İmam Muslim Sahih'inin Kitab'ul İman bölümüne şu hadisle başladı:
Yahya İbni Ya‘mer (Radıyallahu Anh) şöyle haber verdi: "Basra’da kader hakkında ilk konuşan (kaderi inkar eden) Ma‘bed el Cühenidir. Bir ara ben ve Humeyd ibni Abdurrahman el Hımyeri Hac veya Umre yapmak üzere yola çıktık. Ve dedik ki: "Rasulullah (Aleyhissalatu vesselam)'ın sahabesinden bir kimseye rastlasak da şunların kader hakkında söylediklerini ona sorsak"
Biraz sonra mescide girmekte olan Abdullah ibni Ömer(Radiyallahu anh)'a rastladık. Ben ve arkadaşım hemen etrafını çevirdik. Ben arkadaşımın sözü bana havale edeceğini anlayarak: "Ey Ebu Abdurrahman! Bizim taraflarda bir takım insanlar türedi. Bunlar Kur’an'ı okuyor ve ilmi araştırıyorlar" dedim. (Ravî diyor ki) "Yahya bu adamların hallerini, kader diye bir şey tanımadıklarını, yaratılanların, Allah’ın hiç bir takdir ve malumatı olmaksızın meydana geldiğini iddia ettiklerini anlattı."
Bunun üzerine Abdullah İbn Ömer (Radıyallahu anh) dedi ki: "Artık sen onlarla görüştüğün zaman kendilerine haber ver ki; "Ben onlardan beriyim, onlar da benden beridirler. Abdullah ibni Ömer’in kendisine yemin etmekte olduğu Allah’a and olsun ki, onlardan birinin Uhud dağı kadar altını olsa da onu infak etse, kadere iman etmedikçe Allah onun infakını kabul etmez" (Ve sonrasında meşhur cibril hadisini rivayet etti) (Müslim, İman:1, No:8, 1/36-37)
Hadisin lafzında ki "Ben onlardan beriyim onlarda benden beridir" sözü hakkında İmam Nevevi dedi ki:"Yani onları tekfir etti"
Buda bize gösteriyor ki dinin asıllarına taalluk eden meselelerde kişinin tekfiri için hüccet ikamesi şartı yoktur. Eğer olsa idi Abdullah ibn Ömer o kişilerle konuşmadan onları tekfir etmezdi. Kaderi inkar eden bir kimse Allah'ın her şeyi bilen olduğunu inkar etmiştir. Ki Allah'ın her şeyi bildiği fıtrat ile sabittir.
Bu konuda Şeyhulislam İbn Teymiyye diyor ki:"Bilakis bu mana insanların fıtratında istikrar bulmuştur ki insanlar bu fıtrat ile fıtratlandırılmışlardır. Onlar nasıl ki Allah’ın herşeyi yarattığını bilmek ile fıtratlandı iseler, aynı şekilde Allah’ın en yüce, en üstün, en büyük, en iyi bilen ve en kamil olan olduğu ile de fıtratlanmışlardır." (Mecmuatul Fetava 6-72)
Yine Abdullah İbn Ömer(Radiyallahu anh)'tan rivayet edildiğine göre Rasulullah(aleyhissalatu vesselam) kaderi inkar edenler hakkında dedi ki:"Kaderiye fırkası, bu ümmetin Mecusileridir. Eğer hastalanırlarsa ziyaret etmeyin, ölürlerse cenazelerine katılmayın." (Ebu Davud, Sunnet (4691); İbn Mace, Mukaddime (92)
Özetle: Cahil olsun alim olsun, kim Allah'ın gaybı bilmediğini iddia ederse, Kadı İyad'ın da dediği gibi:"İhtilafsız kafirdir"
مَا أَصَابَ مِن مُّصِيبَةٍ فِي الْأَرْضِ وَلَا فِي أَنفُسِكُمْ إِلَّا فِي كِتَابٍ مِّن قَبْلِ أَن نَّبْرَأَهَا إِنَّ ذَلِكَ عَلَى اللَّهِ يَسِيرٌ
"Yeryüzünde ve kendi nefislerinizde uğradığınız hiçbir musibet yoktur ki, biz onu yaratmadan önce, bir kitapta yazılmış olmasın. Şüphesiz bu, Allah’a göre kolaydır."
Hadid Suresi 22. Ayet