Çözüldü Meryem (a.s.)'in Allah'tan Haber Almasını Nasıl Anlamalıyız?

Horasan Fedaisi Çevrimdışı

Horasan Fedaisi

Hayye ale'l-cihad
İslam-TR Üyesi
"Onların (kendisini görmesine engel olacak) bir perde çekmişti. Biz de ona ruhumuzu (Cibril’i) göndermiştik. Ona düzgün/her şeyi yerli yerinde bir insan suretinde görünmüştü." (19/Meryem, 17)

"Demişti ki: “Şayet takva sahibi biriysen (bana kötülük etme). Senden, Er-Rahmân’a sığınırım.” (19/Meryem, 18)

"Demişti ki: “Ben, yalnızca Rabbinin elçisiyim. Sana tertemiz bir evlat vermek için (buradayım).” (19/Meryem, 19)

"Demişti ki: “Bana insan (eli) değmemişken ve ben de kötü yolda olan bir kadın değilken, (aklım almıyor) bir çocuğum nasıl olacak ki?” (19/Meryem, 20)

“İşte böyle!” demişti. “Rabbin: ‘Bu, benim için kolaydır.’ dedi.” (Bu çocuk) insanlara bir ayet ve bizden bir rahmet olması içindir. Ve iş karara bağlanmış, bitmişti. (19/Meryem, 21)



Bu son Âyette Cebrail, Allah Teâlâ nın sözünü Hz. Meryeme as aktarıyor. Hazreti Meryem as nasıl vahiy alabilir?

Veya şu yorum doğru olur mu: O dönemler vahiy gelebilirdi ancak Hazreti Muhammed sav ile vahiy tamamen bitmiştir.

Veya şu yorum: Bu durum Hazreti İsa nın as doğum öncesi mucizesi olduğu için vahiy geldi.
 
Abdulmuizz Fida Çevrimiçi

Abdulmuizz Fida

فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ
Admin
وَاذْكُرْ فِي الْكِتَابِ مَرْيَمَۢ اِذِ انْتَبَذَتْ مِنْ اَهْلِهَا مَكَاناً شَرْقِياًّۙ
فَاتَّخَذَتْ مِنْ دُونِهِمْ حِجَاباً فَاَرْسَلْـنَٓا اِلَيْهَا رُوحَنَا فَتَمَثَّلَ لَهَا بَشَراً سَوِياًّ
قَالَتْ اِنّ۪ٓي اَعُوذُ بِالرَّحْمٰنِ مِنْكَ اِنْ كُنْتَ تَقِياًّ
قَالَ اِنَّـمَٓا اَنَا۬ رَسُولُ رَبِّكِۗ لِاَهَبَ لَكِ غُلَاماً زَكِياًّ
قَالَتْ اَنّٰى يَكُونُ ل۪ي غُلَامٌ وَلَمْ يَمْسَسْن۪ي بَشَرٌ وَلَمْ اَكُ بَغِياًّ
قَالَ كَذٰلِكِۚ قَالَ رَبُّكِ هُوَ عَلَيَّ هَيِّنٌۚ وَلِنَجْعَلَـهُٓ اٰيَةً لِلنَّاسِ وَرَحْمَةً مِنَّاۚ وَكَانَ اَمْراً مَقْضِياًّ

16 - Kitabda Meryem'i de an. Hani, ailesinden doğu tarafında bir yere ayrılmıştı.
17- Önlerinden bir perde edindi; Biz de Ona Ruh'umuru gönderdik; O da Onun için düzgün bir insan suretine büründü.
18- Dedi: "Senden Rahman'a sığınırım, eğer Sen çekinen biri isen".
19 - Dedi: "Ben ancak Rabb'inin bir elçisiyim; Sana pak bir oğlan çocuğu bağışlamam için".
20 - Dedi: "Benim nasıl oğlum olur ki, Bana bir insan dokunmadı ve Ben iffetsiz de değilim".
21 - "Öyledir'', Rabb'in dedi: "O, bana kolaydır. Onu insanlara bir işaret ve Bizden bir rahmet kılmamız için. Zaten hükme bağlanmış bir emir oldu". (Meryem suresi 16 - 21)

