Hep Birlikte Bir Hikaye Yazalım..

IsLaM4eVeR

لا اله الا الله - Lâ ilahe illallah
Admin
Deniz kıyısında gidiyordu..İçinde karmakarışık duyguları vardı..Ezilmişti..Dışlanmıştı..Ama biliyordu ki bir gün bu eziklik gidicekdi..Ve o gün gelmişti..Her nedense pek oralı olmak istemiyordu..

Nedenini bilmiyordu ama..Yinede eskiye dönmek istmiyordu..Ama içinde hep bir endişe vardı..Bu endişe Allah korkusuydu..Müslümanları çok seviyordu..Ve onları üzmek,kırmak istemiyordu..

Derken sabaha kadar deniz kenarında yürümüştü..

Ve güneş doğuyordu...
 

DeLiRDiMBiLe

Yeni Üye
Üye
Birden sabah namazı aklına gelerek camiye koştu abdestini aldı...camiye girdi ve 4 rekatlık sabah namazını kıldı ve sonra camiden çıkıp simitçi çocuktan simit alarak yoluna devam etmeye başladı....
 

IsLaM4eVeR

لا اله الا الله - Lâ ilahe illallah
Admin
Yoluna devam ederken camide kendisini namaz kılarken izleyen bir genç onu yakaladı..

Beyfendi ?...

Efendim...

Siz neden öyle namaz kılıyordunuz ...?

Derken konu namazdan açılmışdı..Genç anne ve babasından nasıl namaz kıldığını gördüyse o şekilde namaz kıldığını söylemişti..

Kahramanımız içinden Allah'a şükretti..Ya Rabbim bu günde bana ecir gelecek şeyleri vesile ettin..Senin istediğin gibi sana hamd ederim diyerek bir iç çekti..

Ve devam koyuldu anlatmaya..

Bak genç...Bizler müslümanız ve dinimiz islamdır..Allah cc insanları dünyaya kulluk etmeleri amacıyla yollamıştır.Ve her kul dinini sahih olarak öğrenmek zorunda...Anne ve babalarımız bizim bitanecik sevgililerimizdir..Ama onlarda insan olduklarından ötürü hata edebilirler..O yüzden bizler dinimizi araştırmalıyız..

Günümüzde her bilgi mevcuttur..Kurana bakmalıyız..sünnete bakmalıyız..Alimlere bakmalıyız..

Acaba doğru yoldamıyız..

Derken o doğru yolu anlatmaya başlar ve genç mutlu bir şekilde ayrılır..

Ve yola devam eden kahramanımız...
 

fatihim_06

Yeni Üye
Üye
Kusu evıne goturen adam onla sankı bır ınsanmıs gıbı ılgılenır ve yarasını tedavı etmeye calısır ama kusun gozle gorulur bır yarası bulunmamakdadır adam hayretler ıcınde kalır ve bu kusun neden ucamadıgını merak eder............
adam kusa guzel bır kafes yapar ve olayın sırrını cozmeye calısır ama elınde hıcbır ıp ucu veya delıl yokdur adam kusu buldugu yere gıder orada bır ınceleme yapar ama ne yazıkkı ordada kusun hastalıgı konuusnda bır ız bulamaz ve cok dusuncelı sekılde evının yolunu tutmaya baslarr . . .
 

Sehid

Yeni Üye
Üye
aksam namazini kildikdan sonra kafese koydugu kusun yanina gitti. inceden inceye süzmeye basladi kusu.Tüyleri bembeyaz kar gibiydi. ne kadarda güzel bir kustu, buldugunda hic dikkatini cekmemisti.kafesi acti kusu eline alip oksadi. Ona karsi bir yakinlik hissetmisti.Birden eline birsey geldi. kusun ayaginda kücücük kagit parcasi yapisikti.Acaba birisi bu kus yoluylan birine mesajmi yollamak istemisti? birden buna engel oldugunu düsünerek üzüldü. Yinede kagidi acip okumak istedi, belki kusun sahibini bulabilirdi. Umdugu cikmisti, kagidi actiginda icinde isim ve adres yaziyordu...
 

fatihim_06

Yeni Üye
Üye
isim ve adrese bakdıı ama adres cok uzaklarda bır koye aıttı adam buna bır anlam verememısdı ama kafaya koymusdu o koye gıdecek ve adresı bulacakdı ve hazırlıklara baslamısdı hazır oldugu an yola cıkacakdı bı aksılık olmassa...
 

