Çözüldü Zalime Zalim Demeyen Sözü Hadis mi?

A Çevrimdışı

Abu Jafar

Üyeliği İptal Edildi
Banned
'Ümmetimden birileri zalime 'sen zalimsin' diyemiyorsa onlardan ayrıl!'

Bu hadis sahih midir?
 
Abdulmuizz Fida Çevrimdışı

Abdulmuizz Fida

فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ
Admin
Hadis değildir.
Bu sözün delil olarak hangi hadis kitabını vermişlerdir?
İmanın en alt seviyesi kalbden buğzetmektir ki, Hz Ömer'in (r.anh) devrinde sahabeden misal vardır. Ayrıca bu söz, duruma göre caiz olan İkrah'ı ve Takiyye'yi iptal etmektedir!
Musait olunca delilleri aktaracağım.


----

Bir başka olay Abdullah bin Huzafe el sehmi olayıdır.
Rumlar bunu esir alıp krallarına getirdiklerinde “bu Muhammed’in sahabilerinden en değerli birileri, buna gerekenleri yapalım bu hırıstiyan olursa bir çoğu hırıstiyanlığı kabul eder” diye telkinlerde bulunmuşlar.

Kral da Abdullaha: “
Ben sana elimde bulunan iktidara ortak edeceğim , otorite sahibi kılacağım gel hırıstiyan ol” diye teklifte bulunmuş .
Abdullah: “
sen bütün elinde bulunanları , hatta Arabların elinde bulunanları bana verecek olsan Muhammed’in dininden bir göz açıp kapayıncaya kadar bir zaman için dahi vazgeçmem“ cevabını vermiş.
Kral: ”
O halde seni öldüreceğim” demiş .
Abdullah: ”
Bildiğini yapmakta serbestsin” cevabını vermiş.
Kral: “
Abdullah’ın bir yerden aşağı asılmasını, okçular tarafından ellerine, ayaklarına okların yağdırılmasını ve burada Abdullah’ın hrıstiyanlığı kabul etmek zorunda kalacağını” söylemiş.
Bu işlemler Abdullah’a yapılırken , Abdullah diretmiş evet dememiştir.
Sonra indirilmesini, yakmış olduğu ateşte suyun kaynatılmasını, Müslümanlardan 2 esirin getirilip onun içine atılarak kebab edilmesini emretmiş. Abdullah burada da hırıstiyanlığı kabul etmeyi reddetmiş hırıstiyan olmamıştır.
Sonra Abdullah’ın da aynı suyun içine atılarak yakılmasını emretmiş. Abdullah ağlayınca kral bundan ümitvar olmuş. Artık dininden döneceğini zannetmiş , getirin onu buraya deyip tekrar hırıstiyan olmasını teklif etmiş, Abdullah ağlamış.
Kral : “
sen niye ağlıyorsun?” deyince
Abdullah: “Kendi içimden dedim ki “
Şu an kaderin gereği buraya atılıyorsun, ve ben arzuluyordum ki başımdaki bulunan saçların adetince cesedimde başlarım olsun, her biri Allah yolunda şehid olsun. Şu an birden ölüp gidiyorum buna ağlıyorum.”
Kral: ”
Ne dersin benim başımı öp seni serbest bırakayım?” demiş
Abdullah: ”
Diğer bütün Müslüman esirleri de serbest bırakacak mısın?” diye sorunca
Kral: ”
Evet diğer bütün Müslüman esirleri de serbest bırakacağım”
Abdullah diyor ki: içimden dedim ki “bu Allah’ın düşmanlarından biri , başını öpeyim beni serbest bıraksın , diğer Müslümanları da serbest bıraksın, ondan sonra benim bunu göreceğim yok, umurumda değil ne olursa olsun.”
Yaklaştı bana, öptüm başını. Esirleri verdi bana. Onlarla Ömer’in Huzuruna vardım, Ömer’e durumu anlattım.
Ömer dedi ki :”
Her müslümanın Abdullah bin Huzafe’nin başını öpmesi icab eder. İlk Onun başını öpmeye de ben başlıyorum” dedi ve öptü.
(İbn Sâ‘d (Tabakāt, C. IV, Sf: 189 - 191; Beyhakî, Şûabu’l-Îmân, C. IV, Sf: 257 - 258 , Rivâyet no: No: 1656 - Delâilu'n-Nubuvve, İbnu’l-Esîr Usdu’l-Gābe, C. III, Sf: 212 - 213) ve İbn Hacer , el-İsâbe fi Temyizi's-Sahabe, C. IV, Sf: 47 - 49; Hakim, Mustedrak; Hayatu’s Sahabe; Ali el-Muttakī el-Hindî,
Kenzul Ummal fî suneni’l-akvâl ve’l-ef‘âl ve İbn Asakir’de zikredilmektedir.)

Rivayetin ana senedi genellikle Ebu Râfi üzerinden gelmektedir. Sened zincirinde bazı kopukluklar (mursel/munkatı‘ rivayet özellikleri) ve râvilerden kaynaklanan muhtelif tenkidler bulunsa da, tarihi hadiseler ve fezâil (sahabe faziletleri) bahsinde İslâm uleması tarafından genel kabul görmüş, mana ve vaka itibarıyla meşhur rivayetler arasında zikredilmiştir.
Bu rivâyet Fıkıh usulünde bu hadise iki önemli kurala delil olarak getirilir; Azimet ve Ruhsat; Abdullah b. Huzâfe’nin işkence altında ölümü göze alıp küfrü kabul etmemesi azimet derecesidir.

  1. Maslahat-ı Mürsele ve Ehven-i Şereyn: Kafirin başını öpmek zahiren zillet gibi görünse de, yüzlerce Müslüman esirin hayatını ve hürriyetini kurtarma gayesi taşıdığı için meşru ve övgüye değer bir içtihat olarak değerlendirilmiştir. Hz. Ömer’in onun başını öpmesi de bu içtihadın sahâbe icmaıyla tasvib edildiğini gösterir.
 
Üst