"Kitabda an": Yani Kur'an'da, demektir. "Meryem'i, hani ayrılmıştı": Ebu Ubeyde: Uzaklaşmış, bir kenara çekilmişti, demiştir.
"Doğuda bir yere": Doğu tarafında demektir ki o, Arablarca batıdan hayırlıdır.
"Önlerinden edindi": Yani ailesinin demektir,

"bir perde": Yani bir örtü ve engel. Bunda da üç görüş vardır:
Birincisi: O, bir perde çekti, bunu da Ebu Salih, İbn Abbas'tan demiştir.
İkincisi: Güneş Onu gölgeledi, Onu içlerinden hiç kimse görmedi. Bu da Allah'ın Onu sitrettigi (örttüğü) şeylerdendir. Bu mana yine İbn Abbas'tan rivayet edilmiştir.
Üçüncüsü: O duvarlardan bir engel edindi, bunu da Suddi, şeyh
lerinden demiştir.

Onlardan ayrılış sebebinde de iki görüş vardır:
Birincisi: Hayızdan temizlenmek ve saçını taramak için ayrıldı. Bunu da İbn Abbas, demiştir.
İkincisi: Başının bitini kırmak için, bunu da Ata, demiştir.

"Ona ruhumuzu gönderdik": O da cumhura göre Cebrail'dir. İbn Enbari de: Ruhumuzun sahibini, yani Cebrail'i, demiştir. Ruh da rahatlık ve neşe manasınadır. Sonra isim manasını gerçekleştirmek ve mastar yolunu ibtal etmek için ra mazmum kılınmıştır. Burada ruhtan vahyi ve vahiy görevlisi Cebrail'i murat etmek de câizdir.
Ona ne zaman geldiği hususunda da üç görüş vardır:
Birincisi: O, yıkanırken. İkincisi: Yıkandıktan ve elbiselerini giydikten sonra. Üçüncüsü: Evine girdikten sonra.

