Ey Müslümanlar Resulullah (sallallahualeyhivesselem)'in Vasiyetine Dönün

Ebu Abdullahh

Yeni Üye
Üye
Bismillahirrahmanirrahim

"Bugün küfür ve şirk yayılmıştır. Onun için kendisini İslam dinine nispet etsede, İslam'ın bazı alametlerini izhar etsede halklarda aslolan onların asli kafirler olduğudur."


Şeklinde özetleyebileceğimiz bu görüşün Sahabe, tabiun, mutekaddimun ve muteahhirun ulema arasında bilinen bir dayanağı, bir aslı yoktur. Önce ki alimlerde, günümüzde ki muasır ulemada halklar hakkında onların
"asli kafirler" olduğunu söylememiştir. Bu görüşü savunan hiç bir alim bilinmemektedir. Bunu dile getiren ve davetçiliğini yapan kişiler bazı ilim talebeleridir. Bu görüşün iki dayanağı vardır birincisi cehalet, ikincisi hamasettir.

Bu görüş Şeytan'ın İslam ümmeti üzerinde ki büyük bir oyunudur. Bu görüş sebebiyle İslam ümmeti ile İslam alimleri arasında ki köprüler yıkılmış, bağlar kopmuştur. Cahil müslümanlar alimleri bırakıp cahilleri kendilerine önder edinmiştir. Bu görüşün kötü bir neticesi olarak tevhid risaleleri yazmakla, tevhidi insanlara beyan edip, şirkten insanları sakındırmakla ömrünü tüketen faziletli İslam uleması dahi
"asli kafirler" olarak kabul edilmektedir. Euzubillah.

Ömrünü cihad meydanlarında tüketen, malıyla ve canıyla Allah'ın dinini ikame etmek, şirki ve şirkin sembollerini yok etmek için çalışan faziletli alimler ve mücahidlerde
"asli kafirler" olarak kabul edilmektedir.

Şuan İslam ümmetine yol gösteren alimlerde ki ilim ve ahlak, Yahudi ve Hiristiyan alimlerinde olsaydı ehli kitap onların ayaklarını yıkar, suyunu içerdi. Bizim muhakkik ! Müslümanlarımız ise bu alimlere
“Asli kafirler” hükmünü veriyorlar.

Allah yolunda cihad eden Müslüman mücahidlerimizde ki iman ve cesaret’ın onda biri Haçlı askerlinde ve diğer din düşmanlarının ordularında olsa tereddütsüz olarak tüm dünyayı fethetmek için harekete geçerlerdi. Bizim Müslümanlar ise bu mücahitleri yeryüzünün en şerli toplulukları olarak kabul ediyor. İmkanı yoksa dilini, eline fırsat geçtiğinde de hemen bıçağı kardeşinin boğazına dayıyor.

Allah Resulu (sallallahualeyhivessellem) veda hutbesinde bizlere şu sözleri vasiyet etmedi mi?

“Benden sonra birbirinizin boynunu vuran kafirlere benzemeyin”

Ey Müslümanlar! Resulullah (aleyhissalatuvesselam)’ın vasiyetine dönün. Dilinizi ve kılıcınızı Müslümanların üzerinden çekin. Allah’ın indirdiği bütün hayırların sizde olduğunu ve Allah’ın başkasına hayır indirmediğini zannetmeyin. Bu ümmette hayır vardır, kıyamet gününe kadar hayır var olmaya devam edecektir.

La havle vela kuvvete illa billah.


 

Ebu Abdullahh

Yeni Üye
Üye
Bu cemaatler Allah yolunda canlarını ve mallarını harcıyorlar, Yahudilerle, Hıristiyanlarla, mürtedlerle, Rafizilerle, Nusayrilerle ölümüne savaşıyorlar, şirk mabedlerini yıkıyorlar, tevhidi dünya gündeminin ilk sırasına taşıyorlar ama bir türlü Müslüman hükmü alamıyorlar. İslam uleması tevhid risalelerini te’lif ediyor, tevhidi, şirki insanlara açıkça beyan ediyor, kitaplar yazıyor, ilim halkaları tesis edip muvahhid talebeler yetiştiriyorlar ama onlarda bir türlü Müslüman sıfatını hak edemiyorlar! Subhanallah! İslam ne kadar garip haldedir. Müslümanlar kılıçlarını birbirine karşı biliyor, fırsat bulduğunda ise hemen Müslüman kardeşinin boğazına dayıyor. Müslümanlar kendi alimlerine taan ediyor, kendi alimlerini tekfir ediyorlar. İslam düşmanları ise tek vücut olmuş durmaksızın İslam topraklarına bombalar yağdırıyor. Rafizilerin alimlerine göre Nusayriler mürtedir. Bunların itikadı küfürdür. Ne zaman Suriye savaşı patlak verdi. Bütün bunlar unutuldu ve İranlı, Lübnanlı, Iraklı bütün Rafiziler hemen yek vücut olarak mürted kabul ettikleri Nusayrilerin yardımına koştular. Hamaney, Nusayrileri Hüseyin (ra)’nın davasının varisleri ilan etti. İşte Allah düşmanları böyle kenetlendi. Sünni, selefi Müslümanlar ise bin parça oldu. Oysa Allah yolunda cihadı emreden Rabbimiz, bölünüp parçalanmayı da yasaklamıştır. Birinci emre cevap veren Müslümanlar ikinci emre cevap vermek hususunda gaflette kalmıştır.
 
Üst Alt