Sehid

Yeni Üye
Üye
hazirliklari bittikten sonra adresteki köyün yolunu tuttu...üc günlük yoldan sonra nihayet köye varmisti. Kahvede oturan köylülerden kagittaki adresi sordu. yorgun argin, bitkin bir sekilde aradigi evin önüne gelmisti. tarihi bir eve benziyordu, yikik dökük duvarlari vardi. ama bahcesi cok degisikti, yemyesil agaclar, renkarenk cicekler süslüyordu evin bahcesini.....
 

IsLaM4eVeR

لا اله الا الله - Lâ ilahe illallah
Admin
Evin içinde Kur-an'ı Kerim duvarda asılı rengarenk işlemeli bezlerin içinde duruyor.Ve masada okunan sürüyle kitap var.İçler acısı bir durum ki o kitapların arasında Allah'ın kitabı mevcut değil..

Hemen ev sahibine soruyor..

Efendim neden Kuran'ı kerim burada yok..

o yüceee bir kitap..Onun yeri baş tacı..

Şuradakimi deyip el işlemesinde olan kurana uzanınca ev sahibi bağırır.

Duuuuuuuuuuuur..Çarpılırsın..Ona dokunma..

Çok şaşırmış bir halde ne yapacağını düşünürken..
 

Ümmü Beyruha

Yeni Üye
Üye
Adam durdu ve düşündü...

Yanlış mı yapmıştı acaba??...

Konuya böyle mi girilmeydi?...

Hep aynı yanlışı yaptığını farkederek bir an içi cız dedi...

Evet evet tebliğe böyle başlamamlıydı...

Peki nasıl olabilirdi ki?

Ev sahibi daha elini Kulluk Kitabuna uzatır uzatmaz "Dur!!" diye kendisini ikaz etmiş,hatta bağırmıştı...

Olsun Ömer (r.a) Peygamber (a.s)'a daha sret çıkışlarda bulunmamış mıydı?Hatta onu öldürmeye varacak kadar düşmanlığın zirvesini yaşamıyor muydu Ömer?...

Acaba "Dur çarpılırsın!" diyen bu cahil amcaya;
"Yok amca!Elektirik çarpar ama Kur'an asla!!!" deyip bir espiri patlatsa,
o da ensesine bir tane patlatır mıydı?
Ufak bir gülümseme belirdi yüzünde genç adamın...

"Ahh!!Ah!!!" diye iç geçirdi adam...Ne zordu İslam Davetçisi olmak...

"Ama olsun!" dedi sonra,
Ucunda Firdevs yok muydu?
"Değmez miydi?" deyip yeniden canlandı ve amcaya dönerek:
"Tamam amca senin dediğin gibi olsun...
Ama bak ben çok uzak yollardan geldim.
Allah misafiri olarak kabul edersen evinde misafir olmak ister,çorbana ben de kaşık daldırmak isterim..."

Adam bireden sanki yaptığından utanmış gibi sıkıla sıkıla "Tabi evlat!" diyebildi sadece...

Genç adam rahatlamıştı ve yürekten bir "Elhamdulillah" dedi...

Akşam olmuş ve muhabbet koyulaşmıştı...
Ev saibi amca askerliğinden tutun da ölmüş olan hanımına kadar her şeyini paylaşmıştı genç adamla...
Genç ise bu durumdan memnun,o da sevmişti amcayı.

Konu nasıl olduysa GÜVERCİNE gelip dayandı...
Ve amca derin bir iç geçirerek başladı o hazin öyküsünü anlatmaya...
 

hak_yolcusu

Yeni Üye
Üye
amca öyküyü anlatıyordu fakat aklı misafirinin şu güzel sözlerinde kalmıştı ne kadar büyük bir tepki versede hatta onu vehhabi olarak görmüştü..ama kendni şu anlamlı sözlerden de alamıyordu...oysaki Rabbimiz Kur'an'i tanitirken o gonullerin sifasi diyordu .....

siz hic doktorun yazdigi receteyi duvara asip ya da boynuna asip iyilesen bir hasta duydunuz mu ?"
evet diyordu aslında haklı niye hiç düşünemedim ki...ama ailelerimiz bize böyle öğretti...ramazan aylarında alır açarız kur'anı sonra kılıfına koyar asarız duvara kadar perşembeden perşembeye yada ramazandan ramazana.... misafir, amcanın daldığını görünce o da tekrra kur'an konusunda aralarında geçen konuşmayı düşündü....evet çok sert çıkışmıştı..ama bir şekilşde hakkı anlatmalıydı ama naasıl...çok zor kafalarda kalıplaşmış tabuları yıkmak... nasıl anlatmalıyım ona nasıll demeliyim.....bak aç oku..rab oku diyor... amel et diyor...anla diyor....düşün diyor...... Allah bize göndermiş..içinde neler var,merak etmiyormusun? diye düşünüyordu ki amcayla gözgöze geldiler... amca birşeyler sormak konuyu birşekilde oralar getirmek istiyor ama cesaret edemiyordu....
 