Şöyle de denilmiştir: Burada ruhtan maksat, İsa'nın yaratıldığı ruhtur. Bunu da Zeccac ile Maverdi nakletmişlerdir.
"Ona hamile kaldı" sözünde anlatacağımız üzere Ubey bin Ka'b'in görüşünün manası da böyledir. İbn Enbari: Bu, uzak bir ihtimaldir, çünkü: "Ona düzgün bir insan suretine büründü" demiştir. Mana da: Ona yani Meryem'e eli yüzü düzgün bir insan suretinde göründü, demektir. İbn Abbas da şöyle demiştir: Beyaz benizli, kısa kıvırcık saçlı ve bıyığı yeni tertemiz bir genç kılığında geldi. Ebu Nehik de: Rahatlıktan gelmek üzere ra'nın fethi ile "feerselna ileyha ravhena" okumuştur.
"Dedi: Senden Rahman'a sığınırım, eğer çekinen biri isen": Mana da şöyledir: Eğer Allah'tan korkuyorsan, Senden sığınmamla bu işe son verirsin.
Araştırmacılara göre doğru görüş budur. İbn Abbas'tan şöyle dediği nakledilmiştir: Onun yani Meryem'in zamanında Taki adında bir adam vardı, kötü bir kimse idi, Meryem Onu zannetti. Bunu da İbn Enbari ile Maverdi, zikretmişlerdir. Ali, İbn Mes'ud ve Ebu Reca kıraatlarında: "İlla en tekune takiyya" denilmiştir (meğerki Taki olsun).
"Dedi: Ben ancak Rabb'inin bir elçisiyim": Yani: Benden korkma, demektir.
"Liyehebe lek": lbn Kesir, Nafı, Asım, İbn Amir, Hamze ve Kisai, hemze ile "liehebe lek" okumuşlar; Ebu Amr, Verş de Nafı'den, hemzesiz olarak "liyehebe lek" okumuşlardır. Zeccac da şöyle demiş tir: Kim "liyehebe" okursa, mana: Beni gönderdi ki sana bağışlasın; kim de "liehebe lek" okursa, mana: Sana gönderildim ki sana bağışlayayım, olur. İbn Enbari, mana şöyledir, demiştir: Beni gönderdi, Sana diyor ki: Rasulumu sana gönderdim ki Sana bağışlayayım.
"Pak bir oğlan çocuğu": Yani günahsız, demektir.
Bağiy ise: Zina eden kötü kadın manasınadır. lbn Enbari şöyle demiştir:
"Bağiyyeten" demedi, çünkü bu, genellikle kadınlarda olan bir sıfattır. Arablar, nadiren: Raculun bağiy, derler. Bu da haid (hayızlı) ve akır (kısır) gibi kadınlara özgü sıfattır. Başkası da şöyle demiştir: "Bağiyyeten" dememiştir; çünkü o, kalıbından çıkmıştır; o, "fail" vezninde ise de "fail" manasınadır, ayetin manası da şöyledir: Benim kocam yoktur, ben fahişe de değilim; çocuk ise ancak bu iki yolla olur.
"Öyledir, dedi, Rabb'in dedi ki": Bunu da Zekeriyya kıssasında şerh etmiş bulunuyoruz. Mana da şöyledir: Sana babasız bir oğlan çocuğu bağışlamak benim için kolaydır.
"Onu insanlara bir işaret kılmamız için": Yani babasız çocuk yaratmaya kudretimizi göstermek için, demektir. İbn Enbari de şöyle demiştir: "Velinecalehu" kavline vav'ın gelmesi, kendinden sonra gizli ve mahzuf bir kelamı atfetmek içindir, takdiri de şöyledir: Rabb'in: Onu yaratmak bana kolaydır, bundan Seni yararlandırmak ve Onu ibret kılmak içindir, dedi.
"Bizden bir rahmet olarak": Yani: Ona tabi olup Ona iman edenlere, demektir.
"Hükme bağlanmış bir emir oldu": Yani onun yaratılması, hükme bağlanmış, bitirilmiş ve Allah Teala'nın ilminde geçmiş oldu. (İbn'ul Cevzi - İmam Ebu'l Ferec Cemaluddin Abdurrahman Ali ibn Muhammed Cevzi, Zâd'ul Mesir fi İlmi't Tefsir, C. 4, Sf: 105 - 107)
İslam âlimleri, Meryem (a.s.)’in vahiy almasını Onun nebî veya rasul olduğu anlamına gelmeyecek şekilde açıklamışlardır.

Meleklerin Meryem'e Hitabı
Kur’an’da Meryem’e üstteki (Cebrail, Meryem’e insan suretinde görünerek Onunla konuşması ve Ona Allah’ın bir kelimesi olan İsa’yı müjdelediği - Meryem 17 - 21) ayetlerin dışında meleğin hitab ettiği birkaç ayet daha vardır:
Hani melekler: ‘Ey Meryem! Şubhesiz Allah Seni seçti, Seni tertemiz yaptı ve Seni âlemlerin kadınlarına üstün kıldı. Ey Meryem! Rabb'ine gönülden itaat et, secdeye kapan ve rukû edenlerle birlikte rukû et’ demişti.” (Âl-i İmran 42 - 43)

Meryem’e Gelen Bu Bilginin Türü Vahiy midir?

Kur’an’da vahiy kelimesi geniş bir anlam sahasına sahibdir. Vahiy, peygamberlere gönderilen ilahi emirler olabileceği gibi, meleklerin veya ilham yoluyla insanlara veya diğer varlıklara bildirdiği şeyler de olabilir. Misalen;

Rabb'in bal arısına vahyetti...” (Nahl 68)
Musa’nın annesine, ‘Onu emzir, başına bir şey gelmesinden korktuğunda Onu suya bırak’ diye vahyettik.” (Kasas 7)

Meryem Peygamber midir?
Senden önce de kendilerine vahyettiğimiz ancak erkekleri peygamber olarak gönderdik. (Yusuf, 109)


****

قَالَ كَذَٰلِكِ قَالَ رَبُّكِ هُوَ عَلَيَّ هَيِّنٌۭ وَلِنَجْعَلَهُ ءَايَةًۭ لِّلنَّاسِ وَرَحْمَةًۭ مِّنَّا ۚ وَكَانَ أَمْرًۭا مَّقْضِيًّۭا
"Cebrail, ‘İşte böyle!’ dedi. ‘Rabb'in, ‘Bu, benim için kolaydır.’ dedi. (Bu çocuk) insanlara bir ayet ve Bizden bir rahmet olması içindir. Ve iş karara bağlanmış, bitmişti." (Meryem, 21)

Cebrail, Allah’ın Sözünü Meryem’e Nasıl Aktarıyor?

