Çözüldü İman Eden Bir kadının, Muşrik Kocasının Yanında Kalmasının Hükmü Nedir?

Abdulmuizz Fida

فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ
Admin
Tevhidi öğrenip iman ettiğini beyan eden bir kadının müşrik kocasının yanında kalmasının hükmü nedir?
Kâfir olan karı koca çiftten, kadın iman etmesinden sonra kâfir kocanın yanında kalması haram, cima'sı ise zinadır!.
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِذَا جَٓاءَكُمُ الْمُؤْمِنَاتُ مُهَاجِرَاتٍ فَامْتَحِنُوهُنَّۜ اَللّٰهُ اَعْلَمُ بِا۪يمَانِهِنَّۚ فَاِنْ عَلِمْتُمُوهُنَّ مُؤْمِنَاتٍ فَلَا تَرْجِعُوهُنَّ اِلَى الْكُفَّارِۜ لَا هُنَّ حِلٌّ لَهُمْ وَلَا هُمْ يَحِلُّونَ لَهُنَّۜ وَاٰتُوهُمْ مَٓا اَنْفَقُواۜ وَلَا جُنَاحَ عَلَيْكُمْ اَنْ تَنْكِحُوهُنَّ اِذَٓا اٰتَيْتُمُوهُنَّ اُجُورَهُنَّۜ وَلَا تُمْسِكُوا بِعِصَمِ الْكَوَافِرِ وَسْـَٔلُوا مَٓا اَنْفَقْتُمْ وَلْيَسْـَٔلُوا مَٓا اَنْفَقُواۜ ذٰلِكُمْ حُكْمُ اللّٰهِۜ يَحْكُمُ بَيْنَكُمْۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ حَك۪يمٌ
Ey iman edenler! Mûmin kadınlar göç ederek size geldiklerinde -onların imanlarını Allah daha iyi bilmekle beraber- siz onları sınayın. Eğer mûmin olduklarını anlarsanız, onları kâfirlere iade etmeyin. Bunlar onlara helâl değildir, onlar da bunlara helâl olmaz. Onlara (kocalarına) harcadıklarını (mehirleri) geri veriniz. Mehirlerini ödediğiniz takdirde bu kadınlarla evlenmenizde sakınca yoktur. Kâfir kadınları nikâhınız altında tutmayın. Siz harcadığınızı (verdiğiniz mehri) isteyin, onlar da harcadıklarını istesinler. Allah’ın hükmü işte budur. Aranızda hükmünü böyle veriyor. Allah hakkıyla bilmektedir, hüküm ve hikmet sahibidir.


".... Muşrik erkeklere de, onlar iman edinceye kadar, (mûmin kadınları) nikahlamayın .... » (Bakara, 221)



Evli olan çiftlerden biri şirk işlemesi ile onun Tevhîd’e davet edilmesi ve cehâleti giderilmesi gerekir. Bu süreç boyunca eşlerden biri şirk içinde olduğu için cinsî munasebetten uzak durulmalıdır. Şirke düşen eş, tüm çabalara rağmen şirkten vazgeçmiyorsa, nikâh devam etmez.

Fakat günümüzde aşırı tekfir hastalığının semptomları gereğince kendi çıkarsamaları veya zanlarınca ya da ihtilâflı fetvâlarla insanları küfre nisbet etmekten sakınmak gerekir.
Bir şey ya kesin olarak küfürdür, ikrâh ve takiyye dışında burada niyete bakılmaz; hemen tevbe ve istiğfâr edip tekrar imana dönmek gerekir. Ya ihtimalli küfürdür; burada insanın niyetine itibar edilir, sözüyle neyi kastettiği sorulur. Yanlış uslûb ile meşru’ bir anlam kastetmişse şirke veya küfre düşmez ama şirki kastetmişse, şirke düşer ve hemen kendisine Tevhîd teblîğ edilir. Fakat maksadı meşru’ bile olsa akîde yönünden sakıncalı anlamlar çağrıştıran ifade ve uslûblardan sakınmak, bu gaflete düşenleri de uyarmak ve uyandırmak gerekir. Ya da âlimlerin fetvâlarına göre, bazı sözler ya da bazı fiiller küfürdür. Yani biri küfür fetvâsı verirken, bir diğeri küfür fetvâsı vermemiştir; bu konuda ihtilaftan sakınmak, tekfîrden uzak durmak gerekir. Bu üçüncüsü, bir şeye küfür fetvâsı veren âlimlere göre ictihâdî küfürdür, zan ifade eder, kat’î bir hüküm değildir ama mâsiyetten sakınmak adına o fetvâların gereğiyle amel etme bakımından o sözlerden ve işlerden uzak durmak gerekir. Müslüman, munkerin en küçüğünden en büyüğüne kadar bütün kötülüklerden sakınmak için çaba gösterir. Takvâ da bunu gerektirir! Bir şey küfür değilse, “yapayım, yapabilirim!” şeklinde bir düşünce yapısı doğru değildir. Zira o şey, küfür değilse bile, ya haramdır ya da mekrûhtur. İşte meselenin Usûl açısından bu yönüne de dikkat edilmesi, özellikle günümüzde zarûrîdir. Şubhesiz meselenin detayları çoktur.

Ez cumle, ilk defa evlenmek isteyen bir kimse işin başında şirk ehli ile evlenemez; böyle bir nikâh haram kılınmıştır. Evlendikten sonra, eşlerden biri şirke düşerse, onun iman etmesi için teblîğ yapılır. Bu teblîğ zarfında da mubâşeretten yani cinsî munasebetten uzak durulur. İman ederse, evlilik devam eder; etmezse, bu durumda evliliğin devamına dair ne Kur’ân’da ne de Sünnette bir ruhsat vardır. Allah-u âlem.
 

Şu an bu konuyu görüntüleyenler (Kullanıcı: 0, Ziyaretçi: 1)

Üst Alt