1. This site uses cookies. By continuing to use this site, you are agreeing to our use of cookies. Learn More.
  2. Site iletişim adresimiz islamtrforumu(at)gmail.com dur. İstek, eleştiri, ban sorunları ve hak sorunları ile alakalı yazabilirsiniz. HAYIRLI RAMAZANLAR
    Duyuruyu Kapat

Çözüldü Duada Inşeallah Kelimesini Kullanmak Gerekir Mi?

Konu, 'Zikir, Tesbihat, Mevlud, Cevşen, Muska ve Dualar' kısmında Suraka tarafından paylaşıldı.

  1. Suraka

    Suraka Jihad today, Jannah tomorrow... Üye

    Selamun aleykum.
    Ben bu inşallah kelimesini dua ederken kullanmıyorum bu doğru bişey mi yoksa kullansam bi sorun olurmu. Kullanmamamın sebebide şu çünkü Allah'dan istiyoruz ve Allah izin verirse(inşallah) demenin anlamsız bişey olduğunu düşünüyorum? Doğrumu acaba?
  2. Abdulmuizz Fida

    Abdulmuizz Fida فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ Yetkili Kişi Site Admin

    Aleykum selam we rahmetullah kardeşim ;
    Bir kişiden iyilik gördüğümüzden dolayı kendisine "Allah radı olsun, İnşeAllah" gibi dua anlamlı kelimeler Türkçe ifade edilmesi sonucu çıkan sıkıntılardandır.


    Allah razd olsun, İnşeAllah; kelimesi kişinin imanından emin olmadığından dolayı "inşeAllah : Allah dilerse" anlamında söylenmek istenmiştir ki bu uygun değildir.
    Aynı mananın benzeri olan fakat hem câiz hemde ihtilafsız olan "CezakAllahu Hayr(an) kesira): Allah hakkında cezanı / karşılığını (çokca) versin" dir. Yani kişiden görülen en ufak bir iyilikten dolayı onun akidesindeki sakat olan durumları bilip düşünmeden "Allah senden radı olsun" demenin sakıncasıyla birlikte uygun olmadığıdır. Çünkü Allah (c.c.) kafir, muşrikten nasıl radı olabilir?
    Böyle kişilere "Cezakallahu Hayr : Allah karşılığını versin" denmeli ki; kişi mu'min ise de kafir ise de ona göre karşılığını, hak ettiğini vermeli.

    Kehf 23. Bir şey hakkında "Ben bunu yarın mutlaka yapacağım" deme.
    24. Meğer ki Allah dilemiş ola. Unuttuğun zaman da Rabbını an ve şöyle de: "Umulur ki Rabbım beni doğruya daha yakın olana eriştirir.

    Yahudilerin akıl vermesiyle Kureyş muşrikleri Peygamber (s.a.v.)'e ruh'u, Ashab-ı Kehf i ve Zulkarneyn'i sorduklarında "İnşeAllah" demeksizin "Size yarın cevab veriririm" buyurmuş ve bir rivayete göre 15 gün, başka bir rivayete göre 40 gün, bir üçüncü rivayete göre de üç gün vahy gelmemiş ve Peygamber çok zor durumda kalmıştı. İşte bu âyetler de bu hadise üzerine nazil olan âyetler cümlesindendir ki Ebu Salih tarafından İbn Abbâs'tan rivayet edilmiştir.
    (ibnu'l-Cevzî, age. V.127)

    "Biz ancak Rabbının emri ile ineriz. Önümüzde, arkamızda ve bu ikisinin arasındaki her şey O 'nundur. Ve Rabbın unutkan değildir." (Meryem 64)

    İbn İshâk, Cibrîl'in, Peygamber (s.a.v.)'e sorulanların cevabı olan İsrâ 85 âyeti ile' Ashab-ı Kehf ve Zulkarneyn'in kıssalarını ihtiva eden âyet-i kerimeleri (Kehf Sûresini) getirdiğinde onun: "Ey Cibrîl, bize gelmedin ve biz senin hakkında su-i zanda bulunduk." demesi üzerine Meryem Süresindeki bu: "Biz ancak Rabbının emri ile ineriz. O'nundur önümüzde, arkamızda ve bu ikisi arasındaki her şey ve Rabbın unutkan (seni unutmuş) değildir." âyet-i kerimesini de okuduğunu kaydeder ki (Kurtubî, ei-câmiu'l-Ahkâmi'l-Kurân, X, 226) bu haber, bu âyet-i kerimenin de o hadise üzerine inmiş olduğunu ima etmektedir.
    Vâhıdî'nin Esbâbu'n-Nuzûl'unde İkrime, Dahhâk, Katâde, Mukâtil ve Kelbî kavli olarak nakledilen hadisenin, âyet-i kerimenin nuzul sebebi olduğu açıkça belirtilmiştir. (Vahidî, Esbâbun-Nuzûl, s. 211)
    İbn İshâk'ın yine İbn Abbâs'tan rivayetle verdiği bir haberde Cibrîl'in gelmeme süresi 15 gece olarak verilmiştir. (Suyûtî, Lubâbu'n-Nukûl, H,7)

