Çözüldü Hakimiyet Meselesi Hakkında Sorularıma Cevap Verir misiniz?

B Çevrimdışı

Bekir altındiş

Yeni Üye
İslam-TR Üyesi
Cümleten Selamun aleykum abiler abiler ben yeni tevhidle tanışmış birisiyim bu aralar kafamı karıştıran bazı meseleler var Allah cevaplayan abilerimden razı olsun

1. Şimdi aklımın karıştığı konu şudurki tağut hakkında Allah'ın hükümleriyle hükmetmeyenler taguttur bunu açıkçası ben seleften gelen bir kavil bulamadım yani bu kadar mühim bir meselede anlamıyorum neden selef hiç bir yerde bahsetmemiş

2. İtaat meselesi Allah azze ve cellenin hükümlerinden başka bir hükme yani helallerini haram haramlarini helal sayan bir sisteme veyahut şahsa ittay şirktir bunu söylediğinizde 2 delil genel olarak dönüyor
1. Allah'ın adı anılmadan kesilen et meselesinde inen onlara itaat edersen ila ahırı
2 Tevbe suresi 31 ayet te eshabı nüzul olarak aktarılan kissada 2 sinide derinlemesine tefekkür ettiğimde gene burda istihlal şarti oluyor

3. İbni kesirin tatarlar hakkında hükmü bir tek ben hakimiyetke alakalı buldum ki tatarlar ibni teymiyenin tatarlar hakkında açıklaması el feteva kitabında bunlar yani tatarlar bu hükümleri helal gördüklerini hatta mezhepler gibi hepsi yani bütün dinleri Allah'a giden bir yol olarak gördükleri tarihte ve o zaman ki İslam alimlerince malum olan bir olay bunu nasıl anlamamız gerek

Herkesten Allah razı olsun duaya muhtaç aklı karişmış aciz bir kardeşiniz
 
V Çevrimdışı

Voice of Ibn Taymiyyah

Voice of Ibn Taymiyyah
İslam-TR Üyesi
Cümleten Selamün aleyküm abiler abiler ben yeni tevhidle tanışmış birisiyim bu aralar kafamı karıştıran bazı meseleler var Allah cevaplayan abilerimden razı olsun

1.şimdi aklımın karıştığı konu şudurki tağut hakkında Allah'ın hükümleriyle hükmetmeynler taguttur bunu açıkçası ben seleften gelen bir kavil bulamadım yani bu kadar mühim bir meselede anlamıyorum neden selef hiç bir yerde bahsetmemiş

2. İtaat meselesi Allah azze ve cellenin hükümlerinden başka bir hükme yani helallerini haram haramlarini helal sayan bir sisteme veyagut şahsa ittay şirktir bunu söylediğizde 2 delil genel olarak dönüyor 1. Allah'ın adı anilmadan kesilen et meselesinde inen onlara itaat edersen ila ahırı
2 Tevbe suresi 31 ayet te eshabı nüzul olarak aktarılan kissada 2 sinide derinlemesine tefekkür ettiğimde gene burda istihlal şarti oluyor

3.ibni kesirin tatarlar hakkında hükmü bir tek ben hakimiyetke alakalı buldum ki tatarlar ibni teymiyenin tatarlar hakkında açıklaması el feteva kitabında bunlar yani tatarlar bu hükümleri helal gördüklerini hatta mezhepler gibi hepsi yani bütün dinleri Allah'a giden bir yol olarak gördükleri tarihte ve o zaman ki İslam alimlerince malum olan bir olay bunu nasıl anlamamız gerek

Herkesten Allah razı olsun duaya muhtaç aklı karismos aciz bir kardeşiniz
Bismillah. Yazdıklarını okudum; meseleleri ciddi ve ilmi bir çerçevede ele alman güzel. Şimdi selef usulüne sadık, fakat kavramsal kaymaları tashih eden bir cevap vereyim:


1. Tağut–hüküm ilişkisi:
Doğrudur; selef “Allah’ın indirdiğiyle hükmetmeyen tağuttur” şeklinde genel ve mutlak bir tarif yapmamıştır. Bunun sebebi eksiklik değil, usuldür. Selef tağutu; ibadet, mutlak itaat veya teşri yetkisi verilen varlık olarak tanımlar. Ancak her teşri fiili otomatik olarak tağutluk değildir. İbn Teymiyye açıkça, Allah’ın hükmüne muhalif hüküm vermenin küfür, zulüm veya fısk olmasının niyet, inanç ve tercih üstünlüğüne bağlı olduğunu söyler. (Mecmûʿu’l-Fetâvâ)


2. İtaat ve istihlal:
Tevbe 31 ve En‘âm 121 ayetlerinde şirk, itaati ibadete dönüştüren inançla gerçekleşir. Adiyy b. Hâtim hadisi bunu açıklar: Ruhbanlara ibadet, onların teşrîsini din edinmektir. Sırf korku, ikrah veya dünyevî zaruretle uyma —kalben reddedişle birlikte— selefe göre küfür değildir. “Fiilî istihlal” kavramı selef literatüründe bağımsız bir küfür kategorisi olarak yoktur; bu, modern bir kavramsallaştırmadır ve genelleştirildiğinde tekfire kapı açar.