Cebrail (a.s), Allah’ın elçisi olarak peygamberlere vahiy getirdiği gibi, Allah’ın seçkin kullarına da haberler getirmiştir. Bu ayette, Cebrail’in Meryem’e Allah’ın sözünü aktardığı görülmektedir. Burada birkaç önemli husus vardır:

Cebrail, Allah’ın elçisidir:
Kur’an’da Cebrail’in “Ruh'ul Kudûs” ve “Ruh'ul Emin” olarak nitelendirildiği, Allah’ın emirlerini eksiksiz ilettiği bildirilmiştir.

Cebrail’in Söylediği Sözler Allah’a Aittir:
Cebrail burada sadece bir haberci konumundadır. Yani bu sözler doğrudan Allah’a ait olup, Cebrail sadece aracılık etmektedir.

Bu tür aktarımlar başka ayetlerde de geçmektedir:
Misalen, Musa (a.s.)’a vahiy verildiğinde de Allah’ın melekler aracılığıyla Ona emirler bildirdiği görülür.


Meryem (a.s.) Vahiy mi Aldı?

Meryem’in bu sözü duyması, Onun doğrudan peygamber gibi vahiy aldığı anlamına gelmez. Kur’an’da farklı şekillerde ilahi mesajların insanlara ulaştırıldığı görülmektedir:

Doğrudan vahiy (peygamberlere gelen özel emirler)
Melek aracılığıyla bildirilme (Meryem, İbrahim -a.s.- gibi)
İlham yoluyla bilgi verilme (Musa’nın annesi gibi)

Bu bağlamda, Cebrail’in Hazreti Meryem’e Allah’ın sözünü iletmesi, Onun bir nebi olduğunu değil, Allah’ın seçkin kullarından biri olduğunu ve Allah’ın Ona özel bir müjde verdiğini gösterir.

"Bu, Benim İçin Kolaydır" İfadesinin Manası

هُوَ عَلَيَّ هَيِّنٌۚ
Bu, benim için kolaydır ifadesi, Allah’ın kudretinin sınırsız olduğunu vurgular. Yani İsa’nın babasız dünyaya gelmesi, yaratılış açısından Allah için hiçbir zorluk içermez.
Zekeriyya (a.s.) da yaşlı ve eşi kısır olduğu halde bir evlat istemiş, Allah Teâlâ Ona Yahya’yı müjdelemiş ve şöyle buyurmuştur:

قَالَ كَذَٰلِكَ ۖ قَالَ رَبُّكَ هُوَ عَلَىَّ هَيِّنٌ
"Böyledir! Rabb'in dedi ki: 'Bu, benim için kolaydır.'" (Meryem, 9)
Yani Allah için yaşlı birinden çocuk yaratmak da, babasız bir şekilde İsa’yı yaratmak da aynı derecede kolaydır.

"İşin Karara Bağlanmış, Bitmiştir" İfadesinin Manası

وَكَانَ أَمْرًا مَّقْضِيًّا
"ve iş karara bağlanmış, bitmişti" ifadesi, bu olayın Allah tarafından kesin olarak takdir edildiğini ve geri dönülemez bir karar olduğunu gösterir. Yani İsa’nın yaratılışı kesinleşmiş ve ilahi irade tarafından mühürlenmiştir.
 
Horasan Fedaisi Çevrimdışı

Horasan Fedaisi

Hayye ale'l-cihad
İslam-TR Üyesi
Allah razı olsun
 
Geri
Üst Ana Sayfa Alt