Ümmü Beyruha

Yeni Üye
Üye
ve nihayet tüm cesaretini toplayıp sordu amca:

-"Evlat..."dedi biraz titrek bir sesle...

Sanki genç adam anlamıştı amcanın bakışlarından ne demek istediğini ve:
-Buyur amca...diye cevap verdi...

-Evlat sevdim seni!Hani şu Kitap meslesi vardıya...Biraz açsana onu bana...

Gülümsedi genç adam:
-Tabi amca memnuniyetle...Ama önce hani şu çarpar dediğin kalıbı var ya Kur'anın onu elimize almak zorundayız...
-Dur evlat hele bir abdest alalım,sonra başlarız okumaya...

Bir oh dedi genç adam.Rahatlamıştı...
-Haydi o zaman bir ön hazırlık olacaksa madem şöyle tam bir abdest alıp yatsı namazlarını da damardan kıldıktan sonra Kitabımızı da okuruz ardından...dedi ve beraberce saf tutup tam bir huşu içinde kıldılar yatsıyı...

İşte şimdi hazırdı ikisi de Kur'anı anlamaya...
-Şimdi alabilir miyim amca?dedi genç adam yüzündeki gülümseyen ifadeyle...
-Tabi dedi ihtiyar.Alabilirsin şimdi!

Ve genç adam kaybettiği hazineyi yeniden bulan adam misali sarıldı kitabına özlemle..
Elleriyle dokunduğu kitabını yüreğiyle başladı anlatmaya..

İlk emirle başlamalıydı muhabbet!
OKU!!!

Cebrail (a.s)'ın sıkışı gibi sıkmalıydı ayetler muhatabını her "okuma bilmemki" deyişine inat ve sonunda okumalıydı Muhammedi bir dille dudaklar ve yürek!!!

Anlattıkça anlatıyordu genç adam...
Ve dinlamekten değil ama vahyin ağırlığından yorulan ihtiyar "dur" dedi ve gözyaşlarını bıraktı yanaklarından aşağı...
Ekledi ardından:
KURANSIZ GEÇEN,OKUMADAN GEÇEN GÜNLERİME EYVAH deyip hıçkırıklara boğuldu...

Bu muhabbet ta ki sabah ezanına kadar sürmüş uyuyan kalplerin sabahı yaşanmıştı güneşin doğumuyla...
Ve dirilmişti kalpler bir kez daha nurun aydınlığıyla...
 

hak_yolcusu

Yeni Üye
Üye
hayırrrrrrrrrrrrrrrr!!!benn ben bilseydim RABBİM BANA bunları söylüyor,ben bilseydim,kur'an duvarda asılıyken bana verdiği huşunun bin katını içindeki verecek ben bilseydim dışının güzellliği içindeki mucizelerdir yansıyan.......ve ve benn bilseydim....kur'an dinlerken onu okurken RAHMAN VE RAHİM OLAN Allah BENİMLE KONUŞUYOR....BANA SESLENİYOR.......
EN BAŞTA OKU DİYOR......YEMİN EDERİM Kİ BEN ANLASAYDIM BİLSEYDİM KUR'an ın bu eşsiz ifadelerini,idrak etseydim..asla asla bırakmazdım elimden,bir saniye bile.............
genç adam,amcanın yüzüne baktı aman Allah'IM BU SAATELER ÖNCE BANA BAĞIRAN ADAM MIYDI?ŞÜPHESİZ SENİN HİDAYET VERDİĞİNİ KİMSE SAPTIRAMAZ SAPTIRDIĞINI DA KİMSE HİDAYET VEREMEZ....ASLINDA BANA BAĞIRMASIDA SEVDASINDANDI.............AMA BİLMİYORDU..BİLSEYDİLER YAPMAZLARDI.....
ve yaşlı adam kur'an'ı tuttu sımsıkı sarıldı.....bir daha bırakmak istemiyor gibiydi...o an onu elinden alacak kişiyle kavga eder,bağırır çağırırdı belki....ama bu bağırış bir gün önceki bağırış değildi..bu bağırış farklıydı bu bağırış...içindekilere olan sevdasındandı,bu bağırış onu yeniden bulmaktı ,bu bağırış onu bir daha kaybetme korkusundandı..almıştılar bir zamnlar kur'anı elinden içine açmasına izin vermemişler duvarlara kaldırmıştılar kur'anı.... EVET AMCA ÖMERSİ BİR DÖNÜŞLE ,DÖNDÜ HANİ ODA BAŞTA RESULE ÖFKELİYDİ AMA SONRA SEVDALANDI BU DEFA YİNE ÖFKELİYDİ ÖMER(R.A)AMA BU ÖFKESİ ARTIK İSLAM DÜŞMANLARINAYDI....
tmm bu defa öyle kandıramazdıalr ama oyunları artık daha büyük olabilirdi...bu defa planları daha büyüktü kur'an düşmanlarının kur'anı müslümanların hayatlarından atmak için başka yollar deniyordular.... o yüzden sarılmıştı KUR'AN A...BİR DAHA BIRAKMAMK İÇİN....
 

