54. Üzerine de o kaynar sudan içeceksiniz.
55. Hem de susuzluk hastalığına yakalanmış develerin suya saldırışı gibi saldırarak içeceksiniz.
56. Onlara hesap gününde verilecek ziyâfet işte budur!
Vakıa suresi
والهِيمُ:
جَمْعُ أهْيَمَ، وهو البَعِيرُ الَّذِي أصابَهُ الهُيامُ بِضَمِّ الهاءِ، وهو
داءٌ يُصِيبُ الإبِلَ يُورِثُها حُمّى في الأمْعاءِ فَلا تَزالُ تَشْرَبُ ولا تُرْوى، أيْ شارِبُونَ مِنَ الحَمِيمِ شُرْبًا لا يَنْقَطِعُ فَهو
مُسْتَمِرَّةُ آلامَهُ.
el-Hîm, ‘ehyem’in çoğuludur. Ehyem ise başına ‘huyâm’ (hâ harfi ötreli) hastalığı gelmiş deve demektir. Huyâm, develere isabet eden bir hastalıktır; bağırsaklarda ateş (hummâ) meydana getirir. Bu yüzden deve durmadan su içer fakat bir türlü kanmaz. Yani (cehennem ehli de) kaynar sudan kesintisiz bir şekilde içerler; böylece onların acısı sürekli olur.
55. Hem de susuzluk hastalığına yakalanmış develerin suya saldırışı gibi saldırarak içeceksiniz.
56. Onlara hesap gününde verilecek ziyâfet işte budur!
Vakıa suresi
والهِيمُ:
جَمْعُ أهْيَمَ، وهو البَعِيرُ الَّذِي أصابَهُ الهُيامُ بِضَمِّ الهاءِ، وهو
داءٌ يُصِيبُ الإبِلَ يُورِثُها حُمّى في الأمْعاءِ فَلا تَزالُ تَشْرَبُ ولا تُرْوى، أيْ شارِبُونَ مِنَ الحَمِيمِ شُرْبًا لا يَنْقَطِعُ فَهو
مُسْتَمِرَّةُ آلامَهُ.
el-Hîm, ‘ehyem’in çoğuludur. Ehyem ise başına ‘huyâm’ (hâ harfi ötreli) hastalığı gelmiş deve demektir. Huyâm, develere isabet eden bir hastalıktır; bağırsaklarda ateş (hummâ) meydana getirir. Bu yüzden deve durmadan su içer fakat bir türlü kanmaz. Yani (cehennem ehli de) kaynar sudan kesintisiz bir şekilde içerler; böylece onların acısı sürekli olur.
