar yapacaktır. Biz ise bu Tevilerin batıl olduğu görüşündeyiz. Böyle kişiler herzaman yaptıkları batıl Tevileri bizlere yutturmaya çalışıyorlar veya "Harici" olarak görüyorlar.
Hariciler ve Bizim aramızda bir kaç fark vardır :

1. Hariciler Cehaletin asla Mazeret değildirler görüşünde.

2. Hariciler bir Mürtedi üç Gün tövbeye davet etmiyorlar.

3. Hariciler Fisk Günahını işleyen kişileri kafir demişlerdir ve bundan dolayı çoğu NAS bulunan Hadislerden dolayı, Hadisleri inkara gitmişlerdir. Yoksa Fisk Günahı işleyen bir kimse Peygamber'in zamanında asla öldürülmezdi, sadece bir cezaya çarptırıldı.

Bizlerde zaten büyük Günah işleyene Kafir demeyiz, ama Küfür veya Küfür türleri işleyen kimseye, eğer o Günahın küfür oldunu biliyorsa, kafir ilan ederiz. Ondan sonra üç gün tövbeye davet ederiz, eğer icabet etmese, öldürülül.

Ve bazı Günahlar vardır ki, onlara tevbe etmeden ölürsen, Kafir olarak ölmüş olarsiniz. Bunların içinde hepsinde büyük küfür vardır.

1. Içki içen Müptelalara.
2. Bir Mümin öldürmek
3. Ana-Babaya asi olmak
4. Erkeklere benzemeye çalışan kadınlar
5. Kadınlara benzemeye çalışan bir erkek
6. Deyyus
7. Hörgüc Topu gibi saçlarını bağlayan bayanlar
8. Giyinmiş çıplaklar
9. Namaz kilmayan insanlar
10. İntihar edenler
11. Nesebini inkar eden veya başkasına nispet eden bir kimse

Şimdi bu Tevileri elle alarak, bunların niye batıl olduğunu söylemek isteriz inşallah.

a.) Küfür değil, Küfrün Nimatten kast edilmiş, yani "Nankörlük".

b.) Burada kast edilen küçük Küfür veya küçük Șirk.

c.) Peygamber Efendimiz bu Fiil'in kötülüğü işaret etmek için, bunu ağır bir İtham ile yasaklanması için, burada insanları korkutma Mahiyette ile söylemiş.

d.) Burada kast edilen, birinci olarak Cehenneme gidecek, ondan sonra cennete girecektir.

e.) Burada kast edilen, eğer kişi "XYZ-Günahkari" ise, cehemmde temizendikten sonra "XYZ-Günahkari" olarak değil "Mümin" olarak Cennete girecektir. Yani İçkici olarak, değil içki içmeyen kişi olarak girecektir. Ve o kişi cennet şarabını içmek istemez. Ve Deyyuslar, Deyyuslar olarak, değil onurlu bir kimse olarak gireceklerdir.


3. Eğer adam karısının fuhuşunu görmemišse, o adam deyyus olmayıp, nikah fesh olur veya olmaz mı?

Cevabını yarın yazıcam inşallah, uyukum geldi...
 
Son düzenleme:
Üst Ana Sayfa Alt