Ümmü Beyruha

Yeni Üye
Üye
ELHAMDULİLLAH DEDİ genç adam ve o da bıraktı gözyaşlarını ve tutamadı kendisini o da hıçkırıklara boğuldu...
Kimbilir daha kimler vardı Kur'anın ulaşmadığı daha nice gönüller..
Ya da ulaştırmamak için konulan nice engeller...
Yaşlı adam kararlıydı artık..
Bulmuştu hazineyi ve bir da ha bırakır mıydı yaşama sebebini:
-Evlat dedi..Allah senden razı olsun!Şu köy de bilirmisin benim gibi kaç tanesi var?
Biraz daha kalamaz mısın burada?Seni tanıştırmak istiyorum köylüyle..
Ve çarpmak istiyorum köylüyü şu kitapla"dedikten sonra bir kahkaha koptu birden yaşlı gözlerle uyum içinde.

Zaten genç adamın aradığıda buydu.
Müşteriyi bulupta kaçırmak olur muydu?
"Tamam!Olur amca memnuniyetle!"

Ama köyde onları bir süpriz bekliyordu..
Birazcık uykunun ardından yapılan bir sabah kahvaltısı ve köyde bu iki kuran talebesini bekleyen büyük süpriz...
 

hak_yolcusu

Yeni Üye
Üye
Beraberce yola koyuldular genç adam kendisini neyin beklediğini düşünüyordu..acaba neyle karşılaşacaktım....Allah ne gibi bir lütufta bulunacaktı yine zaten öyle değil miydi?
bir güvercinden neler çıkmıştı....."HER ŞEYDE BİR HAYIR VARDIR"DİYE DÜŞÜNDÜ..EVET GERÇEKTEN ÖYLE DEDİ.....
köyde bir kahve bulunuyordu...sabahın erken saatlerinde köylüler orda toplanır,biraz sohbetten sonra işlerine bakardılar...iş,güçten bahsederdiler....
neyse Allah'ın selamını verdiler girdiler içeriye....herkes genç adama bakıyordu....kim bu? nerden çıkmıştı?
karşılığında köy halkıda selamı aldılar.... adam köylüye dönerek "
-kardeşler bakın bu genç benim misafirim,sizinle tanıştırmak istedim....
ismini sötyliyecektiki adam gence dönerek"
-HAY Allah görüyor musun senin adını bile sormadım..sahi adın neydi senin?
-Mus'ab efendim....
sonra oturdular bir köşeye...
kahvede bir genç'te vardı yaklaştı,mus'ab a
ve "-ey gerici,yoksa sende şu yobaz( sakallı) müslümanlardan msıın?
Mus'ab şaşırmıştı.....
ne demeliydi... "söz gümüşse sükut altındır"diye düşündü...en iyisi bekliyim,zaten kolay kolay sözlerini bitirmez..daha uygun bir anını yakaladığımda konuşurum Allahın izniyle....
evet dediği gibi olmuştu
genç hala sürdürüyordu hakaretlerini,alay edercesine..
mus'ab"-buyur otursana tanışalım,ondan sonra ne olduğuma karar ver"dedi
ama yok genç dolmuştusanki.....iyi de köy yerinde nasıl böyle şeylele kafası doldurulmuş diye düşündü....
genç"-hadi be halinden belli zxaten ne olduğun, senin gibilerle konuşmam ben"
mus'ab -tmm sen bilirsin nasılistersen ama insanları tanımadan yargılama olur mu?
sonra kalktılar ve köyü dolaşmaya koyuldular.....
Mus'ab o genci düşünüyordu....
"- şimdi gelde seni köyümüzün camisine götüreyim..kur'an dersi verilecek yarım saate kadar,köyün öğrencilerine"
amcanın bu sözüyle kendine geldi..
 

Ümmü Beyruha

Yeni Üye
Üye
Beraberce caminin yolunu tuttular...

Ne zaman camiye gitmek için yola düşse Mus'ab,küçücük yüreğiyle yaptığı büyük atılımlarını düşünür ve yüzünde beliren tebessümle birlikte yüreğinin acıdığını hissederdi...
8-9 yaşlarında ya vardı ya yoktu...
Çocukluk işte...
Caminin içi kovalamaca oynamak için birebirdi...
Ama malum, bu oyun için tek kişi yetmezdi,kalabalık bir gruba ightiyaç vardı.
Peki bu oyunu en güzel kim becerirdi mahallelerinde?
Tabiki ilk sırada kendisi olmakla birlikte mahallenin tazı gibi koşan arkadaşı Ahmet,koşmada ondan geriye kalmayacak Murat,Hasan,Muhammed ve herbirinin de üç kardeşi olduğunu düşünürsek tam 12 kişiyle bu oyunun anca tadı çıkardı...

Ve onları da nazik bir davetle çağırıp ikindi vaktine yakın bir zamanda caminin yolunu tuttu 12 güzel çocuk,az sonra olacaklardan habersiz...
Ve daldılar camiye...
Cemati olmayan bir camide yapılabilecek en güzel şeyi yapmak için başladılar koşuşmaya ta ki caminin iri göbekli,haşin imamı camiyi BASINCAYA KADAR sürdü bu saltanat...Ve gerisi malum...

Bir an gülmek geldi içinden,cami imamının o gün için söylediği "Utanmıyorsunuz değil mi Allahın evinde koşmaya???"sözlerine ve şimdi olsaydı şöylece cevap verirdim heralde diyerek geçirdi içinden:
SİZLER ALLAHIN MESCİD İLAN ETTİĞİ YERYÜZÜNDE ONUN KANUNLARINI AYAKLAR ALTINA ALIP PERVASIZCA KOŞARKEN BİZİM GİBİ MASUMLARIN DÖRT DUVAR ARASINDA KOŞTURMASI MI RAHATSIZ ETTİ SENİ NAMAZ KILDIRMA MEMURU EFENDİ!!!!"

Yok canım,şimdi olsaydı yine de sert çıkışmazdı heralde...Neyse deyip iç geçirdikten sonra camiye ulaştıklarını adını daha yenice öğrendiği Ömer amcanın :"İşte burası köyümüzün camisi Mus'ab!"demesiyle farketti.

Camiye girdiklerinde bilindik manzarayla karşılaşacağından emindi ama BUKADARINA DA PES DOĞRUSU deyip hayretini gizlemeye çalışdıysa da pek de beceremedi galiba....................
 

EBU HANİFE

Yeni Üye
Üye
Camide tağutun askerleri önceden koyun muhtarından aldıgı ihbarlar pusuya yatmışlardı.


-Komutan; ateş serbest!

deyince kursun yağmuru başlamıstı...

Davetci genc,oracıkta şehid düştü.

Ve komutan, davetci yere düştükten sonra ateş kez emrini verdi.

-Nihayetinde seni yakalamacagımızı davanı bıtırmeyecegimizi mi zannettin diye davetcinin önünde seslenmeye başladı komutan...

komutan askerlerini toplayıp koyden ayrıldı.Ama davetcinin arkasında koye islam tohumu ektiğini bilmeden

''Cemil dede''

SON

(romana bi son vereyim dedim:))
 

metin öztürk

Yeni Üye
Üye
ter damlacıklarına baktı gülümseyen yüzdeki
ölülerde terleymiymiş bu nasıl iştir dedi
sanki bir çırpıda ayağa kalkıcak gibi bakıyordu yaşarmışcasına
dedesinin anlam veremediği ''şehitler ölmez'' sözü geldi aklına
biraz korku biraz merak ve iki parmağını götürdü cansız bedenin şah damarına
 
Üst Alt