Günün Sahih Hadis-i Şerif'i

Salim Suheyb

İyi Bilinen Üye
İslam-TR Üyesi
حدّثنا أَبُو بَكْرِ بْنُ شَيْبَةَ. ثنا ابْنُ أَبِي عَدِيٍّ عَنِ ابْنِ عَوْنٍ، عَنْ هِلاَلِ ابْنِ أَبِي زَيْنَبَ، عَنْ شَهْرِ بْنِ حَوْشَبٍ، عَنْ أَبي هُرِيْرَةَ، عَنْ الْنَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ:

((ذُكِرَ الشُّهَدَاءُ عِنْدَ الْنَّبِيِّ فَقَالَ: لاَ تَجِفُّ الأَرضُ مِنْ دَمِ الشَّهيْدِ حَتَّى تَبْتَدِرَهُ زَوْجَتَاهُ. كَأَنَّمَا طِئْرَانَ أَضَلَّتَا فَصِيلَيْهِمَا فِي بَرَاجٍ مِنَ الأَرْضِ. وَفِي يَدِ كَلِّ وَاحِدَةٍ مِنْهُمَا حُلَّةٌ، خَيْرٌ مِنَ الدُّنْيَا وَمَا فِيهَا)).



في الزوائد: إسناده ضعيف، لضعف هلال بْنُ أبي ذئب.



Ebû Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in huzurunda şehîdIerden söz edildi. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir:



«Yeryüzü şehidin kanından kurumadan önce (hurilerden) iki karısı bitkisiz, geniş bir arazide (emzikli) yavrularını gaybeden (sonra aniden bulan) iki süt anne gibi ve her birinin elinde dünyadan ve dünyadaki bütün şeylerden hayırlı birer kat cennet elbisesi bulunduğu halde hızla ona koşuşurlar.»


Kitabul cihad 2798 ibni mace
 

Öteki

Yeni Üye
İslam-TR Üyesi
Ebu Hureyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdular ki:

مَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ فَلْيَقُلْ خَيْراً أوْ لِيَصْمُتْ

"Allah'a ve ahiret gününe inanan kimse ya hayır konuşsun ya da sussun."(Tirmizî, Kıyamet 51, (2502)
 

_katre_

الحمدلله
Site Emektarı

Ebu Hureyre Radiyallahu Anh şöyle dedi:

Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem:

“Ramazan ayının ilk gecesi olunca şeytanlar ve azgın cinler zincire vurulur. Cehennemin kapıları kapatılır ve Ramazan boyunca hiçbir kapısı açılmaz! Cennetin kapıları açılır ve hiçbir kapı kapatılmaz! Bir münâdi: Ey hayır isteyen! Hayra yönel! Ey şer isteyen! Ondan vazgeç!’ diye nida eder. Allah’ın ateşten azat ettiği kimseler vardır; bu her gece böyledir’ buyurdu.”

(İbni Mace 1642, Tirmizi 682, İbni Hibban 3435, Hâkim 1532, Beyhaki 4/303, Albânî Cami 759)
 

GuLYaRaSi

VuSLaTa HaSReT
Admin
Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu ki:

“Rahman’a sevimli olan iki kelime vardır ki, dile hafif ama mizanda ağırdırlar:

Subhanallahi ve bihamdihi, Subhanallahilazim
(Buhari; Kitabu’t-Tevhid)


Allah indinde en kıymetli söz, “Subhanallahi ve bihamdihi”dir.
(Müslim)
 

_katre_

الحمدلله
Site Emektarı
Rükûdan Doğrulduktan Sonraki Dualar

Rifâa bin Rafi (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Bir gün, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in arkasında namaz kılıyorduk.

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) başını rükûdan kaldırdığında:

‘Semialluhu Limen Hamideh’ dedi.

Arkasında namaz kılmakta olan bir adam:

Rabbena Ve Lekelhamd, Hamden Kesiran, Tayyiben Mubareken fih, dedi.

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namazdan çıkınca:

−‘Konuşan kimdi?’ buyurdu.

O kimse:

−Benim dedi.

Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

−‘Allah’a yemin olsun! Otuz şu kadar melek gördüm, o tesbihi hangisi evvel yazacak diye yarış ediyorlardı’ dedi.”

Duanın Manası: “Allah kendisine hamd eden kimseyi işitti, Ey Rabbimiz! Olan Allah’ım! Çok, nezih ve mübarek hamd ile Sana hamd olsun.”

Buhari 794, Malik 1/211, Ebu Davud 770, Nesei 1061, Tirmizi 404, İbni Hibban 1910, Tabarani Mucemu’l-Kebir 4531, İbni Huzeyme 614, Hakim 1/225, Beyhaki 2/95, Begavi 632, Ahmed 4/34
 

Cundullah el-Kürdî

İyi Bilinen Üye
İslam-TR Üyesi
“Bir kimsenin cahiliye âdetince, kavim ve kabilesine intisab ederek (onlardan yardım taleb ettiğini) ve onlarla şereflendiğini duyacak olursanız ona: ‘Babanın bilmem nesini ısır!’ deyiniz. Ve bunu açık açık söyleyerek, îmâ ve kinayede de bulunmayınız.”
Ahmed İbn-i Hanbel, Müsned, 5, 136; Şeybânî, Şerhü Siyeri’l-Kebîr, 1,
 

HCT

İyi Bilinen Üye
İslam-TR Üyesi
Sonra biz İmam Şafinin şu sözünü daha iyi anlıyoruz:
İmam Şafi: Kuran'ı, sünnet nesh ederken mutlaka bu neshi destekleyen bir başka Kuran ayeti mevcuttur. Sünneti, Kuran nesh ederken Kuran'ı destekleyen mutlaka bir sünnet mevcuttur. Bu durum Kuran ve sünnetin birbirine uygunluğunu gösterir.
 

hamza01

İyi Bilinen Üye
İslam-TR Üyesi
10436689_795210663877320_7013494443204411642_n.jpg


''Şüphesiz kıyamet gününde ateş ehlinin en hafif azaplısı ; iki ayağı altının çukurlarında iki ateş parçası bulunan birisidir ki, bunların sıcaklığından dolayı onun beyni bakır tencere ve kumkuma adındaki madeni kabın kaynaması gibi kaynayacaktır.''
(Buhari-6463 Tirmizi-2731.)

Ebu Said el-Hudri (r.a)'den Rasulullah (s.a.s)'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:

«Kıyamet gününde Nuh (a.s) çağrılacak. Nuh:

«Ya Rab! Davetine icabet ettim, huzuruna geldim, emirlerini yapmaya hazırım» diyecek. Allah-u Teala:

«Emirlerimi ümmetime tebliğ ettin mi?» diye soracak. Nuh da:

«Evet ettim» diyecek. Bunun üzerine Allah-u Teala Nuh'un ümmetine:

«Nuh size tebliğ etti mi?» diye soracak. Nuh'un ümmeti de:

«Bizi böyle ahiret azabından korkutan bir uyarıcı gelmedi» diyecekler. Bunun üzerine Cenab-ı Hak Nuh'a:

«Ey Nuh! Tebliğ ettiğine kim şehadet eder?» diye soracak. O da:

«Muhammed ve ümmeti» diyecek ve onlar Nuh'un ümmetine Allah'ın ahkamını tebliğ ettiğine şehadet edecekler. Rasulünüz de sizin üzerinize bir şahid olacaktır.»

«İşte böylece sizi insanlara şahitlik yapmanız için vasat bir ümmet kıldık.» (Bakara: 143) ayetini okudu.




(Buhari)

Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem şöyle buyuruyor:

"Mü’minlerden başkasını dost edinme. Allah’tan korkanlardan başkasına da yemeğini yedirme."

(Tirmizi-Ahmed-Hakim, İbni Hibban sahih senetle (Ebu Davud Hadis No:4832) (Cem'ul-Fevaid: C.4. Adab bah. Salim b. Gaylan an'l-Velid b. Kays an Ebu Said asl-i senedi ile tahric ettiler.) (Tac: C.5 Sevgi bah.)

"Kişi kimi severse onunla beraber haşrolunur."

(Buhari Edep bah.) (Müslim bir bah.) Ebu Davud-S. Tirmizi, Taberani sahih senedle (Tac: C.5 Dinin temeli Allah ve Rasulünü sevmekten ibarettir bah.)
 
Moderatör tarafında düzenlendi:

Salim Suheyb

İyi Bilinen Üye
İslam-TR Üyesi
Bana Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize ismail yâni ibni Uleyye, Abdülaziz'den, o da Enes'den naklen rivayet etti ki.


Resulullah (Sailallahu Aleyhi've Sellem) Hayber gazasını yapmış. Enes demiş ki:

Sabah namazını alaca karanlıkta Hayber'de kıldık. Müteakiben Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile Ebu Talha hayvanlarına bindiler. Ben Ebu Talha'nın terkisinde idim. Derken Nebiyyullah (Sallallahu Aleyhi ve. Sellem) hayvanını Hayber yoluna doğru sürdü. Benim dizim Nebiyyullâh (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in uyluğuna dokunuyordu. Uyluğundan elbisesi açıldı. Ben Nebiyyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'în uyluğunun beyazını iyiden iyiye gördüm. Şehre girdiği vakit :

Allah her şeyden büyüktür. Hayber harabdır. Biz bir kavmin beldesine indik mi tehdid edilenlerin sabahı kötü olur, buyurdu. Bunu üç defa tekrarladı. Ahâli işlerine çıkmışlardı. (Bizi görünce) :

Vallahi Muhammed, dediler.

Râvi Abdülâziz: «Arkadaşlarımızdan bâzıları da ordu ile Muhammed dediler.» şeklinde rivayet etmiştir. Enes (Radiyallalıu anh) (sözüne devamla) şunları söylemiş:

Hayber'i kahren aldık. Esirler toplandı, derken Dihye gelerek: Ya Resulallah! Bana esirlerden bir carîye ver, dedi.

Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

Git bir carîye al!» buyurdu. O da Safiyye b. Huyeyy'i aldı. Bunun üzerine Nebiyyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e bir adam gelerek:

Yâ Nebiyyullah! Dihye'ye Kurayza ile Nâdîr'in reisi Huyeyy'in kızı Safiyye'yi mi verdin? O ancak sana yaraşır; dedi.


ResuIullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

Onu Safiye iie birlikte çağırın!» buyurdu. Müteakiben Dihye Safiyye'yi getirdi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Safiyye'yi görünce :

Sen esirlerden bundan başka bir cariye al! buyurdu. Ve Safiyye'yi âzad ederek onunla evlendi.

Sâbit. Enes'e : Ey Ebu Hamza! Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona mehir olarak ne verdi? diye sormuş. Enes (Radiyallahu anh} şu cevâbı vermiş :

Safiyye'nin nefsini (verdi) onu azâd etti. Ve kendisi ile evlendi. Hattâ yolda giderken Safiyye'yi Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e (annem) Ümmü Süleym hazırladı ve geceleyin ona zifaf eyledi. Böylece Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) damad olarak sabahladı. Sonra:

Kimin yanında bir şey varsa onu getirsin!» buyurdu. Ve yere deriden bir yaygı serdi. Artık öteki kuru süt, beriki kuru hurma, kimisi yağ getiriyordu. Derken hurma karıştırması yaptılar. Bu da ResuluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in düğün daveti oldu.


Sahih-i Müslim 1365
 

hamza01

İyi Bilinen Üye
İslam-TR Üyesi
Abdullah b. Ömer (r.a)’dan Rasulullah (s.a.s)’in şöyle dediği rivayet edilmiştir:

«Dikkat edin, hepiniz çobansınız ve hepiniz idaresi altındakilerden sorumludur. İnsanlara hükmeden emir bir çobandır, tebâsından sorumludur. Erkek, ev halkı üzerinde bir çobandır ve onlardan sorumludur. Kadın, kocasının evi ve çocukları üzerinde bir çobandır ve onlardan sorumludur.Hizmetçi efendisinin malı üzerinde çobandır ve onlardan sorumludur. Haberiniz olsun, hepiniz birer çobansınız ve hepiniz güttüklerinizden sorumludur.»

(Buhari-Müslim)


HADİSTEN NE İSTİFADE EDERİZ

— Toplum işinde konumu ne olursa olsun, her insan bir yönüyle yöneticidir. Yönetim, işin mahiyetine göre birtakım değişiklikler arzetmesine rağmen, İslam nazarında yönetimin temelini Allah’ın emir ve yasaklarına itaat şekillendirir. Örneğin toplumu yöneten devlet reisi Allah’ın emirlerini ister sosyal hukukta olsun, ister ekonomide, ister iç ve dış siyasette ve isterse ceza hukukunda olsun her yönüyle ve istisnasız o toplum üzerinde uygulamakla yükümlüdür. Yada bir aile reisi aileyi oluşturan fertlerin, Allah’ın emir ve yasaklarına riayetlerini kontrol altında bulundurmak ve aile yapısını İslam’ın getirdiği aile yapısına uydurmakla mükelleftir. Kişinin şahsını yönetmesinde de kural aynıdır: Nefsini Allah’ın haramlarından kaçınmaya, emirlerini yapmaya yönlendirmek... Kısacası, yönetim olayı insan hayatının her yönünü kuşatmış ve İslam da «Rabbin emir ve yasaklarına riayet» düsturuyla yöneten yönetilen ilişkilerini her yönüyle kapsamına almıştır. Herkes bu genel düstur içinde yönettiğinden sorumludur. Bu sorumluluğun yerine getirilmemesi ya da bu hususta Rabbin emirlerinin çiğnenmesi halinde Allah (c.c) yönetim olayının çeşidine ve mahiyetine göre kişiyi haramkârdan başlamak üzere zalim ve kafire kadar çeşitli isimlerle isimlendirmiştir. Bu nedenle, herkesin elinde bulundurduğu yönetim görev ve sorumluluğunu hakkıyla yerine getirmesi mutlaka gereklidir.
 

عبد الرحمن

قُل آمَنتُ بِاللهِ ثُمَّ استَقِم
İslam-TR Üyesi
3059- Ebu Hüreyre (r.a)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Allah yolunda gayret ederken çıkarılan toz ile Cehennem dumanı bir kulda asla birleşmez. İman ile cimrilik mü’min bir kimsenin kalbinde asla birleşmez.” (Tirmizî, Fedailül Cihad: 8; Dârimi, Cihad: 8 )

photo_2016-08-14_20-17-52.jpg
 

hamza01

İyi Bilinen Üye
İslam-TR Üyesi
Rasulullah (s.a.s) şöyle dedi:

“Sizden kim bir münkeri görürse onu eliyle düzeltsin, eğer buna güç yetiremezse diliyle düzeltsin, buna da güç yetiremezse kalbiyle düzeltsin (buğzetsin). Bu ise imanın en zayıf olanıdır.” (Müslim)


Cenneti Kazandıran Ameller


Ebu Eyyub (Halid b. Zeyd-i Ensari) (r.a)'den şöyle dediği rivayet edilmiştir:

Bir kimse Rasulullah (s.a.s)'e:

«Ya RasulAllah! (Kendisi ile amel edince beni cennete koyacak geçerli bir ibadeti bana haber verseniz)» diye bir istek ve temennide bulundu. Mecliste bulunanlardan birisi:

«Buna ne oluyor ki, ne dileği var ki?» diye sorması üzerine Rasulullah (s.a.s):

«Bu bir ihtiyaç sahibidir, nesi olacak?» buyurup sorana karşı:

«Yalnız Allah'a ibadet edip O'na hiçbir şeyi ortak koşmazsın, namazı gerektiği gibi kılar, zekat verir, sıla-i rahim (akrabaya iyilik) edersin» diye cevab verdi.

(Buhari-Müslim)


"İyi biliniz ki sizin en hayırlı olanınız, en güzel ahlaka sahip olanınızdır."(Buhari - Müslim)


Aişe
radiyAllahu anh'dan Rasulullah sallAllahu aleyhi ve sellem'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:

"Din; Allah için sevmek, Allah için buğzetmekten ibarettir" (Ahmet, Hakim, sahih senedle)

Rasûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Tebük'te, arkasını hurma ağacına dayayarak şöyle buyurdu:

"Size insanların iyisini ve kötüsünü haber vereyim mi?

İnsanların hayırlısı, atının veya devesinin sırtında ya da iki ayağı üzerinde ölünceye kadar Allah yolunda çalışan kişidir.

İnsanların kötüsü de; Allah'ın kitabını okuduğu halde ondan hiç yararlanamayan azgın ve hırslı kişidir" buyurdu. (Ahmed - Müsned)

Ebu Hureyre (ra)’den, Hz. Peygamber (asv)'in şöyle dediği rivayet edilmiştir:

“Cehennem ehlinden iki sınıf var ki, onları görmedim. (Onlardan biri) ineklerin kuyrukları gibi kamçılarla insanları dövenlerdir. Diğer ikincisi de, giyinik, fakat çıplak olan, kibirlenerek yürüyen, öteki kadınları kendileri gibi olmaya zorlayan ve başları deve hörgücüne benzeyen kadınlardır. Onlar cennete girmeyecekler, onun kokusunu bile alamıyacaklar. Halbuki onun kokusu şu kadar (500 sene) mesafeden hissedilir.”
(Müslim)
 
Moderatör tarafında düzenlendi:

hamza01

İyi Bilinen Üye
İslam-TR Üyesi
Cenneti Kazandıracak Ameller

عَنْ أبي أيُّوب الأنصاريّ- رَضِيَ اللّه عَنْهُ- قال: انّ رَجُلاً
قَالَ للنّبيّ صلّى اللّه عليه وسلّم:
أَخْبِرْني بِعَمَلٍ يُدْخِلُنِي الجَنَّةَ. قَال: مَالَهُ مَالَهُ. وقَال النّبيّ صلّى اللّه عليه وسلّم: «أَرَب ماله، تَعْبُدُ اللّه وَلَا تُشْرِكُ بِه شَيْئاً، وَتُقيم الصّلاَةَ، وتُؤْتِي الزَّكَاةَ، وَتَصِلُ الرَّحِمَ »



Ebu Eyyub (Halid b. Zeyd-i Ensari) Radiyallahu anhum 'den şöyle dediği rivayet edilmiştir:

Bir kimse Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem 'e:

"Ya Rasulallah! (Kendisi ile amel edince beni cennete koyacak geçerli bir ibadeti bana haber verseniz)" diye bir istek ve temennide bulundu. Mecliste bulunanlardan birisi:

"Buna ne oluyor ki, ne dileği var ki?" diye sorması üzerine Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem:

"Bu bir ihtiyaç sahibidir, nesi olacak?" buyurup sorana karşı:

"Yalnız Allah'a ibadet edip O'na hiçbir şeyi ortak koşmazsın, namazı gerektiği gibi kılar, zekat verir, sıla-i rahim (akrabaya iyilik)edersin" diye cevab verdi. (Buhari-Müslim)


Hadisten Ne İstifade Ederiz?

1 - Yapılan amellerin Allah katında geçerli olabilmesi için kişinin herşeyden önce Allah'ı tevhid edip O'na hiçbir şeyi ortak koşmaması gereklidir. Ancak bunu yaptıktan sonra diğer amelleri makbul olur.

2 - Tevhidden sonra; namazın, zekatın, sıla-i rahmin zikredilmesi bunların sırasıyla önemini belirtiyor.

Enes (r.a)'den; Rasulullah (s.a.s) buyurdu ki:

«Kimde üç şey bulunursa imanın tatlılığını tatmış olur. Allah ve Rasulü kendisine en sevgili olmak, bir kimseyi ancak Allah için sevmek, AIlah onu küfürden kurtardıktan sonra yine küfre dönmekten ateşe atılacakmışçasına hoşlanmamak.»



(Buhari-MüsIim)

Ömer b. Hattab (r.a) şöyle demiştir:



«Bir gün biz Rasulullah (s.a.s)'in yanında iken, elbisesi bembeyaz, saçları kapkara, üzerinde yolculuk eseri görülmeyen, hiçbirimizin tanımadığı bir adam geliverdi. Rasulullah (s.a.s)'in yanına oturdu. Dizlerini onun dizlerine dayadı. Ellerini dizlerine koydu ve:

«Ey Muhammed! Bana İslam'dan haber ver» dedi. Rasulullah (s.a.s):

«İslam; Allah'tan başka ibadete layık ilah olmadığına ve Muhammed (s.a.s)'in Allah'ın rasulü olduğuna şehadet etmen, namaz kılman, zekat vermen, ramazan ayında oruç tutman ve gücün yettiği takdirde haccetmenden ibarettir» buyurdu. Adam:

«Doğru söyledin» dedi. Biz buna hayret ettik. Hem soruyor hem de onu tasdik ediyordu. Adam devam ederek:

«Bana iman nedir, anlat!» dedi. Rasulullah (s.a.s):

«İman; Allah'a, meleklerine, kitablarına, nebi ve rasullerine, ahiret gününe ve bir de hayır ile şerrin Allah'ın takdiriyle olduğuna inanmandan ibarettir» diye cevab verdi. Adam:

«Doğru söyledin» dedi ve:

«İhsan nedir?» diye sordu. Rasulullah (s.a.s):

«İhsan; Allah'ı görür gibi O'na ibadet etmendir. Çünkü sen O'nü görmesen bile O seni görür» buyurdu. Adam:

«Bana kıyametin ne zaman kopacağından haber ver» dedi. Rasulullah (s.a.s):

«Bu konuda sorulan sorandan daha bilgili değildir» dedi. Adam son olarak:

«Onun (yani kıyametin) alametlerinden bana haber ver» dedi. Rasulullah (s.a.s):

«Cariyenin efendisini doğurması, ayakları çıplak deve çobanlarını yapılarının yüksekliğiyle övünür ve yarış eder oldukları halde görmendir» buyurdu. Sonra bu adam gitti. Ben de Rasulullah (s.a.s)'in yanından bir müddet ayrıldım. Sonra yanına döndüğümde Rasulullah:

«Ey Ömer! Soranın kim olduğunu biliyor musun?»

diye sordu. Ben de:

«Allah ve Rasulü daha iyi bilir» dedim. Bunun üzerine Rasulullah (s.a.s):

«O, Cebrail'dir. Dininizi öğretmek üzere size geldi» buyurdu.


(Buhari-Müslim)

Rasule İtaat


Ebu Hureyre (r.a)'den Rasulullah (s.a.s):

«Ümmetimin hepsi cennete girecektir. Ancak istemeyenler girmeyeceklerdir» buyurmuştur. Sahabeler:

«Ya RasulAllah! Kim istemez?» diye sordular. Rasulullah (s.a.s) de:

«Her kim bana itaat ederse cennete girecektir. Her kim de bana karşı gelirse o da cennete girmek istemeyendir»buyurdu.

(Buhari)


HADİSTEN NE İSTİFADE EDERİZ


- Cenneti kazanmaya tek vesile işte budur: Rasulullah'a kayıtsız şartsız itaat. Peki nasıldır bu itaat? Rasulullah'ın taktığı gibi bir sarık takıp Allah'tan başkalarına ibadetle;O'nun kanunlarını reddedip dinini hayat pratiğinden çekip alanlara itaatle; La ilahe illAllah'ın manasından ve gereklerinden habersiz , şirk ve küfürle sekillenmiş bir düşünceye sahip kafa mı taşımaktır bu sarığın altında? Yoksa Rasulullah'ın giydiği gibi bir cübbe giyip tağutlara ve Allah'ın sevilmesini yasakladığı kişilere karşı sevgi -hem de öyle bir sevgi ki Allah sevgisi kadar hatta ondan da fazla bir sevgi- sadece Allah'a ibadet eden ve Kelimetullah'ı yüceltmek için çalışan müslümanlara karşı duyulan kin, nefret ve düşmanlıkla dolu; Allah'tan başkalarına yönelmiş, yaratıklardan isteyen, yaratıklara dua eden, yaratıkları yardımına çağıran bir göğüs; her öğün binbir çeşit yemeklerle doldurulan yağlı bir göbek mi taşımaktır o cübbenin içinde? Hayır, elbette hayır. Bu değildir Rasule itaat, bu değildir iman. Allah'ın dini yürürlükten kaldırıldığında onu yeniden hakim kılmak için çalışmaktır Rasule itaat. Rasulün getirdiği şeriatin ayaklar altına alınmaya çalışıldığı bir dönemde bu mübarek dini kaldırıp en üstün kılmaktır Rasule itaat. Rasulullah'ın getirdiği kitabın ve sünnetlerin inkar edilip saldırıya uğradığı bir zamanda her şeyi göze alıp bundan savunmaktır Rasule itaat... Allah için Allah yolunda savaşmak, öldürmek ve ölmektir Rasule itaat. Evet, La ilahe illAllah'ı her yönüyle yaşamak, yaşatmak ve topluma hakim kılmaktır Rasule itaat.

Allah Rasûlü; “Din nasihattır, samimiyettir” buyurdu.

“Kime Yâ Rasûlallah?” diye sorduk.

O da; “Allah’a, Kitabına, Peygamberine, Müslümanların yöneticilerine ve bütün müslümanlara” diye cevap verdi.

Müslim, İmân, 95
 
Moderatör tarafında düzenlendi:

hamza01

İyi Bilinen Üye
İslam-TR Üyesi


La İlahe İllAllah Kurtuluştur


Ebu Zerr-i (Gıfari) (r.a)'den şöyle dediği rivayet olunmuştur:

«Bir kere Rasulullah (s.a.s)'e ziyarete gelmiştim. Rasulullah, üzerinde beyaz bir örtü bulunduğu halde uyuyordu. Döndüm, sonra yine geldim. Bu defa uyanmıştı. Rasulullah (s.a.s):

«La ilahe illAllah deyip sonra bu ikrar ve iman üzerine vefat eden hiçbir kul yoktur ki o kul cennete girmesin» buyurdu. Ben:

«O kul zina etse, hırsızlık yapsa da mı?» diye sordum. Rasulullah (s.a.s):

«Zina etse de, hırsızlık yapsa da» buyurdu. Ben (hayret ederek):

«Zina etse de, hırsızlık yapsa da mı?» diye sordum. Rasulullah (s.a.s):

«Zina etse de, hırsızlık yapsa da» buyurdu. Ben (üçüncü defa):

«Zina etse de, hırsızlık yapsa da mı?» diye sordum. Rasulullah (s.a.s):

«Evet, Ebu Zerr'in burnu toprakta sürtülmesine rağmen o kul zina etse de, hırsızlık yapsa da (cennete girecektir)» buyurdu.

Ravi (Ebu'l-Esved) der ki: Ebu Zerr, bu hadisi her rivayet ettiğinde: «Ebu Zerr'in burnu toprakta sürtülmesine rağmen» der idi.

(Buhari-Müslim)



Ebu Zerr (r.a)’den; Rasulullah (s.a.s) şöyle buyurdu:

«Bana Rabbim tarafından gelen Cibril bir kere daha gelmiş ve: «Ümmetimden her kim Allah (c.c)'ya hiçbir şeyi ortak koşmayarak ölürse, o kimse cennete girer» diye haber verdi.» Ben:

«Ya RasulAllah! O adam zina ettiği ve hırsızlık yaptığı halde cennete girer mi?» diye sordum. Rasulullah (s.a.s):

«Evet, zina ettiği ve hırsızlık yaptığı halde de cennete girer» diye cevab verdi.

(Buhari-Müslim)


HADİSLERDEN NE İSTİFADE EDERİZ

-Tevhid itikadı öyle bir inançtır ki sahibini eninde sonunda mutlaka kurtuluşa ve saadete eriştiriyor. La ilahe illAllah'ın manasını bilerek, bunu kalb ve dil ile tasdik eden ve hayatını her yönüyle bu inancın gerektirdiği şekilde düzenleyen mü'min bir kimse büyük haramları işlese dahi mutlaka cennete girecektir. Belki Allah (c.c) işlediği haramlar nisbetinde o mü'mine cehennemde azab edebilir ya da hiç azabsız işlediği haramı affeder. Fakat neticede mutlaka cenneti verecektir. Zira, bu kul yegane ilah olarak Allah'ı tanımış, tüm diğer sahte ilah ve tağutları reddederek, hayatını sadece ve sadece Allah'ın adil emir ve yasaklarına göre düzenlemiştir. Zira bu kul yüzünü sadece Allah'a yönelterek her türlü şirkten ve müşriklerden uzak olmuştur. Zira bu kul, Rabbine inanmış ve ibadetlerini ancak O'na yapmıştır, işlediği haramları ise onun zayıf anlarında nefsinin ya da şeytanın vesveseleriyle olmuş, fakat olayın farkına vardığında Rabbinin azabını düşündüğünden hemen pişmanlık duymuştur. Bu kul hiçbir zaman Allah'ın emir ve yasaklarında şüphe etmemiş, Allah'ın haram kıldığı bazı amelleri işlese de bunların haram olduğuna daima inanmış ve kendisini küfre düşürecek bu amelden mutlaka uzak durmuştur. Bunun karşılığında da Allah'ın o büyük ebedi nimeti cenneti hak etmiştir.
 

hamza01

İyi Bilinen Üye
İslam-TR Üyesi
Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu

"Haset ancak iki kimseye yapılır. Bir adama ki, Allah ona mal vermiştir; o da bu malı hak yolunda tasadduk eder. Yine bir adama ki, Allah ona hikmet / ilim vermiştir de o bu ilimle hükmeder ve onu insanlara öğretir."(Buhârî (73) ve Müslim (817) İbn-i Mesud hadisinden rivayet etmişlerdir.)
 

Ebu Hayseme

Yeni Üye
İslam-TR Üyesi
Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu

"Haset ancak iki kimseye yapılır. Bir adama ki, Allah ona mal vermiştir; o da bu malı hak yolunda tasadduk eder. Yine bir adama ki, Allah ona hikmet / ilim vermiştir de o bu ilimle hükmeder ve onu insanlara öğretir."(Buhârî (73) ve Müslim (817) İbn-i Mesud hadisinden rivayet etmişlerdir.)
Es'selamu Aleykum ve Rahmetullahi ve Berakatuhu. Abi bu hadisten ne istifade ediyoruz. Hased edenler ancak bu iki zümreye hased ederler mi, ancak bu iki kişiye yapılan hased metruk diğerleri caizdir mi, ancak bu ikisine özenmek/hased etmek caizdir diğerleri metruktur mu?
 

Şu an bu konuyu görüntüleyenler (Kullanıcı: 0, Ziyaretçi: 1)

Üst Alt