3. Tatarlar meselesi:
İbn Kesîr ve İbn Teymiyye’nin Tatarlar hakkındaki hükmü, sadece şeriatı terk etmeleri değil; El-Yasa’yı şeriata denk veya üstün görmeleri, dinleri eşitlemeleri ve bunu meşru teşri olarak kabul etmeleri sebebiyledir. Yani mesele salt “hukuku devre dışı bırakma” değil, itikadî teşri iddiasıdır. İbn Teymiyye bu ayrımı özellikle vurgular.



Hâkimiyet Allah’ındır; fakat tekfir, hâkimiyet ihlalinin her türüne değil, açık itikadî sapmaya bağlanır. Selefin yolu; slogan değil, tahkik, tafsil ve adalettir. Allah seni ilimde sabit kılsın.
 
B Çevrimdışı

Bekir altındiş

Yeni Üye
İslam-TR Üyesi
Bismillah. Yazdıklarını okudum; meseleleri ciddi ve ilmi bir çerçevede ele alman güzel. Şimdi selef usulüne sadık, fakat kavramsal kaymaları tashih eden bir cevap vereyim:


1. Tağut–hüküm ilişkisi:
Doğrudur; selef “Allah’ın indirdiğiyle hükmetmeyen tağuttur” şeklinde genel ve mutlak bir tarif yapmamıştır. Bunun sebebi eksiklik değil, usuldür. Selef tağutu; ibadet, mutlak itaat veya teşri yetkisi verilen varlık olarak tanımlar. Ancak her teşri fiili otomatik olarak tağutluk değildir. İbn Teymiyye açıkça, Allah’ın hükmüne muhalif hüküm vermenin küfür, zulüm veya fısk olmasının niyet, inanç ve tercih üstünlüğüne bağlı olduğunu söyler. (Mecmûʿu’l-Fetâvâ)


2. İtaat ve istihlal:
Tevbe 31 ve En‘âm 121 ayetlerinde şirk, itaati ibadete dönüştüren inançla gerçekleşir. Adiyy b. Hâtim hadisi bunu açıklar: Ruhbanlara ibadet, onların teşrîsini din edinmektir. Sırf korku, ikrah veya dünyevî zaruretle uyma —kalben reddedişle birlikte— selefe göre küfür değildir. “Fiilî istihlal” kavramı selef literatüründe bağımsız bir küfür kategorisi olarak yoktur; bu, modern bir kavramsallaştırmadır ve genelleştirildiğinde tekfire kapı açar.


3. Tatarlar meselesi:
İbn Kesîr ve İbn Teymiyye’nin Tatarlar hakkındaki hükmü, sadece şeriatı terk etmeleri değil; El-Yasa’yı şeriata denk veya üstün görmeleri, dinleri eşitlemeleri ve bunu meşru teşri olarak kabul etmeleri sebebiyledir. Yani mesele salt “hukuku devre dışı bırakma” değil, itikadî teşri iddiasıdır. İbn Teymiyye bu ayrımı özellikle vurgular.



Hâkimiyet Allah’ındır; fakat tekfir, hâkimiyet ihlalinin her türüne değil, açık itikadî sapmaya bağlanır. Selefin yolu; slogan değil, tahkik, tafsil ve adalettir. Allah seni ilimde sabit kılsın.
Hocam Allah razı olsun yazınızı defaatle okudum fakat bana tevhid olarak öğretilen bir kaç meselede dahi Allah'ın hükmü dışında hüküm vermek niyet e bakmadan şirk olarak nitelendiriliyor çünkü hüküm meselede Allah'ın kanun koyuculugi yaratma sıfatıyla denk tutuluyor
Hocam amel küfür ise (teşri) niyete neden bakılıyor eğer ameli (teşri) küfür yapan niyet ise neden şuan bu sistemde olanlari tekfir ediyoruz
Birde hocam şuan askerlik yapanlar hakindadami niyet gözetmeliyiz
 
Abdulmuizz Fida Çevrimiçi

Abdulmuizz Fida

فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ
Admin
Hocam Allah razı olsun yazınızı defaatle okudum fakat bana tevhid olarak öğretilen bir kaç meselede dahi Allah'ın hükmü dışında hüküm vermek niyet e bakmadan şirk olarak nitelendiriliyor çünkü hüküm meselede Allah'ın kanun koyuculugi yaratma sıfatıyla denk tutuluyor
Hocam amel küfür ise (teşri) niyete neden bakılıyor eğer ameli (teşri) küfür yapan niyet ise neden şuan bu sistemde olanlari tekfir ediyoruz
Birde hocam şuan askerlik yapanlar hakindadami niyet gözetmeliyiz
 
Geri
Üst Ana Sayfa Alt