    Ebû Hurayra (Radıyallahu anh)'den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:
    "Sizden biriniz dua ederken: Allahım! Dilersen beni bağışla; dilersen bana merhamet et, demesin. Dilediğini kesin bir dille istesin. Çünkü Allah'ı zorlayan hiçbir kuvvet yoktur."

    (Buhârî, Daavât 21, Tevhîd 31; Muslim, Zikr, Bab 3, Hadis no: 9 (2678); Ebû Dâvûd, Vitr 23; Tirmizî, Daavât 77)

    Muslim'in bir rivayeti şöyledir:
    "Fakat kesin bir şekilde istesin ve isteğini büyük tutsun. Çünkü vereceği hiçbir şey Allah'a büyük gelmez."
    (Muslim, Zikr, Bab 3, Hadis no : 8)

    Enes (radıyallahu anh)'den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:
    "Sizden biriniz dua ettiği zaman kesin bir ifade ile dilekte bulunsun. Allahım! Dilersen bana ver, demesin. Çünkü Allah'ı zorlayan hiçbir güç yoktur."
    (Buhârî, Daavât 21, Tevhîd 31; Muslim, Zikr, Bab 3, Hadis no : 7 (2679)

    Kurayş muşrikleri içlerinden seçtikleri beş kişiyi "Muhammed'i kitablarında bulup bulmadıkları ve niteliklerini bilip bilmediklerini sormak üzere Medine-i Munevvere'deki Yahudilere göndermişlerdi. Bu beş kişi Medine-i Munevvere'ye gelib önce hristiyanlara sordular. Onlar da böyle bir peygamber tanımadıklarını söylediler.
    Yahudiler ise: "Evet, biz kitabımızda onu buluyoruz ve bu zaman da onun gelmesi zamanıdır. Biz, Yemâme'nin Rahmânı'na (Museylimetu'l-Kezzâb'ı kastediyorlar) o gelmesi beklenen peygamberin bilebileceği üç hasleti sorduk, bilemedi. Bu üç şeyi Muhammed'e sorun. Eğer ikisini bilir, birini bilemezse bilin ki o beklenen peygamberdir, ona tabi olun. Ona "Ashab-ı kehf olan gençleri, Zulkarneyn'i ve ruhu" sorun." dediler.
    O beş kişi Mekke-i Mukerreme'ye dönüp geldiler ve Peygamber (s.a.v.)'e yahudilerden öğrendikleri üç şeyi sordular.

    Efendimiz (s.a.v.), onlara nasıl cevab vereceğini bilemedi, daha sonra cevab vereceğini söyledi ve fakat "İnşeAllah" demedi.
    Bir rivayete göre 40 gün, başka bir rivayete göre 15 gün vahy gelmedi ve bu durum Peygamber (s.a.v.)'e çok zor ve ağır geldi.

    Muşrikler: "Muhammed'in Rabbı onu terketti." bile dediler.
    Nihayet Cibrîl gelince Peygamber (s.a.v.): "Ey Cibrîl o kadar geciktin ki senin hakkında su-i zanda bulundum ve aynı zamanda seni özledim." dedi.
    Cibrîl: "Ben seni senden daha çok özledim. Fakat ben görevli bir memurum, gönderildiğimde inerim, gönderilmediğimde gelemem." dedi ve Allah Tealâ işte bu: "Biz ancak Rabbının emri ile ineriz." âyet-i kerimesini; "Hiçbir şey hakkında "Ben bunu herhalde yarın yapıcıyım, deme." (Kehf, 23) âyet-i kerimesini ve Duhâ Sûresini İndirdi.
    (Tirmizî, Tefsîru'l-Kur'ân, 17/10, hadis no: 3140; Taberî, age. xv,105; Fahreddin Râzî, Mefâtîhu'l-Ğayb, XXI,238)


    İlgili Konu:

    "Allah Radı Olsun İnşeAllah" Denir mi?

    https://www.islam-tr.net/konu/allah-razi-olsun-insaallah-denir-mi.17320/
  3. Suraka

    Suraka Jihad today, Jannah tomorrow... Üye

    Allah razı olsun abi.
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş