Çözüldü İçtihatlar İçerisinde Zayıf Görüşü Taklit Sahih midir?

Mrt90

Üye
İslam-TR Üyesi
Selamun aleykum. Bir müçtehidin görüşü zayıf olsa bile o görüşü taklit etmek sahih olur mu? Sonuçta o müçtehid de belli bir metotla o içtihada ulaşıyor.
 

Abdulmuizz Fida

فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ
Admin
Selamun aleykum. Bir müçtehidin görüşü zayıf olsa bile o görüşü taklit etmek sahih olur mu? Sonuçta o müçtehid de belli bir metotla o içtihada ulaşıyor.
Âleykum selam we rahmetullahi we berakatuh kardeşim ;

Böyle bir durumda mukallid kimse, cumhurun kuvvetli görüşüyle amel etmesi gerekir.
İçtihadda bulunan muctehid ise zayıf da olsa kendi ictihadıyla amel edebilir, etmelidir.

Aksi durum ortaya çıkmadıkça genelde cumhurun görüşüyle amel edilmelidir.
Yâni; kişinin cumhurun ictihadına uyduğu zaman çok kötü bir olumsuz sonuçla karşı karşıya kalıyor ve bu durumun etkisi başkalarına olması gibi durum söz konusu ise, bu gibi durumlarda şaz da olsa farklı bir muctehidin ictihadından istifade ederek hem kendisinin, hem de diğer kişilerin bu vakıadan olumsuz etkilenmesininin önüne geçebilir.

İslam âlimleri, mezheblerin ruhsatlarına tabi olmayı zemmetmiştir. Yani bir kimse şer'î hükümleri yerine getirirken her mezhebin veya fakihin, kolay gelen görüşe tabi olması uygun görülmemiştir. Hatta içlerinden İmam Evzâî gibileri “her kim İslam âlimlerinin nadir görüşlerine tabi olursa, dinden çıkar." diyerek bu durumun tehlikesine vurgu yapmıştır. (Ebu Abdullah Bedreddin Muhammed b. Bahâdır b. Abdullah Ez-Zerkeşi , El Bahru’l Muhît Fî Usûli’l Fıkh, Daru’l Kutubî 1994, C.8, Sf: 383) Yine Ahmed Bin Hanbel, mezheblerin ruhsatlarını araştırıp alanların fâsık olduğunu belirtmiştir.

Bununla birlikte diğer bazı âlimler sebebi rahatlık olmaması şartıyla ferdin veya herhangi bir grubun, tâbi olmadıkları mezheblerin aksine başka mezheblere uymalarının câiz olduğu görüşüne gitmiştir. (Vehbe Zuhaylî, El Vecîz Usûli’l Fıkh, Daru’l Fikr DİMEŞK 2015, C.2, Sf: 433)
Yukarıda aktarılan zem, mezheblerin rahat olan görüşlerini kendisine adet haline getirenler içinken, altta geçen cevaz da bunu adet haline getirenler için değil de zor durumda kalanları içindir. Dolayısıyla bir kimse, kalbinin mutmain olduğu mezheblerden birine tabi olma konusunda muhayyerdir. Velev bu mezhebin gittiği görüş, cumhura muhalif olsa dahi. Zira sünnetten aldığımız anlayışa göre; ictihadında hata eden kimseye yine ecir vardır. Dolayısıyla kendisinde ecrin bulunduğu görüş, çoğunluğa muhalif olsa dahi tabi olunabilir.

Misal verecek olursak ;
Evli, çocuklu bir kimse, öfke anında hanımını aynı anda bir defada üç talâkla boşasa, Cumhura göre böyle bir kişinin nikah bağı kopmuştur. Fakat daha sonraki zamanlarda hem kendi, hem eski hanımı hem mevcud çocukları ve yakınlarının bu durumdan olumsuz etkilenmiş olarak pişman olsa; farklı ictihad da olsa yine ehl-i sunnet olan Şeyhu'l İslam İbn Teymiyye'nin ictihadını taklid ederek eşine geri dönebilir. Çünkü bu kimsenin daha iki talâk hakkı kalmıştır.





İlgili Konular:


Alimlerin Hatalı İçtihadına Uymanın Hükmü?

İctihad - Muctehid Nedir? Kur'an ve Sunnetten Delilleri Nelerdir?

Muctehidde Bulunması Gereken Şartlar Nelerdir?
 

Şu an bu konuyu görüntüleyenler (Kullanıcı: 0, Ziyaretçi: 1)

Üst Alt